< < Kürt Sorunu ve Doğu İsyanları -4-
All for Joomla All for Webmasters
  • 1200 TL EK ÖDEME ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

    1200 TL EK ÖDEME ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

  • ASB. GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECESİ YASA TEKLİFİ ÜZERİNE

    ASB. GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECESİ YASA TEKLİFİ ÜZERİNE

  • Muhtarlar ihya oldu, biz ise

    Muhtarlar ihya oldu, biz ise "fakire bir sadaka" turları yapıyoruz

  • İKİ SEÇİM- İKİ SONUÇ

    İKİ SEÇİM- İKİ SONUÇ

  • TEMAD'IN SEÇİMİ

    TEMAD'IN SEÇİMİ

  • TEMAD İÇİN KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

    TEMAD İÇİN KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

  • Dernekler Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler

    Dernekler Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler

  • Emekli Asb. Fahrettin Bağrı İyi Parti Grubunda Astsubayları Anlattı

    Emekli Asb. Fahrettin Bağrı İyi Parti Grubunda Astsubayları Anlattı

  • DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

    DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

  • Hamza Dürgen'in Sinan Engin'den ne farkı var?

    Hamza Dürgen'in Sinan Engin'den ne farkı var?

  • TEMAD’da İhraçlar ve Yalanlar…

    TEMAD’da İhraçlar ve Yalanlar…

  • HAMZA DÜRGEN’İ TEMAD’IN BAŞINA GETİRENLERE AÇIK MEKTUP!

    HAMZA DÜRGEN’İ TEMAD’IN BAŞINA GETİRENLERE AÇIK MEKTUP!

  • DELEGE OYUNLARINA DİKKAT! HATA MI, KASIT MI?

    DELEGE OYUNLARINA DİKKAT! HATA MI, KASIT MI?

  • ASTSUBAY KAMUOYUNA DUYURU

    ASTSUBAY KAMUOYUNA DUYURU

  • Aylık olarak verilen 100.00 TL.yi alıyor musunuz?

    Aylık olarak verilen 100.00 TL.yi alıyor musunuz?

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
Pazartesi, 07 Eylül 2015 19:26

Kürt Sorunu ve Doğu İsyanları -4-

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Kazım Karabekir’in Islahat Planı’nın hazırlanmadan önce aşiretler hakkındaki söylemleri Şark Islahat Planı’nın ana hedefini belirlemektedir. Bu şartlar altında hazırlanan Şark Islahat Planı, 24 Eylül 1925 tarihli, 8 Eylül 1341(1925) tarih ve 2536 numaralı kararnameye göre oluşturulan komisyon tarafından Başbakanlık aracılığıyla Bakanlar Kurulu’na sunulmuştur. Kararname 27 maddede toplanmış, doğudaki sorunları ele alan kapsamlı bir rapordur.

Raporun aşiretlere yönelik önemli maddelerine göre:

1. Hakkâri, Van, Muş, Bitlis, Siirt, Genç, Diyarbekir, Mardin, Urfa, Siverek, Elaziz, Dersim, Malatya, Ergani, Bayezit Vilayeti ile Pülümür, Kiğı ve Hınıs kazalarını içine alacak şekilde V. Umumi Müfettişlik oluşturulacaktır. Müfettişliğin görevini ifa edebilmesi için yanına bir askeri müşavir ile VII. Kolordu Komutanı verilecektir.

2. Van ile Midyat arasındaki sınırın batısında Ermenilerden kalma arazilere Türk muhacirler yerleştirilecek. Bu mallar satılamayacağı gibi “İsyancı kürtlere” kira olarak da katiyen verilmeyecektir. Muhacirlerin bilhassa Elaziz-Ergani-Diyarbakır arasındaki yerleşkelere, geri kalan ise Bingöl Dağı’nın güneyinde yer alan Muş Ovası, Van Gölü Havzası kısımlarına iskân edilecektir.

3. İsyan eden hangi aşiret olursa başka bölgelere gönderilecektir.

4. Aşiret yapısının zayıflatılması gerekli olan tüm tedbirler alınacak, bu tedbirler Umumi Müfettişlik tarafından kontrol edilecektir. Bu aşamaların gerçekleşmesi için yeteri düzeyde memurların alınması, fakat alınacak memurların ”İsyancı Kürt” olmamasına dikkat edilecektir.

5. Bölgede aşiretlerin elinde bulunan silahlar muhakkak toplanacaktır.

6. Dersim’den çıkmak isteyenler Sivas’ın batısına yerleştirilecektir.

8. Kanunun kabul edilmesinden sonra gazeteler, Şark Islahat Planı’nın ana amacını mülkiye teşkilatının tadili, muktedir valiler tayini, aşiretlerin iskânı ve derebeyliğe son vermek amacıyla hazırlandığını ifade etmişlerdir.

9. Kanunun kabul edilmesinden sonra İsmet İnönü hatırlarında yasanın çıkarılmasının sebeplerine değinirken şu noktalara değinmiştir: “Karadeniz bölgesinden Muş civarına, Van ve Diyarbakır bölgelerine muhacir getirdik, yerleştirdik. Şimdi, bu vesile ile söylemek isterim ki, bu memlekette er geç bir iskân politikası uygulanacak ve gerek ormanlık köylerde, gerek dağlık yerlerde geçimini sağlayamayan halk bir yer değiştirmeye tabi tutulacaktır. Zaten halk, tarım şartları ve geçim şartları güçleştikçe, kendiliğinden göç ederek gecekondular şeklinde büyük şehirler etrafında yerleşmekte ve ihtiyaçtan doğma bir iskân rejimi tatbik etmektedir.”

10.İnönü’nün belirttiği gibi ilk olarak Yağcı Bedir Aşireti İzmir’in ovalarına gönderilmiştir.

11. Daha sonra birçok isyana katılan Halikan Aşireti’nden yaklaşık 1000 kişi Batı vilayetlerine iskân edilmiş,

12. onların yerine İran’da meskûn Türk aşireti olan Celali Aşireti’nden yaklaşık 405 kişi Ağrı Bölgesi’ne yerleştirilmiştir.

13. Yine Halifanlı Aşireti, Trabzon yoluyla Trakya’ya iskân edilmesi kararı alınmış.

14. Haidanlı Aşireti de ülkenin batısına iskân edilmiştir.

10 Haziran 1927 tarih ve 1097 sayılı yasayla “Bazı Eşhasın Şark Mıntıkasından Garp Vilayetlerine Nakline Dair Kanun” hükmüyle Şark Islahat Planı’nın içeriği genişletilerek sadece isyana teşvik edenler aşiretler değil bunun yanında huzursuzluk çıkaran aşiretlerin de göçe tabi tutulması kararı alınır.

İsmet İnönü, kanun görüşülürken yasanın gerekli olmasının sebepleri üzerinde dururken şu noktalara dikkat çeker: “Ülke içerisinde Osmanlı’dan beri var olan aşiret ve aşiretçilik Cumhuriyet İdaresine yakışmamaktadır. Bu idare tarzını yıkarak Vilayet-i Şarkiye’de gerekli olacak ıslahatların yapılması, halkın devlete olan güvenin artırılması, diğer taraftan ülkenin muhtelif yerlerinde çıkan isyanların önlenmesi için bu kanuna ihtiyaç duyulmaktadır.”

10 Haziran 1927 tarih ve 1097 sayılı yasa on beş maddeden oluşmakta ve kanunu icra etme hükmü Dâhiliye, Adliye ve Maliye vekâletlerine bırakılmıştır.

Oy birliğiyle kabul edilen yasada şunlar vardır:

1-Beyazıt Vilayeti’nde meskûn halde bulunan ve birçok olaya bulaşmış olan seksen ailenin batı bölgelerine iskân edilmesi için hükümete mezuniyet verilmiştir.

2-Bunlardan ekonomik durumu olmayanların tüm masrafları hükümet tarafından karşılanacaktır.

3-İskân edilecek aileler, sahip oldukları malları yanlarında götürebilirler ya da onları satabilirler. Diğer taraftan bu ailelere hükümetçe önerilen yerlerde meskûn etmeleri mecburidirler.

4-Mallarını satamayıp elinde olan ailelere iskân edildikleri yerlerde mübadele şekliyle emlak sahibi olabileceklerdir.

5-Diğer taraftan ailelere verilecek olan emlak ve arazinin fiyatları ile terk ettikleri arazinin fiyatları denk gelmese, iskân edilen ailelere borçlanma kanunu gereği borç çıkarılabilecek.

6-İskâna tabi tutulan suçlu kişiler, cezaları bittikten sonra aileleriyle birlikte iskâna dâhil edileceklerdir.

1925 Şarkı Islahat Planı’nın aşiretlerle ilgili olarak kısımları değerlendirildiğinde son tahlilde karşımıza doğudaki aşiret düzeninin Kemalist Türkiye’si tarafından kabul görmediği ve bu sistemin ortadan kaldırılması için tüm imkânların seferber edilebileceği kanaati oluşmuş durumdadır. Bunun yanında 24 Eylül 1925’te Bakanlar Kurulu’nda kabul edilen Şark Islahat Planı’nın hazırlanmasında Başbakan İsmet İnönü ve İçişleri Bakanı Mehmet Cemal Uybaydın’ın büyük etkisi mevcut olduğunu belirtmek gerekir.

Umumi Müfettişliklerin Kurulması

Tek parti yönetimi, doğu illerini bir arada tutmak amacıyla oto kontrol minvali bir merkeziyetçi ve sıkı denetimi ela alan idari düzenlemesi durumdaki Umumi Müfettişliği kurmak için adım attı. Müfettişliğin kurulmasıyla ilgili kanun lahiyası ilk defa 12 Şubat 1927’de Meclis’e geldi.

Kanunun görüşülmesi sırasında Umumi Müfettişliğin kuruluş sebepleri şöyle açıklandı:

“Elyevm mevcut altmış üç vilâyetimiz umumî bir nazarla tetkik edildiği takdirden bu vilâyetlerin iktisadî, içtimaî ve coğrafi noktai nazardan yekdiğeriyle alâkadar bir takım menatıka münkasem olduğu ve bu mıntıkaları teşkil eden Vilâyetler arasında umumî ve müşterek bir takım menfaatlerin mevcut olduğu tezahür eder. İşte iş bu müşterek menfaat ve ihtiyaçları mahallerinde şâmil bir nazarla tetkik ile bunların temin ve tanzimi hususunda nazım olmak ve aynı zamanda vilâyatı da sıkı bir teftiş ve murakabe altında bulundurarak ihtiyacatı idâriyenin lüzum gösterdiği hususatı icra etmek üzere Müfettişi Ümumilik teşkilâtının icrasına lüzum ve zaruret hâsıl olmuş ve lâyihai kanuniye takdim kılınmıştır efendim”

İçişleri Bakanlığı, Umumi Müfettişliği’nin kuruluşunu doğudaki ekonomi ve sosyal ihtiyaçların giderilmesi üzerine inşa edildiğine binaen açıklarken, vilayetler arasındaki bağlantının sağlanması ve zımnen olsa devlet otoritesinin hissettirilmesi amacıyla kurulduğunu ifade etmektedir. 25 Haziran 1927 tarihinde Meclis’te yapılan oylamaya 287 üyenin 198’i katılmış, 194 evet oyuna karşılık, 1 kişi reddetmiş, 3 kişi de çekimser kalmış, ancak kanun kabul edilmiştir.

Yasa, 26 Haziran 1927’de de yasalaşmıştır.

Kanunun içeriği genel olarak incelendiğinde hem idari hem de ekonomik açıdan doğu illerinin Umumi Müfettişliğe bağlanmasını öngörmektedir. Yasanın bir başka maddesinde, Umumi Müfettişliği’nin İçişleri Bakanlığına bağlanması kararı alındığı gibi asayiş ve kolluk görevi de Umumi Müfettişliği’nin görevleri arasında yer almaktadır.

1064 Sayılı Umumi Müfettişlik Kanunun dikkat çeken bir diğer yönü bütçesinin İçişleri Bakanlığı tarafından karşılanması kararıdır. Ayrıca bütçe yetmediği takdirde ek bütçenin hükümet tarafından tahsil edilmesi kararı Umumi Müfettişliği’ne verilen önemi göstermektedir. Umumi Müfettişliği’nin kuruluşuyla ilgili olarak Mete Tuncay:

“TBMM, İkinci Dönemin son günlerinde “Umumî Müfettişlik Teşkiline Dair” (26 Haziran 1927 tarih ve 1164 sayılı) bir yasa yapmıştır. Bu, bölge (eyalet) valiliğine benzer bir sistem olup, Kurtuluş Savaşından sonra “ordu” biriminin kaldırılarak kolorduların müfettişliklere bağlanmasını da anıştırmaktadır. Mülkiye genel müfettişlerinin başlıca görevi, bölgelerinde “asayiş ve inzibat”ı sağlamaktır”

Sözleriyle kuruluş amacının 1990’ların Olağanüstü Hal Valiliği’ne benzer bir yapılanmanın oluşturulduğu izlenimini ortaya koyduğunu belirtmektedir.

31 Aralık 1927 tarihli kararname ile oluşturulan Umumi Müfettişlik alınan kararla I. Umumi Müfettişlik adını aldı. Yetki ve sorumluluğu Urfa, Hakkâri, Bitlis,Diyarbakır, Elazığ, Siirt, Mardin, Van gibi vilayetleri kapsayan I. Umumi Müfettişlik bu vilayetlerin iktisadi, bayındırlık ve iskân gibi faaliyetlerinden sorumluydu. Daha sonra çıkan isyanlarla beraber Karaköse(Ağrı), Hakkâri, Van, Muş, Bitlis, Siirt, Genç, Diyarbekir, Mardin, Urfa, Siverek, Elaziz, Dersim, Malatya, Ergani, Bayezit Vilayeti ile Pülümür, Kiğı ve Hınıs Vilayeti de I. Umumi Müfettişliği’nin sorumluluğuna dâhil edildi.

Müfettişliğin sorumluluk alanının genellikle, Şeyh Said İsyanı’nın ortaya çıktığı ve yayıldığı bölge olarak belirlenmesi dikkat çekicidir. 11 Aralık 1927 tarihli 5928 Sayılı Kararname ile Diyarbakır Milletvekili İbrahim Tali Bey, I. Umumi Müfettiş olarak atandı.

İbrahim Tali Öngören bu göreve beş yıl süreyle kalmıştır.

İbrahim Tali Bey, görevde kaldığı dönemde bilhassa Dersim İsyanı sırasında aşiretlerin faaliyetleri dikkatlice izlemiş ve bunu raporlarla, Başvekil İsmet Paşa’ya sunmuştur.

Bunun yanında hazırlamış olduğu on dokuz sayfalık Dersim Raporu da hükümetin Dersim’de izleyeceği politika açısından ehemmiyet taşımaktadır. (DEVAM EDECEK)

Arş. Yazar Mustafa Kemal AZILIOĞLU

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 3337 defa

You have no rights to post comments

Yandex.Metrica | ©Emekli Asubaylar