All for Joomla All for Webmasters
  • 1200 TL EK ÖDEME ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

    1200 TL EK ÖDEME ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

  • ASB. GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECESİ YASA TEKLİFİ ÜZERİNE

    ASB. GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECESİ YASA TEKLİFİ ÜZERİNE

  • Muhtarlar ihya oldu, biz ise

    Muhtarlar ihya oldu, biz ise "fakire bir sadaka" turları yapıyoruz

  • İKİ SEÇİM- İKİ SONUÇ

    İKİ SEÇİM- İKİ SONUÇ

  • TEMAD'IN SEÇİMİ

    TEMAD'IN SEÇİMİ

  • TEMAD İÇİN KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

    TEMAD İÇİN KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

  • Dernekler Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler

    Dernekler Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler

  • Emekli Asb. Fahrettin Bağrı İyi Parti Grubunda Astsubayları Anlattı

    Emekli Asb. Fahrettin Bağrı İyi Parti Grubunda Astsubayları Anlattı

  • DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

    DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

  • Hamza Dürgen'in Sinan Engin'den ne farkı var?

    Hamza Dürgen'in Sinan Engin'den ne farkı var?

  • TEMAD’da İhraçlar ve Yalanlar…

    TEMAD’da İhraçlar ve Yalanlar…

  • HAMZA DÜRGEN’İ TEMAD’IN BAŞINA GETİRENLERE AÇIK MEKTUP!

    HAMZA DÜRGEN’İ TEMAD’IN BAŞINA GETİRENLERE AÇIK MEKTUP!

  • DELEGE OYUNLARINA DİKKAT! HATA MI, KASIT MI?

    DELEGE OYUNLARINA DİKKAT! HATA MI, KASIT MI?

  • ASTSUBAY KAMUOYUNA DUYURU

    ASTSUBAY KAMUOYUNA DUYURU

  • Aylık olarak verilen 100.00 TL.yi alıyor musunuz?

    Aylık olarak verilen 100.00 TL.yi alıyor musunuz?

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
Salı, 09 Haziran 2015 12:03

Herkesin bir hikayesi var

Öğeyi Oyla
(2 oy)

Yıl 2012’nin Haziran ayı... PES hareketinin en zirveye taşındığı zamanlara  ait bir anekdot...

Saat sabahın 06.30’u...

Telefonum acı acı çalıyor.

“Eyvah!” dedim.

“Eyvah!”, çünkü bu saatlerde çalan telefonlar hayra alamet haberlerle açılmazlar.

Baktım bilinmeyen bir numaradan aranıyorum...

Açtım telefonu...

“Alo Abi  ben C..., günaydın... Kilis’ten arıyorum, dernekte misiniz?”

“Hayır ne derneği C...? Yataktayım, yatakta! Henüz saat sabahın 06.30’u...

 "Abimi bir arayayım dedim... Haklarımızı şimdiye kadar almış olmalıydık, bir gelişme var mı sorayım" dedim.

“Anladım C... İnşallah alabiliriz” dedim uykulu gözlerle ve kapattım telefonu...

Saat sabahın 06.30’u ve o tarihte “PES” denildiği günden bu yana henüz  üç ay geçmiş ve “haklarımızı şimdiye kadar almış olmalıydık” diyen bir ses.

Arkadaşlarımızın bazıları o tarihlerde bizlerin bu süreci; “Savaş Harekat Merkezlerinden” yönettiğimizi zannediyorlardı.

Şimdi de bazılarımız;

“Benim ümidim kalmadı bu konuda” diyerek umutsuzluk yayıyoruz.

“TEMAD ne iş yapar?” diye soranlarımız var.

“Ben bir günde 200 adet TWIT attım ben görevimi yaptım” diyenler var.

“Bu emeklilerden iş çıkmaz, onlar ne anlarlar hak aramasından? Zaten yaşlı başlı adamlar” diyerek sitem eden genç arkadaşlarımız var.

Tam tersi bir durumda, gençlerimiz için;  “bu gençler bu işleri bilmezler” deyip ARİSTOKRAT bir bakış açısıyla bakanlar var.

“Bir kaç TWIT, 3-5 mesajla hak alınabileceğini” sananlar var.

Hiç bir eyleme katılmadığı halde,  “biz de bir halt edeceğinizi sandık, yürüdünüz de ne oldu?” diye kahredenler var v.s.

Biliyoruz ki hepimizin bir hikayesi var ama gerçekler hikayelerden daha derin manalar içeriyor.

Ağabeyimizin hışımla girdi içeriye.

-“Benim 100.00 TL ne oldu, çabuk söyleyin!” dedi.

“Abim hele bir oturun ne yüz lirası?”

demeye kalmadı; 

-“Bir öğretmenin bir derdi olsa ve onun da bir derneği olsa, dernek yöneticileri çıkar şu Zafer Meydanına, Konya’yı inletir vallahi. Siz ise oturmaktan, akıl vermekten başka bir şey yapmıyorsunuz” şeklindeki kendine göre "yüzde yüz haklı" olduğunu sandığı bir tavırla bağırıp çağırmakta...

“Başım üstüne abim, hele bir oturun hele!” dedim. “Mesele nedir bir anlatabilir misiniz?” diye de ilave ettim.

Başladı derdini(!) anlatmaya

 -“Ben bir iş yerinde çalışıyordum. Bana vermemeleri gerektiği halde baktım, maaşıma 100.00 TL.ler yansımış. Çalıştığım için bunu hak etmiyordum ve bir dilekçe yazdım”

“Sayın SGK. 

Ben çalışıyorum bu nedenle bana 100.00 TL.leri vermeyin” dedim.

 Hemen kestiler. 

Bir müddet sonra işten ayrıldım. Bir dilekçe daha yazdım. Bu sefer de;

“Ben işten ayrıldım 100.00 TL.mi isterim” dedim.

Tamam abim iyi yapmışsınız.” 

“Dur daha bitmedi... Bir müddet sonra tekrar işe başladım ve bir dilekçe daha yazdım. -“Ben tekrar işe başladım falanca tarihte yazdığım dilekçeyi iptal edin” dedim.

“Aradan üç ay geçti, işten tekrar çıktım. Bir dilekçe daha yazdım ve son olarak da dedim ki ; “falanca dilekçemi, falanca talebimi ve en son yazmış olduğum falanca mektubumu iptal edip bu dilekçemi işleme koyun! Ve benim 100.00 TL’mi verin” dedim. 

Aradan tam dört ay geçti ve beni ne arayan var soran var. Daha önce size de geldim ve bana; “bekleyin” dediniz. Hala bekliyorum ben daha ne kadar bekleyeceğim, söyler misniz? Arkamda koca bir dernek var ama sorunumu çözmüyor. Bir başka dernek olsaydı eğer, üyesinin  bu işi için memleketin altını üstüne getirirdi. Sizden bana fayda yok, istifa ediyorum.”

“Ooooffff! Oooffff!” demişim ani bir tepkiyle...

-“Abim beni dinler misiniz?”

Siz bilgisayara bir küçük bilgi girmişsiniz ve ardı ardına ENTER tuşuna basmış, sonra ESCAPE yapmış, ardında “ALT+DELETE yapıp bir de F5 tuşuna basarak bilgisayarın kafasını allak bullak etmişsiniz. Sizin bu süreci çözmek için SGK’da mutlaka bir  “çözüm ordusu” kurmuşlardır...

Gelelim sizin için “kendiniz için, eylem yapmamız gerektiği”  hususundaki serzenişinize...

Sevgili Ağabeyim. Biz daha öncesi de vardır ama benim takip edebildiğim kadarıyla, 2009 yılından beri eylem için, özlük haklarımızın kazanılması ile ilgili eylem yapmak üzere, Ankara’ya, İstanbul’a,  onlarca kez gittik geldik.  Bazen 50 kişiyle basın açıklamaları yaptık, bazen 120 bin kişiyle Ankara sokaklarını, 10 bin kişiyle İstanbul Caddelerini inlettik. Siz herhangi birisine katılıp bizlere yani kendinize bir destek faaliyetinde bulundunuz mu hiç? Benim bildiğim kadarıyla hiç görünmediniz o kısımlarda... Ben mi yanılıyorum acaba?” diye sorduğumda;

-“Yo, hiç gitmedim” diye cevap verdi...

-“Pekala şimdi siz kafasını, ardı ardına ENTER yaparak karıştırdığınız SGK’nın halletmesi gereken bir işlem yüzünden, neden bizleri suçlayıp da bir de tehdit eder gibi; “o zaman ben de üyelikten çıkıyorum” deyip önüme dilekçenizi koyuyorsunuz?

Çok üzgünüm Ağabeyim. Bizler sırf meslek onurumuzun korunması adına gece gündüz emek verip bir tek kişiyi dahi dışarıda bırakmamak, üye yapmak adına uğraş verirken, bizlerin konusu dışında olan bir iş için üstelik de TEMAD’ın yani bizlerin gayreti ile elde etmiş olduğunuz “100.00 TL Denge Tazminatının hesabınıza yatırılmamış olmasını bahane ederek istifa etmenize bir anlam veremedik...Tamam Ağabeyim, istifanız hayırlı olsun gereken işlem yapılıp tarafınıza iletilecektir” deyip bitirdim konuyu.

Görüyorsunuz değil mi?

Allah hem bizlere hem de diğer bütün arkadaşlarımıza bolca sabırlar versin inşallah. 

“Amin!”

Tayyar Yıldırım

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 3892 defa

Yorumlar   

0 #2 Mehmet Ali Tayanç 13-06-2015 17:15
Sayın Başkanım, yazınızı okuduğumda aklıma bir kıssa geldi. Adamın biri vücuduna bir aslan resmi dövdürmek ister ve dövmeciye gider. Dövmeciye; "Usta, bana bir dövme yap, fakat canımı acıtma." der. Dövmeci: "Ne resmi istersin ?" der. Adam da: "Talihim aslandır onun için bana bir aslan resmi döv, fakat dikkat et bu işi adam akıllı yap." der. Dövmeci sorar:"Vücudunun neresine yapayım aslan resmini?" Adam: "İki omzumun arasına." der. Dövmeci iğneleri alıp işe koyulur. Adamın canı acımaya başlar. Adam feryat eder: "Aman usta beni öldürdün ne yapıyorsun." diye bağırır. Usta : "Aslan resmi yap dedin ya onu yapıyorum." der. Adam sorar : "Neresinden başladın?" Usta :"Kuyruğundan." diye cevap verince, adam : "Aman iki gözüm canım ustacığım, bırak aslanın kuyruğunu, canım burnuma geldi. Aslan varsın kuyruksuz olsun. İçime fenalık geldi acıdan nerdeyse bayılacağım." der. Usta bunun üzerine aslanın başka bir tarafını yapmak üzere iğneleri batırmaya başlar. Adam feryada eder: "Şimdi aslanın neresini çiziyorsun?" der. Usta : "Kulağını çiziyorum." der. Adam can acısıyla bağırır. "Bırak ustacığım Allah aşkına varsın aslan kulaksız olsun, canım çok acıdı." der. Usta bu defa aslanın başka bir yerini çizmeye başlar. Adam yine feryat eder : "Bu defa aslanın neresini dövüyorsun?" der. Usta : "Azizim şimdi aslanın karnını yapmaya çalışıyorum." der. Bunun üzerine adam : " Canım çok fena acıdı, bırak iğneleri batırma varsın aslan karınsız olsun, karnı eksik olsun" deyince: Usta sinirlenerek iğneleri yere atar… "Bu benim başıma gelen, bu âlemde hiç kimsenin başına gelmemiştir. Hiç kuyruksuz, başsız, kulaksız ve karınsız aslan olur mu? Böyle bir aslanı kim görmüş." diye işi bırakır. Aman ustam sakın işi bırakma sizlerden olur olmadık şeyler isteyenler olacaktır. Sancısız ağrısız aslan resmi yapmanızı isteyeceklerdir. Ustam kolay gelsin…
0 #1 Taner Haydar KOÇAK 09-06-2015 19:20
Başkanım,tam sopalık demek gerekiyor ama elbette demiyorum. Çalışıyorum verme,çalışmıyorum ver,çalışıyorum verme,çalışmıyorum ver vb. Bu ne yaaaa. Ne demek istifa.O 100 tl durup dururken verilmedi beyefendi.Orda emek var,mücadele var,onura sahip çıkma var.Tek şey yok yan gelip yatma.Ama yan gelip yatanda aldı ve hemde hesap sorar hale geldi.Yuhhh.

You have no rights to post comments