All for Joomla All for Webmasters
Pazartesi, 06 Temmuz 2015 15:40

Adalet Kimin Nesi?

Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

4 TEMMUZ 2015

Gümrük ve Tekel Eski Bakanının Kars’ta yaşanan bir olayı anlatmış.

Sözcü Gazetesinden aktarıyorum.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki gelinen asayiş durumu içler acısı.

Bizler o bölgelerde vatan için görev yaparken yaşanan olay düşündürücü ötesi ağlanası bir hal.

Olay şöyle;

Van’da görevli bir Jandarma Astsubayı, seçimden 8 ay önce terör örgütü mensuplarınca kaçırılır.

İki kişi tarafından kaçırılan assubayın tüm eşyalarına el konulur, silahı, cep telefonu, kredi kartları alınır.

Bununla kalmazlar, 60 bin TL tutarında bir de senet imzalatılır, sonra serbest bırakılır.

Olay bundan sonra daha heyecanlı hale geliyor.

Birliğine dönen assubay önce kendi birliğine müracaat eder ve kayıp eşyaları konusunda (özellikle senet) çözüm bulunmasını ister.

Çünkü imzaladığı senedin karşısına çıkmasından korkar.

Hepimiz gibi.

Daha sonra da yargıya başvurur.

Ama her iki başvurusundan da netice alamaz.

Ne kadar düşündürücü değil mi?

Aslında bu onun değil, devletin problemi.

Bundan sonrası komedi.

Senet konusunda sıkıntısı devam eden assubay KCK’nın gençlik yapılanmasına, başından geçen olayı anlatır.

KCK mensupları, dilekçe yazmasını ve irtibat numarası bırakmasını isterler.

Ertesi gün kendisi aranır ve gelmesi istenir.

Çağrılan yere gittiğinde el konulan şahsi eşyalarının bir masa üzerinde olduğu görür ve orada kendisini kaçıran iki kişiyi de teşhis eder.

İş daha da tuhaflaşıyor.

KCK mensupları sorar “Bunlara ceza vereceğiz, şikâyetçi misin?”

Enteresan değil mi?

Bu devletin organlarında değil, terör örgütünün şehir yapılanması tarafından sorulan soru.

Verilen cevap tam yerinde! “Allahı’ndan bulsunlar” der ve eşyalarını alarak gider.

Ne diyebilir ki,

Adaleti, Devlet yoksa KCK’lılardan mı talep edecek.

Zaten eski bakan da söylemiş  “Çözüm sürecince asker ve polise müdahale etmeyin!” denmiş

Bu talimattan sonra devlet tamamen geri planda kalmış.

Buna benzer adalet hikayeleri ile devam edelim.

3 Temmuz 2015 tarihinde Balyoz Davasından yargılanıp beraat eden ve bu aşamada yakalandığı kanserden vefat eden (şehit olan)  bu devletin yetiştirdiği ve gurur duyduğumuz emekli Kıbrıs Gazisi Astsubay büyüğümüzün Amiral oğlu Cem Aziz Çakmak’ta adalet kurbanı değil miydi?

Onlarca insan uzun yıllar Ergenekon, balyoz vs.davasından yargılanıp, sonradan pardon denip serbest kalmadı mı?

Devletin bekasında, çok önemli insanlar bu davalar yüzünden emekli edilmedi mi?

Musul Konsolosluğu ile yüzyıllardır Suriye’de bulunan Ata yadigârı Şah Süleyman Türbesi radikal teröristlere bırakılmadı mı?

Buna karşın radikal teröristleri takip ederken pusuya düşürülen, kurtarıldıktan sonra da “Devletin şahsiyetini iki paralık ettin diye” assubay resen emekli edilmedi mi?

Birçok uzman ve astsubay yaşadıkları mobbing nedeniyle intihar etmedi mi?

Adalete inansalar intihar ederler miydi?

Bir assubay; hastanelik edilip, şikâyetçi olmaması için bir kutu çikolata ile uğurlanmak istenmedi mi?

Mahiyetinin karşısında galiz küfürler eden komutanlar yok mu?

Benim başıma gelmedi ama Ramazanın ilk günü iftardan sonra komşum sordu, kendisi kısa dönem yapmış. Abi; 50 yaşındaki assubaya, 25 yaşındaki üsteğmen ağza alınmayacak hakaretlerde bulunuyordu. Sen buna nasıl katlandın? Sorarken de mahcup mahcup da bakıyordu.

Ne diyelim, işe bu bizim hikâyemiz.

Adaleti devlet sağlayamazsa, başkaları bu boşluğu doldurmak ister.

Devletin iki görevi yardır.

Biri adil olması, adalet dağıtması diğeri de bireylerine yaşayabilecekleri ekonomik ortamı sağlaması.

Mete Yanıkçı

(E) Dz.Asb.Kd.Bçvş.

 

Ek Bilgi

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 3845 defa

You have no rights to post comments