All for Joomla All for Webmasters
  • DURUMUN ÖZETİ

    DURUMUN ÖZETİ

  • TEMAD’da Cadı Avı Devam Ediyor

    TEMAD’da Cadı Avı Devam Ediyor

  • Yalnızlık Duygusu

    Yalnızlık Duygusu

  • SİTEMİZİN BEŞİNCİ YAŞINDA YENİDEN TEMAD DİYORUZ

    SİTEMİZİN BEŞİNCİ YAŞINDA YENİDEN TEMAD DİYORUZ

  • TEMAD'da Kurumsal Kimlik ve Güçlü STK Anlayışı

    TEMAD'da Kurumsal Kimlik ve Güçlü STK Anlayışı

  • SAĞLIKTA SAĞLIKSIZLIK

    SAĞLIKTA SAĞLIKSIZLIK

  • Koronavirüs Günlerinde Stres Kontrolü İçin Tavsiyeler

    Koronavirüs Günlerinde Stres Kontrolü İçin Tavsiyeler

  • Anayasa hep delikti ki

    Anayasa hep delikti ki

  • Züğürt Ağa Gerçeği

    Züğürt Ağa Gerçeği

  • Ayaş Domatesi Korkusu- Mehmet Ali KILINÇ

    Ayaş Domatesi Korkusu- Mehmet Ali KILINÇ

  • Lider ve Liderlik Kavramı

    Lider ve Liderlik Kavramı

  • TEMAD Yönetimini Uyarıyoruz

    TEMAD Yönetimini Uyarıyoruz

  • Güç, Empati, Kibir ve Liderlik

    Güç, Empati, Kibir ve Liderlik

  • YENİDEN TEMAD BİLGİLENDİRME NOTU

    YENİDEN TEMAD BİLGİLENDİRME NOTU

  • FİL VE ZİNCİR

    FİL VE ZİNCİR

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
Salı, 08 Aralık 2015 12:02

Özlük haklarımızı TEMAD dışında savunan bir yapı varmış da biz; “illa ki TEMAD" diyormuşuz gibi

Öğeyi Oyla
(3 oy)

Yazımın başlığını köşeme alıp; “bugünkü yazımın tamamı bu başlıktan ibarettir” deyip öylece yayınlamayı düşündüm aslında.

Çünkü durum tam da başlıktaki gibi manidardır.

Değerli meslektaşlarım.

Türkiye’de 90’ın üzerinde parti var. Düşüncelerimizin uyuştuğu bir partiyi, yani oy vermeyi düşündüğümüz bir partiyi tespit etmek için önümüzde o kadar çok seçenek var ki... Manavdan meyve seçer gibi, seç beğen al durumu...

Ya bizim mesleğimizin haklarını savunan kaç tane kuruluş var?

Bu sorunun cevabını adım gibi bilmeme rağmen, “acaba bizi savunan başka kurumlar  var da benim gözümden mi kaçtı?” diyerek bir kez daha araştırma gereği duydum... 

Bu çabamın nafile bir çaba olduğunu bile bile yaptım bunu...

Sadece 1...

Yazı ile de yazayım, sadece “BİR...”

İtiraz edenlerin, kulakları patlarcasına çıkan naraları dalga dalga yayılmakta şu an gökyüzüne doğru...

“Ben de varım! Ben de varım! TEMAD’tan başka ben de varım... Benim etrafımda toplanın! Yıkılsın TEMAD yaşasın EGO...”

Bakın ne hikayeler çıkıyor ortaya...

Bir şube başkanımız kendi sayfasında da paylaşmış. Gülsem mi ağlasam mı diye epeyce karar veremedim. Şuna benzer bir hikayeydi anlattığı.

“Eniştemin halasının kocası milletvekilidir... Geçenlerde onunla karşılaştık. Ben ona anlatmıştım. Bizim intibak meselemiz var, onu bir zahmet hallediverin demiştim. Şimdi çok mutluyum, benim o bir sözümle işe koyuldular bile. Bu kadar basitmiş yani mesele... Ya TEMAT ne yapıyor? Yıllardır hak hukuk v.s diye bağırıp duruyor. Bak bir cümle ile hallettirdim meseleyi.”

Hikayeler bitmez bizde...

“Ben de varım! Ben de varım! Boş verin TEMAT’ı(!) benim yanıma gelin!”

“Bir site kurmuştum, oradan sürekli olarak yazdım.  Baktım TEMAT’tan bir fayda yok, başladım TEMAT’a(!)  çakmaya... Bir alt kroşe, bir üst kroşe... Diğer yandan da,  daha önceleri yerin dibine sokmaya çalıştığım Genkura şirin görünmeye çalıştım ve mektup yazdım. Şimdi memnuniyetle gördüm ki intibaklarımızı yapıyor, haklarımızı veriliyorlar. Ben oraya yazmasaydım hiç haberleri olmayacaktı sorunlarımızdan. Camianın bana vefa borcu var. Beni çok sevsinler...

Ha intibak ve tazminatlarda eğer Genkur bir adaletsizlik yaparsa eğer,  ben o TEMAT diye bilinen kurumu yönetenlere yapacağımı biliyorum. “

Dikkat buyurun “TEMAT...”

“TEMAT diye bir dernek ne işe yarar? Şubeleri gezerek ne yapmaya çalışıyorsunuz? TEMAT diye bizim haklarımızı savunan bir dernek varmış. Onu gören var mı? Lağvedilsin daha iyi.”

“Bakın ben 1994 yılında Genelkurmayda bir tanıdığım albay vardı. Ona yazmıştım. Bütün sıkıntılarımızın düzeltilmesini talep etmiştim. Evet şimdi görüyorum ki 21 yıl sonra benim o mektubumun gereğini yapıyorlar. Ama bu düzenlemelerden bana bir şey düşmezse TEMAT elimden kurtulamaz bilmiş olsunlar.”

“Kapatalım gitsin. Benim TEMAT’tan umudum kesildi.”

Bu TEMAT ne iş yapar arkadaşlar? Ne Genelkurmayın çalışmalarında varlar, ne hükumetin komisyonlarında varlar? Ne TBMM Genelkuruluna giriyorlar. Ne bakanlar kurulunda varlar? Derhal müdahil ol TEMAD benim canımı sıkma! Uyumayın kardeşim!

“Bizim haklarımızı TEMAT almamıştır. Kırmız Başlıklı Kız, Keloğlan, Don Kişot, Deli Dumrul, Köroğlu, Malkoçoğlu, Polat Alemdar, gibi devlet büyüklerimizin gayretleri ile bu haklar temin edilmektedir. Hele bir istediğimiz gibi çıkmasın yasa, bakın o zaman TEMAT’ın haline. Hele bir benim istediğim gibi çıkmasın kanun, TEMAT MEMAT kalmayacak ortalıkta. MEMATİ bile zor kurtarır o zaman onları.”

Evet bir kısmımızın durumu ahvali böyle maalesef. Bir kısmımızın böyle de, ciddi ciddi bu durumlara iananların sayısı çok mu az?

Hani yılbaşlarında, kutlamalarda üfürünce şişen, bırakınca solan ince uzun yılan gibi bir oyuncak var. Onu bile ağzına alıp üfürüp soldurarak bu şekilde hak mücadelesi yaptığını düşünenler bile var. Vallahi de gördüm, billahi de gördüm. TEVE muhabirleri sarmış etrafını kafa buluyorlardı o kişiyle. Çok üzülmüş ve oldukça da sinirlenmiştim. 

Yakın bir zaman önce Konya'da bir trafik kazasındaki ölümüyle birlikte, bütün Türkiye'nin tanımış olduğu ve banka hesaplarında dilenerek biriktirdiği milyarlarca lira parası çıkan POŞETLİ DEDE misali kimseye el avuç açarak, dilencilik ederek bir kazanım elde etmeye çalışmıyor, hakkımız olanı, ilmi ve hukuki çerçevede talep ediyoruz oysa... Yine POŞETLİ DEDE'nin ölümüyle birlikte, 50 sene nerede ve hangi şartlarda yaşadığını dahi merak etmeyen yakınlarının, onun banka hesaplarındaki parasının üzerine konmak için birbirlerini boğazladığı gibi, şimdi de ortaya çıkan olumlu sonucun mirasyedilerini ibretle ve üzüntü ile seyretmekteyiz. 

Sürekli olarak, suratımız asık bir halde yazacak değiliz ya...

Bazen de gülümsemesini becerebilmeliyiz.

Ama bizler nedense bir KOMEDİ yazalım derken bile elimiz ister istemez DRAM durumuna kayıyor.

Bizlerin aklı ile dalga geçenler kendilerini dev aynasında görenler, sanki bizlerin haklarını savunan TEMAD’dan başka bir yapı varmış gibi, TEMAD’a savaş açmış olmaları KOMEDİ/DRAM değil de nedir?

Hem de kendi meslektaşlarımızın bu sahnede rol alması gerçekten de bir KOMEDİ/DRAM’dır.

Çok üzücü çok...

Ortamlarda dolaşan İNTİBAK DUAYENLERİ, TAZMİNAT KAHRAMANLARI, TANZİMAT YILLARINDAN kalan alışkanlıklarıyla, kurumları, idarecileri bırakarak kendi EGO’larıyla memleketi yani bizleri TANZİM etme çabası içindeler. Şimdi yine kılıçlarını kuşanmışlar, kalkanlarını yaslamışlar göğüslerine, savaş çığlıkları atıyorlar. Hem de bizden olanlar yapıyorlar bunu...

Herkesi tatmin eden bir sonuç çıkarsa bunu kendilerine, yok, kör topal bir düzenleme ile geçiştirilirse bu çalışmalar, bunu da  TEMAT’a mal etemek için hazır kıta bekliyorlar.

Güzellikleri kendilerinden, çirkinlikleri başkalarından bilen ADALET SAVAŞÇILARINA acıyorum inanın. 

Tüm camiamızı memnun eden bir düzenlemeyle karşılacağımızı umuyoruz. Yok eğer aksi bir durum ortaya çıkar ise de, yeniden bir uyanış, yendien bir silkeleniş ile bu defa YARGI yollarında ömür tüketmeye hazır olmamız gerekiyor.

Baştan savma bir düzenleme yerine, ayağı yere daha sağlam basan bir düzenleme ile yıllardır süren haklı taleplerimizin teslimi; şu kritik ortamda vatanımızın sınırlarını korumak için fiilen mücade edeninden tutun da, yürekleriyle onlara destek olan biz emeklilere kadar herkesi mutlu edecektir. 

Bu sonucu, devlet yetkililerimizin göz ardı etmeyeceklerine yürekten inanıyorum.

Hem, bizden başka bütün meslek mensuplarına özellikle bu son on yıldır her türlü iyileştirme yapıldığı halde bizler, bu gelişmelerden yani refah payından istifade etmeyen yegane toplum durumundayız. Üstelik de bu vatan için kanlarını canlarını veren bir zümreyiz. Bunu hem toplum hem de devlet ricali olarak dikkate almak zorundadırlar.

Son olarak da, bu sitenin isminin neden “EMEKLİASUBAYLAR” olduğunu merak ediyordum. Kimsenin göremediğini benim KESKİN GÖZLERİM gördü ve “S” harfinin birisinin eksik olduğunu fark ettim. "Bire cahiller, daha astsubay yazmasını bile beceremiyorsunuz" diye suçlamaya kalktım onları. Sonra dedim ki kendi kendime; “ya hu bir dur, belki de bilinçli olarak öyle yazmışlardır. Şu siteyi bir incele! Sitede görmediğin resim, okumadığın yazı kalmasın ki, belki bu konuda bir açıklamaya rastlarsın. Hemen girme topa!” dedim ve araştırmaya koyuldum. Araştırıken sayfanın üst kısmında konu ile ilgili açıklamar ilişti gözüme... Meğerse sitenin başlık kısmında bu konu ile ilgili olarak epeyce açıklama yapılmış. Hem de profesyonellere taş çıkartırcasına yapılmış bu... Onların hepsini okudum da, konuyu kaynağından öğrenmiş oldum ve bu konu ile ilgili olarak da şu kanaate vardım:

Öncelikle kimseye önyargı ile yaklaşılmamasını öğrendim. Sonra da işin kökenine inilerek bir girişimde bulunulduğunu gördüm. Ta 1930'lardan yani Atatürk zamanından, ayrıca 1980 öncesinden yani Netekim Kenan Paşa zamanından ve günümüzden ders çıkarılacak epeyce hadise varmış meğerse... Biz asubayların, isimleriyle, sıfatlarıyla uğraşacaklarına, bizlerin özüyle, özlük haklarıyla uğraşıp, haklarımızı teslim etselermiş, hem TSK’mız için hem de ülkemiz için çok iyi olurmuş halbuki...

Hem baksanıza, intibakların yapılmasıyla, tazminatların verilmesiyle birlikte yani çalışmaların ciddi ciddi başlamasıyla hiç de kıyametlerin koptuğu gibi bir durum söz konusu değilmiş.

Hepimizi tatmin edecek düzenlemelerin sonuçlarını görmek için bir müddet daha bekleyeceğiz anlaşılan.

Saygı ile...

Tayyar Yıldırım

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 4522 defa

Yorumlar   

0 #1 Taner Haydar Koçak 08-12-2015 16:50
Taner Haydar Koçak Jandarm'Da ASB
Yazı içeriği hedefe ulaşmış.Ana Eski tassss, Eski hamam Sayın Tayyar Yıldırım Başkanım.Sağolun.
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile