All for Joomla All for Webmasters
Pazartesi, 07 Aralık 2015 21:51

Asubaylara tazminat ve nabız ölçme çabaları

Öğeyi Oyla
(16 oy)

Hayata geçirilmek istenen bir hususu veya düzenlemeyi dillendirip gelecek tepkileri ölçmek, sonraki adımları buna göre atmak uluslararası ve iç siyasette sık sık kullanılan bir yöntemdir.

Bazen açıkça beyan ederek bazen de güya kazara açık unutulan bir mikrofon aracılığıyla duyarız önemli bir konuda verilmek istenen mesajı.

ABD Başkanı Obama Rusya Başbakanı Medvedev'le görüşürken kazara mikrofon açık kalmıştır mesela. (https://www.youtube.com/watch?v=1huOE0bMI-E )

Obama, Amerika'da Kasım ayında yapılacak seçimlerden sonra daha fazla esnekliğe sahip olacağını, bu yüzden Rusya'yı rahatsız eden füze savunma sistemindeki sıkıntıların çözülmesini seçim sonrasına bırakıyor. Medvedev ise bunu Vladimir Putin'e ileteceğini söylüyordu. 

Görüşmenin basına sızmasının ardından Cumhuriyetçiler Obama'yı füze kalkanı projesinde taviz vermekle suçladı. Amaç hasıl olmuş nabız yoklanmıştı...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Japonya'ya hareketi öncesi Atatürk Havalimanında düzenlediği basın toplantısı biter bitmez yardımcısı Beşir Atalay, Başbakan Erdoğan'a doğru eğilerek, " Başbakanım Danıştay kanunuydu gelecek hafta. Onu geri mi çektik" dedi. Erdoğan ise, "Onu şu anda yapmıyoruz" karşılığını verdi. Atalay bunun üzerine "Yerine ne koyacağız" dedi. Erdoğan ise "Şeyi koyacağız.." dedi. ( https://www.youtube.com/watch?v=PzqxABvCiUM )

Peşinden Danıştay yasasında yapılacak değişiklikler kamuoyunda tartışılmaya başlandı.

******

1 Kasım seçimleri öncesi seçim meydanlarında Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Asubayların intibak ve tazminat sorunlarını çözeceğiz dediğini ancak Hükumet programına yalnızca intibakların girdiğini hep birlikte gördük. İntibakların ve bağlı olarak göreve başlangıç derecelerinin ne zaman ve nasıl hayata geçeceğini bekleyip göreceğiz. 

Bu gelişmeler olurken asubay kamuoyunda asıl kıyamet tazminatlar üzerinden koparılıyordu. Hükumet tazminat konusunun hiç adını anmazken  bu husustaki tasarıyı hazırlayacak olan Genelkurmay Başkanlığı ise el altından servis ettiği bilgilerle, adeta tazminatları nasıl en az sayıda asubaya veririz fikrinin nabız yoklamasını yapıyordu.

Hiç bir mantıklı izahı olmayan 24 Yıl, 2 Kademeli Kıdemli Başçavuşluk veya 1'inci derecenin 4'üncü kademesi gibi ölçütler ortaya atılarak, asubaylar arasında adaletsizliklere neden olacak bir uygulamayı hayata geçireceklerinin ipuçları veriliyordu.

24 Yıl ve 2 Kademeli Kıdemli Başçavuşluk iddia edildiği gibi uygulanırsa ortaya çıkacak senaryoların yol açacağı adaletsizliklerin çok iyi değerlendirilmesi gerekir.

Birkaç örnek üzerinden kısaca değerlendirirsek;

24 Yıl şartı getirilirse;

4 Yıllık fakülte bitirip 23'üncü yılda 1'inci derece 3'üncü kademeden emekli olan bir Emekli Asubay bu tazminatı alamazken, 24'üncü yılını doldurarak sicilen 1'inci derecenin 1'inci kademesine düşen bir Emekli Asubay bu tazminatı alabilecektir.

Aynı şekilde 2 Erken terfisi olan ve 23'üncü yılında 1'inci derecenin 2'inci kademesinden emekli olan bir Asubay bu tazminatı alamazken 24 Yıl çalışan kendi nam ve hesabına okul bitirmemiş ve sicilen de 1'inci dereceye düşememiş ancak yapılacak intibaklarla 1'inci dereceye düşecek olan bir Emekli Asubay bu tazminatı alabilecektir.

2 Kademeli Kıdemli Başçavuşluk şartı getirilirse;

Aynı devre iki Asubaydan kendi nam ve hesabına MYO bitiren ve 23 yıl 8 ay fiili hizmetle ve 1'inci derecenin 1'inci kademesinden Kademeli Kıdemli Bçvş. rütbesiyle emekli olan birisi bu tazminatı alamazken, MYO bitirmemiş sicilen 1'inci derecenin 1'inci kademesine düşen 24 yıl 1 ay hizmeti olan bir diğeri bu tazminatı alabilecektir.

Bu tür örnekler çoğaltılabilir ancak şimdilik bu kadarla yetinelim.

******

2013 Yılında çalışmaları yapılan TSK Personel Kanunu taslağında, 1'inci derece ve 3600 ek gösterge şartına bağlanan tazminatların şu anda 24 Yıl ve 2 Kademeli Kıdemli Başçavuşluk şartına bağlanmaya çalışılması bizce art niyetli bir çabanın ürünüdür.

Taslak kanunu ilk gördüğümüzde Subaylarda rütbe şartına bağlanan bu  düzenlemenin Asubaylarda derece şartına bağlanmaya çalışılmasına tepki göstermiştik. Ancak şimdi Taslak Kanundaki  1'inci derece şartının bile bu gün konulmaya çalışılan şartlardan daha adil ve anlaşılabilir olduğunu görüyoruz.

Eğer sızdırılan bilgilerdeki şekilde bir düzenleme yapılırsa; derece kademe olarak daha aşağıda olan tazminat alırken derece kademe olarak daha yukarıda olanın alamamasına yol açabilecek bu garabetten vazgeçilmelidir.

Bir önceki yazımızda "Asubaylara tazminat papatya falına mı kaldı?" demiş ve Makam Tazminatı cetveli ile ilgili bir adaletsizliğe değinmiştik. Bu adaletsizliği anlatırken de "2013 Yılından bu yana TSK ile ilgili bir çok düzenleme yapıldı. Bunların hemen tamamı "rafa kaldırıldı" denilen Taslak TSK Personel Kanununda yer aldığı şekli ile veya küçük değişikliklerle gerçekleşti." diyerek Genelkurmay Başkanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı taslaklarından ilgili bölümleri ve cetvelleri yayınlamıştık.

Hemen peşinden hiç bir kaynak göstermeden uydurma (bazılarının deyimiyle izafi!) bir cetvel yayınlayarak bilgi kirliliği yaratmaya devam edenler oldu. 

Bizim kaynak göstererek yayınladığımız cetvelden bir küçük değişiklik dışında hiç bir farkı olmayan bir makam tazminatı cetveli yayınlayarak bize laf sokuşturmaya çalışan "araştırmacı gazeteci!"nin aslında okuduğunu anlama kapasitesi olmadığını da gördük bu sayede.

1. Taslak Kanun bu çok bilmiş şahsın iddia ettiği gibi 2012 yılında değil 2013 yılında son şeklini aldı.

2. Yeni diye yayınladıkları bir başka deyimle uydurdukları hatta hükumetin önünde olduğunu iddia ettikleri tablo da Genelkurmayın 2013'teki taslak tablosundan "küçük değişiklikler" içermektedir. (Kd. Albay'a 5.000 yerine 6.000 gösterge rakamı)

Bizim yayınladığımız tabloda vurgulamaya çalıştığımız ana husus Genelkurmayın Makam Tazminatı cetvelinde  Asubaylara reva gördüğü 2000 gösterge rakamının adaletsizliğidir. Bu adaletsizliğe tepki göstermek yerine bize laf yetiştirmeye çalışmanın neye ve kime hizmet edeceğinin takdirini okuyucularımıza bırakıyoruz. Bizim yıllar önce emek emek açtığımız www.emekliassubaylar.org mecrasından yani varoluş sebebi olduğumuz tarladan yaramaz çocuk misali sürekli bizlere taş atarak sataşma girişimlerini ise tebessümle izliyoruz. 

Sözün özü Kıta Tazminatı Yarbayla eşit olan Kıdemli Başçavuşlara Makam tazminatı cetvelinde de Yarbaya öngörülen 3500 rakamı verilmelidir. Asubayların Biribiriyle laf yarıştırmak yerine bunun mücadelesini vermesi gerektiğine inanıyoruz.

Genelkurmay odaklı olarak bu bilgileri, marifetmiş gibi sızdırarak nabız yoklayanlara da bir çift sözümüz var. Eğer amacınız "Asubayları ve Emekli Asubayları kendi içinde bölerek kavgalı duruma getirmek" değilse asubaylara dayatmaya çalıştığınız tazminat verme krtierlerini, tüm detaylarıyla, sakıncaları ve yaratacağı yeni mağduriyetleri de göz önünde bulundurarak yeniden değerlendirin.

Muhataplarımızın adaletsiz bir şekilde ve hukuk ile açıklanamayacak durumlara sebebiyet vererek bizleri mahkeme kapılarında ve meydanlarda  hak aramaya mecbur bırakmamaları dileğimizdir.

Genelkurmay Başkanlığının AÇIK KALMIŞ MİKROFONU misali oradan her duyduğunu mutlak doğruymuş gibi aktaranlara da dikkatli olmalarını ve kendilerini kullandırmamalarını öneririz. Bu arada Genelkurmay Asubayı ile iletişim kuran ve kendilerine rol biçme çabaları kapsamında, TEMAD'ı ve Genel Başkanını şikayet ederek şirinlik yapan duayen(!)lere de bu tavrı yakıştıramadığımızı belirtmek isterim. 

Umarız Genelkurmay Başkanlığınca yürütülen bu nabız yoklama çabalarının sonucunda akl-ı selim galip gelir, mantıklı, açıklanabilir en önemlisi de savunulabilir bir çözüm bulunur.

Kalın sağlıcakla...

Halil Ergenli

E. Dz. Asb. Kad. Kd. Bçvş.

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 9999 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile