All for Joomla All for Webmasters
  • 1200 TL EK ÖDEME ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

    1200 TL EK ÖDEME ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

  • ASB. GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECESİ YASA TEKLİFİ ÜZERİNE

    ASB. GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECESİ YASA TEKLİFİ ÜZERİNE

  • Muhtarlar ihya oldu, biz ise

    Muhtarlar ihya oldu, biz ise "fakire bir sadaka" turları yapıyoruz

  • İKİ SEÇİM- İKİ SONUÇ

    İKİ SEÇİM- İKİ SONUÇ

  • TEMAD'IN SEÇİMİ

    TEMAD'IN SEÇİMİ

  • TEMAD İÇİN KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

    TEMAD İÇİN KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

  • Dernekler Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler

    Dernekler Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler

  • Emekli Asb. Fahrettin Bağrı İyi Parti Grubunda Astsubayları Anlattı

    Emekli Asb. Fahrettin Bağrı İyi Parti Grubunda Astsubayları Anlattı

  • DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

    DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

  • Hamza Dürgen'in Sinan Engin'den ne farkı var?

    Hamza Dürgen'in Sinan Engin'den ne farkı var?

  • TEMAD’da İhraçlar ve Yalanlar…

    TEMAD’da İhraçlar ve Yalanlar…

  • HAMZA DÜRGEN’İ TEMAD’IN BAŞINA GETİRENLERE AÇIK MEKTUP!

    HAMZA DÜRGEN’İ TEMAD’IN BAŞINA GETİRENLERE AÇIK MEKTUP!

  • DELEGE OYUNLARINA DİKKAT! HATA MI, KASIT MI?

    DELEGE OYUNLARINA DİKKAT! HATA MI, KASIT MI?

  • ASTSUBAY KAMUOYUNA DUYURU

    ASTSUBAY KAMUOYUNA DUYURU

  • Aylık olarak verilen 100.00 TL.yi alıyor musunuz?

    Aylık olarak verilen 100.00 TL.yi alıyor musunuz?

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
Salı, 03 Kasım 2015 23:53

Vaadi aldık, gerçekleşmesi için tüyolar...

Öğeyi Oyla
(14 oy)
Değerli arkadaşlarım, en yetkili ağızdan, yıllardır ana başlıklar halinde dillendirdiğimiz “Özlük Haklarımız” ile ilgili olan vaatleri almış bulunuyoruz.
 
1 Kasım 2015 tarihinde, tek başına iktidar olan AK Parti’nin Genel Başkanı Sayın Prof.Dr. Ahmet DAVUTOĞLU, Yüksek Seçim Kurulunun kesin olan seçim sonuçlarını açıklaması ile birlikte, teamüllere uygun olarak, Cumhurbaşkanı tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilecek ve yine büyük bir ihtimalle çok kısa bir sürede Hükumet Kabinesini oluşturacak ve Cumhurbaşkanına listeyi sunarak başbakan olacak ve icrai faaliyetlerine başlayacaktır.
 
Türk Milleti’nin geleneğinde; sözüne sadık olmakla ilgili olarak çok fazla deyim, atasözü yani darbımesel, mevcuttur.
 
“Sözüm Senettir” derdi mesela eskiler... Yine eskiler, alış verişlerinde senet bile kullanmazlarmış. İki şahit huzurunda söz verdiler mi, o sözü gerçekleşmiş sayarlarmış. Hatta çoğu zaman şahite bile gerek kalmazmış.
 
Kaldı ki şimdikiler bütün dünyanın önünde söz verdiler.
 
Çok sevdiğim bir sözdür; “söz ağızdan çıkıncaya kadar sahibinin esiri, ağızdan çıktığı anda, sahibi sözün esiri olur” şeklindeki söz...
 
Şu andan itibaren sözü veren düşünecek...
 
 konya mujde play
Siyaset literatüründe ise kürsülerden öyle sözler verilmiş ki, verenlerin, sözlerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hususunda bile hiç kaygıları olmamış... “Salla gitsin” kabilinden, aydaki taşları dahi yeryüzüne indirme vaadinde bulunanlar olmuş.
 
Verilen vaatler; filmlere, dizilere, romanlara konu edilmiş. Arabalar, evler, maaşlar, tapular, arsalar, tarlalar gırla gitmiş, havalarda uçuşmuş, seçim meydanlarından milletin üzerine doğru üfürülmüş de üfürülmüş...
 
Hafızalarımızı yoklarsak eğer, tarihin karanlık sayfalarına girip, bu vaatlerin neler olduğunu, kimler tarafından verildiğini, somuta dönüştürüp, isim isim, vaat vaat, tarih tarih sıralamalar yapabiliriz. Ama biz burada, politik suçlamalar yapmamak adına, kendimizi, politikanın o yalan taraflarına bulaştırmamak adına, onlardan birisi gibi davranmamak adına daha temkinli davranalım.
 
Geçmiş zaman içinde; verdikleri sözleri inkar edenler de olmuş. Ama şimdi öyle mi? Söz ağızdan çıktığı anda teknolojik aygıtlar devreye giriyor ve milyonlarcası birden kayıt altına alıveriyor sarf edilen sözleri... Ve sözün verildiği andan itibaren; okyanuslarda dalgaların sürekli olarak kıyıya vurduğu gibi verilen sözler de sürekli olarak sahibinin yüzüne vurulup duruluyor.
 
“Benim sözüm Davutoğlu Sözüdür” dedi mesela Sayın başbakan... Elbette sınayacağız hem sözü, hem de Sayın Başbakanın vaatlerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini... Bakalım eskilerden bir farkı var mıymış, yok muymuş göreceğiz bunu. Şu andan itibaren bütün performansımız buna yönlendireceğiz.
 
Üstelik, TBBM’de grubu bulunan diğer parti liderleri CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçtaroğlu ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli de bizlerin özlük haklarının verilmesi hususunda irade beyanında bulundular. O bakımdan da sorunlarımızın çözüm ile ilgili olarak bir sorun gözükmemektedir.
 
Benim şahsi kanaatim, bu iş bizim açımızdan bitmiştir. Artık sorunlarımızı yetkililere anlatma safahatı sona ermiş, bu konu yüzde yüz bir isabetle halledilmiştir.  En yüksek mertebeye haklılığımız tescil ettirilmiş ve uygulama safahatı için söz alınmıştır.
 
Camiamız açısından o kadar bir rahatlama oluşmuştur ki; bundan böyle bütün enerjimizi, paçamızdan çeken kendi meslektaşlarımız da dahil olmak üzere kendimizi ve icraatlarımızı onlara anlatmak için değil, sorunlarımızı; “ülkemizde hala bizi anlayamayan kaldı mı acaba?” şeklindeki düşüncelere de değil, doğrudan doğruya, verilen sözlerin takibi için harcayacağız.
 
Düşünebiliyor musunuz, ne kadar yüksek bir zirveye taşıdık kendimizi? Allah başımızı döndürmesin.

 

Düşünebiliyor musunuz, bundan dört yıl önceki halimizi?

 
Dört yıldır yapılan bütün eylem ve söylemlerimizde;  AZİM dedik, İRADE dedik, SABIR dedik, UMUT dedik, İNANÇ dedik...
 
Biz bunları söyledik, kimi meslektaşlarımız da bizlerle dalga geçtiler.
 
“Sabır sabır, nereye kadar?” diye sordular. “Ölünce mi alacaksınız?” diye bizleri hak alma konularının müteahhidi yerine koydular. Bizleri “ihale takipçisi" pozisyonuna sokarak,  yerle yeksan etmeye çalıştılar. Kendielrini patron, bizleri de işçileri sandılar. Kendileri bizlere yardımcı olacaklarına, sözle dahi olsa destek vereceklerine, kahvelerini yudumlarlarken bile had bildirme, hakaret etme yarışına girdiler.  İnanın onların paçadan çekmeleri bizleri en fazla yoran hareketler oldu. Olsun, biz onları da seviyoruz. Herkes her konuya aynı heyecanla, aynı umutla, aynı azimle, aynı sabırla aynı irade ile, aynı inançla bakacak değil tabi. Herkes ufkunu, vizyonunu aynı noktaya yöneltecek değil tabi...  Zaten öyle olsa, uzayan zamanlar kısalır, çöller bir anda yeşerir, bizim açımızdan dünya bir anda Cennet'e dönüşürdü. Biz akıttığımız alın terinin tadını sindire sindire alacağız.

Paçamızdan çeken hem de kendi meslektaşlarımız, bize çıktığımız bu yolda çok çektirdiler çok...

 
Paylaşımları, açıktan ya da özelden yaptıkları hakaretlerin hepsi kayıt altında... Ama en önemlisi de yarın Mahkeme-i Kübra’da herkes alacağını alacak, vereceğini verecek.
 
“Umut tacirliği” yapmamızdan, “meslektaşlarımızı kandırdığımızdan”, “kendimizi tatmin ettiğimizden”,  “birilerine yalakalık yaptığımızdan”, “rant devşirdiğimizden” falan bahsettiler sürekli olarak. Biz bu başarıyı onlara rağmen kazandık.
 
Kimisi TEMAD üyeliğini bitirmekle tehdit etti... Sanki TEMAD bizlerin babalarının çiftliğiymiş gibi... Kimi “üyeliğini dondurduğundan”, kimi “mümkün olduğu kadar arkadaşına ulaşıp onların da TEMAD üyeliklerini sonlandırmalarını isteyeceklerinden”, kimi de bizleri “ihanetle” suçladılar. Yani bizler “davaya ihanet etmişiz.”
 
Bizi anlayamadılar... Bizim, camiamız için, sıfatımız için çırpındığımızın farkına varamadılar. Bizim içtenliğimizi göremediler. Bizlerin yüreklerindeki sevgiye karşılık veremediler.
 
Olsun, canları sağ olsun.
 

Neyse bunların yüzleşmesini kendilerine bırakarak, çok önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum.

Yazımın başlığında; “vaadi aldık, gerçekleşmesi için tüyolar...” dedim.

 
Aslında çok önemli iki tüyo var.temad son logo
 
Birincisi hala TEMAD’a üye olmayan meslektaşlarımız için...
 
İkincisi ise; TEMAD üyesi olup da hala üyelik aidatlarını ödemeyen üyelerimiz için...
 
Siz, TEMAD’a hala üye olmayan ancak bizleri takip eden, yaptığımız işlerin farkında olan, bu konulara meraklı olup da TEMAD dışından konuları izleyen meslektaşlarımız!
 
Eğer ki bir başarı sağlanmışsa ve bu vaatler gerçekleşmesi için son raddeye gelinmişse bunda TEMAD üyesi bütün arkadaşlarımızın dahli vardır. Üye olmadan sizler de yardımcı olmuşsunuzdur mutlaka ama bu yetmez. Meslektaş olmamız hasebiyle, sizlere sitem etme hakkımın da bulunduğunu düşünüyorum. Bizler hepimiz aynı şartlarda görevler yaptık. Eşlerimiz çocuklarımız hep aynı zorlukları yaşadılar. Bizler kader birliği etmiş insanlarız. İşte bu ortak noktalar vesilesiyle sizlere sesleniyorum.
 
Yarından tezi yok en yakın TEMAD şubesine iki fotoğraf ve yıllık en fazla, olsun sadece 50.00 TL üye aidatınızı yanınıza alarak, gidin ve üye olun.  Bakınız, haklısınız, üye olmasanız da alınacak bu haklar ve dolayısıyla size de yansıyacak. İyi ama böyle hak almanın tadı olur mu? İçinde emek olmayan, alın teri olmayan kazanımların hazzı olur mu? Başkalarının işinden gücünden, parasından, sevdiklerinden feragat ederek, sadece sıfatının, meslektaşlarının, sınıfının yani sizlerin, yani bizlerin yani hepimizin hakları için mücadele edenlerin sayesinde alınan hakların üzerine hazıra konmak doğru mudur?
 
Lütfen bana kızmayın. Söylediklerim “doğru mu?” “yanlış mı?” ona bakın...
 
Eğer böyle yaparsanız... 100 bin emekli içinde 50 binin üzerinde kayıtlı arkadaşımın varlığı özellikle son zamanlardaki çalışmalar neticesinde, hükumet başkanından söz aldırmışsa eğer, bir de sizlerin aramıza katılmasıyla bu hakların daha çabuk alınacağının işareti olmaz mı? Yarın öbür gün ihtimal vermiyorum ama, “dün dündür, bugün bugündür” derler ise, düşünebiliyor musunuz sizlerin de aramıza katılmasıyla birlikte TEMAD’ın Gnl. Mrkz.inin eli ne kadar güçlenecek...  “Haydin arkadaşlar Ankara’ya!” denilmesiyle birlikte Ankara caddelerinin nasıl bir ses desibeliyle inleyebileceğini hayal edebiliyor musunuz? “Bizler üye olmasak da geliriz” diyorsanız da haksızsınız...  “Kaç üyeniz var?” sorusuna; “yüz bin üyemiz var” cevabının söz verenleri nasıl korkutacaklarını düşünebiliyor musunuz?
 
Ben yarından tezi yok, tüm TEMAD şubelerinin kayıt kısımlarında kuyruklar oluşturmanızı canı gönülden hem de sizlere nazlanarak bir meslektaşınız olarak hem küçüklerimden, hem büyüklerimden hem de devre arkadaşlarımdan talep ediyorum. Haydin bizleri ve kendinizi sevince boğunuz.
 
Gelelim ikinci konuya... TEMAD’a üye olan Değerli Üyelerimiz. Bizler sizlerin yılda en fazla verdiğiniz 50.00 TL üyelik aidatlarınızla ayakta duruyoruz. Ne olursunuz üyelik aidatlarınızı gelin ödeyiniz. Bizlerin elini güçlendiriniz. Bizleri daha kararlı, daha umutlu, daha şevkli ve daha azimli bir hale sokunuz. Bizleri; "dernek binalarımızın kiralarını nasıl ödeyeceğiz?" diye karabasanlara gark etmeyiniz. Gelin hem de bir sıcak çayımızı içiniz.
 
Uğradığınızda, sizlerin lehine olabilecek hem maddi hem de manevi haz duyacağınız haberler de vereceğiz.
 
Zira; Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının, özlük haklarımız için verdiği vaatleri gerçekleştirip gerçekleştirilmeyeceği husus ya da gerçekleştirme süresini kısaltması, verdiği sözlerin arkasında daha sağlam bir şekilde durması,  sizlere burada verdiğimiz bu iki adet tüyoyla çok yakından alakalıdır.
 
Eğer bu iki tüyoya uygun hareket eder iseniz, size garanti veriyoruz,
 
Zafer yakındır.
 
Tayyar Yıldırım

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 10104 defa

Yorumlar   

0 #1 Osman AKYOL 05-11-2015 01:59
"Beklenen güzel bir gelecek ise, çekilen çile kutsaldır" Durmak yok, inadına devam Sn. Başkanım... Yüreğinize, kaleminize sağlık..

You have no rights to post comments