< < Kürt Sorunu ve Doğu İsyanları -2-
All for Joomla All for Webmasters
  • 1200 TL EK ÖDEME ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

    1200 TL EK ÖDEME ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

  • ASB. GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECESİ YASA TEKLİFİ ÜZERİNE

    ASB. GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECESİ YASA TEKLİFİ ÜZERİNE

  • Muhtarlar ihya oldu, biz ise

    Muhtarlar ihya oldu, biz ise "fakire bir sadaka" turları yapıyoruz

  • İKİ SEÇİM- İKİ SONUÇ

    İKİ SEÇİM- İKİ SONUÇ

  • TEMAD'IN SEÇİMİ

    TEMAD'IN SEÇİMİ

  • TEMAD İÇİN KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

    TEMAD İÇİN KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

  • Dernekler Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler

    Dernekler Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler

  • Emekli Asb. Fahrettin Bağrı İyi Parti Grubunda Astsubayları Anlattı

    Emekli Asb. Fahrettin Bağrı İyi Parti Grubunda Astsubayları Anlattı

  • DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

    DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

  • Hamza Dürgen'in Sinan Engin'den ne farkı var?

    Hamza Dürgen'in Sinan Engin'den ne farkı var?

  • TEMAD’da İhraçlar ve Yalanlar…

    TEMAD’da İhraçlar ve Yalanlar…

  • HAMZA DÜRGEN’İ TEMAD’IN BAŞINA GETİRENLERE AÇIK MEKTUP!

    HAMZA DÜRGEN’İ TEMAD’IN BAŞINA GETİRENLERE AÇIK MEKTUP!

  • DELEGE OYUNLARINA DİKKAT! HATA MI, KASIT MI?

    DELEGE OYUNLARINA DİKKAT! HATA MI, KASIT MI?

  • ASTSUBAY KAMUOYUNA DUYURU

    ASTSUBAY KAMUOYUNA DUYURU

  • Aylık olarak verilen 100.00 TL.yi alıyor musunuz?

    Aylık olarak verilen 100.00 TL.yi alıyor musunuz?

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
Pazar, 23 Ağustos 2015 19:53

Kürt Sorunu ve Doğu İsyanları -2-

Öğeyi Oyla
(3 oy)

ABD’NİN DOĞU İSYANLARINDAKİ ROLÜ VE BÖLGEYE BAKIŞI.

Yabancıların ileriye dönük Türkiye, komşu, yakın ve uzak çevre ile ilgili hesapları, planları yıllardan beri devam edegelmiştir halen de devam etmektedir.

Ortadogu,Balkanlar ve Kafkaslar en çok ilgilenilen coğrafyalar olmuştur. Bu bölğelerde misyoner okulları kurularak coğrafyaya ilk sömürge faaliyetleri başlatılmıştır.Sanayi devrimi ile başlayan enerji ihtiyacı ve Pazar arayışları için bakir coğrafya’ya ve insanlarına ihtiyaç olduğunun farkına  çoktan varılmıştır. Enerji (petrol-dogal gaz),Pazar, İnsan sermayesi Sanayi devlerinin iştihanı kabartmıştır. Onların vazgeçilmezi olmuştur adeta.

Bu nedenle, bölgeyi elde edebilmek için çeşitli araçlar kullanılmıştır. Demokrasi, İnsan hakları, özgürlük kavramları kendilerince yorumlanmış, elde ettikleri yerli işbirlikçiler eliyle siyasi sondajlara başlanılmıştır. Gayet masumane başlatılan bu hareketlerin nihai sonucu ülkenin inkıraz (1)  süreçlerine girmesi ile sonlanmıştır.

Ahmet Rıza, Prens Sabahattin ve arkadaşlarının Jön Türk, ”teşebbüs-i şahsi” çalışmaları, İkinci Meşrutiyet sonrası harpler ve nihayet yıkılışla sona ermiştir.

Günümüzün açılım politikaları bu bu tarz-ı siyasetin  son acı meyvesidir. İlki, Osmanlı’nın inkıraz sürecine girdiği dönemde, ”Milliyetçilik, Osmanlıcılık, İslamcılık” politikaları ile “ittihad-ı anasır” (2) fikriyle bütünün parçalanmaması düşünülmüş ama başarılı olunamamıştır.

Amerikan okulları, bölgede azınlık unsurlar üzerinde siyasi çalışmalar yaparken, bölgenin sevk ve idaresi ile enerji maden havzaları esas maksat olarak görülmüştür. Yoksa bölge insanının eğitim kültür gelişmişlik gailesi gözetilmemiştir.

Bölgede, Sultan Alparslan’dan önce gelmiş Türkler, zamanla Hristiyan ve Musevi dinleri ile tanışmış, din değiştirmişler lakin dil ve kültürlerini değiştirmemişlerdir. Ihlara, Aksaray, Sille ve Karaman’lı Türkler bu grupta mütalaa edilebilir. Bunlarla birlikte; Asuri, Keldani, Süryani, Ermeni ve Arap unsurlar bölgede 1071 öncesi mevcutturlar. Parça parça bölgeye yayılmış bu unsurlar, zamanla dillerini unutmuşlar, hakim kültür dili ile konuşmuşlar ve o hakim unsur içinde eriyip gitmişlerdir. Kalan bakiyeler ise yabancıların avı olmuştur.

Şeyh Sait isyanının anatomisi

Osmanlı dönemi doğu isyanlarında kavmiyetçilik olgusu görülmez.  Ağırlıklı olarak; “iktidardan pay kapma”, “vergi verme”, “askere alma” gibi kavramlar sözkonusudur. Bölge insanı, Kürt diye tesmiye (3) edilen halk olup netice itibariyle sünni Müslümandır. İslam kardeşliği ile “nakşi”,”kadiri” gibi Türkmen ve Kürt yüzbinlerce insanın bağlı olduğu şeyhler yetiştirmiş, tarikatlar kurmuşlardır. Bunların bir kısmı “seyyid” olup, Hz.Peygamberin soyundan gelmişlerdir. Şeyh Said bu bağlamda Kürt veya Zaza değildir. Kendisini seyyid olarak tanımlamıştır. (Bakınız, Uğur Mumcu, Kürt-islam Ayaklanması.)

Osmanlıdan Cumhuriyete geçiş çok sancılı olmuştur. 

Üst yapı kurumları tamamıyla değişmiştir.  Devletin genetik kodları toptan yeni kodlar ile yeniden teçhiz edilmiştir. Saltanat ve hilafet kaldırılmıştır. Şeriye ve evkaf bakanlıkları ilga (4) edilmiştir. Saltanat ve Hilafet kurumuna son derece bağlı olan Şeyh Said ve arkadaşları, yeni Türkiye Cumhuriyetine isyan bayrağı açmışlardır. Onların niyeti, Osmanlı Şehzadesi Selim Han’ı padişah yaparak, Osmanlı’yı devam ettirmektir. “Kürtçülük”, “Kürdistan” gibi kavram ve düşünceler başlangıçta yoktur.

1918 Mondros mütarekesiyle ülke yıkılmış, işgal edilmiş, devlet ricali ortadan kaybolmuştur. Bu dönemde yıkılan işgal edilen ülkenin selameti için bir çok devletçik kurulmuş, kurulması planlanmıştır. Şeyh Sait Hareketi’de böyle bir kıyam girişimidir.

Cumhuriyetin kurucu iradesi, rejim değişikligini, böyle bir tercihi zorunlu görmüş, binanın tamiri yerine binayı tamamiyle yıkıp yeniden organize etmeyi tercih etmiştir. Mustafa Kemal Paşa, İsmet İnönü, Kazım Karabekir bu bağlamda monarşist değil cumhuriyetçidirler. İleriki yıllarda köprünün altından çok sular akıp geçecektir. İşte bu irade tercihi neticesi,1299 dan beri devam eden müesses nizama bağlı kalanlar, hoşnut olmamış, yeni rejimi kabullenmemiş ve Cumhuriyetin kurucularına karşı ilk başkaldırı bu gruplarca başlatılmıştır.

Hilafetin ve saltanatın ilga edilmesiyle ilk kıvılcım çakılmıştır.

Şeyh Sait İsyanı (13 Şubat–15 Nisan 1925) olmuştur. Musul’u İngiliz mandaterliği (5) altındaki Irak’a bağlamak maksadıyla kışkırtılan ve kısa sürede Bingöl, Muş, Diyarbakır, Tunceli, Elazığ, Ergani, Silvan, Siirt ve Urfa gibi geniş bir alana yayılan isyan hareketi her ne kadar 15 Nisan’da bastırılmışsa da, bölgede huzursuzluk yıllarca devam etmiştir. Günümüzdeki ayrılıkçı bölücü haraketin oluşumunda bu cedelleşme (6) neticesi yaşanan niza ve insan kayıplarının karşılıklı etkisi yadsınamaz bir gerçektir.

Amerikan Basınında Doğu İsyanları 1925

Çalışmamızda, Amerikan basınında Doğu İsyanlarının nasıl algılandığı ortaya konulmaya çalışılacaktır. The Centralia Washington Daily Chronicle, The New York Times ve The Independent gibi büyük ulusal gazetelerin yanı sıra, Oakland Tribune, El Paso Herald-Post, Appleton Post-Crescent’den de yararlanılmıştır.

Doğu isyanları bütün dünyada büyük ilgi ve merak uyandırmıştır. İsyanların ilgiyle takip edildiği ülkelerden biri de Amerika Birleşik Devletleri’dir. Şark meselesi dedikleri suni-yapay bir ayrılıkçı hareket, son iki yüzyıldan beri zaten ilgi alanlarında devam  edegelmektedir.

Hazır bir ortam zaten vardır. Osmanlı çöküşe geçmiş, batışı mukadder olmuştur. Bu çöküşten kalan coğrafyayı elde edebilmek için mikro devletçikler kurma çalışmaları sanayi devrimi ile zaten başlatılmış idi.

Coğrafya, zengin petrol enerji kaynakları ile bakir bir alan olarak süper güçlerin ilgi alanındadır. Stratejik ve Ekonomik değere sahiptir. Batı’nın, kendilerinin sözünü dinleyen uslu yöneticilere ihtiyacı vardır. Batı; insan hakları, özgürlükler, demokrasi ve daha nice benzer kavramları bulmakta ve kullanmakta hiçbir zaman zorlanmamıştır.

Bu politika uyarınca, bölgeye misyonerler, diplomatlar, uzmanlar ve din adamları göndermişlerdir. Bu görevlilerin müzahereti (7)  ile önce siyasi Kürtçülüğün teorik alt yapısı oluşturulmuş,1878 Berlin Antlaşması sonrasında ise ülkeyi parçalamak için “Kürtçülük”, siyasi bir araç olarak kullanılmaya başlanmıştır. Devlet bu dönemde zayıflamış, çöküş sürecine girmiştir.

Toplumlar, kendi aralarında ortak bağ anlamında homojen (8) ve heterojen (9) olarak ayrılırlar. Her iki kesimide ayrıştırmak çok kolaydır. Batı,  bunların hepsini uygulamıştır. Batı’dan kastımız; ABD, İngiltere, Çarlık Rusyası, Fransa, İtalya, Almanya, Hollanda vs.dir.

Homojen yapı içine Kürtleri almamız mümkün iken, araya sokulan nifaklar ile Kürt ileri gelenleri kendilerini ayrı görmeye başlamışlardır. Halk dini bağlılıklarını hiç terk etmemişlerdir.Kürtler nihai planda Müslümandır.Türklerden ayrı olarak sadece dilleri vardır. Kültürleri aynıdır. Aradaki bu küçük farklılıkları büyüten batı; “aşiret”, “kavmiyet” ve “milliyetçilik” tohumlarını atarak ayrıştırma çalışmalarında başarılı olmuştır. Amacına ulaşmıştır.

“Kürdistan Azmi Kavmi”, “Kürt Teavün ve Terakki”, “Hewi/Hiva”,”Azadi” gibi cemiyetler kurdurulmuştur.

Sonuç:

Amerikan basını isyanlarla yakından ilgilenmiş, isyanların gidişatını çok kısa süreli gecikmelerle kendi kamuoylarına aksettirmişlerdir. Amerikan basınında isyanlarla ilgili haberler gazetelerin dış politika sayfalarında yer almakla birlikte,  neredeyse tüm bir sayfa ayrılarak, olaya ışık tutmaya çalışılmıştır. Amerika Birleşik Devletleri’nin politik duruşu, gazetelere de yansımıştır.Bu nedenle isyanlarla ile ilgili haberler son derece yanlı şekilde aksettirilmiştir. Örneğin kullanılan terminoloji son derece dikkat çekicidir. 

Doğu Anadolu bölgesinden bahsedilirken; Ermenistan, Güneydoğu Anadolu bölgesinden bahsedilirken ise Kürdistan tabirleri kullanılmıştır. Aynı şekilde Türk Devrimi reform hareketi olarak nitelendirilirken, Mustafa Kemal Atatürk için ise “diktatör” sıfatı kasıtlı olarak ısrarla kullanılmıştır.

Amerikan basınının isyanlarla bu kadar yakından ilgilenmesinin muhtemel sebebi, isyanları hem siyasi Kürtçülük hem de Türk Devrimi’ne tepki olarak algılamalarından kaynaklanmaktadır. Amerikada yaşayan Anadolu orijinli Ermenilerin kasti tutumları ve maksatları hem kaynak olarak hem de  o bölge ile alakalı ileriye dönük hesaplar söz konusudur.

 Şeyh Said İsyanı’nın çıkış sebebi daha çok Musul Meselesi nedeniyle, İngiltere ile ilişkilendirilirken, Halifeliğin kaldırılması dolayısıyla Türk devrimine bölge halkının bir kesiminin tepkisi de sıklıkla dile getirilmiştir.

Ayrıca Türkiye ile sınır problemleri nedeniyle İran’ın ve Türkiye’nin Batı’ya yaklaşması nedeniyle de Sovyet Rusya’nın isyanla ilgisi olabileceği yorumu yapılmıştır. Dersim İsyanı ise daha çok siyasi Kürtçülükle ilişkilendirilmektedir. Bu konuda Amerikan basını, Kürt İsyancıları bağımsızlık mücadelesi veren birer kahraman olarak göstermekten çekinmemiştir.Hatta basın, Başkan Wilson’un prensipleri kabul edilseydi bölgeye barış olacağı iddiasında dahi bulunmaktadır. Ayrıca bölge halkının feodal yapısını devam ettirmek arzusunda olduğu da sıklıkla vurgulanmıştır. Bunun yanı sıra Fransa, Türkiye ile aralarında olan İskenderiye Sancağı meselesi nedeniyle bu isyan hareketi ile ilişkilendirilmiştir.

Türk Devrim hareketinin değeri, doğruluğu ve kalıcılığı konusundaki görüşler pek iç açıcı değildir. Amerikan basını konuya şüpheci bir yaklaşım geliştirmiştir.Halktan gelen tepkiler nedeniyle ki, Amerikan basını sadece isyanlara değil Menemen hadisesine de dikkat çekmektedir. Devrimin başarılı olamayacağı basında hâkimdir. Bununla birlikte, Modernleşme ve gerçekleştirilen kalkınma hamleleri konusunda Türk Devrimi’ne karşı olumlu bir yaklaşımı olduğunu söylemek mümkündür. Daha öz bir ifadeyle Amerikan basınına göre,Türk Devrimi doğrudur ancak halk tepkisi nedeniyle kalıcı olamayacaktır. Türk hükümetinin ise sert bir şekilde eleştirildiği görülmektedir. Bu eleştirilerin odak noktası ise Atatürk ve Türk hükümetinin isyan hareketini bastırmakta kullandığı sert önlemler olmuştur ve pek çok yayın organı tarafından oldukça sert ve acımasız bulunmuştur. Atatürk ve Türk hükümetinin eleştirildiği bir diğer nokta ise, hükümet tarafından takip edilen merkezi otoriteyi güçlendirme ve devrimlerin kabulünü sağlamak maksadıyla uyguladığı “siyasi tunçel” olmuştur.

Yıllar sonra 1947 de İnönü hükümeti ile Teati edilen Türk-Amerikan işbirliği anlaşması ile elde edilen kolaylıklar da kullanılarak, çekiç güç ile devam eden müzaharet günümüzdeki durumu meydana getirmiştir. (DEVAM EDECEK)

Mustafa Kemal AZILIOĞLU

 

Yazıda geçen terimlerin açıklamaları:

(1) İnkiraz : Batma, dağılma, çöküş, yok olma, son bulma.

(2) İttihad-ı anasır : Unsurların birliği anlamına gelmektedir. ikinci abdülhamid tarafından ortaya atılmıştır. osmanlıyı oluşturan unsurların güçlenen milliyetçilik akımına karşı eşit birer unsur parça olarak tanımlanarak, bir bütün oluşturmasına çalışılmıştır. meşrutiyet ile birlikte ittihat ve terakki tarafından da benimsenmiştir.

(3) Tesmiye : Adlandırma, ad koyma, ad verme

(4) İlga : Bir şeyin varlığını ortadan kaldırma

(5) Mandaterlik : Mandacılık

(6) Cedelleşme : Cedelleşmek işi, becelleşme, cebelleşme

(7) Müzaheret : Yardım etme, arkalama, destekleme, arka çıkma

(8) Homojen : Bağdaşık

(9) Heterojen : Ayrışık 

 

 

 

 

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 3614 defa

You have no rights to post comments

Yandex.Metrica | ©Emekli Asubaylar