All for Joomla All for Webmasters
  • OYAK, TEMAD, TESUD Görüşmeleri üzerine bir görüş

    OYAK, TEMAD, TESUD Görüşmeleri üzerine bir görüş

  • AH ŞU DEVRİMLER

    AH ŞU DEVRİMLER

  • DURUMUN ÖZETİ

    DURUMUN ÖZETİ

  • TEMAD’da Cadı Avı Devam Ediyor

    TEMAD’da Cadı Avı Devam Ediyor

  • Yalnızlık Duygusu

    Yalnızlık Duygusu

  • SİTEMİZİN BEŞİNCİ YAŞINDA YENİDEN TEMAD DİYORUZ

    SİTEMİZİN BEŞİNCİ YAŞINDA YENİDEN TEMAD DİYORUZ

  • TEMAD'da Kurumsal Kimlik ve Güçlü STK Anlayışı

    TEMAD'da Kurumsal Kimlik ve Güçlü STK Anlayışı

  • SAĞLIKTA SAĞLIKSIZLIK

    SAĞLIKTA SAĞLIKSIZLIK

  • Koronavirüs Günlerinde Stres Kontrolü İçin Tavsiyeler

    Koronavirüs Günlerinde Stres Kontrolü İçin Tavsiyeler

  • Anayasa hep delikti ki

    Anayasa hep delikti ki

  • Züğürt Ağa Gerçeği

    Züğürt Ağa Gerçeği

  • Ayaş Domatesi Korkusu- Mehmet Ali KILINÇ

    Ayaş Domatesi Korkusu- Mehmet Ali KILINÇ

  • Lider ve Liderlik Kavramı

    Lider ve Liderlik Kavramı

  • TEMAD Yönetimini Uyarıyoruz

    TEMAD Yönetimini Uyarıyoruz

  • Güç, Empati, Kibir ve Liderlik

    Güç, Empati, Kibir ve Liderlik

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
Cumartesi, 25 Temmuz 2015 23:09

Tebdil-i Kıyafet olmasa da, Fatih Sultan Mehmet Han'ın yaşadıklarını yaşamış meğer...

Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

Herkesin bildiği güzel ve ders verici bir hikayedir.

Fatih Sultan Mehmet Han tebdil-i kıyafet çıkar çarşıya... Bu kez çarşıya çıkış amacı; evin erzaklarını temin etmektir... Hem de; "bir bakayım şu esnaf erbabının hali pürmelaline" diye düşünür. Bir kaç kalem malzeme alır parasını verir çıkar. Sonra bir şeyleri unuttuğunu fark eder ve tekrar döner aynı dükkana... O eksik olan erzağı da ister esnaftan... Fakat esnaf;  "ben sana biraz önce bir şeyler satmıştım ama şu yan taraftaki arkadaşımız henüz siftah yapmadı ondan al!" diye yan dükkanı işaret eder.

Fatih Sultan Mehmet Han, o gün buna benzer bir kaç olaya daha şahitlik eder ve bundan da oldukça memnuniyet duyar ve o meşhur sözünü mırıldanır:

"Ben bu millet ile değil İstanbul'u dünyayı fethederim." 

Bir kaç gün önce bir şube başkanımız aradı.

"Sevgili Başkanım, çok mutlu olduğum bir olayı seninle paylaşmak için aradım" dedi ve devam etti.

"Hani geçen yıl ikimiz birlikte ve bizden başka bir kaç kişiyle daha, bir olayı yaşamıştık. Karınca kararınca bir meslektaşımızın çaresizliğine bir merhem olmaya çalışmıştık. İşte o arkadaşımızı biraz önce bayram vesilesiyle aradım. Hem bayramlaşmaktı amacım hem de bir hal hatırını sorayım, “yapılabilecek bir şeyimizin olup olmadığını, bir ihtiyacının bulunup bulunmadığını” öğreneyim istedim.

Verdiği cevap beni çok müteessir etti.  İşte o cevabı seninle paylaşmak istedim.

"Sevgili başkanım, sizler, benim hayata yeniden başlamamı sağladınız. Sizler olmasaydınız şu anda belki benimle konuşamıyor olacaktınız. Çok farklı olumsuz düşünceler içerisindeydim. Ama beni sizler hayata bağladınız. Ben şu an bir işe girdim ve çalışıyorum. Çok şükür geçinecek kadar da kazanıyorum... Siz bana yapmak istediğiniz iyiliği zor durumda olan bir başka arkadaşımıza yapın lütfen. Sizler iyi ki varsınız, ben iyi ki sizlerin meslektaşınızım" dedi.

Tam tamına böyle demiş hal hatır sormak için aradığı şahıs ve "ben de bu cevabı yani bu asil davranışı, yani bu vefayı seninle paylaşmak istedim" dedi adı bende saklı Şube Başkanımız.

Kelimeler boğazıma düğümlendi. Bir müddet sustum. Sonra sohbeti zar zor tamamlayabildik.

Fatih Sultan Mehmet Han'ın o hikayesi geldi aklıma.

Ve, ara bozuculara rağmen, içindeki fesatlıkları her daim dışarı kusanlara rağmen, hiç bir maddi manevi menfaatin karşılığı olmadan ifa etmeye çalıştığımız bu görevle alakalı olarak hem de kendi meslektaşlarımızca her gün bir nahoşluğa, sürekli olarak moral bozucu eylem ve söylemlere şahitlik etsek de, bu işi başaracağımıza bir kez daha inandım. 

Ancak, bu inancımın devam etmesi için, güzel üslubun, belgeye ve bilgiye dayalı ifşaatların, bütün kurum ve kuruluşlara karşı saygı ve sevgi değerlerini korumanın ama hatalarını da medeni ölçüler içerisnde kalarak hatırlatmaya devam etmenin önemli olduğunu da unutmamamız gerekiyor.

Bir de dua ettim...

"Allah'ım sen; bozgunculara, fitne saçanlara, fesatlıık yayanlara kin ve nefret tohumu ekenlere fırsat verme"

Amin.

Tayyar Yıldırım

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 4793 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile