All for Joomla All for Webmasters
  • Anayasa hep delikti ki

    Anayasa hep delikti ki

  • Züğürt Ağa Gerçeği

    Züğürt Ağa Gerçeği

  • Ayaş Domatesi Korkusu- Mehmet Ali KILINÇ

    Ayaş Domatesi Korkusu- Mehmet Ali KILINÇ

  • Lider ve Liderlik Kavramı

    Lider ve Liderlik Kavramı

  • TEMAD Yönetimini Uyarıyoruz

    TEMAD Yönetimini Uyarıyoruz

  • Güç, Empati, Kibir ve Liderlik

    Güç, Empati, Kibir ve Liderlik

  • YENİDEN TEMAD BİLGİLENDİRME NOTU

    YENİDEN TEMAD BİLGİLENDİRME NOTU

  • FİL VE ZİNCİR

    FİL VE ZİNCİR

  • TEMAD Genel Merkezinin “İCRA”atları

    TEMAD Genel Merkezinin “İCRA”atları

  • ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİK

    ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİK

  • 1/1 yerine 2/3 derece/kademeden emekli edilen Asb.'ın hukuk zaferi

    1/1 yerine 2/3 derece/kademeden emekli edilen Asb.'ın hukuk zaferi

  • Hakları yenen GATA - HYO Subay öğrencilerinin sosyal güvenlik hakları

    Hakları yenen GATA - HYO Subay öğrencilerinin sosyal güvenlik hakları

  • BİR TEMAD PROJESİ: İHRAÇÇININ İHRACI

    BİR TEMAD PROJESİ: İHRAÇÇININ İHRACI

  • 17 EKİM DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

    17 EKİM DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

  • Mevcut zati silahların, ateş gücü yüksek olanlarla değiştirilmesi

    Mevcut zati silahların, ateş gücü yüksek olanlarla değiştirilmesi

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
Çarşamba, 25 Mart 2020 15:44

Züğürt Ağa Gerçeği

Öğeyi Oyla
(2 oy)

Nesli Çölgeçen’in kült filmi Züğürt Ağa’da (1985) feodal otoriteyi temsil eden ağa figürünün modern sosyo-politik denklemlerin alt üst ettiği güç ilişkilerinin çarkları arasında nasıl un ufak edildiği, kişiliğinin, kimliğinin ve otoritesinin nasıl parçalandığı anlatılır. Bu filmin bir sahnesi,  astsubay hak ve özgürlüklerini savunacak derneğimizde ağa sistemini getirmek isteyenler açısından özellikle önemlidir.

Gelelim konumuza;

zugurtAğanın adamları, kendileri ve köylüler için büyük bir ziyafetle sonlanmasını istedikleri bir gösteride Ağa’yı genç bir delikanlıyla güreştirmek üzere er meydanına çıkmaya teşvik ederler. 

Ağa, daha önce defalarca yaptığı gibi güreşi kazanacak, gücünü perçinleyen bu zaferin hemen ardından da kendisinin tebaasına karşı hoşgörüsünü ve koruyucu büyüklüğünü gösteren bir şölen tertip edecektir. 

Gösterinin izleyicileri olan köylüler ağalarının ne yaman bir güreşçi olduğunu görmek ve tasdik etmek üzere meydana doluşurlar ve ağalarını yüreklendirmek için tezahüratlar yaparlar. Gözleri bir yandan da meydanın diğer köşesinde güreş biter bitmez başına çökecekleri, üzerinde bir kuş sütü noksan yer sofralarındadır. 

Fakat bu yaman müsabaka beklendiği gibi sonuçlanmaz; ağanın karşısına çıkarılan genç delikanlı kazanmanın anlamının muğlak bir biçimde dönüştüğü değişen bir toplumun simgeleriyle zehirlenmiş gibidir ve ağaya karşı güç sergilemenin imkânsız sayıldığı feodal gerçekliğe isyan edercesine müsabakayı kazanır ve ağayı tuş eder. 

Gösteri kirleniverir böylece, çünkü bu kapışmanın taşıdığı anlamların tümü birden ağayla birlikte yere serilmiş olur. Genç güreşçi otoritenin kendini yeniden üretebilmesi için kurgulanmış bir senaryodaki rolünü oynamayı reddederek geleneksel gösterinin doğasının yüreğine bir hançer saplamış olur. 

Züğürt Ağa’nın, ayağının altındaki otorite zemininin kaymaya başladığını ilk kez hissettiği dramatik bir andır bu.  Ağa güreşin ardından vereceği şöleni iptal eder, köylüler de aylardır özlemle bekledikleri ziyafetten olurlar. Sonuçta, olan bitenden habersiz bir köşede kendi başına zaferini kutlayan genç güreşçi bir güzel pataklanır. Gücün görünür ve mutlak bir biçimde yeniden üretilmesine yaramayan bir geleneksel gösteri yok hükmünde olduğuna göre, sürdürülmesinin de bir anlamı kalmamış demektir. Bu sahne bir yandan da, geleneksel toplumla,  kapitalist ilişkilerin sızmaya başladığı yeni toplum ve onun yeni düzeni arasındaki sınırların aşılmaya başladığı bir zamanı ve uzamı da işaretler. Köylüler, ağalarının yenilmesine değil, ziyafetin berbat edilmesine içerlemişlerdir. 

Sonuç Olarak;

Binlerle ifade edilen camiamızı temsil eden dernek yöneticilerinin "ağalık düzeni" kurmak istemesi, kendilerini alkışlamayan ve eleştiren tüm üyelerin ihracına karar vermesi, ben yaptım sen hakkını adli mercilerde ara diyerek üyeleri zor durumda bırakarak zaman kazanması ve yapılacak genel kurulda oy kullanmalarının bir şekilde engellenmeye çalışılması yukarıda anlatılan ibretlik olayla bire bir benzeşmektedir. Dikensiz gül bahçesi isteyenler bu gül bahçesine hiç girmeyecekti. Girenler de dikene katlanmayı bilecek.

Bugün alkışlayanlar yarın ne yapacak? Ağalarının peşinden gitmeye, şakşakçılık yapmaya devam mı edecek?

Kirasını, yakıt giderini, işten çıkardığı personelin özlük haklarını ödeyemeyen, şube hesaplarına tedbir konulmasına neden olan bu yönetimin iki yıl geçtikten sonra züğürt ağalık rolünü halen devam ettirmesi yanlıştır. TEMAD’da “Ağalık Düzeni”, bizlerin yani Emekli Astsubayların da “ağası” olmaz, olamaz. Olsa olsa dirayetli, herkesin hakkını, hukukunu koruyan, mevcut düzen yerine daha demokratik bir düzenin tesis edilmesi için elini taşın altına koyan, ortak akıl ile yönetilen güçlü bir TEMAD ve onun yöneticileri olur.

Güçlü bir TEMAD yakın zamanda tüm meslektaşlarını şemsiyesi altına alacak ve yapacağı faaliyetlerle toplumda ses getirmeye kaldığı yerden devam edecektir.

Saygılarımla. 

İbrahim SÖKMEN

E.Ord.Kd.Bçvş.

 

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 358 defa
Bu kategoriden diğerleri: « Lider ve Liderlik Kavramı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile