All for Joomla All for Webmasters
Çarşamba, 05 Nisan 2017 22:42

Sonsuz Karakola İntikalinin 64. Yılında Dumlupınar - Uğur Esmer

Öğeyi Oyla
(3 oy)

6O gece her iki makina tam yol tornistan dedi ve kelebek kanadını çırptı.

Bu adam o gece o emiri vermeseydi Dumlupınar isminin yanında tek satır açıklama olacaktı.

"Hizmete giriş 1950-Hizmetten çıkış 1972"

Resimdeki şahısın 1953 yaptığı bir hata şimdi benim deniz tarihi üzerine kariyer yapmamla neticelendi.

******

23 Nisan 1944'de pruvasında şampanya şişesi patladı ve denizle buluştu "USS Blower" 120 adet üretilen Balao sınıfı denizaltıdan biriydi.

Pasifik filosuna verilmişti ve Pearl Harbour üssüne verilmişti. !7 Ocak 1945'de ilk cephe görevine çıktı. ilk hasarını da bir hücumbot ile çarpışarak aldı. İkinci hasarını ise aynı yerden bu kez Sydney açıklarında aldı. Mürettebatı onun lanetli olduğunu düşünmeye başlamıştı.

Çıktığı 3 cephe görevinde de attığı hiç bir torpido isabet etmedi. Savaş bitti. 1948 yılına kadar genel devriyeler dışında bir görevi olmadı

1

Ağustos ayından aralığa kadar 1948'de USS Carb ile sonar ve radar eğitimleri yaptı. 1950 yılında Atlantik filosuna devredildi.

2

Mart ayında tadilata alındı. Tadilattan çıktığında o artık bir filo tipi denizaltıydı ve 1955 yılında ilk nükleer denizaltı hizmete girene kadar dünya üzerindeki en iyi denizaltılardan biriydi. Şnorkel eklenmişti ve mayın dökücü özelliği kazanmıştı. 16 Kasım 1950 tarihinde ABD ile Türkiye arasındaki Ortak savunma Destek Yasası kapsamında USS Bumper (TCG Çanakkale) ile birlikte Türk donanmasına devredildi.

3

19 Aralık 1950’de TCG Dumlupınar ve TCG Çanakkale İstanbul Boğazı’nda TCG Yavuz zırhlısının selam toplarıyla donanmaya katıldılar.

4

 Bu tarihten sonra Dumlupınar'ı çok yoğun eğitim ve tatbikatlar bekliyordu. 1. filotilla sancak gemisi olması sebebiyle tatbikatlara gidecek gemiler listesinde mutlaka yer buluyordu. Geminin ilk Türk komutanı Dz. Yzb. Bahri Kunt'tu. Daha sonra yerine Gv. Yzb Sabri Çelebioğlu geçti. 1. filotilla komodoru ise Dz. Kurmay Albay Hakkı Burak'dı.5

Sıklıkla karıştırılır. Soldaki resim komodora ait sağdaki ise Çelebioğlu'na.

1953 yılında Mart sonunda Mavi Deniz Nato tatbikatı düzenlendi. Bu tatbikata TCG Dumlupınar ve TCG I. İnönü denizaltıları katıldı.

Tatbikatta bu iki denizaltı sovyet denizaltısı rolünde faliyet gösterecek diğer nato gemileri de üzerlerinde denizaltı savunma sistemlerini test ettiler. Genelde bu tatbikat hakkında fazla bilgi verilmez. Tatbikat sonunda gemiler kendi ülkelerine doğru yola çıktılar.

Denizaltılar Ege denizini aşarak Çanakkale Boğaz'ı girişine geldiler. Burasıda aşıldıktan sonra Gölcük'teki yuvalarına döneceklerdi.

Boğaz girişinde 1. İnönü makinesi arızalandığı için demirlemek zorunda kaldı. Dumlupınar tek başına boğaza girdi. Saat 00'da vardiya değişimi yapıldı. Çelebioğlu nöbetini Üsteğmen Hasan Yumuk'a devretti ve Anadolu sahiline çok yaklaşmamasını tembihledi.

Komodor Burak'da Astsubay İnkaya'ya Gelibolu geçildikten sonra uyandırılmasını emredip yatmaya gitti. İnkaya nöbeti bittiği halde yelkende kalmaya devam etti. Boğaz seyri güç ve tehlikeli olduğundan mürettebat fazlasıyla gerilir.

Kilitbahir, Çanakkale, Eceabat geçildikten sonra Nara Burnu'na yaklaşılır. burası çok keskin bir dönemeçtir. Burun dönülmeye başlandığında gözcü er Naboland şilebini fark etti ve rapor etti. Hafif puslu bir hava olmasına rağmen görüş yeterliydi.

Hasan Yumuk müsademe rotasında olduklarını fark etti ve çarpışmamak için rotasını değiştirip sancak 15 emri verdi.

Rota değişikliğini duyan gemi komutanı geri yelkene çıktı ve emir komuta bende diye bağırdı. Geminin karaya oturmasından korkmuştu.

Her iki makina tam yol tornistan iskele alabanda emri verdi. Naboland'ın önünden Avrupa sahili tarafına geçmek istiyordu.

Ama bunun için yeterince hızlı değildi daha sonra makinalar stop emri verdi. Artık her şey için çok geçti.

Naboland baş torpido dairesine sancak tarafında çarptı. Daha sonra Dumlupınar'ı yan yatırdı ve altında çiğnedi.

7

Yelkendeki 8 kişi denize düştü. Bir müddet zifiri bir karanlık vardı sadece sonra Naboland projektörlerini yakmaya, işaret fişekleri atmaya başladı. Sonra filikalarını indirdi. Denize can simitleri atıyorlardı. Denizin üzeri kesif bir motorin tabakasıyla kaplanmıştı. Astsubay Şaban Mutlu Düşerken başını çarparak şehit olmuştu. Gözcü erler ise Dumlupınar'ın su üstüne çıkan pervanelerine tutunmuşlardı. Makine dairesindekiler son bir gayretle gemiyi kurtarmak için motorları tornistan çalıştırınca feci şekilde parçalandılar.

Denize düşenlerden sadece beşi sağ kalmıştı. filikalara alındılar. Bu sırada Naboland'ın kaptanı Oscar Frederic Lorentson sürekli olarak Çanak’a 3 Mil mesafede kimliği bilinmeyen bir denizaltı ile çarpıştık. Acil yardım gerekli! mesajı yolluyordu. Çarpışma öyle şiddetliydi ki Eceabat'tan duyulmuştu. 10 Numaralı gümrük motoru hemen olay yerine giderek filikalardaki personeli alarak Çanakkale deniz hastanesine götürdü. Denize düşenlere ısınmaları için genelde konyak yada likör verilir. Gümrük motorunda bunlar olmadığı için rakı verdiler.

Sahile toplananlar gümrük motorundan inenler rakı koktuğu için bunlar sarhoş o yüzden kaza oldu haberini yaydılar.

Bu doğru değildir. Ertesi sabah Eceabatlı balıkçılar sarı bir şamandıra buldular. Bu Dumlupınar'dan fırlatılan battı şamandırasıydı. 

İlk görüşmeyi yapan Çanakkale boğaz komutanı Albay Zeki Adar oldu. Astsubay Selami Özben kıç torpidoda 22 kişi olduklarını söyledi.

8

9

Diğer dairelerle irtibat kurmaya çalıştığını ama cevap alamadığını bildirir. Gölcük'e kaza haberi ulaşmıştır. TCG Kurtaran ve muhripler yola çıkmıştır. Ancak TCG Kurtaran ile iletişim sağlanamadığı için gemi yarı yolda geri dönmüş sonra tekrar Çanakkale'ye hareket etmiştir.

ABD 6. filosu da bir gemisini yardıma göndermiştir. Kurtaran pozisyon almak için sabitleme şamandırlarını atmaya başlamıştır ama yüksek akıntıda sürüklenince bu şamandıralar yerine iki muhrip demirler. Çalışmalara başladıktan sonra bir sorun farkedilir. Şamandırada yüzeye çıktığında sabitleyici olmadığı için akıntıyla sürüklenmiştir. Yani Dumlupınar battığı sanılan yerden metrelerce daha kuzeydeydi.

Aşağıdakilere sadece 3 gün yetecek kadar hava vardı. Yani vakit çok değerliydi. Kurtarma için battı şamandırası kablosuna takılacak kurtarma çanı denizaltı üzerine indirilecekti. Kurtaran doğru noktaya gitmek için hareket ettiğinde şamandıra kablosu pervaneye dolandı ve koptu.

Akıntıyla sürüklenip giden şamandıra peşinden tüm umutları da götürüyordu. Bundan sonra tek seçenek vardı. Dalgıçlar 85 metredeki denizaltıya inecek ve kaporta üzerine bir çelik halat takacaklardı. İnmeye çalışan dalgıçlar ya bir yaprak gibi akıntıda savruldular ya da yüksek basınçtan ağızlarında, kulaklarından, burunlarından kan geldi. derin dalış cihazı getirildi suya girer girmez su aldı kullanılamadı.

72 saat dolduğunda 7. tebliğ yayınlandı ve personelden umut kesildiği söylendi. TCG Başaran üzerinde bir tören yapıldı.

10 11
 12

*******

Gelelim hep anlatılan şu Gelibolu'daki kız safsatasına niçin bunun doğru olmadığını anlatayım. Hikayede üç denizaltı vardı deniyor.

İki denizaltı olduğunu daha önce belirttim. Sonra bu arkadaki denizaltının kazayı farketmeden ilerlediği söyleniyor. Bu imkansız.

14

10 numaralı gümrük motoru başçarkçısı Selim Yoludüz kazadan hemen sonrasını şöyle anlatıyor: "deniz üzerinde bir çok fosforlu can simidi vardı. Naboland tüm projektörlerini yakmıştı ortalık gündüz gibiydi sürekli işaret fişeği atılıyordu. Can simitleri projektör vurdukça parlıyordu. Bir kaza yerinden çok panayır yeri gibiydi."

Sizce böyle bir yerden geçerken denizaltının yelkenindeki 7 kişinin bunları farketmemiş olma ihtimali var mı?

Üstelik sürekli telsizden yardım isteniyor. Ayrıca Arızalı olduğu için 1. İnönü ertesi gün öğlen olay yerine geldi. Telefonla konuşanlardan biride 1. İnönü 2. komutanıdır.

Değinmek istediğim diğer bir şeyse ah bir ataş ver türküsü.

Ne diyor türkünün o klibinde ümitler kesilince şarkı türkü söyleyebilirsiniz sigara içebilirsiniz dendi. Onlarda bu türküyü söyledi. Bu da imkansız bir şey. Ümitlerin kesilmesinin sebebi şamandıranın kopması neyle söylenecek bu denizaltıdakilere? Kopan şamandıra tek iletişim aygıtları. Ayrıca tüm konuşmaların tutanakları tutulmuş tutanaklarda böyle bir şey yok. Bu sırf kaset satsın diye uydurulmuş bir şey.

Son olarak dava sürecine değinecek olursak İki kaptanda hapis cezası aldılar. Lorentson'un avukatı İhsan Yarsuvat'ın evi vatan haini denilerek taşlandı. Çelebioğlu hapisten çıktıktan 3 yıl sonra ihraç edildi. Hasan Yumuk ise denizaltı filosu amiralliğinden emekli oldu.

Nabolant İstanbul'da onarılırken mürettebatı linç tehlikesi atlattı. Lorentson bir kazada batan şilebinde öldü.

Dumlupınar'ın hikayesi burada bitti.

Dumlupınar tatbikattan döndükten sonra Amerika'ya gidecekti. Şehit olan personel Amerika'ya gidip ailelerinden uzak kalmak istemeyip tatbikata gitmek için hazırlanan mürettebata katıldılar. Hasan Yumuk'da bunlardan biriydi. Yani aslında farklı bir geminin ikinci komutanıydı ama Dumlupınar'ın 2. komutanı Amerika'ya gideceği için Yumuk Dumlupınar'a verildi.

13Denizcinin mezarında ot bitmez derler Allah rahmet eylesin hepsine.

Dumlupınar'ın hatırasına en çok kim zarar verdi biliyor musunuz? Ağızlarından onu düşürmeyenler.

Kliplerinde kullanıp, romantik hikayeler uyduranlar. Gerçek ne biliyor musunuz?

81 aile oğlunu, eşini, babasını kaybetti.

Dumlupınar son tatbikata gitmeden önce iki mürettebat hazırlandı. Biri tatbikata gidecek diğeri Amerika'ya bakıma gidecek ekip.

Şehit olanlar eşinin, çocuğunun hasretine, baskısına dayanamayıp Amerika yerine tatbikata gidenlerdi.

Okuyan herkese teşekkür ederim.

Sonsuz karakola intikal eden Türk denizaltıcıları! Ruhlarınız şadolsun!

Uğur ESMER

https://twitter.com/tcg_dumlupinar/status/849306390023876608

DUMLUPINAR NEDEN BATTI? İsimli Vİdeoyu İzlemek için TIKLAYINIZ

15

 

 

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 3605 defa
Bu kategoriden diğerleri: « Hoşçakal Sevgili Babam Tetikçi »

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile