All for Joomla All for Webmasters
Cumartesi, 27 Haziran 2015 15:00

Köprüleri kim attı?

Öğeyi Oyla
(18 oy)
"Hayatta öğrenilmesi en zor şey; hangi köprüden geçmek, hangi köprüyü yakmak gerektiğine karar vermektir." David Russel

Emekli Asubaylar sitesi olarak, bir ayı aşkın bir süredir dilimiz döndüğünce, gücümüz yettiğince sizlerle birlikte, Asubayların HAK, ONUR ve ADALET mücadelesinin bir parçası olmaya çalıştık.

Kısa sürede sizlerin yoğun ilgisi ve destekleri ile birçok izleyenin gıpta ile baktığı 6.000'li günlük tekil ziyaretçi rakamlarına ulaştık. Bu süre içinde yandexsitemizin yönetim ekibinde daha iyiye ulaşmanın heyecan ve çabasını yaşayarak gördük. 

Bu güne kadar açıktan özellikle ismimizle ilgili bir kaç küçük serzeniş dışında ciddi bir eleştiri almadık. Ancak gıyabımızda geliştirilen ve bir kısmı edep sınırlarının dışındaki söylemlerden de haberdar olduk.

Başyazımızda belirttiğimiz üzere sitemizde bu tür kavgaların içinde olmadık ve olmayacağız. Ancak kişilik haklarımıza ve ONURUMUZA saldıranlara da hak ettikleri cevabı her şekilde vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Bu konuyla sizleri daha fazla meşgul etmek istemeyiz. Zaten bu sözlerin sahiplerinin bizi an be an izlediklerini biliyoruz. Umarız mesajı doğru alırlar ve anlarlar.

*****

Geçtiğimiz hafta, öne çıkan konularımız;

ABD Hava Kuvvet Asubayının İncirlik ziyareti, 

Genelkurmay'da yapılan ve 14 Emekli Asubay'ın davet edildik dediği ancak bunun gerçekten bir davet mi yoksa talep üzerine kabul edilme mi olduğunu anlayamadığımız, çay(cı)lı toplantı, 

Deniz Kuvvetleri'nin Emekli Deniz Asubaylarını yok sayarak gerçekleştirdiği "Geçmişten geleceğe 125'inci yılında deniz astsubaylığı" paneli ve 

Sınırlarımızı yolgeçen hanına çevirmesine göz yumulan IŞİD teröristlerince, görevini yaparken kaçırılan Asb. Özgür ÖRS'ün vicdansızca, TSK Disiplin Kanunu ile kurulan Disiplin Kurulunca kibar adı ile resen emekli edilmesi, gerçekte ise atılması idi.

Yukarıdaki konuların tamamı birbirinden farklı gibi görünse de, sorunlarımızın çözümünde karşımıza duvar ören zihniyetin analiz edilmesine dayanak olabilecek haberler ve konulardır.

Genelkurmay'da yapılan toplantı ve Deniz Asubaylığı Paneli'nin baş aktörlerinin içinde ne yazık ki Genelkurmay Asubayı ve Denizkustum otu Kuvvetleri Kuvvet Asubayı vardır. Bu meslektaşlarımız, aynı zamanda, Genelkurmay'ın "küstüm otu alınganlığı" ile TEMAD'a Kapılarını kapatmasının ardından kurulan TEMAD KÖPRÜLERİ attı korosu ile aylardır konserlerine devam edenlerin saz arkadaşlarıdır. 

Kurumsal kimlikler kişisel husumetlerle iş yapmazlar, yapamazlar. Genel seçimler öncesi birbirlerine en ağır hakaretleri yapan siyasiler bugün iktidar ortağı olmak için diyalog geliştirmeye çalışmaktadır. Hal böyleyken, Genelkurmay Başkanlığı gibi yıllardır ülkenin yönetiminde paralel! (günümüzde cemaat yapılanması için kullanılan anlamında değildir) bir güç olan kurumun, TSK'nın kimyasının, çalışma huzur ve barışının bozulması pahasına bir STK ile bu şekilde husumet sürdürmesinin vebali ağırdır.

TEMAD Genel Başkanı'nın 2012 PES sürecinde yapmış olduğu televizyon konuşmaları ve basın açıklamalarında maksadı aşan söylemleri olmuştur kabulünden hareket etsek bile bu durumu o günün şartları içinde değerlendirmek gerekir.

Bu hususta TEMAD Genel Başkanlığımızın eğer hata olarak değerlendirilecekse; en ciddi hatası bilgilendirme eksikliğidir diyebiliriz;

2011'de yapılan ilk görüşmede Genelkurmay Başkanı'nın çözüm yolunda gösterdiği irade, Asubay toplumu ile paylaşılmış ancak peşi sıra Genelkurmay Başkanının direktifiyle yapılan toplantıya gelişte asgari protokol ve nezaket kurallarının hilafına TEMAD Heyetinin Genelkurmay Nizamiyesinde üst aramasından geçirilerek içeriye alınmaya çalışılması girişimi, ve bu nedenle yaşanan gerginlik,

Toplantıya başkanlık eden generalin pantolon ceplerini dışarı çıkararak "haklarınızı vermek isteriz ancak yok, nereden verelim" mealindeki tahrik edici tavrı ile başlayan, Genelkurmay Başkanı'nın iradesinin hilafına davranış ve uygulamalar zinciri,

TV programlarına çıkılmadan önce Genelkurmay Başkanı'na yazılan “Kişiye Özel” mektup ve alınan cevabın içeriği, gibi konularda yeterli bilgilendirme yapılmamış olması, köprüler atıldı söyleminin sorumluluğunun TEMAD üzerinde kalmasına neden olmuştur.

04 Mayıs 2012 tarihinde TSK resmi WEB sitesinden yayınlanan ve bir STK'ya verilen muhtıra olması özelliğiyle tarihe geçen bildiri de "köprü atmak" fiilinin değerlendirilmesinde gözden kaçırılmamalıdır. 

Milletimizin gözbebeği ordumuza sadakat ve sorunların çözümü çabalarının zarar görmemesi hassasiyetiyle, bunların paylaşılmaması neticesinde; mızıkçılık yapan TEMAD'dır, sert söylemler olmasa, TEMAD köprüleri atmasa, Genelkurmay bu sorunları çözecekti, şeklinde sığ analizler ortaya atılarak, TEMAD’ın iç işlerine müdahalelere dayanak, gasp edilen haklarımızın verilmemesine de BAHANE yaratılmaya çalışılmaktadır.

Gerçek anlamda HAK, ONUR ve ADALET mücadelesi yapmak iddiasında olanların yapması gereken, Asubay camiasına karşı yıllardır uygulanan ikiyüzlü uygulamaları deşifre ederek karşı durmak, sosyal medyadaki her paylaşımın altına TEMAD yöneticilerine karşı duyduğu kini kusmadan da mücadele edilebileceğinin farkına varmaktır.

Özgür Örs Asubay’ın çağ dışı Disiplin Kanununa dayanılarak disiplin kurulu marifetiyle ordudan atılmasından bile “TEMAD Hukuk Komisyonu Başkanı’nın çabalarını değersizleştirme” pahasına TEMAD’ı eleştirecek malzeme yaratabilmek, tıp biliminin ilgi alanına giren bir konu olduğundan bu konuda bir şey söylemeyi gereksiz görüyoruz.

*****

Bu arada sözü biraz uzattık kusurumuza bakmayın. Hep Sn. Şükrü Irbık uzatacak değil ya :) . Site olarak, bizim kimse ile yarışımız yok. Yalnızca kendimizle yarışıyoruz. Çünkü; yarın sizlere daha iyisini sunmak için daha çok çaba sarf etmemiz gerektiğinin bilincindeyiz. Tıpkı anonim bir Afrika Hikâyesinde olduğu gibi.

Her sabah bir ceylan uyanır Afrika’daaslan ve ceylan

Kafasında bir tek düşünce vardır.

En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek,

Yoksa aslana yem olur.

***

Her sabah bir aslan uyanır Afrika’da

Kafasında bir tek düşünce vardır.

En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek,

Yoksa açlıktan ölecektir.

***

İster aslan olun,

İster ceylan olun hiç önemi yok.

Yeter ki güneş doğduğunda koşuyor olmanız gerektiğini,

Hem de bir önceki günden daha hızlı koşuyor olmanız gerektiğini bilin.

***

Yaşam adlı koşuyu ne kadar güzel anlatmış Afrika atasözü,

Bir önceki günden daha hızlı koşmak gerekmektedir.

Çünkü eğer aslansanız,

Ve en yavaş koşan ceylanı bir önceki gün yakalamışsanız

Ve bugün bir ceylan yakalamak niyetindeyseniz,

Artık bilmelisiniz ki en yavaş ceylan sizden daha hızlıdır,

O halde düne göre hızınızı artırmanız gerekmektedir.

***

Yok eğer ceylansanız

Ve henüz aslana yem olmamışsanız

Hızınızı düne göre mutlaka artırmalısınız,

Çünkü sıra size gelmiş olabilir.

***

Yani…

Hayat koşusunda, devam edebilmenin tek şartı var…

Dünden daha hızlı olabilmek…”

***

Sağlık ve esenlik dileklerimizle.

Halil ERGENLİ



Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 5986 defa

Yorumlar   

0 #1 Muttalip ÖDEMİŞ 28-06-2015 01:56
Başkanım kaleminize sağlık.Durmak yok.Koşar adım mücadeleye devam.Bu yolda bizlerde sizlerin yanındayız.
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile