All for Joomla All for Webmasters
Pazartesi, 28 Kasım 2016 22:42

İsmail Turan Ağabeyime cevap ve diğer hususlar...

Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

Sayın ismail Turan Ağabeyim, "aslında bu yazımın altına açıklama göndermek istediğini” ama “emekliasubaylar sitesinde yorum yapamadığı” için yani o konuda “bazı sorunlarla karşılaştığı” için cevabını, emekliassubaylar.org’ta köşe yazısıyla açıklamak zorunda kaldığını” belirtmiş, cevabi yazısında.  

Sanırım yorum yapma konusunda teknik bir sorunla karşılaşmış kendisi.  “Siteye yorum yapılamaması” gibi bir engelleme söz konusu olamaz. O konuyu birlikte çözebileceğimiz hususunda buradan kendisine yardımcı olabileceğimi beyan etmiş olayım.

Zaten bu konuda Halil Ergenli arkadaşımız da yazının altında gerekli açıklamada bulunmuş.

İsmail Turan Ağabeyime; “9/2 ve tazminatlarla ilgili sorular,sorular, sorular” başlıklı yazımın içinde kendisiyle ilgili bölüme verdiği cevaplar için de ayrıca teşekkür ediyorum.

Buradan; naifliği, beyefendiliği, samimiyeti ve üslubu için de ayrıca teşekkür eder, en derin saygılarımı sunarım.

Dili kirli, samimiyetsiz, kendinden başka akıllının yer yüzünde yaşamadığını sananlara da İsmail Turan Ağabeyin dilini örnek almalarını tavsiye ediyorum. 

Neyse “dili kirli” olanlara yazının içinde yer yer bir kaç cümle ile de olsa değineceğim ama onları fazla da muhatap alma taraftarı değilim doğrusu.

Ancak; İsmail Turan Ağabeyim, yazımla ilgili olarak bazı konuları sanırım yanlış anlamış. Bu yanlış anlaşılma durumu, benim ifade ediş biçimimden de kaynaklı olabilir. Bu nedenle aynı konularda tarafımdan bigilendirme yapma mecburiyeti hasıl oldu. 

İsmail Ağabeyim, emekliassubaylar.org sitesindeki cevabi yazısında madde başlıkları açmış. Ben de o madde başlıklarına uygun olarak cevap vereceğim.

1.  Yazımda; “Siz ne zaman yardım talep ettiyseniz elimizi uzattık. Maddi manevi katkı yaptık. Neredeyse tam bir yıldır sağır sultanlar bile duydu siz duymadınız. Kampanya çağrılarımıza kulak tıkadınız” demişim.

İsmail Turan Ağabeyimiz de, kampanyamıza katılamama sebebinin; "duyarsızlık ve ihmal"den kaynaklandığını belirtmişler. Ayrıca, “kendisi için yapılan yardım kampanyası hususunda özel bir talebi olmadığı halde, emekliassubaylar.org sitesi yönetiminin bu yöndeki teklifini kabul etmek durumunda kaldığını” belirtmiş.

Saygıdeğer Ağabeyim. 5 yıl önce Temad Konya Şube Başkanımız İsmail Sezer idi. Ben de Bşk. Yardımcılığı görevindeydim. O tarihte, yönetim kurulu kararıyla ve kurumsal anlayışla kampanyanıza kurumsal bir katkıda bulunmuştuk. Zaten ben o yardımı; “şahsım olarak gönderdiğimi” söylemiyorum ki yazımda. Şu andaki, her türlü resmi prosedüre uygun olarak başlattığımız TEMAD Konya Yer Alma Kampanyamızda zaten kurumsal bir kampanyadır. Dediğim gibi benim “Tayyar Yıldırım olarak destek oldum” diye bir beyanım yoktur. Yazımda da, sizin o tarihte emekliassubaylar.org’da yayınladığınız belgede Temad Konya ibaresi mevcuttur.

Burada bir parantez açmama izin veriniz lütfen.

 

Bu konuda cevap yazınızın altına; “duygu sömürüsü yaptığımızdan” bahisle yorum yapanlar olmuş.  Hayır, biz 2011 yılında 10 bin lira borçla aldığımız Konya Şubemizi şu an kendi yerini alma pozisyonuna getirdik ve asla “duygu sömürüsü” ile açıklanabilecek bir iş yapmıyoruz. “Kendi cebine para girmesi hususuyla ilgili binlerce soru soranların bazen de kendi haklarının peşinde koşan ve kıt kanat şube yönetmeye çalışanlara, kiranızı, elektirk paralarınızı, su giderlerinizi, işçi, parlarınızı nasıl karşılıyorsunuz, diye de sorular sormalarını talep ediyorum” diyorum. Bunun neresi “duygu sömürsü” oluyor, anlayabilmiş değilim. Şunu da söylemem lazım. TEMAD Konya’nın ne bir lokali, ne de para kazandırıcı bir müessesi bulunmamaktadır. 

Biz 2011 yılında aldığımız devamsız, 200 kayıtlı üye sayısnı binli rakamların üzerine çıkaran bir şubeyiz. Burada kendi şubemden bahsediyorum. Başkalarının avukatlığını yapmıyorum. Üstelik, biz kendimize şato falan yaptırmak için talep etmiyoruz bunu. Camiamızın kendi yerine kavuşması ve bağımsız, rahat ve huzur içinde görev yapabilmeleri için yapıyoruz. “Duygu sömürüsü” kavramınızı, şubemize bu konuda yardım yapmış olan yüzlerce kişiye saygısızlık olarak eddediyorum. Siz kendinizin taleplerine cevap verilmesini ama kendinizin asla yapmayı düşünmediğiniz yardım konusuna kılıf uydurmak için böyle bir nezaketsizliği yapmış olmanız, dedim ya camiayı aşağılamakla alakalıdır. Yardım yapmayabilirsiniz ama bizim her türlü yasal mevzuatı uygulayarak camiamıza yer kazandırma teşebbüsmüzü de aşlağılayamaz, değersizleştiremez ve kampanyamıza yardım edenlere saygıda kusur edemezsiniz, etmemelisiniz. Ne yani onlar bizlerin duygu sömürüsüne kanarak mı yardım ellerini uzattılar? Onlar yüreklerini ortaya koyarak yaptılar bunu  ve yapmaya da devam ediyorlar. 

Dernek giderlerinin sadece aidatlarla karşılanamayacağını, aidatlarla tapulu bir mekanın elde edilemeyeceğini bilmiyor olamazsınız. “Sırtında yumurta kefesi olmayanlar” bilemezler bunu. 

Ne yani, sizler yardım kampanyaları yaparken hak oluyor da, bizlerin şubeye yer alma konusunda İçişleri Bakanlığı izniyle yaptığımız kampanyalara katılım davetleri neden “duygu sömürüsü” olsun? İsmail Ağabeyin “zeytin dalı” konulu yazılarına uygun hareket etmek ve güzel bir üslup kullanmak lazımdır.

Şunu da belirtmek isterim. Sosyal Medya çıkalı “Tayyar Yıldırım” isminden başka hiç bir hesabım olmadı. Kime ne söylüyorsam bu isimle söylüyor,  sahte isimlerin arkasına saklanarak insanlara hakaret ve iftira da bulunmuyorum. Böyle onbeş yirmi isim kullanıp ona buna ayar verneleri de Allah’a havale ediyor, onları kendi gibi olanlarla baş başa bırakıyorum. 

Bakalım kimler üzerine alınacak? Bunu da merak ediyorum.

2. Değerli Ağabeyim, dava hakkında sizin mücadelenize hiç bir zaman ne şubem olarak ne de kişisel olarak saygısızlık etmedim, etmem de. Ben “İsmail Turan” İsmini bu yönüyle takip eden bir kişiyim. Size inanmasak, size saygı duymasak kampanyanıza da kurumsal olarak zaten katılmazdık. Kurum olarak yanınızda olduğumuzu gösteren bir eylemdi kampayanıza katılma eylemi. O tarihlerde “emekliassubaylar.org”site yönetiminden de bu davranışımız için, önemli dönüşümler olmuş ve teşekkürlerle yad edilmiştik. 

Yazımda kişisel olarak ya da başkanı olduğum şubemin; gerek 18 yaş altı konuları ile ilgili olarak, gerekse 30 yaş üzeri ikramiye konularıyla ilgili olarak ve gerekse intibak konularıyla ilgili olarak bir dava açtığımız hususuyla ilgili bir sözüm ya da iddiam kesinlikle olmamıştır. Ben yazımda şunu söyledim. “Kazanılan bütün davaların, yani gerek Disiplin Kurulunu teşkil eden avukatlarımızın ve gerekse diğer meslektaş avukatlarımızın dava konusu ettikleri ve kazandıkları davaların kararlarını bütün açıklığıyla yayınladığımızdan” bahsediyorum. Sanırım burada bir yanlış anlaşılma var. Söylediğim husus şudur: “Kazandık” diye attığınız manşetin altına da; “eğer bu konularda kazanılmış davalar varsa kararını yayınlamak lazım, neyi saklıyorsunuz?” sorusudur? “Biz bu konularla ve diğer konularla ilgili olarak verilmiş bütün kararları sitemizde yayınlıyoruz, siz neden yayınlamıyorsunuz?” diye “emekliassubaylar.org” sitesine bir göndermedir. Bu tür konuları bizlere gönderirseniz bizler de hem özel sayfalarımızda hem de bahsettiğim hukuk köşesinde yayınlayabiliriz. 

Dolayısıyla cevabi yazınızda, şahsıma yönelik olarak, “emekliastsubayalar için bir çok davalar kazandırdığınızı yazıyorsunuz” cümlenizi karşılayacak hiç bir iddiam olmamıştır ve tekrar edeyim ki; o tarihte ne ben şahsen ne de şubem olarak bir dava açmışlığımız yoktur ve yazımda böyle bir ifadem de yoktur. Ben bundan 6-7 ay kadar önce kendimle ilgili olan bir dava açtım o da henüz sonuçlanmadı. Ben sadece; “başkaları tarafından kazanılmış olan davaların kararlarını bizler yayınlıyoruz da siz neden KAZANDIK demenize rağmen yayınlamıyorsunuz?” diye soruyorum.

Sizin arşivlerden bulup çıkardığınız ve 4-5 yıl önce yayınladığınız sınıf okulu kararını avukatlar emsal karar olarak almışlar ve bu konuda davalar açmışlarsa ve bu davaları kazanmaya devam ediyorlarsa eğer bu durum elbette camiamıza çok şey kazandırıyor ve sizin bu konudaki emeklerinizi de bir kez daha gözler önüne sermiş oluyor. Yalnız ben sizin İNTİBAK DAVASINI KAZANDIK şeklinde haber yapılarak yayınlanan konu ile alakalı olarak yapılan yayınların hiç bir yerinde o karara rast gelmedim. Belki de yayınlandı benim gözümden kaçtı bilmiyorum.

"Değerli Ağabeyim, bunları yazmam, sizin çalışmalarınıza saygı duyduğum gerçeğini asla değiştirmez.

3.  Ben sizinle geçmişte bir kez ama başka bir husus ile ilgili olarak görüştüğümü hatırlıyorum. Ancak yazımda; “bahsedilen konu ile ilgili olarak kazandıklarını iddia ettikleri dava ile ilgili olarak, bizzat ben telefon ettim, bana bu cevapları verdiler” demiyorum ki... İsim yazıp da polemiklere yol açmasın diye, özneyi ve yüklemi hep çoğul olarak kullandım ve kendi üyelerimin ve Dis. Krl. Üyelerimin bana sizinle yaptıkları görüşme sonucunda verdikleri cevaplardan esinlendim. “Emekliassubaylar.org” sitesinde “KAZANDIK şeklinde yapılan habere konu olan kararın ne olduğunu ve “neyi kazandık?” şeklinde soru soran üyelerime bilgi verebilmek üzere bizzat avukatlarımızdan Sayın M.Ali Arslan ve TEMAD Kurucu Başkanımız ve kendisi de bir Denizlili olan ve sizin hemşehriniz olan Metin Demirci Ağabeyimizin sizi aramaları neticesindeki konuşmalardan ve “kararı istedikleri halde sizin vermekte imtina ettiğinizi” söylemelerinden yola çıkarak yazdım. Hatta Av. M.Ali Arslan sizden kararı sorunca; “Sevgili Kardeşim madem avukatmışsınız, araştırırsanız bulursunuz” dediğinizi aktardı bana. Aradan zaman geçtiği için ve o tarihlerde sizi çok sayıda kişinin aramış olmasından dolayı unutmuş olabilirsiniz. Ama şimdi ben yazınca mutlaka hatırladığınızı tahmin ediyorum. Kaldı ki; “sizinle şahsen ve bizzat görüştüm” demiyorum yazımda. Ama benim hukuki olarak yetersiz kalabileceğim endişesiyle sizinle görüşmesini rica ettiğim ve bizzat Av. M.Ali Arslan ile olan diyalogunuzda, kararı istemesi üzerine; “siz madem avukatsanız, bulursunuz” şeklinde cevap verdiğinizi iletti bana.

Bu konular sizin söylediğiniz gibi, “size karşı yapılan ağır ithamlar” değil, sadece benim ve camiamızın ilgili bütün fertlerinin merak ettiği ve sizin davanızla ilgili olarak “KAZANDIK” manşeti atan sitenin bu kararı da yayınlaması gerektiği husundaki temennimizdir. Zira bu konudan binlerce kişi istifade edeceği için, kararı onların istifadesine sunma arzumdan kaynaklı masum taleplerdir. Neden “ağır itham” olsun ki?

Böyle bir kararın, madem mevcut olduğunu söylüyorsunuz o halde hem şahsımın hem de camiamın bu kararın ne olduğunu merak etmesinden daha doğal ne olabilir ki? İşte benim; “biz kazanılan bütün davaların kararlarını sitemizde yayınlarken, siz neden yayınlamıyorsunuz acaba?” diye merakımdan kaynaklı soruyu sormam bundandır. 

Kaldı ki, şahsen benim de sınıf okulunda 18 yaş altında geçen 8 aylık bir sürem mevcut. Bir yıl da 30 yıl ve üzeri sürem mevcut... Ben ikisini de birleştirip davasını vekilime açtırmış bulunmaktayım. Neticeyi kararıyla birlikte kamuoyumuzla paylaşacağım. Bu tür paylaşımların camiamıza çok büyük getirileri olmuştur, olmaya da devem ediyor ve devam edecektir. 

Ayrıca, “İNTİBAK DAVASINI KAZANDIK” dediğiniz davanın kararı varsa eğer o kararı da yayınlarsanız camiamız mutlaka faydalanacaktır.

Emekliasubaylar.org sitesinin HUKUK KÖŞESİ, camiamızın istifadesi için sanki bir hukuk bürosu gibi hizmet vermektedir. Bizler bundan kıvanç duyuyoruz. Binlerce arkadaşımız oradaki emsal kararlardan yola çıkarak 30 yıl üzeri ikramiyelerine ve sınıf okullarında geçen 18 yaş altı sürelerin karşılığı olan haklarına kavuştular, kavuşmaya devam ediyorlar. Bizleri her gün onlarca kişi arıyor, avukatlarımız ücretsiz danışma hizmeti veriyorlar. O avukatlarımıza da çamur atanlar olmuş yorumlarda. Eminim ki onlarla irtibat kuran binlerce meslektaşımız da o çamur atma olayından dolayı çok kızgınlardır şimdi. Onlar danışırlar ve davalarını istedikleri avukata açtırırlar. Çok etik olmayan ithamlardır bunlar. Zira bu hizmetler güzel hizmetlerdir ve camiamız menfaatine yayın yaptığını söyleyen bütün yayın organları böyle yapmalılar. yorum

Ancak; emekliassubaylar.org sitesinde bir arkadaşın yaptığı yorumda; “kararı yayınlarsak, teşekkür etmeden istismar ederler” gibi camiamız mensuplarına güvensizlik içeren ifadeler kullanılmıştır. Yapılan gönüllü bir işten menfaat mi beklenir? Ne yani biz de o yayınladığımız kararları aynı gerekçelerle yayınlamaktan vaz mı geçelim? Böyle bir gerekçe yüzünden “var olduğunu” söyledikleri kararı yayınlamamak olur mu hiç? 

Bizler hiç bir kimseden teşekkür falan beklediğimiz için değil, camiamızın fertleri istifade etsin diye yayınlıyoruz o belgeleri. Yine aynı yorumun sahibi; “30 yıl üzeri ikramiyeler örnek dilekçe ile alınabiliyor, bunu bile kendi başarıları gibi gösterek arkadaşlarımıza avukat parası ödettiriyorlar” şeklinde yalan ve iftira içerikli ifadelere başvurmuş. Gerçekten de bu çok ağır bir itham ve iftiradır. Şimdi soruyorum. “Örnek dilekçe” ile 30 yıl üzeri hakkını alabilmiş bir tek isim söyleyebilir mi kendisi? Hayır söyleyemez. Eğer alan varsa kendisi söylesin. Çünkü böyle bir şey asla mevzubahis bile değildir.

Üyelerimden bazılarının “30 yıl üzeri ikramiyelerini artık dilekçe ile veriyorlarmış, dava açmaya gerek yokmuş, ben falan yerde okudum” demelerinin gerçek sebebi de açığa çıkmış bulunuyor. Böyle bir konu asla va kata mevcut bulunmamaktadır.

Bu konu ile ilgili olarak; hükumetin Mayıs 2016’da taslak halinde meclis komisyonuna sunduğu ama sonradan geri çektiği bir husus vardır ki, halen dava açmak suretiyle hak alma dışında başka bir yöntem bulunmamaktadır. Bunun da camiamız tarafından bili,nmesini isterim.

Bu iftira için bile özür beklemeyelim, yıllardır olduğu gibi boşuna bekleriz çünkü.

Değerli İsmail Turan Ağabeyim... “Telefonlarım yoğun aranmaktaydı, eşim rahatsızdı, telefonum arızalanmıştı” şeklindeki açıklamalarınızı insani buluyor ve kabul ediyorum. Haklısınız bizler de 7/24 aynı yoğunluğu, benzer sağlık ve teknik sorunlarla birlikte yaşıyoruz. Sizi en iyi anlayabileceklerden birisiyim. Buna rağmen cevap veremediklerimiz olduğunda; sitemlere hatta ağır sözlere muhatap oluyoruz. Halbuki yaptığımız iş gönüllü bir amme hizmetidir ve bu işin karşılığında bir maddi kazanım da elde eden insanlar değiliz. Bizlerden bilgi almak isteyenler elbette olacak ama bunu sanki bizler onların emrinde çalışan insanlarmışız gibi görmemeleri gerekir. Her istemenin bir usulü kaidesi olmalı. Biz buralarda hizmet ediyoruz ya, bunu bir görevmiş gibi, “yapacaksın”, “edeceksin”, “mecbursun”, “yapmayacaksan defolup gideceksin” şeklindeki efelenemlere de alıştık doğrusu. 

“Def olup gideceğimiz” günler de elbette yaklaşmıştır. Demem o ki, hem hizmet vermeye çalışıyor hem de hakaretlere muhatap oluyoruz. 

Şu son çıkan assubaylar intibakı yasası nedeniyle yapılan düzenlemelerde, özellikle ortaokul sonu, sınıf okulunda 2 yıl okuyan ağabeylerimizi, 2 yıllık MYO mezunu sandıkları için SGK memurlarının onlara 2 kademe vermesi nedeniyle yaşadıkları mağduriyetleri gidermek adına sadece kendi şubemde en az 450 kişinin durumunu dilekçe yazarak düzelttirdik. Eşi vefat etmiş, bu işlerden bihaber olan ablalarımızın, onların yetim maaşı alan kızlarının bu doğrultuda yaşadıkları mağduriyetlerini gidermek için köşe bucak onların adreslerini ararken, yer alma kampanyamız için sıraladığım bazı konuları “duygu sömürüsü” yapıyorsunuz diye bizleri suçlayanlar acaba kaç meslektaşımızın mağduriyetini giderdiler? İnsan biraz düşünür de yol gösterici, tavsiye edici işler yapar da onun samimiyetine inanır insanlar. Şiddet dili, nefret dili bize de kimseye de yakışmaz. Bunu öğrenelim artık.

4. Değerli Ağabeyim, “TEMAD’ın kapatılması ile ilgili yapılan manüplasyon”da da sorumluluk bilinci ile hareket etmiş ve bu konuya da cevap verme zorunluluğu hissetmişsiniz.temad kapatilsin Abim insanlar bazen gözlerinin önündekini dahi göremeyebiliyorlar. Gözden kaçırmış olabilirsiniz. TEMAD’a muhalefet edeyim derken, kendilerini başka oluşumların içine atanlar, yasal olmayan bu yöntemlerin içinde de umduklarını bulamayınca, “bana yar olmayanı başkasına da yar etmem” anlayışı ile hakaret edebiliyorlar maalesef. Bu anlayışta olan ve TEMAD karşıtlığı yapan kim varsa, TEMAD’a karşı oluşturulmaya çalışılan ne kadar oluşum varsa onların içine girmeye, bu yolla tek yasal kurluşumuz olan Assubayların Teşkilatını yıkmaya, yok etmeye çalışıyorlar. Biz onların, “biz TEMAD’a değil, yönetimlerine muhalifiz” sözlerine bir nebze olsun inanmak isterken bir baktık ki, “TEMAD’ın 12 Eylül ürünü yasalarla kurulduğunu ve o yasaların yok hükmünde olduğundan TEMAD’da yok hükmünde” mealinde sözler ettiklerini duyduk, yazılar yazdıklarını gördük. Bu anlayışa Zeytin Dalı değil her türlü güzellikleri içeren bütün çiçeklerin dallarını uzatsanız da fayda etmez Değerli Ağabeyim. Bu görüşümü de, nacizane size sunmak istedim.

“TEMAD kapatılmayacaktır” sloganınızın içtenliğini ta buradan hissettim. Asıl hissetmeleri gerekenlerin de sizin mesajınızı almış olduklarına ve bu tür anlamsız, kin ve nefret dolu söylemlerinden vazgeçmelerine inanmak istiyorum ama bu istek nafile bir istektir.

Buraya yazıyorum ve ileride de şahit olacaksınız ki; o anlamsız muhalifet edenler, gelecekteki yönetimlerie de aynı şiddetle karşı çıkacaklardır. Tıpkı dünkü yönetime karşı çıktıkları gibi, tıpkı bugünkü yönetime karşı çıktıkları gibi yarın da karşı çakacakjlardır. ARİSTOKRAT bakışlı olan herkesin doğal bakış açısıdır bu bakışlar. 

Bizler ise camiamıza olan saygımız gereği Genel Merkez dahil ileteceklerimizi yüzlerine iletir, sosyal medyada her kesimden izleyicisi bulunan yerlerde kendi camiamıza hayırsızlık etmedik, etmeyiz, bundan sonra da etmeyeceğiz. Bunu hep yaptım/yaptık, yapacağız. Bizler, kurumsallığın gereğini yaparız. 

Ama bunun karşılığında; “TEMAD’dan nemalananlar, TEMAD’ın kapatılması sözümüzden bile korktular” diyerek, işi nerelere götürmekte olduklarını sizin de bilginize sunuyoruz.

Neymiş? Demek ki onların derdi; camia falan değil, birilerine hizmet etmek amaçlı TEMAD’ın kapatılmasına dahi alkış tutmakmış.

Değerli Ağabeyim, gelelim “zurnanın zırt” dediği yere.

“Çıtanız yüksek. TEMAD Genel Başkanı olarak büyük hizmetlerde bulunacaksınız.

TEMAD Genel Başkanı olmanızı isteyen bir meslektaşınız olarak, beni daha iyi tanımanızı ve yazınızda sözünü ettiğiniz öfke ve tepkilerinizi kontrol altında tutmanızı istiyorum” şeklinde ifadeleriniz olmuş.

Öncelikle, Türkiye’nin en büyük STK’ları içerisinde olan, camiamızın her bir ferdinin içinde bulunduğu ve son 5 yıldır yapılan çalışmalarla bizim öz be öz teşkilatımız olan TEMAD ismini sağır sultanlara dahi duyurmayı başardı. İsmini bütün dillere pelesenk ettirdi. Bu toplum asıl, TEMAD’ın çıtasını göklere çıkardı. Bu güzide topluluğun teşkilatı olan TEMAD Genel Başkanlığı gibi bir makamı şahsıma layık görmüş olmanızdan dolayı size çok teşekkür ediyorum.

Ancak, bir tek kez bile ağzımdan böyle bir ifadenin çıkmamış olması, ne yakınımda ne uzağımda olan hiç bir kimseye bu konuda bir tek kelime etmemiş olmam, bu kanıya nasıl varmış olduğunuz hususunda da merakımı celp etti.

Öyle kıvırmadan, amalı mamalı konuşmadan dosdoğru bir şekilde ifade edeyim ki; ne dün ne bugün ne de gelecekte, böyle bir göreve talip, olmadım, olmuyorum ve olmayacağım.

Ancak, o göreve talip olmak için bütün meslektaşlarımızın duyarlı olmasını, eleştirmek kadar görev almanın da hak olduğu bilinciyle, TEMAD Şube ve Genel Merkez Yönetimlerine taleplerin artmasını canı gönülden istiyorum. Öyle, bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki, yönetim talep eden ve yönetme gayreti içinde olan arkadaşlarımızın sırtından bu ağır yükün alınması ve bu görevin nöbetleşe sürdürülmesi en büyük arzumdur. Onlara en galiz hakaretleri edip kendileri onların sırtından hak edenler bu kolaycılıklarına son vermeliler ve gelip eleştirilerini karşılayacak işlere imza atmalıdırlar. Elbette bunu bir bilgi, cesaret ve yürek işi olduğunu onlar da biliyorlar. 

Zaten demokrasi denilen şey de nöbetleşe yönetme arzularının gerçekleşebileceği çok güzel bir müessesedir. Oralar kimsenin babasının çiftliği değildir. İnsanlar gider gelir, orası baki kalır.

Tekrar edeyim ki; evimizin düzenini sağlarken bile zorlandığımız bir durumda,   sorunları kıl yumağı haline gelmiş on binlerce; vatansever, ahlaklı, faziletli, yıllarca bu vatan için çalışmış, gerektiğinde şehit olmuş, uzuvlarını seve seve vermiş, akıllı, basiretli, bilgili bu güzide topluluğun teşkilatını yönetmek, buraya talip olmak kadar şerefli, haysiyetli ama bir o kadar da zor bir görev yoktur.

Buraların yönetimlerine talip olup, teşkilatının çalışmalarına kamuoyu önünde destek vermek, sosyal medya kanalıyla onlara haddini bildirmekten, insanları örselemekten, onları yok etmeye çalışmalktan daha onurlu bir iştir. Bizler bunu yaparken “biatçı” olmakla, “yalaka” olmakla, “dangalaklıkla” suçlanıyoruz. 

Açık açık söyleyeyim de herkes duysun. Kimseye ne benim ne de şu an yönetimde olan arkadaşlarımızın eyvallahı yoktur, olamaz da. Onlar gönüllerinin, yüreklerinin, sevdalarının esiri, oraların biatçılarıdır. Aklında paradan başka değer bulunmayanların bunu anlayabilmeleri, rantçılığın üzerinde gönülleriyle düşünenlerin yapılarına, yapı taşları olmaları asla mümkün değildir.

“Kimse sizin kafanıza silah dayayıp getirmedi bu görevlere” denilerek, hem bu göreve talip olanları silahla falan anarak onları rencide etmek, hem de bu görevlere talip olmamak olsa olsa bu camianın dibini oyma çalışmaları ile açıklanabilir.

Bu camianın teşkilatlarının yönetimlerine mutlaka gönüllü neferler talip olacaklardır. Onlara da mı silahlı cümleler kurarak hadlerini bildireceğiz? Yoksa onların başkalarına biat ettikleri düşünceniz kendinize biat etmemelerinden mi kaynaklıdır? 

Bu güzide toplumun her kademesinde görev almalısınız. Görev almayı talep etmelisiniz. Bakalım bu işler dışarıdan izlendiği kadar kolaymıymış, rant mı elde ediliyormuş, yoksa sevdadan kaynaklı hizmetler miymiş, hem bunu öğrenecek, hem de camiamızın her türlü sorunuyla daha yakından ilgilenme fırsatı bulmuş olacaksınız.

Şahsen, sadece bir dönemdir yürütmeye çalıştığım bu görevi, yeni taliplilerin çıkması, “bu işi ben daha güzel yaparım” diyenlerin çıkması halinde önümüzdeki seçim tarihinde bırakmaya ve onlara yine elimden gelen her türlü maddi ve manevi yardımı yapmaya hazırım. Kimse buraları makam ve mevki yeri, rant kapısı gibi göstermeye çalışmamalıdır. Bildikleri bir şey de varsa bunu belge ve bilgileriyle ortaya koymalıdır. Yoksa söyledikleri iftira niteliğinden ve bu gönüllü görevleri yürütenleri küstürmekten öteye geçmez. Bu ağır ithamlardan vazgeçilmelidir.

Yönetimler gider, TEMAD baki kalır.

İsmail Ağabeyim. Yazınızı; “asla size dargın değilim, Bu konuyu aile fertleri arasındaki küçük bir yazışma olarak değerlendiriyorum. Saygılarımla” diyerek bitirmişsiniz.

Ben de;  “estağfurullah Ağabeyim, o cümlenizin altına imzamı atıyor ve asıl saygı benden” diyerek bitiriyorum.

ismail turanAyrıca “öfke ve tepkilerimi kontrol etmem gerektiği” hususunda bana tavsiyelerde bulunmuşsunuz. Bu tavsiyeniz üzerine size de küçücük bir sitemim olacak lütfen kabul buyurun.

Değerli Ağabeyim, köşe yazıları yazmakta olduğunuz sitedeki yazılanları ve bizlere sarf edilen ifadelerin sahiplerine de bu yönde tavsiyelerinizin olmasıdır. Bana ismen yaptığınız tavsiyenizi, kaldıki ben asla iftira ve hakaret cümleleri kullanmadım, kullanmam, evet bana ismen yaptığınız ve meslekten bir ağabeyimiz olmanız hasebiyle yapmakta da yerden göğe kadar haklı olduğunuz tavsiyeleri onlara da yapar ve bu söylemlerden onları da alıkoymayı başarırsanız size olan saygımız katlanarak artacaktır. 

İsmail Turan Ağabeyim, TEMAD Konya Yer Alma Kampanyamıza çok önemli bir katkıda bulunmuştur. Bu duyarlılığı için kendisine TEMAD Konya Ailesi ve tüm camiamız adına teşekkür ediyorum. Yazımın başında Saygınlığı hepimizce malum şeklinde tanımladığım Değerli Ağabeyim, duyarlılığını bir kez daha göstermiş bulunmaktadır.

Saygılarımla.

 

Tayyar Yıldırım

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 3447 defa

Yorumlar   

0 #2 EROL TURAN 19-12-2016 18:56
Sayın İsmail TURAN, Kazandığınız davayı paylaşın ki; etik olan ve size de yakışacak olan budur, Hikmet SARAC bey ve aynı durum da olan arkadaşlar faydalanabilsin, ben bu davayı kazanmak için şu kadar para harcadım paylaşmam demenizi şahsen size yakıştıramadım, ne yani para mı istiyorsunuz açıkça belirtin, umarım yaptığınızın yanlış olduğunun farkına varırsınız. Saygılarımla.
Alıntı
0 #1 hikmet saraç 29-11-2016 18:30
ismail turan bey kazandıgı hangi davayı bizimle paylaştı......................
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile