All for Joomla All for Webmasters
Perşembe, 24 Kasım 2016 01:52

9/2 ve tazminat hususunda sorular, sorular, sorular.

Öğeyi Oyla
(0 oy)

9/2 ne oldu? Tazminattan haber var mı?”

Bu başlığı niye attım?

İnsan hayatında öyle konular vardır ki, meraktan çatlatır insanı? Çatlamamak için de meraktan ileri gelen soruları ardı ardına sıralayıverirler. İnsanın merak ettiği konularda, sorular sorması ve cevaplar istemesi kadar da doğal bir hal yoktur.    

Bu işin doğal olmayan tarafları da vardır elbette.

Merak eden, sadece kendi merakını gidermek için sorular sorar ve muhatap gördüğü kişileri, sadece bu ihtiyaçlarını gidermek için sorularla sıkıştırmaya çalışırlarsa eğer sorunun muhatapları da; bazen acı acı, bazen hayretle, bazen üzüntü ile ve bazen de çok derin düşüncelere dalarak  tepkiler verebilirler. Bunu yapmakla da son derece haklıdırlar.

Dün bir şubemizin  başkanını, çalışmaları ile ilgili olarak hem bilgi almak hem de merak ettiğim hususlarda aklıma takılan sorulara cevap bulabilmek için aradım. Öyle ya her defasında merak edenler bizleri arayacak değiller ya, bazen bizler de şube başkanları olarak bazı şeyleri merak ederiz ve birilerini arayarak ve ona sorular sorarak merakımızı gidermeye çalışırız. 

İşte bu nedenle aradığım şube başkanımıza bir dokundum bin ah işittim. Anlattıklarından ve yaptıklarından dolayı, yalan söylememe hiç gerek yok, kalbim sıkıştı ve gözlerimden yaşlar süzüldü.

Sevgili Başkanım, benimle telefonda görüşmekte olduğu anda bile “ayağında çizmeleriyle, karıştırmakta olduğu harcın içinde bulunduğunu” söyledi bana. Küreği bırakıp kazmaya, kazmayı bırakıp malaya, onu da bırakıp süpürgeye sarıldığını ve şu bildiğiniz “amelelik” işiyle iştigal ettiğini anlattı.

Zaten bir müddet önce,  metruk bir binayı bir meslektaşımızın doktor olan kızının yardımıyla TEMAD binası olarak aldıklarını ve bu bedelin daha sonra ödeneceğini biliyordum. İşte o binayı, gönüllü diğer arkadaşlarıyla birlikte; kullanılabilir, camiamıza yaraşır bir hale getirebilmek amacıyla yapıyordu bu amelelik işini.

Bu nasıl bir yürekti? Bu nasıl bir sevdaydı? Bu nasıl bir duyguydu ki; tapu kendisine ait olmadığı halde, yani o yer kendi malı olmadığı halde, oradan kendi adına bir tek kuruş gelir elde etmediği, ileride de etmeyeceği halde, üstelik orası için kullandığı malzemeleri aldığı esanafa; söz ile, senet ile, çek ile kendi adına borçlandığı halde, bunları da bile bile bu yola baş koymuş bir şube başkanıydı o.

“Pekala bu borçları ödemeyezsen ne olacak Başkanım?” diye sordum kendisine...

Sustum...

Hattın kesildiğini sanıp seslendi karşı taraftan.

“Başkanım hat kesildi galiba, orada mısınız..?” 
“Buradayım, evet” dedim. “Aslında burada değil, oradayım, sendeyim” diye tekrar ettim.

Aklım bir kaç kez orayla burası arasında gitti geldi. “Salak falan mıyız biz?” diye düşündüm bir an...

Olsun bazen “salaklık da iyidir” deyip kendimi teselli ettim.

Devam etti Sevgili Başkan:

“Başkanım, buranın bedeli olan borcu ödeyebilmek için bir yıl zaman kazanabilirsem eğer, hiç endişem yok ki, kısa bir zaman içinde bütün borçlarımı bitirip; tertemiz, muazzam bir ortamı, benden sonra geleceklere emanet edebileceğim. Buna inancım sonsuz, bunu mutlaka başaracağım” dedi.

Kendisine “kolaylıklar” diledim. “Sendeki bu inanç varken başaramayacağın endişesi hiç olmasın, Allah yardımcın olsun” deyip kapattık.

Bizler camia olarak, yeri geldiğinde “220 bin kişiyiz” diye sağa sola hava atarken, elimizin uzandığı, dilimizin erdiği her türlü ahkamı keserken, o şube başkanımız nezdinde diğer bütün şube başkanlarımız ve yönetimleri, “ay sonundaki kirayı nasıl öderiz?” endişesi ile geceleri uykularını terk ediyorlar. Onlar, bütün yönetimleriyle birlikte, bu camiaya sevdalı, bu mesleğin saygınlığı için kendilerini ortaya atan saygı duyulası insanlardır. Onların, birilerinin devamlı surette söylediği gibi, “TEMAD’dan nemalandıkları” falan yoktur. Utanmadan, sıkılmadan, iki sözünün birisi “TEMAD’dan nemalananlar” ifadesini kullanarak, sırf ihtirasları yüzünden algı operasyonu yapanların dillerinde yaralar çıkar da o yaraların niçin çıktığını yine TEMAD’a bağlar ve onları yine de bel altı salvolarla vurmaya çalışırlar.

Geçenlerde; “2847 Sayılı Dernekler Kanunun 12 Eylül ürünü bir kanun olduğunu" ve "TEMAD’ın da bu kanuna göre kurulmuş olduğu" beyanıyla, "TEMAD’ın kapatılabileceğini” söyleyen sözde assubay sıfatlı birilerinin bu doğrultuda paylaşımlar yaptığını gördüm. Tabi buna cevap verince de; “TEMAD’dan nemalananlar, TEMAD’ın kapatılabileceği sözümüzden bile paniklediler” diyerek, kimlerin hizmetkarı olduklarını ve aslında mesleğimizin yüz karası olduklarını kendileri ispatlamış oldular.

Bunlar görevlerini yapıyorlar elbette de, bunların bu paylaşımlarını beğenen yüzlerce meslaktaşımız nasıl da onları destekliyorlar aklın alabileceği bir şey midir? TEMAD dediğimiz olgu, eşittir ASSUBAY demektir be arkadaşım. Nasıl yüreğiniz kaldırıyor bu saçmalığı?

Şube yönetimlerine yani TEMAD’a sürekli olarak; “9/2 ne oldu?, “tazminatlardan ne haber?” diye sorular yağdıranların bir kez dahi; “ya hu başkanım, her ay bu kadar kirayı nasıl ödüyorsunuz? Bu kadar masrafın altından nasıl kalkıyorsunuz?” diye bir tek soru sorduklarına şahit olmadım doğrusu.

Arkadaş intibaklardan aylık 500 TL zammı koydu cebine, hızı kesilmedi ve bu kez de; “başkanım tazminatlardan bir haber var mı?” diye soruyor da, “bu sıcak yuvamızın doğalgaz borçlarını nasıl ödeyebiliyorsunuz acaba?” diye merak edip bir tek soru sormuyor. Ya hu tazminat sorusunu sormayı akıl eden kafa, bir kez bile olsun; "elektrik, su, doğalgaz kira, çalışan v.d. masraflarınızı nasıl karşılıyorsunuz? Hani yer alma kampanyası yapmıştınız ne durumda?" "al şu 5 TL de benden olsun" falan demez mi be arkadaş? Demiyor ya hu, demiyor...

 “Tazminatlardan bir haber var mı?” Var tazminatlardan bir haber var... Vallahi de billahi de, kul hakkıdır bu be. İnanın, Allah nezdinde tazminatlık bir iştir bu sorular.

“Fesuphanalah!”

Ömründe yapacağın sadece 5 TL ile neler  olacağını düşün. 10 bin assubay sadece bir defaya mahsus 5 TL kısa mesaj atsa neler olur. Herkes birbirinden bekliyor, herkes “sadece 5 TL ile mi olacak sanki?” diye düşünüyor. Bir kez, evet sadece bir kez 5 tuşla 5 TL'yi gözden çıkarsa kendisi hiç bir şey kaybetmeyecek ama camia olarak neler kazanacağız varın siz hesap edin. 

“TEMAD gezilerden başını kaldırıp da 9/2 yi mi düşünecek?” diye soru soran arkadaşlarımın, TEMAD’ın varlığının o sosyal ve kültürel faaliyetlerle sürdürüldüğünü nasıl bilmezler? Biliyorlar da sırf, "iş olsun, kafa karışsın” diye yapıyorlarsa bunu,  zaten yazıklar olsun onlara.

O faaliyetler olmasa kirasını ödeyemediğiniz bir yerde sizi durdurlar mı sanıyorsunuz?

TEMAD diye bir olguya eğer siz o soruları sorabiliyorsanız, onun varlığı yüzündendir. O yoksa soru sorabileceğiniz bir yapı bile bulabilecek misiniz karşınızda? Onun varlığından yanaysanız eğer o gezileri de, o sosyal faaliyetleri de yapmak, onlara destek olmak zorundasınız.  Siz dernek faaliyetlerinin sadece 40-50 TL lik aidatlarla mı yürütüldüğünü düşünüyorsunuz? Siz bu işleri daha mı iyi yapacağınızı düşünüyorsunuz? Gelin o zaman yapın! Yoksa amacınız; “suyu bulandırmak mıdır?”

Şahsi olarak ve şubem olarak şu anda TEMAD’a ve dolayısıyla şubeme vurmaya çalışan cenahta bulunanlarca ne zaman bir yardım kampanyası düzenlenmişse, üstelik prosedür dışında olan bu faaliyetlere karınca kararınca katkı sundum/sunduk. Her türlü yazılı kampanyalarına destek oldum/olduk. Ama ne yazık ki, “kazandık!” diye dokuz sütuna manşet yaptıkları konularda dahi telefon edip konuyla ilgili olarak bilgi almak istediğimizde; “yok ya, çalışacaksınız, kazanacaksınız, yok öyle üç kuruşa beş köfte.” “Biz çalıştık kazandık, siz de öyle yapın” diyerek olmayan "kazanımlarına" reklam geliri olsun diye manşetler attılar ama bizlere bir tek kelime ile bilgi vermediler. Yoktu ki zaten. Olmayan şeyin nesini vereceklerdi? Yaptığımız yardımların yüzüsuyu hürmetine de olsa rahatlıkla aradığımızda bizleri telefonda azarladılar, bizlere sanki “gizlilik dereceli konularmış da bu yüzden veremiyorlarmış” muamelesi yaptılar. ismail turan

Ya hu be mübarekler! Siz ne zaman yardım talep ettiyseniz elimizi uzattık. Maddi manevi katkı yaptık. Neredeyse tam bir yıldır sağır sultanlar bile duydu siz duymadınız. Kampanya çağrılarımıza kulak tıkadınız. Bir tek kör kuruşunuz nasip olmadı. Siz sadece yardım kabul edersiniz de, yardım etme gibi bir konu sizin ilgi alanınız dışında mıdır? Bakın yan taraftaki resme, ta 2012'de ne yapmışız? Ama sizden bir kuruşun dahi sesi çıkmadı. Tık yok yani. Tabi sizler alemin akıllısısınız ya? Hesapsız kitapsız toplayın, hesap bile vermeyin.

Kendi özel telefonlarını sayfalarınıza yazıp; “her gün saat 14.00’dan sonra bizi ararsanız size bilgi verebiliriz, yoksa veremeyiz” diyerek nemalanma yöntemlerinden örnekler verdiniz bizzat... 

Ve hala o dokuz sütuna manşet olarak attığınız konunun ne olduğunu bilmiyoruz. Ama bizler, o konu bir yana bir çok konuda yüzlerce mahkeme kararını meslektaşlarımızın hizmetine sunduk, sunuyoruz. Hem de 7/24 açık olan telefonlarımızla da bizzat bilgi veriyoruz soranlara...

Siz, herhangi bir TEMAD yönetiminde olmadığınız ve kişisel hesaplarla bunu yaptız. Ya bizler? Tam beş senedir 24 saat açık olan telefonumu arayıp da ulaşamayan bir tek arkadaşımın varlığı bile mevzubahis olmadı bugüne kadar. Siz ise, sanki böyyük böyyük makamlarda bulunanların yaptıklarını yaptınız ve randevu ile görüşme çizelgesi dayattınız insanlara.

Bizlerse,  avukat arkadaşlarımızın yardımıyla, camiamızla ilgili ne kadar olumlu olumsuz mahkeme kararı çıkarılmışsa bu sitemizde yayınlayarak, meslektaşlarımıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Binlerce on binlerce arkadaşımızı farklı konularda hukuk danışmanlığı hizmeti sunuyoruz. Hem de bila ücretle yapıyor bunu avukat arkadaşlarımız. Sizse kendi sitelerinizde, bizim bin bir emekle hazırladığımız  haberlerimizi alarak kendiniznmiş gibi kullanıyor ve reklam gelirlerinizle nasıl da nemalandığınızın örneklerini veriyorsunuz.

Çözüme kavuşmuş konularda “TEMAD’ın hiç dahli olmadı” diye propaganda yaparlarken, henüz çözüme kavuşmamış ama bu konularda TEMAD tarafından “Sağır Sultan”a bile bilgilendirme yapılmış 9/2 ve tazminat konusunda TEMAD’ı suçladınız. Emin olun ki yarın onlar da çözüme kavuşturulmuş olsa –ki olacaktır, bunu da kendi özel görüşmelerinize bağlayacaksınız. 90 yaşındaki abimize, kucağında çocuğuyla kar yağmur demeden yürüyen ablamıza, tekerlekli sandalyesiyle en önde yürüyen merhum arkadaşımıza saygısızlık edercesine...

Nasıl ki; intibaklar ve diğer bir çok konu assubayların el birliği ile yaptıkları çalışmalar neticesinde çözüme ulaşmıssa, diğer bütün haklarımızın çözümü de birlik ve beraberliğimiz sayesinde çözülecektir mutlaka. Bu çalışmalardan bir adım bile geri atmadan ama memleketimizin ve milletimizin menfaatları söz konusu olduğunda da, durmayı, susmayı ve gerisinin teferruat olduğunu bilmeyi kendimize şiar edinmiş olmanın kıvancını da yaşıyoruz.

Bizler, aklını kullanamayan “aklıevveller" gibi, şehit merasimlerinden, şehitlerimiz üzerinden nemalanma çalışmaları yapamayız. Biz nerede nasıl davranılması gerektiğini bilen asil ve yasal bir camiaın mensuplarıyız.

Saygılarımla.

Tayyar Yıldırım

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 7809 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile