All for Joomla All for Webmasters
Cuma, 23 Eylül 2016 00:57

Astsubay MYO Öğrencileri: "4 Ekim'de TBMM önünde olacaklarını" söylediler.

Öğeyi Oyla
(5 oy)

Bu gün, 57 yıllık ömrümün en zor günlerinden birini yaşadığımı söyleyerek başlamak istiyorum yazıma.

 TEMAD Konya’da bugün, üyelerimizle birlikte sohbet ederken içeriye; civan gibi, fidan gibi, zıpkın gibi dört genç girdi. Hoş beş yaptıktan sonra odama geçtik.

“Tanışalım” dedim öncelikle kendilerine. Hepsi birbirinin yüzüne baktı. Kararlı, çelik gibi bakışlarla, edeplerinden olduğu her hallerinden belli olan tavırlarıyla, “ilk tanışmayı hangisinin yapması gerektiğini” tespit edercesine bir birlerinin gözlerinin içine mesajlar gönderiyorlardı adeta. Askeri terbiyenin etkisi kendisini gün gibi ortaya koyuyordu.

Gururlanarak izledim mahzun ve onurlu tavırlarını.

İçlerinden birisi söz aldı.

“Biz öğrenciliklerine son verilen Astsubay Meslek Yüksek Okulu öğrencileriyiz. Ben, Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu Öğrencisi. Y...,  arkadaşım, Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu Öğrencisi M...,  arkadaşım, Kara Astsubay Meslek Yüksek Okulu Öğrencisi B..., arkadaşım da Jandarma Astsubay Meslek Yüksek Okulu Öğrencisi B..., “

İçlerinde Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu Öğrencisi yoktu. Ama onun yerine bu arkadaşlarımızla aynı akıbete uğramış olan ve Ankara’da yaşayan üyemiz Mevlüt G... arkadaşımızın oğlu, A...’i oturtuverdim tam karşıma...

Şimdi bütün kuvvetlerin temsilcileri tamam olmuştu.

Bu dört arkadaşımız, kendileri gibi 15 Temmuz Darbe Girişimi Mağduru olan, on bin küsur astsubay öğrencisnin ve aynı şekilde on bin küsur Harp Okulu Öğrencisinin mağduriyetlerini duyurmak için seferber olmuşlar... Bu çerçevede de TEMAD  Genel Merkezimize ve TEMAD’ın diğer bütün şubelerine bilgilendirme ziyaretleri yapmaya karar vermişler.

Bu ziyaret çerçevesinde TEMAD Konya’ya uğramışlar.

amyo anitkabir

Onlar anlattı, dinlerken, ben ve arkadaşlarım derin düşüncelere daldık. Onlar anlattı, ben ve arkadaşlarım,  30 küsur yıl önceki Temmuzlara gittik geldik.

Şahsen benim, rütbemi takacağım, ilk maaşıma kavuşacağım ve  benden başka daha yedi  kardeşimin rızkını temin etmeye çalışan babama göndereceğim havale kısmının hesaplarını yaptığım o günler geldi aklıma.

30 Ağustos günü koluma taktığım rütbelerle, tril tril mavi gömleği, lacivert pantolonu giyip, İzmir Fuarında “volta atacağım” günlerim geldi aklıma.

Gözlerim doldu. Sesim titredi ama belli etmemeye gayret ettim sürekli. Halbuki her halimden belliydi duygusallığım, zayıflığım, perişanlığım...

Onlar anlattıkça; geçmişim, hayallerim, düşlerim, 24 yıl bil fiil saflarında gururla görev yaptığım Hava Kuvvetleri, amirlerim, arkadaşlarım, çektiğim zorluklarım, yaşadığım kolaylıklarım gelip geçti bir bir gözlerimin önünden.

 Oğullarının “komutan” olmasını heyecanla bekleyen babam, anam, kardeşlerim geldi aklıma. Köyümde resmi üniformam ile dolaştığım sokaklarım geldi... Tartışmalarım, kavgalarım, ağlayışlarım, gülüşlerim, cezalarım, ödüllerim velhasılı kelam hala lokmasını yediğim, çocuklarıma yedirdiğim üniformam geldi aklıma.

Dört gencin adeta sözcülüğünü yapan Mağdur Astsubay MYO’lu arkadaşım devam etti.

meclis onu

“Abim, komutanım!

İçimiz yanıyor. Derdimiz dünyalardan büyük.  Bakın, Hükumet yetkilileri bizlerin Askeri okullara YGS (Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı) puanlarıyla girdiğimizle ilgili bir bilgiye sahip olmadıklarını düşünüyoruz. Bizlerin, MSB (Milli Savunma Bakanlığı)’nın özel bir sınavıyla bu okullara kabul edildiğimizi sanıyorlar.  Halbuki bizler, Bando Astsubayı Öğrencileri hariç,  Astsubay MYO’lara YGS puanlarıyla kabul edildik. Bizlerin FETÖCÜ olma ihtimali sıfırdır. Bizlerin mülakatlarını yapan komutanlarımız hala görevdeler. Bizler o hain terör örgütü FETÖ sayesinde alınmışsak, bizlerin mülakatlarını yapan komutanlarımız kimlerdi?

Bizlerin yüz yüze mülakatını yapan;  Hv.P.Kur.Alb . ...?...?, Hv.Korg. ?...?..., Yb. ...?...? ve daha onlarca komutanımız daha üst görevlerde bulunmaya devam ediyorlar. Peki bu komutanlarımızın Astsubay MYO’ya kabul ettiği bizler, YGS puanlarıyla kazandığımız bu okullarda nasıl FETÖCÜ olabiliriz? Bunun yöntemini siz biliyorsanız bizlere de anlatabilir misiniz?

Komutanım!

İçimiz yanıyor. Derdimiz büyük.  Bizim okullarımız kapatılmadığı halde bizlere terörist muamelesi yapılarak okullardan ilişiğimiz kesilmek isteniyor. Bizlerin bir kısmımızın bir yıldır, bir kısmımızın iki yıldır, çekmediğimiz zorluk, görmediğimiz eğitim kalmadı. Bizler, Astsubay rütbesine kavuşabilmek için katlanmadığımız sıkıntı kalmadı. Bizim haklarımızı nasıl ödeyecekler?

Şimdi, bizlere yol verip, bizlerin yerine sivil kaynaklardan öğrenci alacaklarmış. Sorarım sizlere, bizleri sorgulayıp suçumuzu mu tespit ettiler de, bizlerin yerine sivil kaynaktan öğrenci alacaklarmış? Tamam alsınlar. Onlara hangi kriterleri uygulayacaklar ve onların “tertemiz olduklarına” nasıl kanaat getireceklerse aynı kriterleri bizlere de uygulayıp bizlerin de, eğer varsa içimizde FETÖCÜ’ temizlesinler ama bizlerin haklarını teslim etsinler. Zaten bizlerin son bir yıldır, son iki yıldır şeceremiz de kendi ellerindedir.

15 Temmuz’dan kısa bir süre önce; bir komutanımız bizlere hitaben; “çocuklar, gözünüz aydın. Mezuniyet sorgulamalarınız da tamamlandı. Hepinizin araştırmaları temiz çıkmıştır, sizleri tebrik ediyorum” diyerek aslında bizlerin rütbelerini o zamanki konuşmalarıyla takmış bulunmaktadırlar. Nasıl oldu da bizler yaz tatilinde iken hepimiz bir anda FETÖCÜ oluverdik?

Komutanım!

Ben 30 Ağustos’ta rütbe takacaktım. Beni m, AMYO’dan ilişiğimi kesenler eğitim dönemim içinde beni yurtdışı  eğitime gönderdiler. Bana halkımızın kıt kanaat ödediği vergileriyle yurtdışı eğitim ve kurs aldıran devletim, beni şimdi kapı önüne koymaya çalışıyor.  Bizlerin hiç bir suçu günahı olmadığı halde bizlere fakir fukaranın rızkından kesip harcayan devletimiz, şimdi sil baştan yeniden masraflara girip Astsubay yetiştirecekmiş.

Komutanım!

Ben Astsubay MYO’ya girmeden önce, iki kez Polislik sınavlarına katıldım ve kabul edilmedim. Madem hem polisleri hem bizleri seçenler FETÖ kriterleri uyguladılarsa, ben de FETÖCÜ olsam beni o okullara neden kabul etmeyeceklerdi ki? Benim babam ve şu anda yanımda oturan arkadaşımın babası hala Emniyet Teşkilatımızda rütbeli polis olarak görevlerine devam ediyorlar. Biz o babaların evlatları olarak FETÖCÜ olma ihtimalimiz yüzde kaçtır sizce?

Komutanım!

15 Temmuz’un Kahraman Astsubaylarından Kd. Bçvş. E... ?... ‘nin oğlu da bizim içimizde. Yani o arkadaşımız da halkımızın nezdinde FETÖCÜ damgası yiyerek Astsubay MYO’dan ilişiğinin kesilmesi isteniyor. Bizlerin haklarını kim savunacak?

tshirt

Komutanım!

Biz kimlere anlatacağız derdimizi söyler misiniz?

Geçenlerde bir gazete şöyle bir manşet atmış, bizim durumumuzda olan öğrenciler için:

“FETÖ’den atılan askeri öğrenciler, şimdi de Atatürkçü oldular.”

Söyler misiniz bu damgayı alnımızdan nasıl sileceğiz?

Komutanım!

Hükumetimizin bir bakanı; “Son yıllarda alınan askeri okul öğrencilerinin tamamına yakını FETÖCÜ” diyor. Pekala bizlerin tamamı Astsubay MYO’ların kapısının önüne konulurken, mesela 2015 yılında mezun olan Astsubaylardan benim sayıca bildiğim sadece dört arkadaşımın, haydi olsun sadece on arkadaşımın,  bu gerekçe ile ordudan ilişiğinin kesildiğini nazıl izah edecekler?

Bizlerin, ADİL BİR SORUŞTURMA’DAN geçirilmeden mağdur edilmemiz halinde, ileride, devletimizin başına çok büyük hukuki sorunlar açılacağından korkuyoruz. Böyle bir durum muhakkak iken, devletimizin yetkililerinin neden böyle bir yolun seçtiklerini yani soruşturulmadan bizlerin öğrenciliklerine son verilmek istendiğinin açıklamasını beklememiz bizim en doğal hakkımızdır.

Bizler, Vatanını, Milletini Bayrağını seven insanlar olarak devletimize husumet besleyemeyiz. Ancak, devletimizin de bize şefkatli davranmasını en azından hukuki yollardan bizlerin en doğal insan haklarımıza saygılı olmasını istememiz adaletli davranmasını talep etmemiz kadar doğal bir durum da yoktur.”

 video

Değerli Meslektaşlarım.

Yazımın başında, “hayatımın en zor gününü yaşadığımı” söylemiştim. Söyler misiniz siz olsanız yaşamaz mıydınız? Kim koruyacak bu gençlerin hakkını?

15 Temmuzda yapılan; “devleti ele geçirme operasyonundan” sonra, devletimiz de bu kez, elindeki erki; gelişigüzel, adaletten uzak bir şekilde, hukuk normlarına muhalif bir edayla, bir tek soru ile de olsa kişinin haklarını koruyucu bir tedbire baş vurmadan, “ben yaparım olur” mantığıyla, Harp Okulu öğrencileriyle birlikte yirmi bin küsur gencin hayalleriyle oynama yönünde kullanır ise, “buna  hakkı var mıdır?” diye sormadan edemiyorum.

Harp Okulu ve Astsubay Meslek Yüksek Okulu Öğrencileri Sosyal Medyada örgütlenmişler.

“Hakkı yenilen askeri öğrenciler” ve “”Astsubay MYO öğrencileri” adıyla Facebook ortamında gruplar kurmuşlar. Bu gruplara toplamda 19.000 (ondokuzbin) kişi üye olmuş. Yani yirmi bine yakın hak mağduru, bu grupları takip ediyor.

https://www.facebook.com/groups/820568371377973/?fref=ts

https://www.facebook.com/groups/784534721704086/?fref=ts

 

Sizler de bu arkadaşlarımızın haksızlığa uğradıklarına inanıyorsanız eğer bu gruplara girerek mağdur olan bu arkadaşlarımıza destek olunuz. Bizler sadece kişisel haklarımız için değil, haksızlığa uğramış her bir vatandaşımızın hakları uğruna çaba göstermesini bilen ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde yaşayan mağdur zümrelerden birisi olarak bu gençlerin arkasında duralım.

14344724 10208534985910413 7679088603760277148 n

Bu arkadaşlarımız, asker kökenli ve kendisi de çeşitli kumpaslarla yıllarca mağdur edilmiş olan CHP Milletvekili Dursun Çiçek ile irtibat halindeler. Ayrıca yine asker kökenli bir parlamenter olan CHP Konya Milletvekili Sayın Hüsnü Bozkurt ile ve diğer bir çok siyasi ile de irtibat halindeler.

14359069 10208534985550404 5098413155423878600 n

Adalet ve Kalkınma Partisi Hükumetinin yetkili bir çok ismi ile de görüşme halindeler. Ancak, özellikle karar alma yetkisi bulunan hükumet temsilcilerinin bu konularda işi ağırdan aldıklarını söylemektedirler. Onlardan daha aktif ve tedbir alıcı ve uygulayıcı kararlar beklediklerini özellikle söylediler.

ataturk 

Çok Değerli arkadaşlarımız.

Kara Astsubay Meslek Yüksek Okulu, Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu, Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu, Jandarma Astsubay Meslek Yüksek Okulu, 1 nci ve 2 nci sınıf öğrencilerinden oluşan  on bin küsur ve Harp Okullarında okuyan 1 nci, 2 nci, 3 ncü ve 4 ncü sınıf öğrencilerinden yine on bin küsur öğrencinin; anne babalarının, kardeşlerinin, hısım akrabalarıyla birlikte milyonlara dayanan bir kesimin bu haksızlıklarının yarattığı mağduriyetlerin ağırlığı altında ezilmek istemeyen tüm yetkililerin özellikle de siyasetçilerin bu konuya derhal, adaletli ve kalıcı bir çözüm bulmalarını talep ediyoruz.

Yoksa bu ağırlık çok büyük sarsıntılara, travmalara ve küskün bir neslin ortaya çıkmasına neden olur ki, bizler yıllardır bu yanlış uygulamaların neticesinde yürek gümbürtüsü ile nesiller yetiştiren bir milletin ahvadıyız.

Şu manidar sözlerle yazıma “şimdilik” kaydıyla son veriyorum.

Hz. Ömer halifeliği sırasında; “Fırat''ın kenarında bir kuzuyu bir kurt kapsa kuzunun hesabı benden sorulur” diyerek yönetenlerin herkesten daha çok adaletli olmasına vurgu yapmıştır.

Sayın Cumhurbaşkanımız da; “at izi it izine karıştı” diyerek, bu konuda yetkililerin hepsine önemli bir mesaj vermiştir.

Herkes üzerine düşeni yapmalı ve bu süreçte en mağdur olan zümre olan Askeri öğrencilere Adaletli bir soruşturma süreci başlatılarak mağduriyetleri giderilmelidir.

Başka başka ve devletin güvenirliliğine gölge düşürecek yeni kapılar açılmaması dileklerimizle, herkese saygılar sunarken, 4 Ekim 2016 Salı günü, mağdur olan bütün askeri öğrencilerin, yakınlarının ve adalete inanan herkesin, TBMM önünde bulunması gerektiğine dair duyurunun da MAĞDUR ASTSUBAY ÖĞRENCİLERİ’nin bizler tarafından yapılması arzularını beyan eder, adaletli günler dilerim.

- Tayyar Yıldırım -

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 12972 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile