All for Joomla All for Webmasters
Salı, 30 Ağustos 2016 14:53

Ömer Halisdemir Darbeci Generali Emirle mi Vurdu?

Öğeyi Oyla
(10 oy)

FETÖ’cü darbe girişiminin detayları ortaya çıktıkça Asubayların darbenin akamete uğratılmasında oynadığı rolü hep birlikte takip ettik.

İlk gün Kahraman olarak medyaya yansıyan Ferhat Daş’ın TSK’den ihraç edilmesi vicdanımızda karşılık bulmamış ve bunu “Tankcı Asb. Ferhat Daş Kahraman mı Hain mi?” başlıklı yazımızda anlatmıştık. Bu yazımızdan sonra Ferhat Daş'ın ailesinden arayanlar oldu. Bir tek dilekleri vardı, şöyle dillendirdiler bunu. "Biz devletimizden hiçbir şey istemiyoruz yalnızca Ferhat'ımızın itibarını istiyoruz. Eğer gerçekten ihracını gerektiren bir suçu varsa bunu bilmek istiyoruz." Umarız gerçekler ortaya çıkar ve Ferhat Daş'ın ailesinin yaşadığı kabus sona erer.

Şehit Asb. Kd. Bçvş. Ömer Halisdemir’in adını Özel Kuvvetler Komutanlığında Darbeci General Semih Terzi’yi vurarak darbe girişiminde önemli bir kırılma noktası yaratması nedeniyle tüm Türkiye ezberledi.

Bu olayı, darbe girişiminden 2 gün sonra ilk dillendiren kendisi de eski bir özel kuvvetler personeli olan Mete Yarar oldu. Bu paylaşımlarda bizce bir eksik vardı. Paylaşımlarda ve açıklamalarda Ömer Halisdemir adından hiç söz edilmiyordu. İlk andan itibaren Özel Kuvvetler Komutanı’nın Emir Asubayı olarak dillendirilen Kahramanın adı nedense zikredilmiyordu. Ömer Halisdemir adı dillendirilmeye başlandıktan bir hafta kadar sonra ise Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı’nın Ömer Halisdemir’e emir verdiği Ömer’in bu emir üzerine hain General Terzi’yi vurduğu bilgisi haberlere eklenmeye başladı. 

Tümgeneral Zekai Aksakallı’nın ağzından olay söyle anlatılıyordu Sabah Gazetesinde Ömer Müderrisoğlu’nun 27 Temmuz tarihli köşesinde;

Aksakallı: Ömer; Tuğgeneral Semih Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu, karargâha girmeden öldür! Bunun sonunda şehadet var. Hakkını helal et

Ömer Başçavuş: Başüstüne komutanım, hakkım helal olsun. Siz de helal edin...

sehadet

Özel Kuvvetler Komutanının verdiği emir o kadar çok tekrarlanır oldu ki geçtiğimiz günlerde Suriye topraklarına yönelik olarak başlayan Fırat Kalkanı operasyonu haberlerinin içeriğinde bile bu emirden söz edilir oldu. Cumhuriyet Gazetesinin haberinde şöyle diyor;

“Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde koruma astsubayı Ömer Halisdemir'e Özel Kuvvetler Karargahını ele geçirmek isteyen darbeci general Semih Terzi'yi öldürme görevi vermişti. Halisdemir darbeciler tarafından şehit edilmişti. Bu olay darbecilerin Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda kontrolü ele geçirmesini önleyerek Türkiye'nin kaderini değiştirmişti.”

Bazı haberlerde ise "Ömer Halisdemir'in komutanı operasyonun başında" şeklinde başlıklar gördük. Yorumu size bırakıyoruz.

omerin komutani

15 Temmuz gecesinde yaşananları şöyle bir hatırlarsak görürüz ki o gece Genelkurmay Başkanından başlamak üzere birçok kişi birçok emir vermiştir. Ancak bu emirler “emri alan asker kişinin emre itaat etmesi” halinde değer kazanmıştır. Yani Ömer Halisdemir’e verildiği söylenen, sonu ölüm olan emir ancak Ömer’in emre itaat iradesi göstermesi ile kıymet kazanmıştır. Halk arasında yaygın bir deyim olan “emir demiri keser” sözü o gece birçok alanda anlamını yitirmiş ve birçok yerde emir demiri kesmemiştir.

İzlediğimiz kamera kayıtlarındaki Ömer’in Darbecilerin karşısına çıkış görüntülerine baktığımızda, Ömer'in Darbecilerin karşısına çıkış anının, öldürme emri almış birinin davranışları gibi olmadığı izlenimine kapıldık. Konuyu konuştuğumuz bir çok arkadaşımız “Tecrübeli bir bordo bereli olan Ömer Halisdemir böyle bir emir almış olsa tabanca ile değil daha etkili bir silahla mevzilenerek yalnızca Semih Terzi’yi değil yanındakileri de saf dışı bırakacak bir hareket tarzı belirlerdi. Böylece belki de şimdi Şehit olarak değil yaşayan bir kahraman olarak aramızda olabilirdi. Oysa Ömer, direk yanlarına giderek bir şeyler konuşuyor ve peşinden silahını çekip Hain’i vuruyor.” şeklinde görüş bildirdiler.

Tümgeneralimiz elbette Ömer’le görüşmüş ve Ömer’e bir emir vermiştir. Ancak bu emir Semih Terzi’yi öldür emri midir çok emin değiliz.  

Bu konu ile ilgili ilk andan itibaren kafamda oluşan soruları yazıya döküp dökmeme konusunda terddüt ettim. Ancak 15 Temmuz Hain Darbe Girişiminde hayatını kaybetmiş meslekdaşlarıma bir vijdan borcu olarak bu detayların tarihe not düşülmesi gerektiğine inadığım için yazmaya karar verdim. Bu yazıdaki amcımız, şimdi Korgeneral olan ve Fırat Kalkanı Operasyonunun yöneten Zekai Aksakallı’nın darbe girişiminin bastırılmasındaki duruşunu ve çabasını değersizleştirmek değil elbette. Özel Kuvvetler Komutanlığı ve komutanı hain girişimin önemli hedeflerinden birisi olmuş Sn. Aksakallı buna direnerek ve harekete geçirebildiği ekibiyle çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Ancak medyadaki haberlerde ve olaydan bahseden yorumcuların beyanlarında, Ömer’in kendi inisiyatifiyle gerçekleştirdiği izlenimi veren Hain General Semih Terzi’yi vurmasının “emir üzerine gerçekleştirilen bir eylem” olduğunun sürekli olarak gündemde tutulması hatta verilen emrin, gerçek eylemin önüne geçirilmeye çalışılması bence anlaşılabilir bir durum değil. Aklıma gelen tek olasılık ise TSK'nın yeniden yapılanmasında asubaylara biçilecek rolün ve konumun şekillenmesini etkilemek için özellikle yapılıyor olduğudur.

O gece gördüğümüz bir gerçek daha var ki Sn. Aksakallı kendi aracının önünü çeviren hainleri bile nedense vurmuyor. Tekme atarak saf dışı bırakıyor ve olay yerinden kaçıyor. Belki bizim bilmediğimiz haklı bir nedeni de olabilir ama yine de kendi karşısına çıkan hainleri vurmak yerine tekme atarak bertaraf eden komutanın, Ömer Halisdemir’e hain Semih Terzi’yi öldür emri vermiş olması mantıklı gelmiyor. Eğer Darbeci hainlere karşı mücadele yöntemi öldürme üzerine planlanmışsa bunu önce verenin uygulaması gerekir.

Bir diğer olay ise Semih Terzi ile birlikte Özel Kuvvetler Komutanlığına gelen ve Ömer Halisdemir’i şehit edenler arasında bulunanlardan Üsteğmen Mihrali Atmaca’nın ifadesinden öğrendiklerimiz. Mihrali Atmaca basına yansıyan İfadesinde Darbe girişiminden haberdar olmadığını, Ömer’e Binbaşı Fatih Şahin tarafından emir verildiği için ateş ettiğini belirtiyor. 

"Darbe girişiminden habersiz olduğu için gelişmelere anlam veremediğini savunan Atmaca, daha sonra Ahmet Kemal isimli bir yüzbaşı ile telefonda görüştüğünü, bu görüşme esnasında Binbaşı Fatih Şahin, Mehmet Ali Çelik ve Albay Ümit Bak'ın hain olduğunu, onların derdest edilmesi gerektiği yönünde Yüzbaşı Ahmet Kemal'den talimat aldığını aktaran Atmaca, telefon görüşmesini şöyle anlatıyor:

Yüzbaş Ahmet Kemal, "Fatih Şahin, Mehmet Ali Çelik ve Ümit Bak'ın hain olduğunu, 'paketleyip derdest edin, zorluk çıkarırlarsa bacaklarından vurun' diye Tümgeneral Zekai Aksakallı tarafından emir verildiğini illeti. Bana bu şahısların hain olduklarını söyledi. 

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/halisdemiri-sehit-eden-fetocuden-kan-donduran-ifade-144409h.htm

Yani Ömer Halidemir’e öldür emri veren Zekai Aksakallı’nın Yüzbaşı Ahmet Kemal’e hainleri bacağından vur emri vermiş olduğunu öğreniyoruz. 

Darbe girişimi süresince inisiyatif alarak darbecilerin amacına ulaşmasına engel olan bir çok kahraman Asubayın duruşunu ve davranışını salt emir-komuta denklemi içinde açıklamaya çalışmak pek mantıklı gelmiyor nedense. TSK’nın emir komuta zincirinin yerle bir edildiği, üstelik Üst Komuta kademesinin derdest edildiği bir ortamda canı pahasına inisiyatif alan Asubayların çabalarının gerçek anlamda incelenerek değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirmeler ışığında, TSK’nın yeniden yapılanmasında “Asubayların Saha Liderliği Konseptinin” enine boyuna masaya yatırılması zorunluluktur. 

Bu bağlamda;

1.  Statüler arası dikey geçiş sistemi liyakat esasına göre daha yoğun işletilerek ortaya çıkan Subay ihtiyacı Sivil Kaynak yerine Asubaylardan karşılanmalıdır. Bu bağlamda Hava Kuvvetlerinin Pilot ihtiyacı da uçakları en iyi tanıyan Uçak Bakımcı Asubaylardan karşılanabilir.

2. TSK’nın Subay ve Asubay Kaynağı tek okul olarak düzenlenmelidir. Adında Meslek ibaresi olan bir okuldan harp sanatını icra edecek canını ortaya koyacak insanlar yetiştirmeye çalışmaktan vaz geçilmelidir. Eğer bu yapılamıyorsa Milli Savunma Üniversitesi bünyesinde, Asubay Meslek Yüksek Okullarından Harp Okullarına dikey geçişi sisteme kazandıracak düzenlemeler yapılmalıdır.

3. Asubayların başında Demoklesin kılıcı gibi duran çağdışı TSK Disiplin Kanunu yürürlükten kaldırılmalı, bu kanunun, alt rütbelerdeki insanların gelecek endişesi taşımasına neden olduğu gözden kaçırılmamalıdır.

4. Disiplinin tesisi için mutlaka ihtisaslaşmış Mahkemelerde Hukukçu marifetiyle kararlar verilmelidir. Yüksek Disiplin Kurulları kaldırılmalı, Mahkeme kararı olmadan hiç kimse TSK’dan ihraç edilmemelidir.

5. Asubayların özlük hakları ile ilgili Genelkurmay ve MSB’de çöreklenmiş art niyetli darbeci zihniyetin bunca zamandır kasıtlı olarak engellediği konular vakit geçirmeden çözüme kavuşturulmalıdır.

30 Ağustos Zafer Bayramımız ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günümüz Kutlu Olsun.

Kalın sağlıcakla.

Halil ERGENLİ

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 26585 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile