All for Joomla All for Webmasters
Salı, 12 Temmuz 2016 16:17

Satır Arasında Kalmasın...

Öğeyi Oyla
(11 oy)

11 Nisan 2015 Tarihinde Ulusal Kanalda Ceviz Kabuğu programının konusu Astsubayların sorunları idi. Usta moderatör Hulki Cevizoğlunun konukları 3 Emekli Asubay, Oktay Yıldırım, Mustafa C. Sadakoğlu ve Cengiz Koçak. Program videosunun 1 saat 9 dakikasından itibaren yaklaşık 4 dakika Cemaat konusu tartışılır. Oktay Yıldırım TSK’daki Asubaylara yönelik ayrımcılıklarla ilgili tespitlerinin peşinden şunları söyler;

“O Gölcük’teki CD’ler nasıl gidiyor oraya. Cemaatçiler götürüyor. Peki, arkadaş bu cemaatçiler nasıl giriyor bu ordunun içine? Nasıl giriyor şöyle giriyor… Senin saygı göstermekte şey davrandığın, yeterli şekilde onore etmediğin adamı tabiat boşluk kabul etmez. Başka bir topluluk, başka bir siyasal grup, başka bir inanç grubu, geliyor ve etkiliyor… Ben 1994 yılında Kayseri Hava İndirme Tugayında arkadaşlarımın nasıl arkadaşlarımın o cemaatlere, tarikatlara gittiğini canlı görmüş bir adamım. İzlemiş, takip etmiş bir adamım. Yani bunları bir tanıklıkla söylüyorum ben.” 

Bu sözler üzerine Hulki Cevizoğlu’nun sorusu gelir “Neden Subaylardan daha çok Asubaylar böyle tarikat, cemaat ya da sivil yaşamın içine dâhil oldular?”

Oktay Yıldırım: Tanıdığım örnekler üzerinden, genel bir şey söylemiyorum.

Bunun üzerine aynı programa katılan Dr. Mustafa C. Sadakoğlu şöyle sorar;

“Bunun bir istatistiği var mı?” 

YILDIRIM: "Hayır istatistiği yok. Tanıdığım genel örnekler üzerinden."

SADAKOĞLU: "Daha fazla daha az neye göre? Bilimsel bir veri değil."

YILDIRIM: "Şu konuda bir şey söylenemez. Neden Subaylar daha az Assubaylar daha fazla. Onu bilemeyiz. Astsubay mı daha çok gitmiş, Subay mı daha çok gitmiş bunu bilemeyiz…"

İlgili bölümün tamamını videodan izleyebilirsiniz. 

yildirim video

gazoz2Programın bu bölümü mensubu olduğum meslek grubu anlamında kendimi kötü hissetmeme neden olmuştu. Asubayların kırgınlıkları ve küskünlükleri nedeniyle cemaate daha çok gittikleri dolayısıyla Kumpas davalarda kullanıldıkları yönünde imalarla dolu bir konuşma. Hem de örnek Gölcük Donanma Komutanlığında döşemenin altından çıkan CD’ler üzerinden veriliyordu. Yani Deniz Asubaylarının cemaat adına bu kumpasın kurulmasında ciddi vebali vardı.

Toplumda genel bir ezber var tabi ki. “Harbiyeli aldanmaz” sözüyle sloganlaştırılan bir ezber. Cemaat, tarikat gibi oluşumlarla kol kola olmayı subaylarımıza pek konduramadı toplum yıllarca. İçlerinde az sayıda subay olsa da ağırlık asubaylardaydı onlara göre cemaat ve tarikatlara meyledenlerde. Ne de olsa asubaylar küskün zümre idi.

9 Temmuz Sabahı Türkiye ilginç bir haberle uyandı güne. 

feto“İzmir'deki askeri gizli bilgi ve belge bulundurma davasının soruşturması sırasında sahte delil üretilmesini sağladıkları iddiasıyla, iki amiralin de aralarında bulunduğu 6 denizci subay hakkında gözaltı kararı verildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görevli olan Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu, Tuğamiral Ali Suat Aktürk, binbaşılar Korkmaz Mermer, Özgür Gün, Habil Özcan, Recep Zafer ile emekli Albay Hasan Eryılmaz, emekli Subay Zafer Denli ve emekli Astsubay Recai Adalı hakkında gözaltı kararı çıktı. Operasyon öncesi Genelkurmay'ın bilgilendirildiği öğrenildi. Adliyeye ifade vermek için çağrılan zanlılardan 2 amiral ve 3 binbaşı için rapor aldıkları gerekçesiyle gözaltı işlemi uygulanamadı.

Zanlıların, askeri gizli bilgi ve belge bulundurma davasında, eskort kızlar tarafından yapıldığı öne sürülen fişleme ve belge sızdırma suçlarını, kendilerinin işlediği iddiasıyla arandıkları öğrenildi. Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olmakla suçlandıkları belirtilen zanlıların, askeri personeli etnik kökenlerine göre fişledikleri iddia edildi.”

Bu haberi okurken Sayın Mustafa C. Sadakoğlu’nun sözleri geldi aklıma.

“Bunun bir istatistiği var mı?” 

Sonra arşivimden 2014 Yılında Aydınlık Gazetesinde yayınlanan Deniz Kuvvetlerindeki cemaat yapılanması ile ilgili şemayı da çıkardım. Tek tek saydım rütbelerine göre isimleri.

18 Amiral, 6 Emekli Amiral, 13 Albay, 1 Emekli Albay, 1 Emekli Yarbay, 3 Binbaşı, 3 Emekli Binbaşı, 9 TSK’dan Atılan Binbaşı,
2 Astsubay, 7 Emekli Astsubay.

Alın size istatistik. 

2014 Yılında yayınlanan listede muvazzafı, emeklisi, atılanı ile toplam 54 Subay, 9 Astsubay

9 Temmuz tarihli haberde okuduğumuz, mahkemenin tutuklama kararı çıkardığı 8 Subay ve 1 Emekli Astsubay…

Yani meslekdaşımız Emekli Asubay Oktay Yıldırım’ın Ceviz Kabuğu Programında dillendirdiği "Asubaylar cemaate daha çok gidiyor" iddiası bu sayılara bakınca havada kalıyor.

Asıl benim anlayamadığım şu; Oktay Bey’in yazılarının yayınlandığı Aydınlık Gazetesinde "Deniz Kuvvetlerinde görevde bulunan Amirallerin neredeyse yarısının cemaat mensubu olduğu" iddiası yayınlanmışken nasıl oluyor da Gölcük Donanma Komutanlığında döşemenin altında bulunan harddisk ve CD’lerin faili asubaylar oluyor? 

deniz feto(Yukarıdaki şema Aydınlık Gazetesinden alınmıştır.)

Şimdi yukarıdaki şemada yer alan isimlere bir de 31 Mayıs 2015 tarihinde medyaya yansıyan bir haber ile birlikte bakalım.

“Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı; paralel devlet yapılanmasının lideri olduğu ifade edilen Fetullah Gülen’i Amerika’da ziyaret ettiği söylenen general ve kurmay albayı akladı. Askeri Savcılık; ABD’de lisansüstü eğitim gördüğü sırada Kaliforniya’da Fetullah Gülen’i ziyaret eden Akdeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan ve Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Sevk ve İdare Akademisi Öğretim Başkanı Kurmay Albay Cengiz Ekin hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

ALBAY BETÜLHAN KAHRAMAN İFADE VERMİŞ

Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’na ifade veren ve o dönem albay olan Akdeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan ile birlikte eğitim alan, aynı evi paylaştıklarını belirten Albay Betülhan Kahraman, Cengiz Ekin ve Atilla Demirhan ile Kaliforniya’da bir eve gittiklerini, sonradan Fetullah Gülen olduğunu öğrendiği kişinin de orada olduğunu söyledi. Kahraman, 1996-1998 yıllarında da Ekin’in kendisini, İstanbul Altunizade’de bir eve/dershaneye götürerek tekrar Gülen ile görüştürdüğünü söyledi.”

firariKurmay Subayların ve Amirallerin bu tür faaliyetlerle kendilerine makam ve kariyer elde etmeleri söz konusu peki Asubayların böyle bir faaliyetin içinde olmakla elde edeceği ne var? 

Bu yazı ile derdimiz “subaylar mı asubaylar mı daha çok cemaatci?” sorusunun yanıtını aramaktan ziyade TSK içinde yönetici konumundaki insanların cemaatlerce devşirildiği iddiaları ortalığa saçılmışken bu devşirilme halinin en çok asubaylara atfedilmesinin, bu ön yargının hem sivil toplum hem de TSK içindekiler tarafından kabul görmesinin sorgulanmasına bir kapı açmaktır. Her ne kadar değerli meslekdaşım Oktay Yıldırım gazete köşesinde “ Satır arasında kalanlar”ı paylaşsa da Ordu-cemaat denkleminde Asubaylarla ilgili bu tespitlerimizin satır arasında kalmasına gönlümüz razı olmadı.

Bizce Asubayların önemli bir bölümünün köklerinden gelen muhafazakâr ve dini hassasiyetlerden kaynaklı olarak sergiledikleri yaşam biçimi ve assubayların Anadolu'nun geleneksel değerleriyle harmanlanmış aile geçmişleri bu yanılgının ana sebebi olabilir. Bu nedenlerle yapılan bir genelleme neticesinde cemaate yakın oldukları ön kabulü oluşmuştur diyebiliriz. Bu durumda daha modern kentsoylu aile geçmişi olan subaylar hangi saikle cemaate angaje oluyor ve kumpaslarında rol alıyor sorusunu sormadan geçemedik.

Asubayların gasp edilen haklarının verilmesinin yıllardır sürüncemede bırakılmasında bu ön kabulün etkisi var mıdır?Ya da yukarıdaki şemada olan-olmayan karargahlara yerleşmiş bazıları bu mağduriyetin sürmesi için özel çaba mı saf ediyor?

Terfilerde (sınıflar arası dikey, sınıf içi yatay farketmeksizin) liyakat ve yetenekten çok kişisel sadakate dayalı, güç sahibi olana sevimli görünerek yükselmenin yüceltildiği bir sistemde günün birinde gücü ele geçiren cemaat ehline tapınacak şekilde kariyerist bir ahlakın oluşması kaçınılmazdı. Nitekim öyle de olduğunu yaşanan gelişmelerle görüyoruz.

Ya da yaşanan bu karmaşık durumu uzun yıllardır şikayetçisi olduğumuz personel konuları ile terfi sistemindeki yozlaşmışlık ile açıklayabilir miyiz?

Kalın sağlıcakla…

Halil ERGENLİ
(E) Dz. Asb. Kad. Kd. Bçvş.

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 6006 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile