All for Joomla All for Webmasters
  • OYAK, TEMAD, TESUD Görüşmeleri üzerine bir görüş

    OYAK, TEMAD, TESUD Görüşmeleri üzerine bir görüş

  • AH ŞU DEVRİMLER

    AH ŞU DEVRİMLER

  • DURUMUN ÖZETİ

    DURUMUN ÖZETİ

  • TEMAD’da Cadı Avı Devam Ediyor

    TEMAD’da Cadı Avı Devam Ediyor

  • Yalnızlık Duygusu

    Yalnızlık Duygusu

  • SİTEMİZİN BEŞİNCİ YAŞINDA YENİDEN TEMAD DİYORUZ

    SİTEMİZİN BEŞİNCİ YAŞINDA YENİDEN TEMAD DİYORUZ

  • TEMAD'da Kurumsal Kimlik ve Güçlü STK Anlayışı

    TEMAD'da Kurumsal Kimlik ve Güçlü STK Anlayışı

  • SAĞLIKTA SAĞLIKSIZLIK

    SAĞLIKTA SAĞLIKSIZLIK

  • Koronavirüs Günlerinde Stres Kontrolü İçin Tavsiyeler

    Koronavirüs Günlerinde Stres Kontrolü İçin Tavsiyeler

  • Anayasa hep delikti ki

    Anayasa hep delikti ki

  • Züğürt Ağa Gerçeği

    Züğürt Ağa Gerçeği

  • Ayaş Domatesi Korkusu- Mehmet Ali KILINÇ

    Ayaş Domatesi Korkusu- Mehmet Ali KILINÇ

  • Lider ve Liderlik Kavramı

    Lider ve Liderlik Kavramı

  • TEMAD Yönetimini Uyarıyoruz

    TEMAD Yönetimini Uyarıyoruz

  • Güç, Empati, Kibir ve Liderlik

    Güç, Empati, Kibir ve Liderlik

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
Perşembe, 23 Haziran 2016 00:44

Yazarlarımız hakkında “Kovuşturmaya Yer Olmadığına” Karar verildi

Öğeyi Oyla
(12 oy)

İzmir’in Çiğli İlçesi’ndeki 2’inci Ana Jet Üs Komutanlığı'nda, görevli Asb. Kd. Çvş. Gökhan Yıldırım, yüksekten düşme sonucu şehit olmuştu.

Çiğli 2’nci Jet Ana Üs Komutanlığı’nda meydana gelen olayda, Asb. Kd. Çvş. 25 yaşındaki Gökhan Yıldırım, 4 metre yükseklikten düştü.

Yapılan müdahalelere rağmen hayata döndürülemeyen Gökhan Yıldırım, 7 Mart 2015 tarihinde şehit olmuştu. 

Muhabere taburunda Görevli Gökhan Asubay asma tavana gizli kamera sistemi döşerken tavanın çökmesi sonucu beton zemine çakıldı. Beyin ameliyatına alındı, ölüm kalım savaşına sürüklendi. 

Telsiz telefon eğitimine sahip, Asb. Kd. Çvş. Gökhan Yıldırım, görev tanımında olmamasına rağmen, üssün kendi personelini gözetlemek için takılması planlanan çatı aralarına, abajur içine konulan cinsten casus kamera da denilen gizli kameraların montajında emir ile görevlendirildi. 

Asma tavana çıkıp, emniyet tedbiri olmayan yerden kafasının üzerine çakılarak can verdi.

Oysa kamera montajı ile ilgili şartnamede bu faaliyetlerin yüklenici firma tarafından yapılacağı yazıyordu. Ne hikmetse Üs Komutanı montaj konusunda Üs Personelinin de görevlendirilmesini buyurmuş ve bu buyruk bir cana mal olmuştu. 

Emekli Asubaylar olarak bu olayın takipçisi olduk ve safahatı sizlere iletmeye çalıştık. 

22 Temmuz 2015 tarihinde Hukuk Köşemizde “Cübbe rütbeyi yine ört(e)medi

18 Ağustos 2015 Tarihinde Mustafa C. Sadakoğlu’nun  köşesinde “Ben Gökhan Yıldırım; "ölümümden kimse sorumlu değildir"” 

Yine aynı gün FOTO-YORUM köşemizde “Mızrak Çuvala Sığmıyor” 

başlıklı yazılarımızla vicdanımızda oluşan rahatsızlığı sizlerle paylaşmaya çalıştık. Biz bunları yaparken birileri de boş durmamış sitemiz ve yazarlarımız hakkında “soruşturmanın gizliliğini ihlal” gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştu.

Bize ulaşan ilk yazıda “Ben Gökhan Yıldırım; "ölümümden kimse sorumlu değildir"” Başlıklı yazıda bilirkişi raporlarının yayınlanması nedeniyle ihlal oluştuğundan bahsediliyordu. 

suc duyurusu

Mustafa C. Sadakoğlu savcılıkça ifadeye çağrıldı verdiği ifadesinde; 

“Talimata konu bilirkişi raporunu internet üzerinden yayınladığım doğrudur. Ben 24 yıl Deniz Kuvvetlerinde Deniz Astsubayı olarak görev yaptım. Bu yazıyı kaza neticesinde ölen meslektaşıma karşı vicdani bir borç olarak yazdım. Ben soruşturmanın gizli olduğunu bilmiyordum. Ayrıca kovuşturma aşamasına geçildiğini davasının açıldığını zannediyordum. Bu yazıyı herhangi bir kasıtla soruşturmanın gizliliğini ihlal etme kastıyla yazmadım. Tamamen ölen meslektaşıma karşı olan vicdani duygularımı dile getirmek için yazdım. Bu nedenle suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

ifade

Savcılık bu konuda “Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı” verdi. 

Savcılığın bu kararından aynı gün Mustafa Aytar'a ait FOTO-YORUM köşesinde yayınlanan “Mızrak Çuvala Sığmıyor” başlıklı foto-yorum hakkında da suç duyurusu olduğunu öğrendik.

Verilen karar her iki yazı ile ilgiliydi.

Kararda şöyle deniliyordu;

“Suç duyurusu ekinde bulunan bilgisayar çıktıları incelendiğinde Mızrak Çuvala Sığmıyor ve Ben Gökhan Yıldırım “ Ölümümden Kimse Sorumlu Değildir” başlıklı belgeler ile bilirkişi raporu incelendiğinde eleştirel bir haber niteliğinde olduğu, sadece bilirkişi raporunun yayınlanmış olmasının soruşturmanın gizliliğinin ihlali suçunun işlenmesi için yeterli bulunmadığı, TCK 285/a maddesinde düzenlenen “suçlu sayılmamak karinesinden yararlanmak veya haberleşmenin gizliliğinin yada özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesinin” söz konusu olmadığı, yine TCK 285/1-b maddesinde düzenlenen “yapılan açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması” koşulunun da somut olayda gerçekleşmediği, atılı suçun unsurları oluşmadığından KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA”

kyok

Gelinen noktada diyebiliriz ki Bu davanın takipçisi olmamız ve vicdanımızı rahatsız eden bilirkişi raporları ve gelişmeleri takip ederek sorgulamamız birilerini rahatsız etmiş. Demek ki amaç hasıl olmuş. İlk günden itibaren basında 4 metre olarak açıklanan düşme yüksekliğinin 2 metre 90 Santime düşmesi elbette önemli bir ayrıntıdır. Gökhan Yıldırım’ın görev envanterinde böyle bir görevin olmadığının itirafı niteliğinde belge mevcutken bilirkişi heyetinin tam aksini iddia ederek “görev tanımında var” demesi çelişkili bir durumdur. Bunu sorgulamak her vicdanlı insanın görevidir.

gorev tanim

Bu soruşturmanın ilk anından itibaren hukuki ve insani desteğini esirgemeyen Avukat Ceren Hezer’in katkılarını anmadan geçmek haksızlık olur. Sayın Ceren Hezer'e davaya inanmış tüm hukukçu meslektaşlarımıza teşekkürü bir borç biliriz.

Bizce asıl sorgulanması gereken Askeri konularda “sorumlularla komuta ilişkisi olan” bilirkişi heyetlerinin raporlarının adaletin tecelli etmesine nasıl etki edeceğidir. Afyon Cephanelik Patlaması davasında da bilirkişi raporları ile ortaya çıkan ve vicdanları yaralayan durumu görmüştük. Gölbaşı’nda Helikopter kazasında şehit olan asubayın eşine tazminat konusunda “fazlasıyla almıştır” diyen bilirkişi raporu da hala aklımızın bir köşesindedir ve vicdanımızı sızlatmaktadır. 

Bahse konu Bilirkişi Raporunda Bilirkişiler; 

Asubay eşinin tekrar evlenme ihtimali olduğundan bu ihtimal oranında tazminattan kesinti yapılması gerektiğini,

Bu nedenle yapılan ödemelerin zararı fazlasıyla karşıladığını, yani olması gerekenden fazla tazminat verildiğini,

Asubayın şehit olmasaydı en fazla 65 yaşına kadar yaşayacağı varsayımıyla hesap yaparak verilen tazminatın yeterli olduğunu belirterek,

davacı Asubay Eşi'nin "TAZMİNAT ALACAĞI OLMADIĞINA" kanaat getirmişti.

*****

Bir diğer dava konusu ise Sn. Şükrü Irbık hakkında açılan Ceza ve Tazminat Davalarıdır.

Şükrü Irbık emekliassubaylar.org sitesindeki Eski Tüfek isimli köşesinde 13 Mart 2014 târihinde Zihniyet Sürgünü isimli bir makâle yayınladı. Hemen akabinde yazının muhatapları tarafından yazıya erişimin engellenmesi talebiyle girişimde bulunuldu ve mahkemeden erişimin engellenmesi kararı aldırıldı.

Yazının yayından kaldırılması yeterli olmamış ki muhatapları tarafından Şükrü Irbık hakkında tazminat ve ceza davası açıldı. 

Sn. Şükrü Irbık sosyal medyada boy göstermediğinden bu davalardan pek fazla kişinin haberi olmadı. Dava konusu yazının içeriğinde kullanılan ifadelerin suç teşkil edip etmediğine yargı karar verecek. Ancak bizim de okuma şansı bulduğumuz bu yazının içeriğinde gözler önüne serilen gerçekler ışığında anlatılan hususlar vicdanlarımızda çoktan muhakeme edilerek muhatapları hakkında HÜKÜM verildiğinin bilinmesini isteriz.

Her ne kadar bahse konu yazı sitemizde yayınlanmamış olsa da bugün değerli yazıları ile sitemizde de Asubayların hak, adalet ve onur mücadelesine ışık tutup yön vermeye çalışan Sn. Şükrü Irbık yalnız değildir. Dava sürecini dikkatle izleyip gelişmeleri sizlerle paylaşacak ve üzerimize düşen desteği vereceğiz.

Emekli Asubaylar sitesi olarak yayın hayatımıza başlarken süreç içinde muhataplarımızın baskı, yıldırma ve gözdağı verme gibi çabaları ile karşılaşacağımızı biliyor ve bekliyorduk. Bundan sonra da bu tür çabalarla karşılaşacağımızı biliyoruz. Biz inandığımız yolda akıl ve vicdanımızın sesini dinleyerek mücadeleye devam edeceğiz. Umarız mücadeleyi iç çekişmelerden ibaret sanarak sabah akşam meslektaşlarına saldırmayı yaşam biçimi haline getirenler de enerjilerini mağduriyetimizin müsebbibi olan ve gaspedilen haklarımızın verilmesini engelleyen muhataplarımıza yöneltirler.

Emekli Asubaylar

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 8992 defa

You have no rights to post comments