All for Joomla All for Webmasters
  • 1200 TL EK ÖDEME ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

    1200 TL EK ÖDEME ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

  • ASB. GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECESİ YASA TEKLİFİ ÜZERİNE

    ASB. GÖREVE BAŞLANGIÇ DERECESİ YASA TEKLİFİ ÜZERİNE

  • Muhtarlar ihya oldu, biz ise

    Muhtarlar ihya oldu, biz ise "fakire bir sadaka" turları yapıyoruz

  • İKİ SEÇİM- İKİ SONUÇ

    İKİ SEÇİM- İKİ SONUÇ

  • TEMAD'IN SEÇİMİ

    TEMAD'IN SEÇİMİ

  • TEMAD İÇİN KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

    TEMAD İÇİN KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

  • Dernekler Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler

    Dernekler Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler

  • Emekli Asb. Fahrettin Bağrı İyi Parti Grubunda Astsubayları Anlattı

    Emekli Asb. Fahrettin Bağrı İyi Parti Grubunda Astsubayları Anlattı

  • DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

    DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

  • Hamza Dürgen'in Sinan Engin'den ne farkı var?

    Hamza Dürgen'in Sinan Engin'den ne farkı var?

  • TEMAD’da İhraçlar ve Yalanlar…

    TEMAD’da İhraçlar ve Yalanlar…

  • HAMZA DÜRGEN’İ TEMAD’IN BAŞINA GETİRENLERE AÇIK MEKTUP!

    HAMZA DÜRGEN’İ TEMAD’IN BAŞINA GETİRENLERE AÇIK MEKTUP!

  • DELEGE OYUNLARINA DİKKAT! HATA MI, KASIT MI?

    DELEGE OYUNLARINA DİKKAT! HATA MI, KASIT MI?

  • ASTSUBAY KAMUOYUNA DUYURU

    ASTSUBAY KAMUOYUNA DUYURU

  • Aylık olarak verilen 100.00 TL.yi alıyor musunuz?

    Aylık olarak verilen 100.00 TL.yi alıyor musunuz?

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
Pazartesi, 23 Mayıs 2016 22:44

Türker Çağlar, çağlara ibretlik bir hikaye bıraktı ardında

Öğeyi Oyla
(3 oy)

Hani bazen insan içindekileri dökmek ister, birileriyle paylaşmak, sıkıntılarından kurtulmak ister de yüreğindekileri diline çıkarıp, bir türlu karşısındakine anlatamaz, ifadeler boğazında düğümlenir, çözülemez bir sarmal haline gelir de, azaltmak istediği sıkıntılar kat be kat artar ve boğulacak gibi olur ya hani, işte o anlardan birisini yaşıyorum şu an...

Bütün ölümler acıdır, ebedi ayrılıklar zordur ve dünyadaki varlıklar içerisinde her türlü acıya yeterince katlanabilen tek varlıkta insan oğludur.

Acı ne kadar büyük, sızı ne kadar katlanılmaz olsa da, zaman bütün acıların üstünü küllendirip hayata kaldığı yerden yeniden başlatabiliyor insanı. 

“Ölen ölecek ama hayat devam edecek” şeklinde söylenen teselli cümleleri ne kadar da doğru olsa, ateş elbette düştüğü yeri yakıp viran ediyor. 

Hem hayatında bin türlü acıya katlanıp, kendi özel meşakkatleriyle boğuşmak  hem de etrafında olup bitenlere duyarsız kalmamak nasıl bir duygudur, bunu yapabilmek için nasıl bir yüreğe sahip olmak gerekir, hangi beyinle, nasıl bir bedenle bu kadar ağır bir yükün altına girilir de, kendi derdini bir yana bırakıp, toplumun dertleriyle hemhal olunur, bazılarınca pek anlaşılır bir hal değildir. Bu hal, ehlinin elinde,  ciltler dolusu kitaplar yazdırabilecek bir haldir. 

Eli ayağı tutanlar, normal yaşantısını sürdürenler, sıktığı taşın suyunu çıkaranlar, yaptıkları her işin neticesinde paraya odaklı bir prensip geliştirmişken, diğer yanda; yer yüzünde yaşayan başkalarının huzurunu, mutluluğunu temin etme derdinde olanlar, parayı pulu bir yana bırakıp, üstelik de bedeninin  önemli bir bölümünü kullanamayan bir  kişinin bu azmine, iradesine sabrına ve inancına hayran olunmaz da ne yapılır?

Türker Çağlar...

1990 mezunu Sağlık Assubayı.

Branşının "Sağlık Assubaylığı" olması, kendi sağlığını korumaya yeterli olmamış.  Sağlığı zamansız bir şekilde bozulmuş ve genç yaşında tekerlekli sandalyeye mahkum olmuş... Tabi ki Takdir-i İlahi...

22 Şubat 2014 tarihinde odama giren bir arkadaşımız, “sizi binanın dışında, tekerlekli sandalyeli birisi turker3bekliyor” dedi. Hemen dışarıya çıktım ve gerçekten de tekerlekli sandalyesi ile bir kenarda öylece duran birisi vardı. Hoş geldiniz diye elimi uzattığımda, gülümseyen bir ifade ile, “başkanım kusuruma bakmayın” diyerek uzattığım elimi karşılıksız bırakmak zorunda olduğunu, elini kaldıramadığını anlatmaya çalıştı. Sonradan, onun da bir meslektaşımız olduğunu öğrendiğim diğer arkadaşımız konuyu kısaca özetledi.

Türker arkadaşımız daha önceleri meğerse ağır bir felç rahatsızlığı  geçirmiş.

turker2Kendisinin; “TEMAD’a üye olmak istediğini”  öğrendim. Türker Çağlar arkadaşımızla kapı önünde bir taraftan sohbet ettik, diğer taraftan da üyelik işlemlerini tamamlayıp kaydını yaptık.

O gün ve o günden sonraki bir çok ziyaretlerini hep kapı önünde gerçekleştirdi. Arkadaşımızı, yüksek merdivenlerin engel olmasından dolayı içeriye alıp şubemizi gezdiremedik. Ona bir çay dahi içiremedik üyesi olduğu derneğin mekanında... Çayını dahi kapı önünde ikram edebildik. Bu durum, nasıl acı veren bir durumdur bilebiliyor musunuz, anlayabiliyor musunuz?

Kiralık bir mekanın tadilatını dahi yapamamanın sıkıntısını o an ve o andan sonraki anlar da hep yaşadım, yaşadık. Bir arkadaşımız; “bu durumlar için merdivenin yanına bir rampa yaptırsak” diye teklif ettiğinde böyle bir şeyin imkansızlığını anlatamanın ve bu duruma bir çözüm bulamamnın sıkıntısını yaşadım, yaşadık hep birlikte.

“Keşke yerimiz kendimize ait olsaydı” diye iç geçirdik her zaman...

Türker Çağlar arkadaşımız, üyelikte geçen üç yılının aidatlarını da hep yılın ilk zamanlarında ödedi. Ya kendisi tekerlekli sandalyesi ile kapı önüne gelip bizzat ödedi  ya da bir diğer arkadaşıyla göndererek yaptı görevini. Biz her defasında hal hatır sormak için aradığımızda; “yapabileceklerimizin olup olmadığını” sorardık. O ise her defasında bizlere; “hiç bir ihtiyacının olmadığını” söylerdi.

Zaman zaman kendisinin sürekli olarak evinin yakınında vakit geçtirdiği kırtasiye dükkanında ziyaret ettik.

Üye olduktan bir ay sonra Ankara’da yapılan 15 Mart Ölüm Orucu Büyük Mitinginde onu, en önde tekerlekli sandalyesi ile yürürken gördü bütün Türkiye... Yanında küçücük kızı le birlikte...

Vücudunun önemli bir bölümünü kullanamayan ama beyninin tamamını kullanabilen arkadaşımız, bizlere yani bütün uzuvları sağlam olup da sürekli olarak “paradan” “puldan” bahsedip, “bu dernek bana ne verecek?” diye soranlara çok büyük bir ders verdi hem o gün hem de ogünden sonraki günlerde...

Küçücük kızıyla birlikte resmedilen o fotoğrafı çerçeveletip, bütün şubelerimizin en müstesna yerlerine asmamız gerekiyor.turker1

Hiç bir mazereti olmadığı halde hem eylemlere, yürüyüşlere katılmayıp hem de katılanlara, ağızlarına gelen her türlü hakaret içeren sözleri hayasızca çıkaranlara bir ibret vesikasıdır o resim.

Çok neşeli ve hayata bağlı bir arkadaşımızdı Türker...

Ama onun hayata bağlı olması, hayattan kopmasına mani olamadı.

23 Mayıs 2016’da ölüm onu; ailesinden, küçük kızından ve bizlerden aldı götürdü.

Ardında bütün nesillere anlatılacak bir hikaye bıraktı Türker...

Bu hikayenin adı,  yanındaki küçücük kızının, 15 Mart 2014 tarihinde Büyük Ankara Mitinginde taşıdığı pankartta yazılı...

“İmtiyaz değil, adalet istiyoruz.” Kendi göğsünde yazılı, “savaşta değil, sokakta ölüyoruz” cümlelerinde gizliydi.

Kendisne ait olan Facebook sayfasında, onun ölümünün ardından yapılan yorumlar da bizlerin onun hakkındaki intibalarımızın isabetli olduğunun delili gibi...

turker9turker11turker22turker55

Vücüdunun önemli bir bölümünü kullanamadığı halde, beyninin tamamını kullanarak, azim ve kararlılıkla, haksızlığa meydan okuyan Türker Çağlar ne yazık ki ölüme okuduğu meydanda yenildi ve Hak’kın rahmetine kavuştu.

Yarın, yani 24 Mayıs 2016 tarihinde, memleketi olan, İsparta’nın Şarkikaraağaç İlçesi Yukarıdinek Mahallesinde onu toprağa teslim edeceğiz inşallah.

TEMAD Konya olarak bizler de orada olacağız.

Allah ona rahmet aylesin.

Yakınlarına ve camiamıza baş sağlığı versin.

Tayyar Yıldırım

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 7069 defa

You have no rights to post comments