All for Joomla All for Webmasters
  • OYAK, TEMAD, TESUD Görüşmeleri üzerine bir görüş

    OYAK, TEMAD, TESUD Görüşmeleri üzerine bir görüş

  • AH ŞU DEVRİMLER

    AH ŞU DEVRİMLER

  • DURUMUN ÖZETİ

    DURUMUN ÖZETİ

  • TEMAD’da Cadı Avı Devam Ediyor

    TEMAD’da Cadı Avı Devam Ediyor

  • Yalnızlık Duygusu

    Yalnızlık Duygusu

  • SİTEMİZİN BEŞİNCİ YAŞINDA YENİDEN TEMAD DİYORUZ

    SİTEMİZİN BEŞİNCİ YAŞINDA YENİDEN TEMAD DİYORUZ

  • TEMAD'da Kurumsal Kimlik ve Güçlü STK Anlayışı

    TEMAD'da Kurumsal Kimlik ve Güçlü STK Anlayışı

  • SAĞLIKTA SAĞLIKSIZLIK

    SAĞLIKTA SAĞLIKSIZLIK

  • Koronavirüs Günlerinde Stres Kontrolü İçin Tavsiyeler

    Koronavirüs Günlerinde Stres Kontrolü İçin Tavsiyeler

  • Anayasa hep delikti ki

    Anayasa hep delikti ki

  • Züğürt Ağa Gerçeği

    Züğürt Ağa Gerçeği

  • Ayaş Domatesi Korkusu- Mehmet Ali KILINÇ

    Ayaş Domatesi Korkusu- Mehmet Ali KILINÇ

  • Lider ve Liderlik Kavramı

    Lider ve Liderlik Kavramı

  • TEMAD Yönetimini Uyarıyoruz

    TEMAD Yönetimini Uyarıyoruz

  • Güç, Empati, Kibir ve Liderlik

    Güç, Empati, Kibir ve Liderlik

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
Cumartesi, 26 Mart 2016 14:28

Dört Asubay, Aynı Dönem Mezuniyet, Dört Farklı Uygulama! (2)

Öğeyi Oyla
(21 oy)

Bir önceki bölümde anlattığımız durumun nasıl ortaya çıktığını inceleyen Orduevi Komutanı gördüğü manzara karşısında “Bu kadarına da PES” demekten alamaz kendini.

TSK’da görev yapan Asubayları Lise Üstü bir yıl eğitimle yetiştiren Türk Silahlı Kuvvetleri birçok meslek grubundan yıllar sonra Asubayların da iki yıllık MYO mezunu olarak yetiştirilmesine karar verir. Bir çok meslek için yüksek okullar açılarak tekniker seviyesinde mezunlar verilirken geç te olsa Asubayların MYO mezunu olacak olması olumlu bir gelişmeydi.

Bunun yasal düzenlemeleri yapılırken yapılan gayri ciddi hata ve eksiklikler yüzünden birçok mağduriyet doğmuştu. İşte bunların önemli bir kısmı da kendi nam ve hesabına Yüksekokul ve Fakülte bitirdikten sonra Temel Askerlik Eğitimini de başarıyla bitirerek 2004 yılı 30 Ağustosunda Asubay Çavuş naspedilenlerdendi. 

Selim ve Osman, Kara Kuvvetleri Komutanlığı personelidir. Kendi nam hesaplarına okudukları sürenin rütbe bekleme sürelerinden düşülmesi hususunda ilginç bir uygulama yapılmıştır. Selim MYO mezunu olduğu için rütbe bekleme süresinden hiç düşme yapılmamış Osman ise lisans mezunu olduğu için 2 Yıllık lisans süresi düşülmüştü. 

Oysa 4861 sayılı kanun hazırlanırken çok net bir çizgi çekilmişti Geçici Madde-1 ile. Geçiş dönemi ile ilgili karışıklıkları önlemek maksadıyla eklendiği aşikâr olan Geçici Madde ile yeni kurulan Asb. MYO’lar ilk mezunlarını verinceye kadar Kendi nam ve hesabına okuyanlardan Asubay istihdam edilebilmesine imkân verilmiş ancak bunun “bu Kanunla yapılan değişikliklerden önceki mevzuat hükümlerine göre” yapılabileceği de açıkça belirtilmişti.

Asb. MYO’ların ilk mezunlarını ne zaman vereceği ise 4861 sayılı kanunundan kısa bir süre sonra yani 10.07.2003 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4917 sayılı kanunun genel gerekçesinde şu şekilde yer almıştı;

“24.4.2002 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan 11.4.2002 tarihli ve 4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksek Okulları Kanunu gereğince; 2005 yılından itibaren muvazzaf astsubayların eğitim seviyesi, iki yıl süreli ön lisans düzeyine yükseltilmiştir. Söz konusu tarihten itibaren, lise ve dengi okul mezunlarının muvazzaf astsubay nasbedilmesi sona erecektir”

2005 Yılının her düzenlemede milat olarak kabul edildiği burada da açıktı.

Ne hikmetse Kara Kuvvetleri Komutanlığı bunu hiç dikkate almamış yeni mevzuat hükümlerine göre işlem yapmıştı. Yeni mevzuata uygun yönetmeliklerin yürürlük tarihleri de oldukça ilginçti. Örneğin; Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 82’nci maddesi 07.03.2006 tarihinde yeni hükümlere uygun olarak değiştirilmiş, Dış Kaynaktan Muvazzaf Astsubay Temin Yönetmeliği 28/05/2004 tarihinde yayımlanmıştı. Mevzuatlar genel hukuk kurallarına aykırı olarak 2004 neşetli asubayların aleyhine olmak üzere geriye doğru yürütülmüştü.

MYO Sistemine geçiş nedeniyle yapılan düzenlemelerin içinde 926 sayılı Kanun’un 79’uncu maddesine 28.05.2003 tarihli ve 4861 sayılı Kanun ile yapılan aşağıdaki düzenleme vardı; 

“Kendi nam ve hesabına Genelkurmay Başkanlığı tarafından tespit edilecek fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarını bitirdikten sonra muvazzaf astsubay olmak için başvuranlardan, temel askerlik eğitimini başarıyla bitirip muvazzaf astsubay nasbedilenlerin, hazırlık sınıfı ve sınıfta kalmalar hariç olmak üzere astsubay meslek yüksek okullarından yıl itibariyle fazla olan öğrenim süreleri, kıdemlerinden sayılır ve bunların hangi rütbelerde ne kadar eksik bekletilecekleri yönetmelikte gösterilir.” 

Ancak; aynı Kanun’un geçici 1’inci Maddesinde ise;

“Geçici Madde 1 - 11/04/2002 tarihli ve 4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksek Okulları Kanununa göre kurulacak astsubay meslek yüksek okullarının ilk mezunları astsubay nasıp edilinceye kadar geçecek süre içerisinde kuvvet komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığı tarafından ihtiyaç duyulacak astsubaylar, bu Kanunla yapılan değişikliklerden önceki mevzuat hükümlerine göre temin edilebilir.” diyordu. 

Hazırlanan Kanunun gerekçelerinde ve Komisyon görüşmelerinde de:

“Kendi nam ve hesabına Genelkurmay Başkanlığı tarafından tespit edilecek fakülte, yüksekokul, veya meslek yüksekokulları bitiren ve müteakiben bu öğrenimlerine göre astsubay nasbedilenlerin astsubay meslek yüksekokullarından yıl olarak fazla okudukları sürelerin astsubay rütbe bekleme sürelerinden sayılması ve rütbe bekleme süresinden düşülmesi esas alınmakta; bu sürelerin tamamının bir rütbenin bekleme süresinden düşülmesine mani olmak ve personelin her rütbede idarece uygun görülecek bir süre kadar beklemesini sağlamak amacıyla bunların hangi rütbede ne kadar eksik bekletileceğinin yönetmelikte belirtilmesi öngörülmektedir.” denilmekteydi.

Geçici Madde 1’in madde gerekçesinde ise;

“Madde ile; astsubay meslek yüksekokullarının ilk mezunları astsubay nasıp edilinceye kadar geçecek süre içerisinde ihtiyaç duyulacak miktarda astsubay temininin önceki mevzuat hükümlerine göre de karşılanabilmesine imkân sağlanmakta, ayrıca bu kapsamda Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte astsubay sınıf okullarında okuyan öğrenciler ile astsubay meslek yüksekokullarının ilk mezunları astsubay nasıp edilinceye kadar geçecek süre içerisinde astsubay nasbedilmek üzere astsubay sınıf okullarına alınacak öğrencilerin hak ve yükümlülükleri, yetiştirilmesi, astsubaylığa nasıp, nasıp düzeltmesi, bunların Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilişkilendirilmesi hususları da dahil olmak üzere astsubay yetiştirme ve temini ile ilgili yürürlükten kaldırılan mevzuatın uygulanmasının mümkün kılınması amaçlanmaktadır.” denilmekteydi.

Bundan sonraki tüm safahat Kanunun yanlış yorumlanması temeline oturtulduğu için  Selim de Osman da  2006 Yılında değiştirilen Asubay Sicil yönetmeliğinin rütbe bekleme süreleri ve nasıp düzeltmesi ile ilgili yeni uygulamasına tabi olmuş. Daha sonra 2009 Yılında rütbe bekleme süreleri uzatıldığında Selim kıdemli çavuş rütbesinde olduğu için yeni uygulamaya tabi olmuştu.

İşte bu yüzden de ortaya bu garabet durum çıkmıştı. 

07.03.2006 tarihinde Asubay Sicil yönetmeliğinde yapılan düzenleme 2005 Yılında Asb. MYO’lar ilk mezunlarını verdiğinde uygulanması gereken düzenlemeleri içerdiği halde Selim de Osman da bu yönetmeliğin rütbe bekleme sürelerinin eksiltilmesi ile ilgili hükümlerine tabi sayılmıştı.

Dört Asubayın durumunu tüm mevzuatı didik didik edip incelediklerinde bir tek sebep çıkıyordu ortaya. 

6 Haziran 2003 Tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 4861 sayılı kanun yanlış yorumlanmıştı. Yanlış yorumlamanın ötesinde Geçici Madde 1’in astsubay meslek yüksek okullarının ilk mezunları astsubay nasıp edilinceye kadar geçecek süre içerisinde temin edeceksen “bu Kanunla yapılan değişikliklerden önceki mevzuat hükümlerine göre” temin edebilirsin şeklindeki kesin hükmü yok sayılarak 6 Haziran tarihinden sonra ancak Asb. MYO’ların ilk mezunlarını verdiği 30.08.2005 tarihinde önce yapılan temin işlemlerinde bu hüküm YOK sayılmıştı.

Bu durumun mutlaka çözülmesi gerektiği ortadadır. Ancak TSK’da özlük haklarının işleyişini gayet iyi bilen Orduevi Komutanı mağdur olan Selim ve Osman’ı çağırır ve düşüncelerini aktarır.

“Ortada ciddi bir haksızlık ve hukuksuzluk olduğu açık. Ancak idarenin yani Kuvvet Komutanlığının bu hatasını kabul etmeyeceğini şimdiden söyleyebilirim. Bunu kabul etmeleri halinde sizin bu uygulama nedeniyle yıllardır yaşadığınız hak kaybının ve talep edebileceğiniz maddi manevi tazminatın bunu kabul etmelerinin önündeki en büyük engel olacağını söyleyebilirim. Bunun için başvurduğunuzda alacağınız cevaplarda Geçici 1’inci maddeyi hep görmezlikten geleceklerdir. Ondan sonrası da zaten çorap söküğü gibi gelecek ve 6 Haziran 2003’ten sonraki mevzuata göre cevaplarını vereceklerdir. 

AYİM’e gittiğinizde ise karşınıza zaman aşımı silahını çıkaracaklardır. Oysa sizin mağduriyetinizin zaman aşımı diye bir şey söz konusu bile değildir. Siz her üniformanızı giyip mesaiye geldiğinizde bu uygulama nedeniyle şu anda reva görülen rütbe nedeniyle mağdur olmaktasınız. Her maaşınızı aldığınızda bu uygulama nedeniyle maşınızı eksik aldığınız için mağduriyet o ay boyunca devam etmektedir. Umarım zaman aşımı gibi saçma bir gerekçeyle usule takılmazsınız. Böyle bir konuyu esastan inceleyecek her hukukçu sizin hakkınızı teslim edecektir.

AYİM için çok umutlu değilim ama orada olmazsa da Anayasa Mahkemesine gitmek durumunda kalacaksınız. Anayasa Mahkemesi son dönemlerde verdiği hukuk için yüz akı kararlarla bu anlamda umut vaat etmektedir.” der.

Selim ve Osman Haklarını aramaya karar verir. Kara Kuvvetleri Komutanlığına dilekçe ile başvururlar. Hukuki süreç böylece başlamış olur. 

Sonrasında ne mi olur?

Onu da bekleyip göreceğiz…

Bize düşen bu mağduriyeti dile getirip duyması gerekenlere duyurmaktı. İki bölümlük bu yazımızla bunu yapmaya çalıştık. Umarız bu durumda olanların hak arama mücadelesine bir nebze olsun ses olmuşuzdur.

Türk Silahlı Kuvvetlerinde rütbenin temsilden yaptırıma, atamadan görevlendirmeye, özlük haklarından motivasyona, görevden yetkiye, sorumluluktan vazifeye kadar birçok hususta önemli ve belirleyici etkisi olduğu muhakkaktır.

Umarız yukarıda hikâyeleştirmeye çalıştığımız durumda olan Asubayların hak arama mücadelesi mutlu son ile biter…

Kalın sağlıcakla…

Halil ERGENLİ

E. Dz. Asb. Kad. Kd. Bçvş.

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 7204 defa

Yorumlar   

0 #4 Mustafa kiziltan emekli asubay 06-04-2016 02:19
Arkadaslar vehbi kocun hayatini okuyun adam bir sanayi imparatorlugu kuruyor biz binlerce kisi olarak hic bir sey yapamiyoruz artik hukumetide genel kurmayide onlardan size fayda gelmez acilen havuz olusturalim temad banki kuralim oyaki gecelim bu guc bizde varsaygilerimle
Alıntı
0 #3 hakan akça 31-03-2016 11:00
2004 devresi bu yazıdan sonra herhangi bir hukuki girişimde bulundu mu?
Alıntı
0 #2 K. EŞREF 27-03-2016 00:46
E. Dz. Asb. Kad. Kd. Bçvş. SN. Halil ERGENLİ SESSİZ ÇIĞLIĞIMIZA SES OLDUĞUNUZ 2004 DEVRESİ SİZE MİNNETTARDIR.
KALEMİNİZE SAĞLIK YİNE SARİH BİR DİLLE KONUYU ÖZETLEMİŞSİNİZ.
Alıntı
0 #1 Ahmet ucar 26-03-2016 18:53
Birde benim gibi 2004 mezunu olup askerligini 18 ay yaptiktan sonra astsubay olan ve bu sebepten 1 yil erken tergi alan su an kd.üçvş. rutbesinde olsnlar var yani 4 degil 5 farkli uygulama var
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile