All for Joomla All for Webmasters
Salı, 09 Şubat 2016 00:27

Askerlik Volkan Asubay'ın Yaşam Biçimi, Ya Özlük Hakları?

Öğeyi Oyla
(10 oy)

Son günlerde sürekli özlük haklarımızla ilgili yazılar yazıyoruz. Bunları yazarken bir yandan da her gün gelen şehit haberleri ile içimiz burkuluyor. Yıllardır ilk kez bölücü teröre karşı, siyasetçisi, askeri ve polisiyle topyekûn bir mücadele manzarası görüyoruz. Verilen tavizler ve güvenlik güçlerinin elinin kolunun bağlanması ile Vatanın bölünmez bütünlüğüne tüm küstahlığı ile el uzatabileceği yanılgısına düşenler, daha yakın zamanda öz yönetim provaları yapıp, yollarda, sokaklarda sözde asayiş birimleri ile yol kontrolleri yapanlar bunu görmezden gelen siyasi ve askeri otoritenin mücadele kararı almasının ardından yeniden barış, çözüm vs. söylemlere sarıldı.

Umarız terörle müzakereden vazgeçilip mücadele edilmesi kararı son terörist etkisiz hale gelene kadar sürdürülür ve Şehitlerimizin canları, Gazilerimizin kanları ile ödedikleri bedel heba olmaz. Şehirlerin terör yuvası ve cephanelik haline gelmesi ile sonuçlanan açılım süreci kepazeliğinin bir daha önümüze konmayacağını umuyoruz. Bu bağlamda Başbakanın Mardin'de açıkladığı "kardeşlik" temalı eylem planı da dikkatle izlenmeli, teröre ve destekçilerine yeniden müzakere masası kurulmamalıdır.

Güneydoğuda yaşanan olaylarda Asubaylarımız bizzat "Sahada ve ölümle burun buruna" bir mücadele içindedir. Hem kırsalda hem de şehir merkezlerinde yoğunlaşan terörle mücadele faaliyetlerinde "Asubayların Saha Liderliği" konseptinin önemini görüyor Genelkurmay Başkanlığının da bunun farkında olduğunu anlayabiliyoruz. Geçtiğimiz günlerde Genelkurmay Başkanlığı'nın sitesinden yayınladığı "Asubay Volkan"ın sahadaki kahramanlıklarını anlatan bildiriyi tam da bu anlayış değişikliğinin kamuoyuna yansıması olarak değerlendiriyoruz.

volkan 1 volkan 2

Asubayların Saha Liderliğine çok önem veren ABD yıllardır Hollywood filmleri ile Asubaylarının kahramanlıklarını kendi kamuoyuna ve dünyaya pazarlayarak bunun psikolojik altyapısını hazırlıyor. İyi bir sinema izleyicisi olan Sn. Mustafa C. Sadakoğlu'nun önerisi ile izlediğim iki filmde bunu açıkça gördüm.

saha liderliği1 saha liderliği2 saha liderliği3

Bu filmlerden ilki "Green Zone" filmidir.

saha liderliği22Başçavuş Roy Miller ve ekibi, Irak çölünde depolandığından kuşkulanılan kitle imha silâhlarını bulmak üzere görevlendirilir ve ölümcül kimyevi maddelerin peşine düşerler. Ancak bunun yerine, görevlerinin amacını taban tabana değiştirecek bir örtbas olayı ile karşılaşırlar. Farklı amaçları olan ajanlarca çevrilmiş olan Miller, bölgede savaşı tırmandıracak yanıtlara ulaşmak zorundadır. ABD'nin Irak politikasının kökten sorgulanmasına yol açacak sonuçlara ulaşan kahramanımız bunu bir şekilde dünya kamuoyuna ulaştırır.

 

saha liderliği11Diğer film ise "American Sniper (Keskin Nişancı)" dır. Gerçek bir biyografiden sinemaya uyarlanan “Keskin Nişancı”nın da kahramanı bir Asubaydır.

Cesur bir asker olarak tanınan Chris Kyle, yoğun savaş ortamının hüküm sürdüğü Irak’a silah arkadaşlarını korumak için gönderilir. Kyle gerçekten keskin bir nişancıdır ve isabetli atışlarıyla savaş alanında pek çok hayatı kurtarır. Cephede adeta bir efsaneye dönüşür. Chris Kyle kahramanlıkları ve inisiyatif alarak gerçekleştirdiği operasyonlarla savaşın kaderini değiştirecek yararlılıklar gösterir.

Tabi her iki kahramanın da özlük hakları, çağ dışı disiplin kanunu, geçim derdi, sosyal imkanlarda ayrımcılık gibi dertleri yok.

Başçavuş Volkan’a gelince;

Başçavuş Volkan'ın öyküsünün sonuna eklenen "Hem zaten öyle değil midir? Askerlik asla sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimidir." şeklindeki sloganlaşmış söz tartışılmalıdır.

Evet, askerlik yaşam biçimi olmalıdır. Ancak bunun yasal düzenlemelerle ve özlük hakları ile desteklenmesi gerekmez mi? Bir insanın askerliği yaşam biçimi olarak özümseyebilmesi için yaşama dair kaygılardan uzak kalamadığı sürece bunun olması mümkün mü? 

Türk Asubayının haklarını tırpanlamak için 926 Sayılı TSK Personel Kanununun 137/c maddesine "Yükseköğrenim yapmış olan astsubayların intibakları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Genel İdare Hizmetleri Sınıfında aynı yüksek öğrenimi bitirenler için tespit edilen derece ve kademelerden hizmete başlamış kabul edilerek yapılır." ibaresini koymak ve bunu orada muhafaza etmek yukarıdaki önerme ile uyuşuyor mu?

Şimdi 657 Sayılı Kanunun 36'ıncı maddesinde Genel İdare Hizmetleri Sınıfı nasıl tanımlanmış bakalım;

I - GENEL İDARE HİZMETLERİ SINIFI:  Bu Kanunun kapsamına dâhil kurumlarda yönetim, icra, büro ve benzeri hizmetleri gören ve bu Kanunla tespit edilen diğer sınıflara girmeyen memurlar Genel İdare Hizmetleri sınıfını teşkil eder.

Peki, 926 Sayılı Kanuna 2003 Yılında eklenen Ek-21'inci maddede Asubay nasıl tanımlanmış bir de ona bakalım ; "Türkiye Cumhuriyeti Ordusunun Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı kadrolarının ast komuta kademelerinde eğitim, sevk ve idare ile diğer idarî işlerde subaya yardımcı olarak görevlendirilen askerî şahıslara, astsubay adı verilir."

Asubay aynı kanunda subaya yardımcı olarak görevlendirilen askeri şahıs ise "Genel İdare Hizmetleri Sınıfına" nasıl denklediniz diye sormak hakkımız değil mi?

Asubayların göreve başlangıç derecelerini 657 Sayılı Kanundaki birçok memurun bir kademe aşağısında tutma ısrarını anlamak mümkün değildir. Bugün hem Sur'da Cizre'de Polis bölgesindeki operasyonlarda Asubayları görevlendireceksin hem de oradaki Polis memurundan bunu geçtik çarşı ve mahalle bekçilerinden bir kademe aşağıdan göreve başlatacaksın.

Eğer "Askerlik meslek değil bir yaşam biçimidir" söylemini laf olsun diye söylemiyorsanız,

1.    Asubaylara yıllardır reva gördüğünüz adaletsiz başlangıç derecelerini hemen düzeltmelisiniz. MYO mezunu asubayları 9/2 derece kademeden, Fakülte Mezunlarını 8/1 derece kademeden başlatarak kanunun çıktığı tarihten önceki tüm asubayların intibaklarını da buna göre yaparak bu haksızlığa derhal son vermelisiniz. Asubay MYO Kanunu çıkarılırken ulaşılabilecek son derece kademe 1/4 olmasın gerekçesiyle 9/1'den başlatıldığı aşikârdır. Geçmişte bu konudaki direncin en belirgin dayanağı "statü hukuku" idi. Bugün 1/4'e ulaşma hakkı Asubaylarla aynı tarihte Uzman Jandarmalara da verilmiştir. Bu verildi diye statü hazretlerine hiç bir şey olmamış yerinde aynen durmaktadır. Bu gerekçe ortadan kalktığına göre Asubayları 9/1'den göre başlatmanın hiç bir haklı gerekçesi yoktur.

2.    Başbakanın seçim meydanlarında verdiği "asubaylara makam görev tazminatı vereceğiz" sözünü sulandırmadan, önüne çeşitli engeller çıkarmadan bir an önce hayata geçirmelisiniz. Binbaşılara makam görev tazminatı vermek için gösterdiğiniz çabanın onda birini asubaylar için göstermiş olsaydınız şimdi bu konuları konuşuyor olmazdık.

Eğer askerlik yaşam biçimi olsun diyorsanız özlük hakları üzerindeki ayak oyunlarına son vermeli, Asubayların görevde iken ve emekliliğinde geçim derdi endişesine düşmelerine engel olacak düzenlemeleri hemen gerçekleştirmelisiniz. Siyaset kurumu bu gerçeği görmüş ve her türlü düzenlemeye hazır iken Genelkurmay Başkanlığı'nın ayak sürümesinin, hala sicile bağlı tazminat verme çabalarında ısrar etmesinin mantıklı izahı yoktur.

Kalın sağlıcakla...

Halil Ergenli

E. Dz. Asb. Kad. Kd. Baçvş.

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 7194 defa

Yorumlar   

0 #1 Adnan GÜNGÖR 09-02-2016 23:25
Japonların 2005 yılında çekmiş oldukları ödüllü ve çok yüksek bütçeli deniz savaşını konu alan Yamoto filminde,deniz asubayları başroldedir.Bizim filmlerde de şişko,tıknaz,kısa boylu figüranlar asubay rolüne layık görülmüştür.
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile