All for Joomla All for Webmasters
Pazartesi, 08 Şubat 2016 01:09

"Her şey yalan, ölüm gerçek." Söyler misiniz neyin peşindesiniz?

Öğeyi Oyla
(8 oy)

Değerli arkadaşlarım. Zaman zaman yüreğimize dokunan, bedenimizi titreten, burnumuzun direğini sızlatan ama aynı zamanda da hayatın gerçekleri olan bir çok hadiseyi yaşıyoruz hep birlikte.

Duyuyoruz ki bir sabah; en yakınımızdaki bir sima, bir tatlı gülüş, bir dokunaklı seda, bir küçücük veda bile edemeden aramızdan ayrılıverdiğinin haberini yine onun bir yakınından gelen telefonla öğreniveriyoruz.

Haberi alır almaz, beyin travması geçirir gibi oluyor, ne dediğimizi dahi bilemez bir halde bizleri arayan sese zor bela mukabele edebiliyoruz.

Daha iki gün önce tedavi gördüğü hastaneden arayıp, ağlamaklı bir sesle; “sizsiniz beni hayata bağlayan. Sizsiniz 40 senedir özlemini çektiğim ve ikinci derecenin altıncı kedemesinden çekip alarak, birinci derece hayalimi gerçekleştiren. Sizsiniz, size haber salar salmaz evime gelip, bağlı bulunduğum tekerlekli sandalye üzerinde beni kucaklayarak dostça sarılan...

Sizdiniz evime gelip beni derneğimize üye kaydı yapan. Şimdi beni birinci dereceye yükselttiniz ya... Artık maaş farkımı alsam da gam yemem almasam da... Siz 40 senedir karşıma dikilen Sistem Hazretlerine, önümde diz çöktürdünüz. Ellerimi öptürttünüz Mevzuat Efendiye... Ne olursunuz, sizleri bir kez daha göreyim. Hem  gelin de, 2016 üye aidatımı da vereyim...”

Bugün sabah yani 07 Şubat Pazar günü, 08.00 sularında, Sevgili kızı, Ali Aydınhuzurr Ağabeyimizin ölüm haberini ulaştırıverdi bize... Ali Ağabeyimin birinci derece hayalinin gerçekleştiği bu günlerde,  gözleri açık gitmedi öbür tarafa. Maaş farkı maaş bordrosuna yansımıştı ama henüz hesabına yansımamıştı. Yani Mevzuat Efendi Ali Ağabeyimize 40 yıl sonra hakkını teslim etmişti kağıt üzerinde fakat, yine yapacağını yapmış, maaş bordrosuna yansıttığı maaş farkını, hesabına yansıtmadan, o ruhunu teslim edivermişti...

Konya’nın eksi beş derece soğuğunda, buz gibi toprağın kucağına ellerimizle teslim ettik Ali Ağabeyimizi.
Dün de yine Üyemiz Haydar Pektaş Ağabeyimizi ve Ömer Taşçı arkadaşımızın annesini teslim ettik eksi beş derece kar altına soğuk toprağın bağrına...

Gün geçmiyor ki kendimizden bir canı, kendi ellerimizle teslim etmeyelim toprağa. "Üye olup olmadığı mı" sorgulanırmış böyle bir durumda?

Kendi işlerimizi bile bırakarak, onlarca arkadaşımız, vefa borçlarını ödercesine, kendi ailesinden birisinin peşinden gidercesine gidiyoruz meslektaşlarımızın ve yakınlarının cenazelerinin ardından.

huseyınİzmir’den, Balçova TEMAD’dan arıyor bir ağabeyimiz...  “Bir üyemiz Konya’da bulunduğu sırada vefat etti. İlgilenebilir misiniz?”

“Emriniz başımız üstüne o bizim alemizden birisi hiç merak etmeyin.”

Antalya’da vefat eden bir meslektaşımızın cenazesi bir şekilde Ankara’ya ulaşmış... Geçenlerde dakika dakika yaptığımız işlemleri içeren bir yazı yazmıştım bu konu ile ilgili olarak. Linkten takip edebilirsiniz isterseniz... http://www.emekliasubaylar.org/yazarlar/item/1004-bir-vefat-bir-vefa Bizleri; “gecenin yarısı”, “gündüzün ortası” demeden arayıp, cenazenin Bolu’ya nakli için neler yapabileceğimizi” soruyorlardı. Devlet erkanını harekete geçirip hem de bütün arkadaşlarımızı da seferber ederek cenazeyi Bolu’dan Ankara’ya intikal ettirme işini hallediveriyoruz...  Bunları hep yüreğimizle, gönlümüzle yapıyoruz.

Bazıları bize vuruyor sürekli olarak.. Ölülerimiz üzerinden bile vuruyorlar bizlere... Siz de hiç yürek, bir nebze de olsun insaf yok mu be arkadaş?

Bütün şubelerimizin yönetimleri bu konularda hassasiyetlerini gösteriyorlar sağ olsunlar.

muglaBugün bir ilimizde vefat eden bir meslektaşımızın resmi cenaze tören fotoğrafını gördüm. Bir arkadaşımız alıp sayfasında paylaşmış. Güzel bir de paylaşım yorumu yapmış. Hem kendi kalitesini koymuş ortaya, hem de camiamıza olan saygısını, camianın saygınlığına aktarıp kendinden bekleneni yapmış sağ olsun.

Altına da meslektaş sandığımız bazıları çirkin çirkin yorumlarmalı yapmışlar. “Biz bu olamayız” diye düşündüm bir an. “Evet biz bu olamayız.” Ölümler üzerinden, ölüler üzerinden TEMAD düşmanlığı yapılabilir mi arkadaşlar? O ölünün bir sahibinin bulunup bulunmadığını bu yazdığınız çirkinlikleri okuyup okumayacaklarını  düşünemeyecek kafa yapılarının varlığını görmekten sizler adına utandım biliyor musunuz...

Ölmüş babaların, ölmüş evlatların, ölmüş kardeşlerin üzerinden dernek düşmanlığı  hangi kafa yapılarının ürünü olabilir söyler misiniz? Bu nasıl kabul görebilir, nasıl taraftar bulabiliyor, ayrıca incelenmesi, araştırlması bir konudur kanımca...

akyuzBakın, sizler bütün eforunuzu harcasanız da, bu toplum nezdinde asla ve asla saygı göremeyecek ve layık olduğunuz vechile anılacaksınız, bilesiniz. Yazmadan önce, iyice bir bir süzün de öyle çıkarın ağzınızdaki baklayı...

İçinizdeki sevgisizliği, fesatlığı, kıskançlığı, ihtirası, bencilliği yenemiyorsanız eğer, siz hiç bir işi başaramaz, toplumsal menfaatin anlamını da kavrayamazsınız zaten. Madem dilinizin ayarına sahip olamıyorsunuz, yazmayın... Yapamıyorsanız yapmayın. Anlamadım ki siz neyin ardındasınız... Gelin kendinize bir çeki düzen verin ve bu işleri bırakın artık.

Dirimize saygınız yok bari, ölümüze ve ölülerimizin yakınlarına saygınız olsun. Bu nasıl bir ihtirastır ki, ölüler üzerinden bile kin ve nefret kusuyorsunuz? Bu kaçıncı kabahatiniz, görmüyor musunuz? Bu toplum size arzu ettiğiniz teveccühü göstermemişse eğer, bir sebebi vardır mutlaka, dönün de bir kez olsun kendinize bakın bari... Belki de sizsiniz çektiklerinizin sebebi, olamaz mı yani? Bunu kendinizi sorgulayarak bulmaya çalışmanız bu kadar mı zor? Bir öz eleştiri yapın be arkadaş!orhan yenı

Yahu dernek üyeliğinden atılamnızın nedenini bir sorgulayın. Varsa hakkınız birlikte arayalım ama sizlerin ağzınızn ayarı bozuk be kardeşim. Yaşınız 65 değil 85 olsa da ağzınızn ayarını kaçırıyorsunuz. Bu camianın saygınlığına yakışmıyorsunuz. İşiniz gücünüz sinkaf, işiniz gücünüz hakaret, iftira, çamur atmak...

Hiç oraya buraya çekmeyin konuyu. Meslektaşlarımızın, hak vaki olduğunda, aradıkları yerin dernek yönetimleri olduğunu, evlatlarına vasiyet edip, “ilk olarak TEMAD’ı arayın” dediklerini bile hazmedemiyorsanız eğer, artık sizinle muhatap olunma aşamasını dahi çoktan geçmiş olduğunuz görülüyor.

Elbette birileri çalışacak, birileri de faydalanacak. Bizler de herkesin, bütün meslektaşlarımızın derneğimize üye olmalarını tavsiye ediyoruz. Elbette birilerinin çalışması sonucu elde edilen bütün haklar, dernek üyesi olsun olmasın herkese fayda sağlayacaktır. Ama gelin görün ki, birileri alın teri akıtarak ulaşacak bu haklara, bazıları da yatarak elde edecek. Şimdi soruyorum, iki tarafın kazandıklarının tadı aynı derece de olabilir mi, ne dersiniz buna?

halılorhan“Vicdan muhasebesi” herkesin kolayca yapabileceği, basit bir denklemdir aslında. Matematik bilmeye bile gerek yoktur bunu yapmak için. İnsanda bir yürek ve bir de gönül oldu mu formül hazırdır.

Biz ölümlerde ve hastalıklarda kimsenin üyeliğini sorgulamadan yardımcı oluyoruz. Ama bu işlerin hepsinin de üye aidatlarıyla yapıldığını hatırlatmak, üyelerimize olan saygımızın gereğidir.

Yoksa kimsenin cenazesi, "TEMAD’a üye değildir" diye ortada kalmaz. Ancak hepimiz de çok iyi biliyoruz ki, meslektaşlarımızın yakınları da devletimizin bizlere tanıdığı cenaze haklarıyla ilgili olarak teferruatlı bir bilgiye sahip değiliz. Dolayısıyla bu konularda da mesela askeri tören, bayrağa sarılmak ve diğer bir çok haklarıyla ilgili olarak bizler cenaze yakınlarına gönüllü hizmet ediyoruz. Çünkü onlar öncelikle bizlerden yardım talep ediyorlar. Ne yani, ilgilenmeyin mi diyorsunuz? Nedir bu TEMAD düşmanlığınız, TEMAD yönetimlerine olan kininiz ve gareziniz? Biraz istikrarlı olmak bu kadar mı zordur?

Bu hususumuz ile dalga geçen çok az sayıda üyesi olan ve “her şeye karşı” olan bir grup var... Müsadenizle, onları azıcık utanmaya davet ediyorum.

Eğer onlar bu azıcık utanmayı bile toplumdan esirgiyorlarsa, onların yerine de utanmayı bir görev sayıyorum.

Sizlerin bu nahoş düşünceleri ve yazdıklarınız yüzünden, utanıyorum, hem de çok utanıyorum.

Tüm meslektaşlarımdan sizlerin bu tutumları adına da özür diliyorum.

Tayyar Yıldırım

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 4234 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile