All for Joomla All for Webmasters
Pazar, 10 Ocak 2016 11:10

Faydacılık Çıkmazında "İntibâk" ve "Mücâdele"

Öğeyi Oyla
(10 oy)

Pragmatizm (Faydacılık) Nedir, Ne Demektir?

faydacilikDoğruluğu ve gerçekliği tek yanlı olarak, yalnızca eylemlerin sonuçları ile değerlendiren ve onlara yalnızca sağladığı “fayda” açısından bakan akıma felsefede, pragmatizm adı verilir. Bu akıma göre gerçeklik ve doğruluk insanın bakış açısından, kanaatlerinden, dolayısıyla da eylemlerinden bağımsız değildir. Bundan dolayı, gerçeklik, doğruluk ve insan eylemlerinin sonuçları, sağladığı başarı ve yararlarla değerlendirilir. (1)

Asubayların MYO intibâklarının yasalaşması sürecinde yukarıdaki klâsik faydacılık tanımının bir adım ötesine geçildi. İntibâk düzenlemesinin "Asubay toplumuna sağladığı genel fayda" yerine "bana ne faydası var" penceresinden gerçekleştirilen değerlendirmelerle bu felsefe akımının takipçilerine bile şapka çıkarttıracak bir tepki hareketi ile karşılaştık. Bunun ayrıntılı değerlendirmesini felsefecilere ve davranış bilimcilere bırakıp kendimizce yaşananları değerlendirmeye çalışalım.

1970-1975 Asubay hak mücâdelesinden sonra asubay toplumunun en ciddi hak ve adâlet mücadelesi 2000'li yılların başlarında iletişim imkânlarının sağladığı olanaklarla başlayan bilinçlenme hareketi ile evrilerek yeniden vücut buldu. O yıllarda kurulan e-posta grupları, asubayların müdâhil olmaya başladığı forum siteleri, kurulan asubay siteleri ve en nihâyetinde de sosyal medyanın yaygınlaşması ile gerçekleşen sosyal medya hareketleri olarak özetleyebiliriz bu süreci. Tabi ki bu bilinçlenme hareketlerinin, sahadaki karşılığı, TEMAD Yönetimini değiştirip dönüştürmesi ve mücadeleye daha geniş kitlelerin katılımasını ayrıca değerlendirmek gerekir.

2007 yılına geldiğimizde ise EMEKLİ ASSUBAYLAR sitesi ile farklı bir aşamaya geçilmişti.

2007'den Günümüze ne istedik, ne oldu?

2007 Yılının Nisan ayında EMEKLİ ASSUBAYLAR sitesinin sohbet odasında şekillendirilen ve site aracılığıyla bağış kampanyası düzenleyerek maddi külfetini üstlendiğimiz Sabah Gazetesinde verilen ilânın üzerinden neredeyse dokuz yıl geçiyor. O günlerde sitenin sohbet odasında belirlediğimiz TEMAD'a destek ve eylem önerileri, seçtiğimiz temsilciler tarafından TEMAD Genel Başkanına iletilmişti. Bunun ilk ayağı olarak belirlenen gazete ilânı ise TEMAD'ın maddi imkânsızlıklar gerekçesini ortadan kaldıran bağış kampanyası ile aşılmıştı. Gazete ilânında 10 maddelik talep listesi vardı. 

talepkerimiz

Bu talep listesinin oluşturulmasında emekli asubayların olduğu kadar o gün sohbet odamızda bulunan muvazzaf arkadaşlarımızın da ciddi katkıları oldu. Her ne kadar Sabah Gazetesinde yayınlanan ilânın 9'uncu maddesi TEMAD Yönetimi tarafından tasvip etmeyeceğimiz şekilde değiştirilmiş olsa da bu ilân önemli bir adımdı.

Gazete ilanının yayınlanmasının ardından TEMAD Genel Merkezine gelen Genelkurmay'da görevli bir Albay "bize muhtıra mı veriyorsunuz?" sorusunu sormuş ve ipler koptu mu kopmadı mı tartışması uzun süre gündemimizi meşgûl etmişti.

Uzun yıllar bu taleplerimiz ile ilgili en küçük bir adım atılmamış 2011 Yılından itibaren yaşanan gelişmelerle 10 Maddelik listemizden büyük çoğunluğu kısmen veya tamamen çözülmüş 3 sorun ise gündemimizdeki yerini korumaya devam etmektedir. İlân metninde olmayan ancak her ortamda dillendirdiğimiz 15 yıllık mecburi hizmet süresinin düşürülmesi talebimiz ise 11'İnci madde olarak değerlendirilebilir

Görüldüğü gibi ilân metninde tüm asubayları ilgilendiren taleplerin olmasına özen gösterilmiş. Eğer bir talepten tüm asubaylar fayda sağlamayacaksa bunun mücadelesini vermeyelim denilmemiştir.

İlan metnindeki maddelerin bugün ne aşamada olduğunu incelediğimizde, karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor.

ilan 1

Bahsettiğimiz 11 maddeden her biri tek tek çözüldüğünde asubayların %100'ünün her bir maddeden yarar sağlamasını bekleyebilir miyiz?

Örneğin, mecburi hizmetin düşürülmesi veya oda hapsinin kaldırılmasının bir emekli asubaya fayda sağlaması mümkün müdür? Veya geçmişteki şartlar nedeniyle 2/1 den emekli olmuş bir büyüğümüzün 1/4 derece kademeden fayda sağlamasını bekleyebilir miyiz?

Nitekim intibâklar da tüm asubaylara aynı oranda fayda sağlayamazdı ve öyle de oldu. Bugün çeşitli ortamlarda özellikle 2'inci dereceden emekli olmuş meslektaşlarımızın intibâklarla sağladığı faydaya gözünü dikip onlarn bu sevinci doyasıya yaşamalarına engel olacak akıl ve izandan uzak yazı ve yorumlar yayınlanması üzücüdür. Yukarıdaki ilân metnini önlerine hedef olarak koymuş ve büyük oranda çözülmüş olmasından mutluluk duyan bizleri de yaralamaktadır. 

cok okuyanBir meslek büyüğümüzün!,

"Eğitimlilerin sunduğu bilinçli hizmet ile eksik eğitimlilerin sunduğu vasat verili hizmetleri, balansı bozuk terazinin kefelerine doldurdu. Alın size eşitlikdiye topluma takdim etti" şeklindeki intibâk yasası değerlendirmesine ise PES demekten bir şey gelmiyor elimizden. Asubay olarak hizmet etmek için gerekli olan eğitim bellidir ve bu eğitimi alarak asubay nasbedilen birinden eksik eğitimli şeklinde söz etmek talihsizliktir. Asubaylık için yasaların yeterli gördüğü eğitimin üzerine kendi nam ve hesabına yapılan eğitimin kişiye ve hizmetine sağlayacağı katkı diğerini standardın altında değerlendirmenin gerekçesi olamaz. Fazladan yapılan eğitimin karşılığını almakta uğranılan haksızlıklar ise kimseye bu ifadeleri kullanma hakkı vermez.

Yasalaşan düzenlemede bizce bir tek haksızlık vardır. 3 Yıllık Yüksek Okul Mezunlarına 1 kademe verilmesi ciddi bir haksızlık ve hukuksuzluktur. Yaptığımız çalışmalarda bunun haklılığını gösterecek en küçük bir gerekçe bulamadık. Bu hususun en kısa zamanda giderilmesi için çaba gösterilmelidir. Eğer bu yüzden bir kişi bile mağdur olursa adâlet tam olarak tecelli etmemiş olacaktır. 

Biz yukarıdaki ilân metninde gördüğünüz hedefleri önümüze koyduktan sonra ortaya çıkan yeni durumlar üzerinden de bazı eleştiriler yapılmaktadır. Örneğin üstçavuş ve kıdemli üstçavuş rütbelerinin bekleme sürelerinin uzatılmasının mücâdelesini vermediğimizden bahsedilmektedir. 2009 yılında rütbe bekleme sürelerinin uzatılmasının yarattığı mağduriyet ile ilgili olarak öncelikle bu mağduriyeti yaşayanların itiraz etmeleri ve hukuk yoluna taşımaları gerektiği gün gibi ortadadır. Bu mağduriyetin değerlendirmesi iyice yapılmalı, gerekçelendirilmeli ve hukuki dayanakları ile mücâdelesi verilmelidir. Böyle bir çabaya destek vermek de bizim boynumuzun borcudur. Buradan bir çağrı yapıyorum. Bu konuda hukuk yoluna başvuran meslektaşımız var ise bizimle iletişime geçsin lütfen.

Bu kadar çok birikmiş sorunu olan asubayların ancak güçbirliği içinde tüm sorunlarını çözebileceğini bilmek durumundayız. Hangi sorun kime ne fayda sağlar, bana faydası olmayan düzenleme yanlıştır mantığı ile hareket etmek mücâdeleye zarar verir.

Yukarıdaki listemizi tekrar değerlendirecek ve mücâdeleye hangi taleplerle devam edeceğimizi yeniden sıralayacak olursak;

1. Asb. MYO mezunlarının 9/2 Fakülte Mezûnlarının 8/1 göreve başlangıç derecelerinin uygulanması

2. Asubaylara başçavuş ve kıdemli başçavuş rütbelerinde emeklilerini de kapsayacak ve hiç bir kısıtlayıcı ölçüt içermeyecek şekilde makam/görev tazminatı verilmesi

3. Kalkınmada öncelikli illerde görev yapan memurlara verilen kademenin TSK mensuplarına dolayısıyla Asubaylara da verilmesi

4. Tüm kamu görevlilerine defalarca uygulanan bir tek TSK mensuplarını kapsamayan sicil affı düzenlemesinin hayata geçirilmesi. (Bu husustan mağdur olanlar genellikle asubaylardır.)

5. Oldu bittiye getirilerek hayata geçirilen TSK Disiplin Kanununun evrensel hukuk kurallarına uygun olarak yeniden düzenlenmesi.

şeklinde bir liste önümüze çıkar. 

Bundan sonra yapmamız gereken, karşılanan taleplerimizden hangisi kime yaradı, kime yaramadı tartışmalarını bir kenara bırakıp enerjimizi ve gücümüzü karşılanmayan taleplerimiz için harcamaktır.

İntibâkların maliyetinin beklenenden yüksek çıktığı iddiası ile tazminatların verilmeyeceği haberlerini yaymaya çalışanlara da kulak asmamanızı öneririz. Suriyeli Mültecilere 10 Milyar dolar kaynak bulan devletimiz, asubay intibâklarının yıllık 90 milyon dolarlık maliyetini bahane ederek yıllardır devam eden TAZMİNAT adâletsizliğini sürdürme ısrarında olamaz.

halilKalın sağlıcakla...

Halil Ergenli

E. Dz. Asb. Kad. Kd. Bçvş.

 

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 8257 defa

Yorumlar   

0 #1 hakan 12-01-2016 18:52
2003 ile 2008 Rütbe bekleme süreleri içim hukuk mücadelesi veren var mı aca
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile