All for Joomla All for Webmasters
Salı, 29 Aralık 2015 18:50

İntibaklarda AİHM'de sağlanamayan adalet TBMM'de sağlanacak!

Öğeyi Oyla
(7 oy)

Emekli Maliye Asubayı Cemal Kıyı 2007 yılında daha muvazzaf iken hak ve onur mücadelesi içinde tanıdığım bir değerli meslektaşım. Cemal Kıyı'yı benim için özel kılan bir durum vardı.  Astsubay MYO Kanunu ve bu kapsamda 926 Sayılı TSK Personel Kanununda yapılan değişiklik neticesinde kendisinin haksızlığa uğradığını düşünüyor ve bunun için yargıya gidiyordu. Kendi anlatımından okuyalım süreci. Şöyle diyordu Cemal Kıyı;

cemal kiyi"1987 yılında Assubay oldum. 1994 yılında 4 yıllık fakülte bitirdim. 1994 yılından emekli olduğum 2007 yılına kadar devrelerimden 3 yıl önce ek göstergeleri almaya başladım. Bu süre zarfında sicil korkusu yaşamadan çalıştım. Bunlar benim okuldan dolayı kazandıklarımdı. 2003 yılında MYO kanunu çıktığında bunda haksızlık var nasılsa birisi çıkar mahkemeye verir düzeltir diye düşündüm. 2007 yılında emekli olmaya karar verdiğimde bu haksızlığı herkes konuşmaya başlamıştı. Ama mahkemeye veren yoktu. Ben önce KKK lerine, sonra Askeri Yüksek İdare Mahkemesine dava açtım. Olumsuz cevap alınca Muğla Temad Başkanım Halil ERGENLİ'nin destekleriyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurdum. Sonuçlar hep olumsuz oldu. Mahkemeye başvurumdan 8 sene sonra haksızlığım düzelecek. Bunda emeği geçen herkese teşekkür ederken 2 dereceden 1 nci dereceye yükselecek abilerimize kardeşlerimize hayırlı olsun diyorum." 

Evet Cemal Kıyı, 2003 Yılındaki düzenleme ile MYO Mezunları göreve 9'uncu Derece 1'inci Kademeden başlayıp lisans tamamladığında 9/3'ten başlamış gibi intibakları yapılırken benim fakülte mezunu olarak 2 kademe eksik almam yani 9/1'e intibak ettirilmem adaletsizliktir diyor ve hakkını hukuk karşısında arıyordu.

Cemal Kıyı  yargı sürecinde hakkını alabilse idi kendi nam ve hesabına MYO ve fakülte bitiren Asubayların uğradığı adaletsizliğin bugünlere kadar sürmemesini sağlayacak bir emsal karar ortaya çıkacaktı.

necmettin yankolİç hukuk sürecini tamamladığında konuyu AİHM'ne taşıma kararı verdi ve bu konuda hukuki desteğe ihtiyacı vardı. Hukuki destek için Marmaris TEMAD Onursal Üyesi Meslektaşımız Av. Necmettin Yankol ile irtibat kurmasını sağladım ve Sn. Yankol bu davayı gönüllü olarak takip etmeyi kabul etti. Dava AİHM'ne taşındı. 

Mahkemeye sunduğu dilekçede oertadaki hukuksuzluğu ve insan hakları ihlalini şöyle anlatıyordu Sn. Yankol;

"1. Davacı müvekkilim çalıştığı kurum olan Çorlu-5.Kor. Kur. Bşk.lığı Mly. ve Büt. Şb. Md.lüğü’ne verdiği dilekçe ile 1993-1994 eğitim yılında Anadolu Üniversitesi  İktisat fakültesinden mezun olduğunu ve buna bağlı olarak 926 sayılı TSK Personel Kanunun 137.inci maddesi c Bendi ilk alt bendi hükümlerine göre intibak işlemleri yapıldığını belirterek yeni çıkarılan kanun maddesine göre kanunun tanıdığı yeni hakların var olduğunu ve buna bağlı olarak 2 kademe intibakının yapılmasını istemiştir.Müvekkilim dilekçesinde; 137.maddesinin 4861 sayılı kanunla değişik (c)bendinin 3.alt bendinde yapılan değişik kanun maddesi;”Astsubay Meslek Yüksek okulu mezunları  ve kendi nam ve hesabına fakülte,yüksek okul veya meslek yüksek okulunu bitirerek temel askerlik eğitiminde başarılı olup astsubay çavuşluğa nasbedilenler, personel kanunun EK-VIII/A sayılı cetvele göre 9.derecenin birinci kademesinden göreve başlarlar.Bunlar görevde oldukları süre içinde lisans tamamlama ve eğitimi yaptıkları veya en az dört yıl ve daha fazla süreli bir fakülte veya yüksekokul  bitirdikleri takdirde ,mezun olduklarına dair resmi belgeyi ibraz edip müracaatını yaptığı tarihteki derece ve kademelerine iki kademe ilave edilerek intibakları yapılır .Birden fazla yüksek okul öğrenimi dikkate alınmaz.bu şekilde intibakı yapılan astsubayların sonraki rütbelerinin ilk kademeleri intibak yolu ile verilen kademe miktarı kadar fazladır” hükmünü amirdir.

2. Yeni çıkan bu kanun hükmü davacı müvekkilime uygulanmaması sonucu aynı statü ve eğitim düzeyine sahip olduğu personel ile arasında 2 kademe farkı oluşması nedeniyle mağdur olduğunu, moral ve motivasyonunun olumsuz etkilendiğini belirtmiş ve bu durumun Anayasa’nın 10.maddesindeki eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini belirtmiştir. Ve yeni yasaya göre 2 kademe daha verilmesini talep etmiştir.

3. İlgili kurum tarafından 24 ağustos 2006 tarihinde taleplerinin uygulanamayacağı yönünde cevap verilmiştir.

4. Davacı daha sonra talebinin uygulanmaması işleminin iptali için T.C.Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü Daire Başkanlığının 2006/1507 esas sayılı dosyası ile dava açmıştır. Davacının bu davası aynı mahkemenin 03/07/2007 tarih ve 2007/664 karar sayılı ilamı ile red edilmiştir. Davanın ret gerekçesi ise yasal dayanaktan davanın reddine dairdir.

5. Söz konusu bu mahkeme kararı yasaya ve usule, ayrıca T.C.anayasasının 10.maddesinde belirtilen eşitlik hükümlerine aykırıdır. Mahkemenin verdiği bu ret kararı ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde müracaat edilecek başka bir k urum kalmamıştır. Tüm idari yollar tüketilmiştir. Devletin bu uygulaması  insan hakkı ihlali niteliğindedir.Çünkü aynı eğitimde olan aynı iki kişiye iki farklı uygulama yapılmaktadır.Müvekkilim yasanın uygulanmaması nedeniyle maddi kayıplara uğramıştır ve yaşadığı sürece de uğramaya devam edecektir.Bu nedenle iş bu davanın açılması zarureti doğmuştur.

6. DAVALI DEVLETİN UYGULAMASI İNSAN HAKLARINA AYKIRI OLUP HUKUK İHLALİ NİTELİĞİNDEDİR. Şöyle ki;926 sayılı TSK Personel kanunun 67 ve 68.inci maddelerinde astsubay kaynaklarını belirtmiştir. Görüleceği üzere kanun koyucu astsubay kaynaklarını belirlerken, TSK ‘nın ihtiyaçlarına ve günün değişen koşullarına uygun olarak farklı kaynaklardan astsubay alımı yoluna gitmiştir.211 sayılı TSK İç Hizmet kanunu 3.maddesi astsubayı;”hususi kanunlara göre Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbeye haiz olan askerdir” diyerek tanımlamıştır. Atıf yaptığı kanunlardan özellikle 926 sayılı kanunun 93.ve devamı maddeleri incelendiğinde görüleceği üzere;

   .    Kademe ve rütbe ilerleme şartlarına haiz olabilmek için öncelikle Astsubay nasbedilmek gerekir. Söz konusu mahkeme kararının gerekçesinde açıklanan Astsubay meslek yüksekokulu mezunları ile liseyi bitirdikten sonra astsubay sınıf okulunu bitirerek astsubay çavuşluğa nasbedilenler arasında kademe farkının olmasının yasaya uygun olduğuna dair kanaati hukuka ve hayatın olağan akışına uygun bulmuyoruz.

          Genel anlamda TSK Personel kanunu ve TSK İç Hizmet kanunu net olarak astsubayların farklı kaynaklardan alınabileceğini belirtmesine rağmen,astsubay nasbedildikten sonra aynı hukuksal  statüye tabi tutulduğu ve bir ayırım yapmadığı açıkça ortadayken T.C.devletinin bu yaklaşımı hukuksal mantıkla uyuşmamakta ve devletin kendi yasalarıyla çelişmektedir.Aynı eğitim seviyesinde olan astsubaya aynı kanunları uygulamalı aralarında fark yaratacak uygulamalar yapmamalıdır.Ancak her nedense davalı devlet aynı eğitim seviyesinde olanlara farklı iki intibak işlemi yapmaktadır.Bu uygulama eşik iki insan arasında 2 kademe fark yaratmaktadır.Bu uygulamanın neresi yasaldır.Devlet hataya düşmektedir.

      Astsubaylığa iki yıl önce başlayıp, TSK Personel kanununa uygun olarak kademe ilerlemesi yapmış olanlar, iki yıl sonradan astsubaylığa başlayanlardan 2 kademe daha önde olması hayatın olağan akışına ve hukukun genel ilkelerine uygun bir durumdur. Netice itibariyle her iki durumda olan astsubaylar sonradan kendi nam ve hesaplarına 4 yıllık lisans eğitimi tamamlamaları neticesinde de bu 2 kademe farkın, mesleğe önce başlayanın lehine olması olağandır. Sonuçta 4 yıllık lisans mezunu olan ve ulaşılabilecek son derece olan 1.dereceye, farklı kaynaklardan gelseler dahi aynı eğitim seviyesi ve aynı hukuksal duruma haiz olmalarından dolayı, astsubaylık mesleğine iki yıl önce başlayanın 1.dereceye iki yıl önce ulaşması da hayatın olağan akışına ve hukukuna uygundur. Ancak devlet  926 sayılı kanunun  137.maddesinde iki farklı düzenleme yaparak, aynı hukuksal duruma sahip astsubayları, sırf farklı kaynaklardan geldikleri cihetle yaptığı uygulama, sonradan göreve başlayanın lehine 2 kademelik bir fark yaratmaktadır ki bu uygulama hukukun ilkelerine uygun değildir. İnsan hakları sözleşmesinde belirtilen haklara aykırıdır.

    Anayasa mahkemesinin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere, hukuksal durumları aynı olanlar için kanun önünde eşit olmaları söz konusudur. Bu ilkeyle, aynı hukuki durumda olan kişi ve topluluklara aynı kurallar uygulanarak kanun önünde eşitliğin çiğnenmesi engellenmeye çalışılmıştır."

AİHM Başvuruyu almış ve bunu aşağıda gördüğünüz 17 Aralık 2007 tarihli belge ile bildirmiştir.

aihm kabul

AİHM Başvuruyu 5 Temmuz 2012 tarihinde yaptığı tek yargıçlı oturum ile sonuçlandırmış ve "Kabul edilemezlik" kararı vermiştir.

aihm red

Bugün TBMM'de görüşülmekte olan 2/272 sayılı kanun teklifi ile 2007'den 2012'ye kadar süren hukuki süreçte yargı yolu ile ortadan kaldırılamayan ve günümüze kadar devan eden bir adaletsizlik TBMM tarafından ortadan kaldırılacaktır. 

Yukarıda Sn. Yankol'un mahkemeye sunduğu dilekçede de okuduğunuz gibi EK-VIII sayılı cetvele tabi kendi nam ve hesabına fakülte bitiren bir asubayın uğradığı adaletsizlik 2 kademe eksik intibak yapılmasıdır. TBMM'de gerçekleşecek düzenleme ile bu adaletsizlik giderilecektir. Meslektaşlarımız arasında yapılan tartışmalarda Fakülte mezunlarının haksızlığa uğrayacağı iddiası hukuken dayanaksızdır.

Kanunlaşacak intibakların tüm meslektaşlarıma hayırlı olması dileğiyle, kalın sağlıcakla.

Halil Ergenli 

E. Dz. Asb. Kad. Kd. Bçvş.

 

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 6881 defa

Yorumlar   

0 #2 yüksel tanrıverdi 31-12-2015 15:11
Bu gelişmeler güzel ancak asıl hedef değil.Asıl hedef askeriye bir okuldur bu okulda herkesin eşit şekilde faydalanmasıdır.Buda zamanaımızda okulu okumak klasik bir karyer almak sonrada bunun üstüne yatıp uyumak.Buda türk s.k güçsüz düşmesine neden oluyor.neden yukselmek ve ileri gitmek için çok çaba harcamaya gerek yok.nasılolursa olsun sessiz kal uyum sağlaherşey olacağına varıyor.bu statükocu eğitim S.K LERİNE YAPILAN EN BÜYÜK KÖTÜLÜKTÜR.Memleketin gelişmesinede engeldir.Bunu Türk siyasetide yapmak istemiyor memleketi düşünen kim.HERKES ŞAHSİ MENFATİ İÇİN KOŞUYOR KURULU DÜZENİDE3 BOZMAK İSTEMİYOR
.İşte assubaylarında asil menfaati burda.....
Alıntı
0 #1 yüksel tanrıverdi 31-12-2015 15:10
Bu gelişmeler güzel ancak asıl hedef değil.Asıl hedef askeriye bir okuldur bu okulda herkesin eşit şekilde faydalanmasıdır.Buda zamanaımızda okulu okumak klasik bir karyer almak sonrada bunun üstüne yatıp uyumak.Buda türk s.k güçsüz düşmesine neden oluyor.neden yukselmek ve ileri gitmek için çok çaba harcamaya gerek yok.nasılolursa olsun sessiz kal uyum sağlaherşey olacağına varıyor.bu statükocu eğitim S.K LERİNE YAPILAN EN BÜYÜK KÖTÜLÜKTÜR.Memleketin gelişmesinede engeldir.Bunu Türk siyasetide yapmak istemiyor memleketi düşünen kim.HERKES ŞAHSİ MENFATİ İÇİN KOŞUYOR KURULU DÜZENİDE3 BOZMAK İSTEMİYOR
.İşte assubaylarında asil menfaati burda.....
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile