All for Joomla All for Webmasters
Pazar, 20 Aralık 2015 23:10

Yıl 1975 Aylardan Ocak (2)

Öğeyi Oyla
(8 oy)

 E. Hv. Asb. Ökkeş Kadri Baçkır'ın 2008 yılında yayınlamış olduğu 1975 Asubay Eylemleri içindeki anılarını ve değerlendirmelerini anlattığı "Yıl 1975 Aylardan Ocak" başlıklı yazı dizisini tarihe not düşmek adına tekrar yayınlıyoruz.

Evet, yıl 1975, aylardan Ocak!

Hani adı büyük kendi küçük sermaye yağdanlığı gazetelere bedava manşet olduğumuz, sonra faturasını 2321 assubay arkadaşımızın ömür boyu ödeyeceği karanlık Ocak.

"ASSUBAYLAR YAN ÖDEMELERİ AZ BULDU" manşeti ile mısır piramitlerinin içerisindeki çıkılması imkânsız labirentlere atıldığımız karanlık günler. 

Oysa ilkeli ve araştırmacı gazeteciliğin gereği olarak o manşetlerin "Assubaylara yan ödemelerde haksızlık yapıldı" olması gerekmez miydi? 

Hani bir tabir vardır ya “Vurun abalıya!” 

Evet, sermaye yağdanlığı, çıkar çevreleri yandaşı basın o abalıyı bulmuştu. “Vurun abalıya!” Yoruluncaya, bıkıncaya, usanıncaya kadar vurun artık. Tirajını bir kaç yüz adet arttırabilmek için hem yarayı kaşıyacaksın, hem tahrik edeceksin hem de avaz avaz bağıracaksın; “Vurun abalıya!”

Pekâlâ, assubaylar neden yan ödemeleri az bulmuştu?

Kanını, canını, terini, vatanı için tereddütsüz akıtan kolunu, bacağını, gözünü Cudi'de, Gabar'da, Kuzey Irak’ta, Kıbrıs'ta, görev verildiği her yerde, her zaman bırakan bu necip milletin ordusunun iki muvazzaf sınıfından biri olan assubaylar neden yan ödemeleri az bulmuştu? 

Yoksa, o dönemlerin hayali ihracatçılarının, banka soyguncularının, “Devletin malı deniz, yemeyen domuz” diyenlerin talan ettiği devlet hazinesinde ödenek kalmamıştı da, daha önceleri kıdemli binbaşı statüsünde maaş ve yan ödeme alan assubaylar birden bire asteğmen seviyesine düşürülmüştü?

Sermaye yağdanlığı basın, çıkar çevrelerinin karanlık oyunlarını kamufle edebilmek için bir suçlu bulmuştu; “Vurun abalıya!”

Magazin dünyasının rezaletlerini manşet yaparak Türk toplumunu dejenere etme çabasındaki basın, 3 şehitten az ise haber özelliği taşımaz diyerek gazetelerinin 3’ncü sayfasında bir kaç satırla geçiştirdiği şehit haberlerinin basın ahlak kurallarıyla ne kadar bağdaştığını bilmesi gerekir...

İlkeli ve seviyeli basının görevi, kamuyu ve kamuoyunu, olabilecekleri sezinleyip haksızlıkları, adaletsizlikleri dile getirerek uyarmak olması gerekmez mi? 

Cudi'de, Gabar'da, Kuzey Irak'ta, Kıbrıs'ta canını, kanını, kolunu bacağını bırakan bordo berelinin, 1/4 üne inemeyen tek yüksekokullunun assubaylar olduğunu yetkililere, ilgililere ve kamuoyuna duyurarak üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekmez mi?

17 Nisan günü T.B.M.M.'nde kabul edilip 18 Nisan'da tekrir'i müzekkere ile ve de sudan bahanelerle müktesep hakları ellerinden gasp edilen assubayların sesi olması gerekmez mi? 

Amma heyhat!

Neyse, gelelim 1975’in o soğuk kış günlerine. 

Eskişehir 1’nci Ana Jet Üs’te görevliyiz. Kıbrıs barış harekâtı henüz yeni bitmiş. Harekâta katıldığımız F-100 uçaklarının yerine F-4 (Fantom)’lerle tanışacak Türk Hava Kuvvetleri. Hepimizde bir sevinç, bir telaş. Çünkü daha da güçlenecek ordumuz. Palikarya bakamayacak artık kem gözle yurduma. Kıbrıs'ta soydaşım soy kırıma uğramayacak. F-4 (Fantom) M.T.D. Elektronik silah oryantasyon kursuna gönderilen ilk 10 assubaydan biri oluyorum. 10 kişilik bir ekip, hepsi assubay çavuş. Dinamik, enerji dolu, bilgili ve seviyeli. 3 aylık bir kurs. 3 ay sonra hepimiz Fantomcu olacağız. Hayalimizde yaşattığımız o hayalet uçaklarda göreve başlayacağız. Günler, haftalar, aylar o kadar çabuk geçiyor ki artık kursumuzun son günleri. Diplomalarımız hazırlanıyor bile. 15 Ocak’ta mezuniyet törenimiz var. Fantom F-4 M.T.D. Okul Komutanlığı’nın ilk mezunları olacağız.

“İş riski ve temininde zorluk” adı altında sadece T.S.K.'yı kapsayan bir yan ödeme kararnamesi de çıkmak üzere o günlerde. 

ocak75 22

Bu yan ödeme kararnamesi ile daha önceleri kıdemli binbaşı seviyesinde yan ödeme alan assubay kıdemli başçavuşlar asteğmen seviyesine geriliyor .

Ne oldu da, sebep neydi de.**?** 

ocak75 21Hiç bir geçerli nedene dayanmadan, temel araştırması yapılmadan alelacele çıkarılan, hakkaniyet ve hukuk kuralları ihlal edilerek anayasa koruması altındaki hakları ellerinden alınarak mağdur edilen assubayların tüm hak arama yolları tıkanmış, siyasilerle ve bazı basın kuruluşlarıyla yapılan çözüm arama görüşmeleri sonuçsuz kalmıştı. Çünkü o basın manşet yapacağı bu olayı sezmiş ve bir tilki kurnazlığıyla beklemeye başlamıştı. “Vurun abalıya!” işaretini verebilmek için.

Oysa Kıbrıs barış harekâtı yeni bitmiş, T.S.K. büyük bir zafere daha imza atmıştı. Daha terlerimiz dahi kurumadan ne çabukta unutulmuştu o zaferin kazanımında kanı, canı, teri olan assubaylar..

Müktesep haklarımız elimizden alınmıştı. Haklıydık, bu haklı sesi duyurabilmek için telefonlar, telgraflar ve görüşmeler neticesinde bir karar aldık;

"İki gün göreve gitmeme kararı" idi bu. 

Haklıydık! Sesimizi duyurabilmek için bizleri ömür boyu mahkûm edecek ve haklı iken haksız konuma düşürecek bu karara mecburduk.

KALBİ YUMRUK KADAR, YÜREĞİ MANGAL GÖNÜL ERLERİNE SELAM OLSUN.

okkes 4Saygılarımla.

Ökkeş Kadri BAÇKIR
Emekli Hava Asb. (1972-17)

Devam Edecek...

 

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 4931 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile