All for Joomla All for Webmasters
Perşembe, 17 Aralık 2015 16:59

Yıl 1975 Aylardan Ocak (1)

Öğeyi Oyla
(8 oy)

 E. Hv. Asb. Ökkeş Kadri Baçkır'ın 2008 yılında yayınlamış olduğu 1975 Asubay Eylemleri içindeki anılarını ve değerlendirmelerini anlattığı "Yıl 1975 Aylardan Ocak" başlıklı yazı dizisini tarihe not düşmek adına tekrar yayınlıyoruz.

34 yıl önce, bugün…

Önsöz;  

"Beynimizde, eyleme geçirdiklerimizden daha fazlasını taşımıyorsak, eyleme de pek fazla bir şey geçirememişiz demektir.""

Saygıdeğer meslektaşlarım,

Zaman nasıl da su gibi akıp geçiyor. Evet, tam 34 yıl geçmiş aradan. O yıllarda ilkokula dahi gitmeyen bazı meslektaşlarımız, bugün neredeyse emekli çağına gelmişler, belki de bu yıl emekli olacaklar.

Pekâlâ, neydi 34 yıl öncesinin bizler için önem ve ehemmiyeti?

Dönemin mevcut hükumeti bir kararname çıkarıyor. Kıdemli yüzbaşı ve binbaşı düzeyinde yan ödeme alan kıdemli başçavuşlar, evet, Silahlı Kuvvetlerde asgari 20 yılını, emeğini, terini, kanını, canını vermiş assubay kıdemli başçavuşlar asteğmen seviyesine düşürülüyor. Hakkaniyet ölçülerine asla ve asla uymayan, haksız ve adaletsiz, alelacele çıkarılan bu kanun hükmündeki kararname, T.S.K.’da görev yapan assubaylarda büyük bir moral bozukluğu ve huzursuzluk yaratıyor. Zamanın iletişim ve haberleşme imkânından yoksun bir şekilde haklı sesimizi mevcut hükumete duyurabilmenin bir tek yolu, ses getirecek bir eylem planlamak ve uygulamak.

Öylede yapıyoruz. 9-10-11-12 Ocak 1975’te dört gün göreve gitmiyoruz.  Neredeyse tamamı teknik personelden 2500 civarında astsubay. Bu eyleme 30 kadar denizci arkadaşımız da destek veriyor. Sonrası malum. Tutuklanıyoruz.

okkes 1

T.S.K.’da bazı genç subaylar yapılan bu eylemi sanki kendilerine karşı yapılmış bir hareket olarak algılıyor ve orantısız bir çekişme başlıyor.

Oysaki tamamen haklı olduğumuz, fakat sesimizi başka şekliyle duyurma imkânımız olmaması ve eylemin şeklindeki tarz nedeniyle haksız konuma düşürüldüğümüz bir hareket olarak, ömür boyu cezalandırılıyoruz.

Haklı olmak değil, haklı kalabilmenin kabul gördüğü sistem, ne yazık ki kendini değil haksızlık yapılanları yargılıyor neticesinde.

Demek ki ana prensip haklı olmak değil, haklı kalabilmekmiş, şuurunu yerleştiriyor beyinlerimize. Haklıyız, haklı kalabilmeliyiz.

Bizim sorunlarımız,

Ayan beyan belli olan sorunlarımız.

9/2’den başlayamayan tek yüksekokullu,

1/4'e inemeyen tek yüksekokullu,

Lojman dağılımındaki orantısızlık,

Orduevlerindeki hizmet kalitesi,

Askeri kamplardaki eşitsizlik,

Görev tazminatları ve onlarcası daha…

Sorunlar yumağı, dert ve sorunlar, yani hastalık belli. Fakat teşhis ve tedavi edecek doktoru bulamıyoruz. Ciğerimizden yaralıyız. Bizler diş tabibine gidiyoruz. Maalesef.

Yani sorunlarımız ortada amma, bizler çözüm üretme yerine sık sık bu sorunlar yumağını biraz daha karıştırarak çözümsüzlüğe gidiyoruz maalesef.

Pekâlâ, ne yapalım? Ne yapmalıyız?

Çözüm üreten, fikir üreten, ürettiği çözüm yollarını tatbikat safhasına döken, haklı iken haklı kalabilen fikirler.

Haydi, çözüm üretelim. Beyin jimnastiği yapalım. Doğru zamanda doğru teşhis ve tedavi.

KALBİ YUMRUK KADAR, YÜREĞİ MANGAL GÖNÜL ERLERİNE SELAM OLSUN.

okkes 4Saygılarımla.

Ökkeş Kadri BAÇKIR
Emekli Hava Asb. (1972-17)

Devam Edecek...

 

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 5145 defa

Yorumlar   

0 #1 ibrahim Koldamca 07-01-2016 21:39
1975 Ocak Astsubay Camiamızın Meşalesi olmuştur.
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile