All for Joomla All for Webmasters
A | B |C | D | E | F | G | H | I | İ | K| L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y |Z
Vesile Tıravoğlu

Vesile Tıravoğlu

Yazar astsubaylar kadar yazar astsubay eşlerine ve eserlerine de yer verdiğimiz sitemizde bu kez Emekli Deniz Astsubay Haluk Tıravoğlu’nun eşi Vesile Tıravoğlu ve ve “İzli Günler” isimli kitabını sunmaktan gurur duyuyoruz. İzmir’de yaşayan Vesile Tıravoğlu’nu, yüklendiği pek çok sosyal sorumluluk projeleriyle, gönüllü yardımlaşma ve destek faaliyetleriyle, başta TEMAD olmak üzere, Alzheimer, LÖSEV, YAŞAMDER gibi pek çok dernek faaliyetleriyle sosyal platformlarında sayısız paylaşımlarla zaten tanımayan yok gibi.
 
 
Vesile Tıravoğlu ile yapılmış bir söyleşiyi, O’nu ve kitabını gayet açık ve net anlattığına inanarak buraya taşımak istedik.
 
  * * * *
 
“İzli Günler” Kitabının Yazarı Sayın Vesile TIRAVOĞLU ile içten bir röportaj yaptık
 
Öncelikle bizleri kırmayıp değerli vaktinizden zaman ayırıp röportaj yapma isteğimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Sizi birçok yerden tanıyoruz. Gerek sosyal sorumluluk projelerinden, gerekse yazdığınız notlar, şiirler ve yazılardan gerekse de Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden… Ayrıca sosyal medyada da oldukça etkili bir ağırlığınız olduğunu biliyoruz.
 
Kendinizi Kısaca Tanıtabilir Misiniz?
 aile
23 Mayıs 1969 İzmir doğumluyum. Beş çocuklu bir ailenin en büyük kızıyım. 1987 yılında Deniz Astsubayı Haluk TIRAVOĞLU ile evlilik yaptım, 1988 ve 1994 doğumlu Uygar ve Başar adında iki kız çocuğunun annesi ve 2015 doğumlu Çınar’ımın anneannesiyim. Bir de damadım Efe’nin annesiyim.
 
Çocuklarıyla ve ailesiyle mutlu ve sevgi dolu bir insan olarak sizi tanımlasak yerin de olur mu acaba?
 
Ailemle ve çocuklarımla gerçekten çok mutlu olduğumu söyleyebilirim. Kızlarımı çok seviyorum. Hızlıca gözlerimin önünde büyüdüler. Ailemin dışında yardıma ihtiyacı olan insanların yardımına koşmak da benim için ayrı bir heyecan ve mutluluk kaynağıdır.
 
Aileniz, İşiniz ve Sosyal Yaşantınız konusunda bize neler söylersiniz?
 
Ailem hiçbir zaman çekirdek aile olmadı, hep aile büyüklerimizle yaşayan bir aileye ait oldum. Eşimin ve babamın mesleği dolayısıyla Türkiye’nin farklı illerinde ikamet ettim. 2000 yılında Türkiye’de ilk defa yapılan memur sınavında derece yaparak ilk atamada memur olma mutluluğuna ulaştım. On üç yıllık ev hanımlığından sonra çalışma hayatına başlamak hayat çizgimde olumlu değişiklikler yaptı. Sosyal hayatta aktif olmayı kendiliğimden seçmedim ancak yardıma ihtiyacı olanlara duyarsız kalmak bana göre değil, o yüzden pek çok dernekte aktif görev aldım. Halen Bayraklı TEMAD Kadınlar Kolu Başkanlığını yürütüyorum. Alzheimer Derneği İzmir Şubesi'nin delegesiyim. YAŞAMDER’in üyesiyim. Aynı zamanda LÖSEV gönüllüsüyüm. "İyilik Bulaşıcıdır" diğer bir deyişle; tanıdığınız en güzel bulaş olmayı amaçlayarak başlattığım bir sosyal sorumluluk hareketim var. Şu an Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hali hazırda Engelli Sağlık Kurulu bürosunun idaresini yapmaktayım.
 
Hızlı bir çalışma akışına sahip olduğunuzu ve farklı işleri bir arada yaptığınızı görüyoruz. Bunu nasıl başarıyorsunuz?
 
Değer odaklı ve topluma bir fayda yapıp yapmadığımı ölçüt ediniyorum. Faydalı işlerle uğraşmak beni mutlu ediyor. İnsanlara yardımcı olmak da öyle. Hayal kurmayı ve çok çalışmayı severim. Aynı zamanda yalnız kalmayı da. Birçok şeyin fikri kendimle baş başa iken gerçekleşmiştir. “İzli Günler “ kitabımın filizlenmesi de bu şekilde gerçekleşmiştir.
 
“İzli Günler” adlı kitabınızdan söz etmişken, ilk olarak ne zaman yazmaya başladınız? Yazmak sizin için ne ifade ediyor?
 izli gunler 2
“Yazmaya ne zaman başladım?” bu soru için öğrendiğim zaman diyebilirim. Diğer bir deyişle küçücük bir kızken bile yavaş yavaş günlükler tutmaya çalışırdım ve bir şey gördüğüm vakit yanımda illa bir kalemim olurdu. Kâğıdı ise küçük yaşlarda arkadaşlarımdan isterdim.
 
Şimdi ise; duygularımı, sevinç ve üzüntülerimi yazarak anlatmayı severim. Vesilece adıyla yazmış olduğum şiirlerim vardır. Yazmak benim için kaybolmanın elinden bir şeyler kaçırmak. Yazdığım her şey bana kalandır ve her yazdığımla daha da özgürleşebiliyorum. Bence hayatla derdi olan herkes yazmalı. Kısacası kendimi bildim bileli yazıyorum ve yazmaya devam edeceğim.
 
"İzli Günler" adlı bir kitap yazdınız. Bu kitabın özellikleri nelerdir ve "İzli Günlerin" yaşamınızdaki yeri nedir?
 
Bu kitap benim anılarım değil bir hikâye kitabı tabi ki… Yaşanmışlıklarımın bana etkileri üzerime düşen izlerden yansımalar var. Fakat benim anılarım değil. Keşke anılarımı yazabilecek kadar cesur olabilseydim. Kitaptaki yaşanmışlıklar, ben ve yakından tanıdığım arkadaşlarımın yaşanmış günleri ve anlatılabilenlerle sınırlı.
“İzli Günler"in bana ifade ettiği şey, milyon tane bağımdan birkaç tanesini atabilmek… Bunu şöyle düşünün, anne karnındaki cenin pozisyonunda hayal edin kendinizi ve milyon tane iple derdest edilmişsiniz. Bu iplerin hepsi başka şeyi temsil ediyor olsun. Biri eğitim, biri yaşam yeri, biri vücut yapınız ve benzeri birçok ip bu kitapla milyon tane ipin birini bile atabildiysem ne mutlu bana…
 
Bu kitabı yazmanızın amacı nedir?
 
Sosyal faaliyetlerde aktif olduğumu söylemiştim. En son huzurevi ziyaretimizdeki üç adet akülü araç verdiğimiz bir huzurevi; burada kalan dört tane büyüğümüz sıraya girmiş “Bize de lazım Vesile Hanım” diye elimi öpmeye kalktı… Ne yapabilirim diye düşünürken şiir kitabı yazmak aklıma geldi ama maalesef şiir kitabının o kadar çok okuyucu kitlesine sahip olacağını düşünmedim ve şiirlerimi öyküleştirmek istedim… Yani öykü arası şiir, şiir arası öykü kitabı oldu… Bin adet basılan bu kitabın geliri ile üç adet akülü araç almayı hedefliyoruz. Cesaretimi toplayıp onlar için bunu yaptım. Bunları yapmak beni çok mutlu ediyor. Beni seven takdir eden herkesin desteğini yüreğimde hissedebiliyorum.
 
tekr sandalye 1 tekr sandalye 2

 

Bu kitabı yazarken size desteği olan kişiler oldu mu? Kimler bu süreçte sizlerleydi?
 
Bu kitabı yazarken tanıdığım pek çok insandan destek aldım… Onlarca kişiye minik paragraflar okuttum. "Olmuş mu olmamış mı? Ne hissettiriyor?" gibi sorular sordum. Benim için hissedilen duygu da önemliydi. Ailemden ve şu an röportajı yapan kişiden, yani sizden de çok destek aldım. Buradan da ayrıca teşekkür ediyorum size.
 
Kitabınızı alan okuyucularınızla hiç görüştünüz mü? "İzli Günler" hakkında fikirleri nelerdir?
 
İlk günden itibaren kitabı okuyan kişilerle görüşmeye, görüşlerini almaya çalıştım.İlk izlenimleri çok iyi çok sürükleyiciydi, şimdilerde kitabın tamamını okuyanlardan da aynı söylemleri duyuyorum ve bu beni çok mutlu ediyor.
 
Yazar olmak hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
 
Yazar olmak hiç şüphe yok ki bir birikim ve tecrübe gerektirmektedir. Ayrıca toplumun her kesimini, kültürel yapılarını ve sanatsal faaliyetlerini takip etmekle ve çok okuyup bir o kadar da yazmakla olunabilir. Kendimi yazar olarak henüz göremesem de ileride çıkaracağım nice kitaplar, denemeler, antolojiler olacağını düşünüyorum. Çünkü yazmak demek benim için olumsuz duygu durumlarından olumlu duygusal hallere geçişi temsil etmektedir. Benim için bir tür terapidir. Yazmayı sevdiğim için ileride kalemi sağlam bir yazar olmayı da içimden geçirmenin beni heyecanlandırdığını hissediyorum.
 
İleriye dönük olarak yazmayı düşündüğünüz olaylar ya da durumlar var mı? Geleceğe dönük projeleriniz nelerdir?
 
Uzak yakın tanıdığım ya da tanımadığım bir kaç kadının aynı bu kitapta olduğu gibi iz bırakan birkaç gününü yazıya dökmek istiyorum. Aynen benim ve bu kitaptaki kadınların bağlarından kurtulmaya çalıştığı gibi, onların kurtulmasına da bir rehber olmak isterim.
 
Geleceğe yönelik şiir kitabım var gönlümde. Bir şiir kitabım olması beni onurlandıracak…
 
Söyleşiyi yapan : Bahadır GÖK
Engelli Sağlığı Ve İstatistik Bürosu Çalışanı
 
Kaynak:
https://www.ege-tazelenme.org/blog/i̇zli-günler-kitabının-yazarı-sayın-vesile-tiravoğlu-ile-içten-bir-röportaj-yaptık
Bu kitap benim anılarım değil bir hikâye kitabı tabi ki… Yaşanmışlıklarımın bana etkileri üzerime düşen izlerden yansımalar var. Fakat benim anılarım değil. Keşke anılarımı yazabilecek…