All for Joomla All for Webmasters
Pazartesi, 30 Kasım 2015 17:17

"30 yıl üzeri" ve "18 yaş altı" ile ilgili oluşan bütün sorulara cevaplar

Öğeyi Oyla
(7 oy)

Saygıdeğer Meslektaşlarım, 

Sizler tarafından sıkça sorulan ve cevap beklenen iki konu bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, astsubay sınıf okulunda geçen 18 yaşından önceki eğitim öğrenim sürelerinin yargı kararıyla fiili hizmetten sayılması, diğeri de 30 yıl üzerinde hizmeti olanların 30 yılı aşan süreleri ile ilgili emekli ikramiyesinin alınıp alınmayacağıdır. Her iki konu ile ilgili şahsi düşüncelerimiz, iki ana başlık altında sayın meslektaşlarımızın istifadesine sunulmuştur. Bu yazı şahsi görüşlerimizden ibaret olup hukuki bağlayıcılığı yoktur. 

Astsubay Sınıf Okullarında Geçen 18 Yaşından Önceki Eğitim Ve Öğrenim Sürelerinin Fiili Hizmetten Sayılması 

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’ nun 12. maddesinde sandıktan faydalanacaklar açık bir şekilde belirtilmiştir. Bu maddeye göre, sandıktan Bu kanunla tanınan haklardan maddenin (I) işaretli fıkrasında yazılı yerlerde çalışanlardan, Türk uyruğunda olan ve 18 yaşını bitirmiş bulunmak şartıyla, maddenin (II) işaretli fıkrasında gösterilenler faydalanırlar. Aynı maddenin II-j fıkrasına bakıldığında, astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adayların bu kapsamda olduğu anlaşılacaktır. Sandıktan faydalanma ile ilgili olarak 18 yaşını bitiren bir astsubay için herhangi bir sorun yoktur. Ancak astsubay okulunda iken 18 yaşının altında olan bir astsubay sandıktan faydalanabilecek mi? İşte, herkesin merak ettiği husus budur.

Bununla ilgili olarak 5434 sayılı yasanın Ek 21. maddesi bir istisna getirmiştir. Buna göre “Bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerden, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kaza-i rüşt almak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tabi ve öğrenimleri ile ilgili görevlere atananlar hakkında, 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde yazılı 18 yaşın bitirilmiş olması şartı aranmaz” hükmü gereğince astsubay sınıf okulunda kaza-i rüşt kararı alan bir astsubaya sandıktan yararlanma imkânı getirilmiştir. Dolayısıyla kaza-i rüşt kararı alan bir astsubayın kaza-i rüşt kararı sonrasındaki sınıf okulundaki eğitim ve öğretim süreleri fiili hizmetten sayılacağında şüphe yoktur. Bu konuda Danıştay, astsubay sınıf okulunu bitirdikten sonra, astsubaylığa naspedilen ve okulda iken kaza-i rüşt kararıyla reşit kılınan bir astsubayın sınıf okulunda geçen sürelerini fiili hizmetten saymıştır. Ancak Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM), Danıştay ile bu konuda aynı görüşte değildir. AYİM, 18 yaşını doldurmadan astsubay sınıf okulunda öğrencilikte geçirilen süreleri 5434 sayılı kanunun 12. maddesi gereğince fiili hizmetten saymamıştır. Bu nedenle halen vazifede bulunan meslektaşlarımızın konu ile ilgili olarak açacağı davalar, AYİM, 5434 sayılı yasanın 12, Ek 21 ve geçici 170. maddelerini bir bütün olarak personel lehine yorumlamadığı sürece reddedilecektir. Danıştay, kaza-i rüşt kararı sonrasında sınıf okulunda geçen eğitim ve öğrenim sürelerini fiili hizmetten saydığından, konu ile ilgili dava açmak isteyenlerin emeklilik sonrası dava açmaları daha uygun olacaktır. Ayrıca Askeri Yargıtay ve AYİM’ sinin kaldırılması da gündemdedir, bu mahkemelerin kaldırılması durumunda, muvazzaf meslektaşlarımızın konu ile ilgili davalarına üst derece mahkemesi olarak Danıştay bakacağından, daha önceki görüşü doğrultusunda karar vermesi de muhtemeldir.

Kaza-i rüşt kararı alınmadan astsubay sınıf okulunda geçen 18 yaşından önceki sürelerin fiili hizmetten sayıldığına dair Danıştay’ın doğrudan verdiği bir karar mevcut değildir. Ancak Danıştay, konu ile ilgili verdiği kararın gerekçesinde 5434 sayılı kanunun geçici 170. maddesine gönderme yaparak astsubay sınıf okulunu başarıyla bitirerek astsubaylığa naspedilenlerin astsubay sınıf okulunda geçen başarılı eğitim sürelerinin fiili hizmet süresinden sayılacağını, bu sürelerin fiili hizmet süresinden sayılması konusunda 18 yaşından sonraki sürelerin dikkate alınacağına ilişkin bir hükme yer verilmediğini belirtmiştir. Buna göre astsubay sınıf okulu öğrencileri adına emekli keseneği yatırılmasını zorunlu kılan yasa hükmünü de değerlendirdiği kararında, astsubay sınıfı okulunu bitirerek doğrudan astsubaylığa nasbedilenlerin, bu okulda geçen sürelerinin fiili hizmet süresinden sayılması için 18 yaşını bitirmiş olmaları şartının aranmaması gerektiğine, dolayısıyla astsubay sınıf okulunu bitirdikten sonra, astsubaylığa nasbedilen ve okulda iken kaza-i rüşt kararıyla reşit kılınan emekli astsubayı, 18 yaşından önce astsubay sınıf okulunda geçen sürelerinin fiili hizmet süresinden sayılması gerektiğini, aksi yönde tesis edilen işlemin ve davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun görmemiştir. Bu gerekçeye dayanarak açılacak bir davada, kaza-i rüşt kararı aldırmadan sınıf okulunda geçen 18 yaşından önceki eğitim ve öğrenim sürelerinin fiili hizmetten sayılması ile ilgili olarak bir karar alınması olasılığı zayıfta olsa vardır.  Ancak bu olasılık, davanın kazanılması durumunda elde edilecek menfaatle davanın kaybedilmesi durumunda uğranılacak zarar arasındaki denge gözetilerek değerlendirilmelidir. Meslektaşlarımız kazanç-zarar dengesini gözeterek dava açıp açmamaya karar vereceklerdir. Çünkü mevcut hukuk sistemimizde hiçbir davanın garantisi yoktur. Geçmiş birkaç yıl içinde yaşanan hukuk garabetleri herkesin malumu olan bir husustur.

Astsubay sınıf okulunda geçen 18 yaşından önceki sürelerin mahkeme kararıyla fiili hizmetten sayılması durumunda meslektaşlarımız ne gibi yarar elde edeceklerdir? Esas üzerinde durulması gereken budur. Hukuki yararı olmayan bir hususta boşuna masraf etmenin, riske girmenin de bir faydası olmayacaktır.

Davanın kazanılması halinde, 25 yıl fiili hizmet sonrasında istifa edip emeklilik aylığı almak için yaş şartını bekleyen meslektaşlarımızdan bazıları daha erken emekli olabilecektir. Örneğin, emekli olduğunda 2.500 TL aylık alacak bir meslektaşımız, bir yıl erken emekli olduğunda yaklaşık 30.000 TL’ lık kazancı olacaktır. Ayrıca 30-40 TL civarında emekli aylığı artacaktır. Emekli ikramiyesini de 2.500 TL fazla alacaktır. Emekli aylığı alan diğer meslektaşlarımız açısından durumu değerlendirdiğimizde ise bazı meslektaşlarımızın aylıkları 30-40 TL civarında artacaktır. Ancak aksi bir durumun gerçekleşmesi halinde, yani davanın kaybında ise davacının parasal kaybı, dava masrafları ve davalı tarafa ödenmek zorunda kalınacak 750 TL’ lık bir vekâlet ücretidir. Dava açmak isteyenlerin kar-zarar dengesini gözeterek hareket etmeleri kendi lehlerine olacaktır.

Meslektaşlarımızın konu ile ilgili olarak sorduğu bazı sorular:

Soru 1: Astsubay Sınıf Okulundaki 18 yaştan önceki süreler fiili hizmetten sayılır mı?

SGK, astsubay sınıf okullarındaki 18 yaştan önceki süreleri fiili hizmetten saymamaktadır. AYİM de bu doğrultuda meslektaşlarımızın aleyhine kararlar vermektedir. Ancak Danıştay 11. Dairesi, 25.12.2009 tarih, 2009/2407 E. ve 2009/11048 K. sayılı kararının gerekçesinde geçici 170. maddeye gönderme yaparak astsubay sınıf okullarındaki başarılı eğitim ve öğrenim süresinin fiili hizmetten sayılacağı ile ilgili bir açıklama yapmıştır. Bu gerekçeye dayanarak açılacak bir davanın kazanılma ihtimali olabilir mi? Evet olabilir. 5434 sayılı kanunun geçici 170/2 maddesine bakıldığında, astsubay sınıf okullarında geçen başarılı eğitim ve öğrenim sürelerinin fiili hizmetten sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak, sandıktan yararlanmak için 5434 sayılı kanunun 12. maddesine göre 18 yaşını bitirmiş olmak ya da aynı kanunun ek 21. maddesine göre okuldayken kaza-i rüşt kararı aldırmanın da gerekli olduğu hükümleri de unutulmamalıdır. Sorunun net cevabını açılacak bir dava ile mahkemeler verecektir. 

Soru 2: Astsubay Sınıf Okulundaki 18 yaştan önceki süreler fiili hizmetten sayılması için dava açayım mı?

Açılacak bir davada, kaza-i rüşt kararı aldırmadan sınıf okulunda geçen 18 yaşından önceki eğitim ve öğrenim sürelerinin fiili hizmetten sayılması ile ilgili olarak bir karar alınması olasılığı vardır.  Ancak bu olasılık, davanın kazanılması durumunda elde edilecek menfaatle davanın kaybedilmesi durumunda uğranılacak zarar arasındaki denge gözetilerek değerlendirilmelidir. Meslektaşlarımız kazanç-zarar dengesini gözeterek dava açıp açmamaya karar vermelidir. Çünkü mevcut hukuk sistemimizde hiçbir davanın garantisi yoktur. Geçmiş birkaç yıl içinde yaşanan hukuk garabetleri herkesin malumu olan bir husustur.

Soru 3: Muvazzaf astsubayım Sınıf Okulundaki 18 yaştan önceki sürelerin fiili hizmetten sayılması için dava açayım mı?

(Cevap Genişletilmiştir.)

AYİM’ de dava açmanızı tavsiye etmiyorum, kesin olarak reddediyor. Ancak Ankara İdare Mahkemelerinde dava açabilirsiniz. Zira Ankara İdare Mahkemelerinden bazıları görev yönünden davayı reddediyor bazısı ise kabul ediyor. Mahkemelerin farklı karar vermesinin nedeni ise Anayasanın 157. maddesi ile 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunun 20. maddesini farklı yorumlamalarından kaynaklanıyor. AYİM’ in bir davaya bakabilmesi için askeri kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan bir uyuşmazlık bulunması gerekmektedir. Bazı mahkemeler askeri hizmeti yanlış yorumladıklarından özlük hakları ile ilgili bir konuyu bile askeri hizmetten saymaktadır. Eğer genel idare mahkemesi kendini görevli kabul edip davaya bakarsa davayı kazanma olasılığınız var. Eğer kendini davaya bakmakta görevsiz kabul ederse, görevsizlik nedeni ile davayı reddedecektir. Bu durumda görevsizlik kararını tek hâkim vermişse bölge idare mahkemesine itiraz edebilirsiniz, eğer kararı üç hâkim vermişse Danıştay’ da temyiz edebilirsiniz. Görevsizlik kararı bozulursa davaya genel idare mahkemesi bakacağından esas yönünden davanızın kabul edilme olasılığı vardır. 

 

 Soru 4: Sınıf okulundayken kaza-i rüşt kararı aldırdım. Bu karardan sonraki öğrenim süreleri fiili hizmetten sayılır mı, dava açayım mı?

5434 sayılı kanunun ek 21. maddesine göre kaza-i rüşt kararından sonrası fiili hizmetten sayılması gerekir. Danıştay’ ın bu konuda kararı var. Ancak AYİM kaza-i rüşt kararından sonraki süreleri fiili hizmetten saymamaktadır. Bu nedenle muvazzaf meslektaşlarımızın dava açmasını tavsiye etmiyorum. Ancak emekli personelin, Danıştay’ ın daha önceden verdiği kararlar doğrultusunda davayı kazanma olasılıkları vardır. Bu olasılık, sınıf okulunda mahkeme kararıyla reşit olan 18 yaşından küçük personelin açacağı davaya göre daha yüksektir. 

Soru 5: Astsubay Sınıf Okulundaki 18 yaştan önceki sürelerin mahkeme tarafından fiili hizmetten sayılması durumunda ne gibi kazancım olur?

Bir örnek vererek soruyu yanıtladığımızda; 01 Eylül 1973 doğumlu olan ve astsubay sınıf okuluna 12 Eylül 1990 tarihinde giriş yapan hiçbir kaza-i rüşt kararı bulunmayan 30 Ağustos 1991 yılında ise astsubay naspedilen bir meslektaşımız 2012 yılının Ağustos ayında istifa dilekçesi vermiş 01 Ekim 2012 tarihinde ise Silahlı Kuvvetlerden ilişiği kesilmiştir. Bu meslektaşımız üzerinden örnek bir hesaplama yaparsak. Meslektaşımız sınıf okuluna girdiğinde yaşı 17 yıl, 11 gündür. Yani yaşı 18 yaşından küçüktür. Sınıf okulunda geçen 11ay 18 günlük eğitim ve öğrenim süresi mahkeme tarafından fiili hizmetten sayıldığı takdirde; istifa ettiğinde çalıştığı hizmet süresi 21 yıl, 1 gündür. Bu çalışmasının karşılığı fiili hizmet tazminatı ise 5 yıl 3 aydır. Meslektaşımızın toplam fiili hizmeti = Mahkeme sınıf okulundaki 18 yaştan önceki süreyi fiili hizmetten saydığında (11 ay, 18 gün)+astsubay naspedildikten sonraki süre (21 yıl, 1 gün) + fiili hizmet müddeti zammı (5 yıl, 3 ay) hesaplandığında 27 yıl, 2 ay, 19 gündür. Bu meslektaşımız 5434 sayılı yasanın geçici 205. maddesine göre 23.05.2002 tarihi itibariyle fiili hizmeti 14 yıl, 2 ay, 11 gün olduğundan 50 yaşında emekli olacaktır.

Mahkeme sınıf okulundaki 18 yaştan önceki süreleri fiili hizmetten saymadığında veya hiçbir dava açılmadığındaki durum; 5434 sayılı yasanın geçici 205. maddesine göre 23.05.2002 tarihi itibariyle fiili hizmeti 13 yıl, 2 ay, 23 gün olacağından 51 yaşında emekli olacaktır. Ayrıca istifa ettiği tarih itibariyle toplam fiili hizmeti 26 yıl, 3 ay, 1 gün olduğundan emekli olurken 1 yıl eksik ikramiye alacak ve emekli aylığı da yaklaşık olarak 30-40 TL arasında eksik olacaktır.

Soru 6: Sınıf okulunda kaza-i rüşt kararı aldıran ve aldırmayan personel arasında ne gibi fark olur?

Bir örnek vererek soruyu yanıtladığımızda; 01 Şubat 1973 doğumlu olan ve astsubay sınıf okuluna 12 Eylül 1989 tarihinde giriş yapan, 01 Ekim 1989 tarihinde ise kaza-i rüşt kararı alan, 30 Ağustos 1990 yılında ise astsubay naspedilen bir meslektaşımız 2012 yılının Ağustos ayında istifa dilekçesi vermiş 01 Ekim 2012 tarihinde ise Silahlı Kuvvetlerden ilişiği kesilmiştir. Bu meslektaşımız üzerinden örnek bir hesaplama yaparsak. Meslektaşımız sınıf okuluna girdiğinde yaşı 16 yıl, 7 ay, 11 gündür. Kazai rüşt kararından sonraki okul süresi ise 10 ay 29 gündür. Yani yaşı 18 yaşından küçük olmasına rağmen kaza-i rüşt kararı aldığından dolayı sınıf okulda geçen 10 ay 29 günlük eğitim ve öğrenim süresi fiili hizmetten sayılacaktır. İstifa ettiğinde çalıştığı hizmet süresi 22 yıl 1 ay 1 gündür. Bu çalışmasının karşılığı fiili hizmet tazminatı ise 5 yıl 6 aydır. Meslektaşımızın toplam fiili hizmeti = Sınıf okulunda fiili hizmetten sayılan süre (10 ay, 29 gün)+astsubay naspedildikten sonraki süre (22 yıl, 1 ay, 1 gün) + fiili hizmet müddeti zammı (5 yıl, 6 ay) hesaplandığında 28 yıl, 7 aydır. Bu meslektaşımız 5434 sayılı yasanın geçici 205. maddesine göre 23.05.2002 tarihi itibariyle fiili hizmeti 14 yıl, 4 ay, 22 gün olduğundan 50 yaşında emekli olacaktır.

Meslektaşımız kaza-i rüşt kararı aldırmamış olsaydı. 5434 sayılı yasanın geçici 205. maddesine göre 23.05.2002 tarihi itibariyle fiili hizmeti 13 yıl, 5 ay, 23 gün olacağından 51 yaşında emekli olacaktır. Ayrıca toplam fiili hizmeti 27 yıl, 7 ay, 1 gün olduğundan emekli olurken 1 yıl eksik ikramiye alacak ve emekli aylığı da yaklaşık olarak 30-40 TL arasında eksik olacaktır.

Soru 7: Astsubay Sınıf Okulundaki 18 yaştan önceki sürelerin mahkeme tarafından fiili hizmetten sayılması durumunda emekli aylığımdaki kazancım ne kadar olur?

Örneğin, derece/kademesi ½, hizmet süresi 29 yıl, kıdem yılı 22, ek göstergesi 3600, göstergesi 1380 olan, Astsubay Kad. Kd. Bçvş rütbesinden emekli olan bir meslektaşımızın  emekli aylığını ve daha sonra bu meslektaşımızın sınıf okulundaki 18 yaş öncesi süresinin fiili hizmetten sayılması durumunda maaş farkını hesaplayalım.

2015 yılı ikinci yarısında katsayı: 0,083084, taban aylığı göstergesi: 1,30054, kıdem aylığı göstergesi: 20, taban aylığı gösterge rakamı: 1000

___________________________________________________________________________

Gösterge Aylığı: 1380 (gösterge) x 0,083084 (katsayı)=114,65 TL

Ek gösterge: 3600 (ek gösterge) x 0,083084 (katsayı)=299,10 TL

Taban aylığı: 1000 (taban aylığı gösterge rakamı) x 1,30054 (taban aylığı kats.)=1300,54 TL

5434 S.K.m. Ek-70’ e göre verilen aylık: (1500+8000) x 0,083084 x 1,30=1026,087 TL

Kıdem Aylığı: 20 (kıdem aylığı göstergesi) x 0,083084 x 22 yıl (kıdem yılı)=36,55 TL

Ek ödeme: Emekli aylığı x %4= 91,78 TL

Brüt maaş: 2776,92 x % 79= 2193,77 TL + 91,78 TL+100 TL (5434 sk.Ek m.81)=2385 TL

Yukarıda emekli maaşını hesapladığımız meslektaşımız, sınıf okulundaki eğitim süresinin fiili hizmetten sayılarak fiili hizmetinin bir yıl artması halinde kıdem aylığı değişecektir. Buna göre; Kıdem Aylığı: 20 (kıdem aylığı göstergesi) x 0,083084 x 23 yıl (kıdem yılı)=38,21 TL olacaktır. Brüt maaşı: 2778,58 TL x %80=2222,864 TL + 91,78 TL+ 100 TL= 2414,644 TL dir.

İki Emekli Maaşı Arasındaki Fark 2414,644-2385= 29,644 TL. olacaktır. Hesaplamadan da anlaşılacağı üzere bu durum emekli maaşlarında ayda 30-40 TL arasında bir fark meydana getirmektedir. Bu fark yılda 480 TL,  otuz yılda ise 14400 TL gibi bir rakam oluşturacaktır. 

Soru 8: Sınıf okulunda kaza-i rüşt kararı aldırdım. Ancak sınıf okulunda geçen eğitim ve öğretim süremi Sosyal Güvenlik Kurumu fiili hizmetten saymamış, ne yapacağım?

Sosyal Güvenlik Kurumuna bir dilekçe ile müracaat ederek bu sürenin fiili hizmetten sayılması ile ilgili bir talepte bulunacaksınız. Bu talebi bizzat kendiniz ya da bir avukat vasıtasıyla da yapabilirsiniz. Ancak dava açma niyetiniz yoksa kuruma dilekçe vermeyin. Çünkü kurum bu talebinizi reddedecektir. Ret cevabının size tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde idari işlemin iptali için dava açmanız gerekmektedir. Bu süreyi kaçırdığınızda dava açma hakkınız sona erebilir.

Soru 9: Sınıf okulunda kaza-i rüşt kararı aldırmadım. Sınıf okulundaki 18 yaştan önceki sürelerin fiili hizmetten sayılması için ne yapacağım?

Sosyal Güvenlik Kurumuna bir dilekçe ile müracaat ederek bu sürenin fiili hizmetten sayılması ile ilgili bir talepte bulunacaksınız. Bu talebi bizzat kendiniz ya da bir avukat vasıtasıyla da yapabilirsiniz. Ancak dava açma niyetiniz yoksa kuruma dilekçe vermeyin. Çünkü kurum bu talebinizi reddedecektir. Ret cevabının size tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde idari işlemin iptali için dava açmanız gerekmektedir. Bu süreyi kaçırdığınızda dava açma hakkınız sona erebilir. 

Soru 10: Sosyal Güvenlik Kurumuna sınıf okullarında geçen sürelerin fiili hizmetten sayılması için başvurma süresi var mı?

Herhangi bir süre yoktur. 

Soru 11: Sosyal Güvenlik Kurumuna nasıl müracaat edeceğim?

‘Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı’ na’ hitaben yazılmış dilekçesinizi Mithatpaşa Cad. No: 7 Sıhhıye/Ankara adresine taahhütlü mektupla gönderin.

Soru 12: Sosyal Güvenlik Kurumuna dilekçe ile müracaat ettikten sonra kurum tarafından cevap verilmediğinde ne yapabilirim?

2577 sayılı yasanın 10. maddesinin birinci fıkrasına göre kurum tarafından idari işlemin yapılması ile ilgili olarak 60 gün içinde cevap verilmezse istek kurumca reddedilmiş sayılır. Meslektaşlarımız 60 günün bittiği tarihten itibaren 60 gün içinde dava açmak zorundadırlar. 

Soru 13: SGK’ nun red cevabının tebliğinden itibaren 60 gün içinde dava açamadım. Dava açma hakkım kayboldu mu?

Eğer SGK, size verdiği ret cevabında, hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağınızı ve sürelerini belirtmemişse, 60 günlük dava açma süresi ile bağlı olmayacağınızı düşünüyorum. Danıştay 13 Dairesi 2014/5264 E. ve 2015/681 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Bu nedenle dava açma süresini kaçıran meslektaşlarımızın Anayasa’ nın 40. maddesine dayanarak dava açmalarını öneririm.

Soru 14: Kurumun gönderdiği dilekçe elinize ulaşmadı veya kayboldu ne yapacağım?

Gönderiniz taahhütlü olduğundan Ptt kargo takipten gönderinizin kuruma ulaştığı tarihi öğrenin. Bu tarihten itibaren 60 gün içinde dava açınız. 

Soru 15: Davayı nerede açacağım?

2577 sayılı kanunun 32/1 maddesine göre, dava konusu işlemi yapan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’ nın bulunduğu Ankara İlindeki idare mahkemesinde davayı açmanız gereklidir. 

Soru 16: Davayı Ankara ili dışında başka bir il veya ilçeden de açabilir miyim?

Türkiye’ nin her yerinden dava açabilirsiniz. Duruşma talebiniz yoksa Ankara’ ya gitmenize gerek yoktur. Duruşma talebiniz olduğunda davayı kaybetmeniz durumunda davalı kuruma 1500 TL vekâlet ücreti ödemek zorunda kalırsınız. Duruşma talebiniz yoksa 750 TL ödersiniz.

Soru 17: Ankara dışında dava dilekçemi nereye vereceğim?

2577 sayılı kanunu 4. maddesine göre dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, ilinizdeki idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde ise büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hâkimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir. 

Soru 18: Hem 30 yılı aşan hizmet sürelerimle ilgili emekli ikramiyesi talebimi reddeden idari işlem aleyhine hem de sınıf okullarında geçen 18 yaş altındaki sürelerin fiili hizmetten sayılmasını reddeden idari işlem aleyhine birlikte dava açabilir miyim?

Normalde her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak yukarıda belirttiğim idari işlemler arasında maddi, hukuki ve de sebep-sonuç ilişkisi bulunduğundan dolayı 2577 sayılı kanunun 5. maddesine göre bir dilekçe ile dava açılabilinir.    

Soru 19: Davayı açarken herhangi bir masrafım olur mu?

492 sayılı Harçlar Kanununa göre başvuru harcı, karar harcı ve vekâlet harcı ödemek zorundasınız. Ayrıca posta giderleri için peşin olarak masraf ödersiniz.

Soru 20: Davayı kaybettiğimde herhangi bir kaybım olur mu?

2015 yılı Avukatlık Ücret Tarifesinin İkinci Kısım İkinci Bölümüne göre, davanız duruşmasız ise 750 TL, duruşmalı ise 1500 TL vekâlet ücretini davalı kuruma ödemek zorunda kalırsınız.

Soru 21: Diğer meslektaşlarımızla birleşerek tek bir dava açabilir miyiz?

Birden fazla meslektaşımızın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir. Hak ve menfaatte iştirak bulunmadığından 2577 sayılı kanunun 5. maddesine göre müşterek dilekçe ile dava açılamaz.

Soru 22: Davayı kazanırsam sınıf okulunda geçen 18 yaşından önceki süreler için emekli keseneği ödeyecek miyim?

5434 sayılı Kanunun 15/e maddesine göre,  astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulanların öğrenci harçlıkları ile astsubay çavuş aylıkları arasındaki farkın keseneği aynı esaslara göre öğrenciler adına kurumlarınca ödeneceğinden, emekli keseneğini ödemezsin.

Soru 23: Davayı kendim açabilir miyim?

Herkes Anayasa’ nın 36. maddesindeki hak arama hürriyeti kapsamında davasını kendisi açabilir. 

30 Yılı Aşan Hizmet Süresinin Karşılığı Olan Emekli İkramiyesinin Ödenmesi  

SGK, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’ nun 89. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “…verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler… dikkate alınmaz” hükmü gereğince, ikramiye ödemesi yapmamaktadır.

Ancak Ankara 10. İdare Mahkemesi’ nin 2013/296 E. sayılı dosyası üzerinden, kamu görevinden emekli bir vatandaş tarafından yapılan başvuru neticesinde, Anayasa Mahkemesi, 08.06.1949 tarihli 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 17.01.2012 tarihli 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ un birinci maddesiyle değiştirilen 89. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "...verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler… dikkate alınmaz" hükmünü Anayasa’ nın 2, 10 ve 60. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi’ nin 25.12.2014 tarih 2013/111 E., 2014/195 sayılı iptal kararı 07.01.2015 tarih ve 29229 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Böylece emekli ikramiyesinin ödenmesindeki 30 yıl sınırı ortadan kalkmış ve kamu çalışanları çalıştıkları ve hak ettikleri sürenin tamamı üzerinden emekli ikramiyesi almaya hak kazanmıştır.

Anayasa Mahkemesi’ nin iptal kararı üzerine, Ankara 10. İdare Mahkemesi, 29.01.2015 tarih ve 2013/296 E., 2015/65 K.sayılı kararı ile davacının hizmet süresinin 30 yılı aşan kısmı için talep ettiği emekli ikramiyesi başvurusunu reddeden Sosyal Güvenlik Kurumu işleminin iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi’ nin iptal kararı ve Ankara 10. İdare Mahkemesi’ nin emsal kararı ile oluşan yeni hukuki durum üzerine emekliler davalı kuruma 30 yılı aşan hizmet süresi için emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmesi yönündeki başvuruları SGK tarafından reddedilmektedir. Ancak kurumun bu işlemi, Ankara İdare Mahkemeleri tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edilmektedir. Kurum, verilen kararlara karşı Bölge İdare Mahkemesine itiraz etmekte ya da temyiz etmektedir. Halen, Danıştay’ ın konu ile ilgili verdiği bir karar yoktur.

Emeklilerin 30 yılı aşan hizmet sürelerinin karşılığı olan emekli ikramiyeleri ile ilgili bazı soruları:

Soru 1: Emekli ikramiyesinin hesaplanmasında, fiili hizmet zammı süreleri (yıpranma süreleri) de sayılır mı?

5434 sayılı Kanununun 32. maddesine göre fiili hizmet süreleri zammı fiili hizmet süresine eklenir. Bu nedenle bu süreler emekli ikramiyesinin hesaplanmasında sayılır.

Soru 2: Emekli ikramiyesinin hesaplanmasında, itibari hizmet süreleri  sayılır mı?

5434 sayılı Kanununun 35. maddesine göre, itibari hizmet müddeti, aylıklar, yapılacak kesenek iadeleri ve toptan ödemelerin hesabında fiili hizmet müddetlerine eklenir. Ancak aynı kanunun 89/1 maddesine göre emekli ikramiyesinin hesabı her tam fiili hizmet süresinden hesaplanır. Bu nedenle itibari hizmet süreleri emekli ikramiyesinin hesabında sayılmaz.

Soru 3: 30 yılı aşan sürelerin karşılığı olan emekli ikramiyesini almak için ne yapmam gerekir?

Sosyal Güvenlik Kurumuna bir dilekçe ile müracaat ederek 30 yılı aşan sürelerin karşılığı olan emekli ikramiyesinin ödenmesi ile ilgili bir talepte bulunacaksınız. Bu talebi bizzat kendiniz ya da bir avukat vasıtasıyla da yapabilirsiniz. Ancak dava açma niyetiniz yoksa kuruma dilekçe vermeyin. Çünkü kurum bu talebinizi reddedecektir. Ret cevabının size tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde idari işlemin iptali için dava açmanız gerekmektedir. Bu süreyi kaçırdığınızda dava açma hakkınız sona erebilir. 

Soru 4: Sosyal Güvenlik Kurumuna 30 yılı aşan sürelerin karşılığı olan emekli ikramiyesi için başvurma süresi var mı?

Herhangi bir süre yoktur. Aldığımız duyumlara göre Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra bir yıl içinde SGK’ na başvurulmadığında hak kaybına uğranılacağı ile ilgili asılsız dedikodular yayılmaktadır. İdari işlemler ile idari eylemler birbirinden farklıdır. İdari işlemlerde idareye müracaatta herhangi bir süre kısıtlaması yoktur. Ancak idari eylemlerde 2577 sayılı Kanunun 13 maddesine göre eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde idareye başvuru yapılması gerekmektedir.

 Soru 5: Sosyal Güvenlik Kurumuna nasıl müracaat edeceğim?

‘Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı’ na’ hitaben yazılmış dilekçesinizi Mithatpaşa Cad. No: 7 Sıhhıye/Ankara adresine taahhütlü mektupla gönderin.

Soru 6: Sosyal Güvenlik Kurumuna dilekçe ile müracaat ettikten sonra kurum tarafından cevap verilmediğinde ne yapabilirim?

2577 sayılı yasanın 10. maddesinin birinci fıkrasına göre kurum tarafından idari işlemin yapılması ile ilgili olarak 60 gün içinde cevap verilmezse istek kurumca reddedilmiş sayılır. Meslektaşlarımız 60 günün bittiği tarihten itibaren 60 gün içinde dava açmak zorundadırlar. 

Soru 7: SGK’ nun red cevabının tebliğinden itibaren 60 gün içinde dava açamadım. Dava açma hakkım kayboldu mu?

Eğer SGK, size verdiği ret cevabında, hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağınızı ve sürelerini belirtmemişse, 60 günlük dava açma süresi ile bağlı olmayacağınızı düşünüyorum. Danıştay 13 Dairesi 2014/5264 E. ve 2015/681 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Bu nedenle dava açma süresini kaçıran meslektaşlarımızın Anayasa’ nın 40. maddesine dayanarak dava açmalarını öneririm.

Soru 8: Kurumun gönderdiği dilekçe elinize ulaşmadı veya kayboldu ne yapacağım?

Gönderiniz taahhütlü olduğundan Ptt kargo takipten gönderinizin kuruma ulaştığı tarihi öğrenin. Bu tarihten itibaren 60 gün içinde dava açınız. 

Soru 9: Davayı nerede açacağım?

2577 sayılı kanunun 32/1 maddesine göre, dava konusu işlemi yapan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’ nın bulunduğu Ankara İlindeki idare mahkemesinde davayı açmanız gereklidir. 

Soru 10: Davayı Ankara ili dışında başka bir il veya ilçeden de açabilir miyim?

Türkiye’ nin her yerinden dava açabilirsiniz. Duruşma talebiniz yoksa Ankara’ ya gitmenize gerek yoktur. Duruşma talebiniz olduğunda davayı kaybetmeniz durumunda davalı kuruma 1500 TL vekâlet ücreti ödemek zorunda kalırsınız. Duruşma talebiniz yoksa 750 TL ödersiniz.

Soru 11: Ankara dışında dava dilekçemi nereye vereceğim?

2577 sayılı kanunu 4. maddesine göre dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, ilinizdeki idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde ise büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hâkimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir. 

Soru 12: Hem 30 yılı aşan hizmet sürelerimle ilgili emekli ikramiyesi talebimi reddeden idari işlem aleyhine hem de sınıf okullarında geçen 18 yaş altındaki sürelerin fiili hizmetten sayılmasını reddeden idari işlem aleyhine birlikte dava açabilir miyim?

Normalde her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak yukarıda belirttiğim idari işlemler arasında maddi, hukuki ve de sebep-sonuç ilişkisi bulunduğundan dolayı 2577 sayılı kanunun 5. maddesine göre bir dilekçe ile dava açılabilinir.    

Soru 13: Davayı açarken herhangi bir masrafım olur mu?

492 sayılı Harçlar Kanununa göre başvuru harcı, karar harcı ve vekâlet harcı ödemek zorundasınız. Ayrıca posta giderleri için peşin olarak masraf ödersiniz.

Soru 14: Davayı kaybettiğimde herhangi bir kaybım olur mu?

2015 yılı Avukatlık Ücret Tarifesinin İkinci Kısım İkinci Bölümüne göre, davanız duruşmasız ise 750 TL, duruşmalı ise 1500 TL vekâlet ücretini davalı kuruma ödemek zorunda kalırsınız.

Soru 15: Diğer meslektaşlarımızla birleşerek tek bir dava açabilir miyiz?

Birden fazla meslektaşımızın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir. Hak ve menfaatte iştirak bulunmadığından 2577 sayılı kanunun 5. maddesine göre müşterek dilekçe ile dava açılamaz.

Soru 16: Davayı kendim açabilir miyim?

Herkes Anayasa’ nın 36. maddesindeki hak arama hürriyeti kapsamında davasını kendisi açabilir.

Avukat Mehmet Ali Tayanç

Konya Barosu

TEMAD Konya Dis. Krl.Üyesi

TEL: 0 505 829 1377

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 14718 defa Son Düzenlenme Pazartesi, 07 Aralık 2015 16:12

Yorumlar   

0 #2 Avukat Mehmet Ali Tayanç 10-12-2015 15:17
Sayın Cem Capkin,
HİTAP, SGK tarafından kullanılan hizmet takip programıdır.Kurum Dnz. K. K.lığından mahkemenin kararına uygun olarak HİTAP' ı düzeltmesini istemiş. Arkadaşınız için hayırlı olsun. Selamlar.
Alıntı
0 #1 Cem capkin 08-12-2015 18:53
Bir arkadasimiz icin Ankara 10. Idare mahkemesi davayi kabul etti ve müspet yonde bir karar verdi sgk da dzkk ya hizmet suresine ekledim hitap bilgilerini duzelt seklinde bir yazi yazdi ben o yaziyi gördüm bununla ilgili bilginiz nedir
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile