All for Joomla All for Webmasters
Salı, 09 Haziran 2015 19:01

Askeri Ceza Yargısı Sorunu

Öğeyi Oyla
(7 oy)

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, makul bir süre içerisinde, aleni ve hakkaniyete uygun olarak yargılanma şeklinde tanımlanmaktadır. 

Yeni anayasa yapım sürecinin devam ettiği bir ortamda askeri yargı sisteminin de tekrar gözden geçirilmesi ve dolayısıyla reforma tabi tutulmasının yerinde olacağını düşünmekteyiz. Her ne kadar bazı yazarlar; “askeri yargının gereksiz olduğunu ve dolayısıyla kaldırılması gerektiğini” ifade etseler de “bunun doğru olmadığını” düşünüyoruz. Türkiye gibi son derece büyük ordulara sahip olan ülkelerin, neredeyse hepsinde askeri yargı mevcuttur. Disiplinli ordular bir ülke için, hele de ülkemiz gibi coğrafik ve jeopolitik açıdan son derece önemli bir konumda yer alan ülkeler için, olmazsa olmazdır. Bu bağlamda bu tür büyük ordularda disiplini sağlamak için hızlı ve adil kararlar veren askeri mahkemelerin son derece önemli olduğu açıktır. Bu nedenle askeri yargının varlığının tartışılmasından çok askeri yargı ile ilgili olan mevcut sıkıntıların ortadan kaldırılmasına yönelik iyileştirme ve düzenlemelerin yapılmasının daha doğru olacağı kanaatindeyiz. 

Askeri ceza yargısı ülkemizde askeri mahkemeler ve Askeri Yargıtay'dan oluşmaktadır. Askeri mahkemeler, askeri hâkim ve savcıların hukuki konumları, sahip oldukları haklar ve askeri mahkemelerin kuruluş ve işleyişleriyle ilgili olarak bağımsızlık ve tarafsızlığa gölge düşüren bazı durumlar söz konusu olup bu durumlar aşağıdaki gibi özetlenebilir:

Askeri mahkemelerin kuruluşuyla ilgili idarenin bir organı olan Genel Kurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı'nın yetkili olması "tabii hakim" ilkesine aykırı bir durumdur. Zira herhangi bir yargılama esnasında idarenin bir organı olan Milli Savunma Bakanlığı tarafından o mahkemenin kapatılması halinde davanın görüleceği mahkeme oldukça kolay bir şekilde değiştirilebilecektir. 

b) Askeri mahkemelerin görevlerinin düzenlendiği hükümler yoruma açıktır. Bilhassa "askerlik hizmet ve görevleriyle" ifadesinin hangi manaya geldiği içtihatlarla belirlenmektedir. Bunun yanı sıra Askeri Ceza Kanunu'nda düzenlenmiş olsa bile sırf yapılan atıftan dolayı başka kanunlardaki suçların da askeri suç olarak değerlendirilmesi ve böylelikle de mahkemenin görev alanının genişletilmesinin doğru olmadığı kanaatindeyiz.
c) Askeri hakim ve savcıların tayinleriyle ilgili bağımsız bir kurul yerine ilgili kuvvet komutanlıklarını etkili ve aynı zamanda yetkili olması bağımsızlık ilkesine aykırı bir durum teşkil etmektedir. Dolayısıyla bu durumla ilgili düzenleme yapılmasının doğru bir adım olacağı düşünülmektedir. 
d) Askeri hakimler aynı zamanda da subaydır. Bunun bir gereği olarak da üniforma giymeleri ve dolayısıyla rütbe taşımaları da tarafsızlık ilkesine gölge düşüren önemli bir sorundur. Bu bağlamda ilgili sorunla ilgili düzenlemeler yapılmasının doğru olacağını düşünmekteyiz. 

e) Askeri mahkemelerin teşkilatında kurulmuş oldukları komutanın son derece fazla yetkisi bulunmaktadır. Sırf teşkilatında mahkeme kurulması için bir komutana adli açıdan bazı yetkilerin tanınmasının doğru bir yaklaşım olarak değerlendirilmesi kabul edilemez bir durumdur. Komutanın askeri mahkeme kararlarına karşı yasal yollara başvurma yetkisine sahip olması, komutanın yargılamanın bir süjesi olmasına neden olmaktadır. Askeri mahkemelerin bütçeden harcama yetkisine sahip olmaması ve bu sebepten ötürü de bütün ihtiyaçlarının bu komutanlık tarafından karşılanması da dikkate alındığında bu durum son derece sakıncalıdır. Bunların yanı sıra komutanın soruşturma aşamasında askeri savcının yürüttüğü soruşturmayla ilgili herhangi bir kısıtlama ve sınırlama olmaksızın bilgi isteme hakkına sahip olması soruşturmanın gizliliği ilkesine aykırı bir durum olup komutanın bu şekilde bilgi istemesi halinde askeri savcının bilgi verip vermeme hususunda herhangi bir söz ve takdir hakkı yoktur. Soruşturma açılması hususunda komutanın takdir hakkının olduğu kabul edilerek bazı olay ya da kişiler hakkında soruşturma emri verilmemesi durumu da kamu vicdanını zedeleyebilmektedir. 

f) Askeri hakim ve savcıların tamamen idareye bağımlı olarak görev yapmaları da diğer bir önemli sorundur. İdareden bağımsız ve tarafsız, kendi bütçesi olan ayrı bir yüksek kurulun bulunmaması bağımsızlık ve tarafsızlığı zedeleyici önemli bir sorundur. Askeri hakimlerin tayin ve terfilerini yapan, mesleğe kabul ve meslekten çıkarmaya karar veren, askeri mahkemelerin yetkilerini belirleyen bağımsız bir yüksek kurul gerekmektedir. 
Yukarıda belirtilen sorunların ortadan kaldırılması neticesinde askeri mahkemelerle ilgili yapılan eleştirilerin azalacağı ya da tamamen ortadan kalkacağı açıktır. Bunun yanı sıra askeri mahkemelerle ilgili olarak yukarıda ifade edilen sorunların bertaraf edilmesi ile AİHM'de ülkemiz aleyhine açılacak olan davalarda aleyhte karar çıkması ihtimali de ortadan kalkacaktır. 

Yapılan çalışma neticesinde elde edilen sonuçlar ile ülkemizde yürürlükte olan düzenlemeler göz önüne alındığında askeri mahkemelerin sorunlarıyla ilgili aşağıdaki önerilerin olumlu olacağı düşünülmektedir.

Askeri mahkemelerin kuruluş, görev ve yetkileri, genel hukuk, askeri hukuk ve dünyadaki diğer askeri yargı sistemleri ile uyumlu bir yapı içinde, askerlik hizmetinin özellikleri de göz önünde bulundurularak, adil yargılama yapan ihtisas mahkemeleri halinde düzenlenmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir. Yeni düzenleme ile askeri mahkemelerin ne tür davalara bakacağı hususuna açıklık getirilmeli ve askeri yargı ile adli yargı arasındaki görev ayrımı ve sınırları bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Bu amaçla askeri mahkemelerin işlevlerinin doğru teşhis edilmesi, askeri davaların askeri mahkemelerde görülmeye başlandıktan sonra terhis, emeklilik, ilişik kesme gibi nedenlerle davaların adli ve idari mahkemelere gönderilmesinin önüne geçecek düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Askeri mahkemelerin görev ve yetkileri belirlenirken asker kişilerin suçları ile sırf askeri suç niteliğine sahip olan suçların özellikleri dikkate alınmalıdır ki bu kapsamda askeri mahkemeler Türk ve yabancı kara, deniz ve hava sahalarını içine alacak şekilde, yersellik ilkesine göre teşkilatlandırılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Askeri savcılığın emrine askeri kolluk olarak yeteri kadar askeri inzibat tahsis edilmelidir.

Askeri mahkemelerin görev ve yetkilerinin savaş, seferberlik, sıkıyönetim gibi durumlarda artırılmasının doğru olmadığını düşünmekteyiz. Bu nedenle görev ve yetkilerin artırılması yerine bakılacak davaların türlerinin sınırlandırılmasının daha doğru bir yaklaşım olacağı kanaatindeyiz. 

Askeri hakimlik, askeri savcılık ve hukuk müşavirliği uzmanlık alanları olmasından dolayı ve her alanın özellikleri göz önünde bulundurularak görev, sorumluluk, yetki, personel temini, eğitim ve diğer özlük hakları yeniden düzenlenmeli, hakim ve savcıların yargılama görevleri sebebiyle, idari nitelikli danışmanlık görevini gerçekleştiren müşavirlerden farklı teminatlara sahip olmaları için düzenlemelerin yapılması gerekir. 

Dünyadaki uygulamalar incelendiğinde askeri suç kavramının belirlenmesinde failin kişiliği ve suçun işlendiği yer kavramlarını yargı yolunu belirleyen önemli kıstaslar olduğu görülmektedir ki bu durum dikkate alınarak ve ülkenin ve askerlik hizmetinin özellikleri de göz önünde bulundurularak askeri suç kavramının yeniden tanımlanması gerekir. 

Askerlik hizmeti ile doğrudan ilgili suçlarla tamamıyla Askeri Ceza Kanunu'nda düzenlenecek suçlar "askeri suç" olarak kabul edilmelidir. Diğer bir ifadeyle suçun işlenmesinde yahut etki ve sonuçları açısından askerlik hizmeti önemli bir unsuru teşkil ediyorsa askerlik hizmeti söz konusu olmadığı zaman suç teşkil eden fiil adli yargıya tabi olan herhangi bir suçtan ibaret kalacaksa, askeri bir suç söz konusu olabilmelidir. 

Askeri hukukun sadeleştirilmesi gerekir. Türkiye'de askeri hukukla ilgili mevzuat son derece karmaşık bir yapıya sahip olup bu karmaşıklık içinde askeri hukuka ve yargıya ilişkin düzenlemelerin birbiriyle uyumlu olduğunu söylemek pek mümkün değildir. Bu sebepten ötürü askeri mahkemeler ve diğer yargı mercileriyle ilgili düzenleme yapılırken bu düzenlemelerin birbirleriyle, askeri hukukla ve ilişkili olduğu diğer mevzuat hükümleriyle uyumlu olması gerekir. 

Askeri hâkimlerin görev konuları netleştirilerek Askeri Ceza Kanunu'nda yapılan atıf sebebiyle diğer kanunlarda bulunan suçlar askeri suç olarak değerlendirilmemelidir. Askeri mahkemelerin yalnızca sırf askeri suçları yargılayacak şekilde görevli olması hususunda gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. 

Askeri hâkimlerin tayinleriyle ilgili en sıkıntılı görevler arasında yer alan disiplin subaylıklarına atanmaları hususuna son verilmelidir.

Milli Savunma Bakanının askeri hâkimler üzerindeki denetim ve gözetim yetkilerine bağımsızlığa gölge düşürmesi ve aynı zamanda erkler ayrılığı ilkesine aykırı olmasından dolayı son verilmelidir.

Askeri hâkimlerin rütbe ve üniforma giymeden görev yapmalarını sağlayacak olan gerekli düzenlemelerin yapılması gerekir. Askeri Mahkemelerin kışla dışına çıkarılması gerekmektedir.

Komutanın sahip olduğu adli yetkiler oldukça fazla olduğu için bunların tamamen kaldırılması gerekir. Askeri savcılar resen soruşturmaya başlamalıdır. 

Askeri mahkemelerin bir komutanlığın teşkilatında kurulmasına son verilmeli, her askeri mahkemeye bütçeden harcama yapma yetkisi tanınmalı, bu durumun yapılamaması halinde ise askeri mahkemelerin bütün ihtiyaçlar tek elden sağlanmalıdır.akkus2

 
Av. Müstafi Asb.M. Erkan AKKUŞ
TEMAD Hukuk Komisyonu Bşk.

Kapak Resmi Tasarımı : Mustafa AYTAR

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 4811 defa Son Düzenlenme Salı, 09 Haziran 2015 23:49

Yorumlar   

0 #1 ahmet duran perçin 10-06-2015 01:32
Sayın Akkuş internette yaptığım kısa bir araştırma ile bu konuda şu bilgilere rastladım;
Almanya’da Askeri Yargı:

Alman askerî ceza hukuku bakımından ayrı bir askerî ceza yargısı ve askerî savcılık kurumu bulunmamakladır. Alman Anayasası, askerî suçlar için sadece savaş zamanında askerî mahkemelerin kurulmasına izin vermektedir.

Fransa’da Askeri Yargı:

Fransa’da 10 Kasım 1999 tarihinde yürürlüğe giren Askeri Adalet Kanunu ile askeri yargı sistemi yeniden düzenlenmiş olup, ayrı askeri ceza ve usul yasası bulunmasına rağmen askeri mahkemeler teşkilatı, Paris Askeri Mahkemesi dışında kaldırılmıştır. Fransa’da Askeri Yargıtay ise, askeri adalet kanunu ile 1965 yılında kaldırılmıştır. Bu tarihten beri barış ve savaş durumlarında askeri mahkemeler tarafından verilen kararlar Yargıtay”ca incelenmektedir.

Fransa’da barış döneminde, Paris Askeri Mahkemesi hariç ayrı br askeri yargı teşkilatı mevcut değildir. 1999 değişikliği ile Avrupa Birliği’nin bazı ülkelerinde olduğu gibi askeri mahkemeler kaldırılmış, askerlerin askerlik hizmeti ile ilgili suçlardan yargılanması adli yargının görevine verilmiştir.

Hollanda’da Askeri Yargı:

Askeri yargı sistemi 1991 yılında sistemin bir bütün olarak değiştirilmesine kadar yürürlükte kaldı. 1991 Yılında yapılan değişiklik ile askerler hakkında yargılama hakkı sivil mahkemelere devredildi

1991 Yılı ile birlikte askeri ceza hukukunun yönetimi Arnhem Sivil Ceza Mahkemesine dahil edilmiştir.

Savcılar askeri işlerde uzmanlaşmış sivil kişilerdir.

Hollanda’da 1991 yılında askeri mahkemeler kaldırılmış ise de, adli yargının içerisinde bir özel daire bu görevi yerine getirmekte, istinaf mahkemesinde de ayrı bir daire tarafından bu görev ifa edilmekte ve bu şekildeki yargılama aşamalarında askeri üyeler de yer almaktadır. Askeri üyelerin yer almadığı tek safha ise Yargıtay’dır.

Belçika’da Askeri Yargı:

Belçika’da; 2002 yılında Anayasanın 157. maddesinde yapılan değişiklikle üyelerinin çoğunluğu asker olan savaş konseyleri ve askeri mahkemeler sisteminin tamamen kaldırılması öngörülmüştür. 2003 yılında çıkarılan bir kanun ile de askeri mahkeme
kurulması sadece savaş zamanı için öngörülmüş ve 1 Ocak 2004 tarihinden geçerli olarak barış dönemi askeri mahkemeleri lağv edilmiştir.

İngiltere’de Askeri Yargı:

Sivil ve asker kişilerin birlikte bir suçun faili olmaları durumunda, sivil ve askerî yargılama makamları arasında yargılama yetkisi bakımından bir danışma durumu söz konusu olmaktadır. Mutabakat sağlanması durumunda yargılama sivil mahkemede birlikte yapılabilmekte, ya da davalar ayrılarak ayrı ayrı görülebilmektedir.

İrlanda’da Askeri Yargı:

İrlanda’da askeri mahkemeler daimi değildir. Askeri mahkemeler özel bir durum olduğunda, oluşturulmaktadır. Askeri mahkemeler komutanlardan tamamen bağımsızdır. Mahkeme üyeleri üzerinde hiçbir üst rütbelinin etki yapma hakkı yoktur. Her mahkemenin başlangıcında yargıç-avukat ve üyeler yemin etmektedirler.

Askeri mahkemeye tabi bir kişinin işlediği suçun askeri mahkemelerin görevine girip girmemesine göre yargılama sivil ya da askeri mahkemede yapılır. Askeri mahkemeye tabi bir şahısla bir sivil kişi, askeri mahkemenin görevine giren bir suçu birlikte işlerse her şahsın ayrı yargılanmayı isteme hakkı olduğu gibi, bu hakları saklı kalarak birlikte sivil mahkemede de yargılanabilirler.

İspanya’da Askeri Yargı:

İspanyol Anayasası askerî mahkemelerin yetkilerini oldukça kısıtlamıştır. Anayasanın 117. maddesi "salt askeri" sınırlarda askeri yargının meşruiyetini tanımaktadır. Yüksek Mahkemenin Askeri Dairesi, temyiz incelemesinde bulunmanın yanı sıra, orgeneral, korgeneral ve amiral rütbesindeki asker kişilerle, bazı askeri yargı organlarının üyelerinin askeri suçlarını ilk derece mahkemesi olarak yargılamakla görevlidir.

Askeri yargının yetkisi barış ve savaş zamanlarında farklılık göstermektedir. İspanya’da askeri yargı; özellikle sıkıyönetim durumunda görev sahasının genişlemesi yönünden ülkemizdeki sisteme çok benzemektedir.

İtalya’da Askeri Yargı:

İtalyan Anayasasına göre tek devlet içinde yargı erkinin tekliği,ancak yargı kollarının çeşitliliği prensibi kabul edilmiştir.

İtalya’da 1981 tarihinde askeri yargı alanında yapılan yeni düzenlemeye göre Askeri Yargıtay kaldırılmış ve temyiz işlemleri Yargıtayın özel dairesinde yapılmaya başlanılmıştır. Böylece askeri yargı temyiz aşamasında genel yargıyla birleştirilmiştir. Yargıtay bünyesinde Askeri Cumhuriyet Başsavcılığı mevcuttur.

İtalya’da yapılması düşünülen askeri adalet reformu bünyesinde askeri yargıyı etkileyecek en önemli husus; genel adli mahkemelerin yanında uzmanlaşmış bölümler kurarak, daha önce de sivil statüsü olan askeri hakimleri genel adli yargı düzeniyle yeniden birleştirmektir.

Yunanistan’da Askeri Yargı:

Yunanistan’da askeri yargı 1975 Anayasasının ceza muhakemeleri düzenlemelerini içerin 96. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre askeri mahkemelerde sivillerin yargılanması mümkün değildir. Bu maddede ayrıca askeri mahkemelerin özel kanunlarla düzenleneceği belirtilmiştir.

İsveç’te Askeri Yargı:

İsveç’te ayrı bir askeri yargı bulunmamaktadır. İlgili davalar sivil mahkemelerde görülmektedir. Silahlı Kuvvetlerin hakimler ya da adli müşavirler üzerinde hiçbir etkisi bulunmamaktadır.

1948 Reformu ile sadece savaş zamanında ve durumun aciliyetinin gerekli kıldığı hallerde, askeri mahkemelerin kurulacağı öngörülmüştür. İsveç Ordusu’nda da disiplin ceza sistemi mevcuttur. Verilebilen disiplin cezaları; uyarı, fazla mesai ve maaş kesintisîdir.

Polonya’da Askeri Yargı:

Polonya’da askeri mahkemeler önceleri ihtilal aleyhtarı faaliyet gösteren ve Askeri Ceza Kanununda yazılı olan bazı suçlardan dolayı sivil şahısları da yargılamakta iken, 1955 yılında sivilleri yargılama görevi askeri mahkemelerden alınmış ve genel mahkemelere verilmiştir. Askeri mahkemelerin kararlarına karşı Yargıtay’da oluşturulan özel daireye temyiz başvurusu yapılabilmektedir.

Letonya’da Askeri Yargı:

Letonya’da halen askeri mahkemeler mevcut değildir. Askeri hizmetin ifası sırasında ve askeri birliklerde veya görevlendirildikleri yerlerde işlenen suçlar yanında askerlerin, ulusal muhafızlara, askeri birimlerce istihdam edilen sivillerin resmi statüleri veya görevleri ile bağlantılı olarak işledikleri suçlara genel mahkemelerde bakılmaktadır.

1998 yılı Ekim ayında Anayasanın askeri mahkemeler ile ilgili 82. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklik öncesi Anayasada askeri mahkemelerin sürekli olarak yürürlükte olması öngörülüyordu. Yeni bağımsızlık süreci sonrası 1992 Anayasasında askeri mahkemeler tekrar kurulmamıştır.

Avusturya’da Askeri Yargı:

Avusturya’da yargılama hakkının temel prensipleri federal anayasa da belirtilmiştir. Avusturya Federal Anayasası’nın 84. maddesi ile Avusturya’da askeri yargılama yetkisi, savaş zamanı hariç geçersiz kılınmıştır. Bu düzenleme ile Avusturya’da barış zamanında askeri mahkeme kurulması anayasal olarak mümkün değildir. Avusturya’da genel yargıdan ayrı bir askeri yargı teşkilat ve diğer hakimlerden ayrı bir askeri hakimlik sistemi yoktur.

Finlandiya’da Askeri Yargı:

Finlandiya’da genel yargıdan ayrı askeri mahkemeler yoktur. Askeri suçlar adliye mahkemelerinde özel statüde bir yargılamaya tabi tutulmaktadır. Ayrı bir askeri ceza kanunu da yoktur. Sadece savaş zamanı askeri mahkeme kurulabilmektedir.

Macaristan’da Askeri Yargı:

Macar askeri yargı sistemi Macar umumi yargısının bir parçası olup Macar Anayasasına dayanmaktadır. Macaristan’da savcılık makamı yürütme organına tabi değildir. Ancak Macar Partamentosunun denetimi altındadır. Macaristan’da askeri suçlar ceza kanunu içerisinde bir bölüm olarak düzenlenmiştir. Askeri davaların bir kısmı tek hakimli bir kısmı ise heyetli olarak görülmektedir. Macaristan’da askeri mahkeme yoktur, fakat askeri hakimler vardır.

Çek Cumhuriyeti’nde Askeri Yargı:

1993 yılına kadar uygulanan eski askeri yargılama sisteminde iki adet askeri mahkeme mevcuttu. Ayrıca bir askeri savcılık teşkilatı da vardı. Bu sistem 1993 yılında ülkedeki politik ve sosyo - ekonomik değişimlerin sonucu olarak tamamıyla kaldırılmıştır. Askeri mahkemelerin görevleri sivil mahkemelere devredilmiştir. Sivil mahkemelerde askeri suçların yargılamasında, ayrı özel usul ve kurallar bulunmamaktadır.

Danimarka’da Askeri Yargı:

Kara ve Hava Kuvvetleri için kurulmuş askeri mahkeme bulunmamaktadır. Sadece açık denizde bulunan savaş gemilerinde ve Grönland’da işlenen suçların yargılanması amacı ile askeri mahkeme kurulmaktadır. Bu mahkemelerin kararlarına karşı sivil istinaf mahkemelerine ve Yargıtay’a başvurulabilmektedir. Danimarka Ordusunda da disiplin ceza sistemi vardır. Verilebilecek disiplin cezaları; hafif alıkoyma, göz hapsi, maaş kesintisi, kınama ve sıra harici hizmettir.


Özür dilerim. Biraz uzunca oldu. Umarım Sıkmamışımdır. Hukukçu kimliğinize saygı duyuyorum ancak affınıza sığınarak sıradan bir insan olarak şunları ifade etmeden geçemeyeceğim. Ülkemizde bir çok konuda kanun var iken ve bunlarda suç oluşturduklarında bir kaç mahkemede sonuçlandırılırken neden bu denli kendi içerisinde sorun yaratan ayrıntılara girilerek ayrı bir mahkeme ve yargılama sistemi talep edebiliyoruz?

1.Söz konusu ülkeler bizden (Türkiye) daha mı az stratejik? (Yıllardır ülkemizde varolan her kronik sorunda (Gelir dağılımı, Askeri Bütçe, General Mevcudu, Asker Sayısı, Trakya'da her ilçede Alay/Tugay gücünde birlik konuşlandırılması vs.) Bize dayatılan bu stratejik paranoyasına bizde mi katkıda bulunacağız bu konuyla,
2.Hepimiz (Emekli Asubaylar) bu konuların öyle yada böyle mağduru olduğumuz için ayrıntılara girmek istemiyorum ancak hala sivil yargıda bile bir adli kolluk reformu yapılamamışken, Askeri savcılığın emrine askeri kolluk olarak yeteri kadar askeri inzibat tahsis edilmelidir demenizi anlamış deyilim. Çünkü Askeri İnzibat yönetmeliğinin de neresinden tutarsanız elinizde kalıyor. Bir Kıdemli Başçavuşun suçlu bir teğmeni yakalama yada sevki bile muammadır.
3.Bürokrasiyi kaldırmanın en ağır yüklerden olduğu birilerinin yaptıkları yanlış uygulamaları kaldırmanın onlarca yıl aldığı caanım ülkemde hukuk ta evrensel normları benimseme hızı ordumuzun kıyafetlerini değiştirmek kadar kolay olmuyor maalesef...
Sonuç olarak Askeri Suçların olağanüstü (Savaş) halleri dışında sivil mahkemelerde yargılanmalarının yapılmasının Denetim kolaylığı sağlayacağı, her statüdeki askere bağlı olduğu kuruma aidiyet hissi kazandıracağı, bürokrasiyi ortadan kaldıracağını düşünüyor saygılarımı sunuyorum..
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile