All for Joomla All for Webmasters
Cuma, 05 Haziran 2015 13:13

Denge tazminatı dengeyi sağladı mı?

Öğeyi Oyla
(6 oy)

5473 sayılı Değişik Adlar Altında İlave Ödeneği Bulunmayan Memurlara ve Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılması ile Bazı Kanun veav mali arslan Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 9 ncu maddesi ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa eklenen madde (ek madde 81) ile yalnızca; “Milli İstihbarat Hizmetleri ve Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolar ile Çarşı ve Mahalle Bekçisi kadro unvanı esas alınarak” emekli aylığı ödenenlerden emekli aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olanlara, her ay emekli aylıklarıyla birlikte 100 TL ödeme yapılmıştır. Aynı kanunda emekli aylığı bağlanmasından sonra Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödemek suretiyle “çalışanlar dâhil herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışanlara bu ödemenin yapılmayacağı” da hüküm altına alınmıştır. 

2011-2014 yıllarında Türkiye Emekli Astsubaylar Derneğinin emekli astsubayların aylıklarının iyileştirilmesi ile ilgili oluşturduğu yoğun gündem karşısında; emekli astsubayların taleplerine karşı duyarsız kalmak istemeyen hükümet, 6519 sayılı Askerlik Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 7. maddesi ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 81 inci maddesinin birinci fıkrasına “dâhil kadrolar” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve "Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar” ibaresi ekleyerek, binbaşı rütbesinin üstündeki emekli subaylara verilen tazminatlardan kendilerine de verilmesini talep eden emekli astsubayların seslerini kesmek için söz konusu kanunu çıkarttırmıştır. Zaten 5473 sayılı kanunun çıkarılmasındaki gaye, “makam tazminatı alan emekli personelle ilgili kamuoyu baskısını bir nebze olsun gidermek” içindir. Milli İstihbarat Hizmetleri ve Emniyet Hizmetleri emeklileri kamuoyu oluşturacak etkin örgütlü bir yapıya sahip olamadıklarından, yasanın yürürlüğe girdiği 2006 yılından bu yana kendilerine yapılan adaletsizliği ortadan kaldıracak herhangi bir etkin girişimde bulunamamışlardır. Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten bu güne kadar dokuz sene geçmesine rağmen, lütfedilen 100 TL ödeme artırılmamıştır. Verilen bu para makam tazminatı almayan emeklilere verilen “sus payı”’dır. Makam vb. adlar altında tazminat alan emeklilerin tazminat miktarları her sene artarken 100 TL bir türlü artmamıştır. 

Ayrıca 5434 sayılı Kanunun Ek 81 inci maddesi kendi içinde de adaletsizdir. Emekli aylığı bağlanmasından sonra SGDP ödemek suretiyle çalışanlar dâhil herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışanlara 100 TL’ lik bu ödeme yapılmamaktadır. Çalışan emeklilere bu ödeme neden yapılmaz, anlamış değiliz! Ödemenin çalışan emekli personele yapılmayışı Anayasanın kanun önünde eşitlik ve adalet ilkelerine aykırıdır. Bu konuda en kısa zamanda bir platform oluşturulup Ek 81 nci maddenin 2 nci fıkrasının anayasaya aykırılığı iddiası ile idare mahkemesinde dava açılacaktır. Emekli çalışanların birlik ve dayanışma ruhu için de buna katkı sağlayacaklarına inanıyoruz. 

5434 sayılı Kanunun Ek 81 inci maddesinde belirtilen emeklilerden çalışmakta olanlar bırakınız 100 TL ödeme almayı, birde kendilerine hiçbir faydası olmayan SGDP ödemek zorunda kalmaktadır. Ödenen bu prim, emeklilerin çalışabilmeleri için devlete verdikleri bir çeşit haraçtır. Devlet, emeklilerin durumlarını düzeltmek için çalışması gerekirken, adeta şunu söylemektedir: “Benim verdiğim parayla yetin, eğer çalışacaksan da bana şu kadar haraç ver.” Bu durum, adil ve sosyal yanı olmayan mafyavari bir davranıştır. Güçlü olan adalet duygusunu kaybeder ve bunu dizginleyecek mekanizma da bozulmuşsa vay o toplumun haline, vay emekli astsubayın haline… 

Emekli Milletvekillerinin, milletvekilliği görevleri devam ederken, serbest çalışmaları ya da bir anonim şirkette yönetim kurulu üyesi veya limited şirkette ortak olmaları durumunda, emekli aylıklarından yüzde onbeş SGDP kesintisi yapılmamaktadır. Nedeni ise; anayasanın 86 ncı maddesindeki kesinti yapılamayacağına dair özel hükümdür… 

Hani, Anayasanın 10 ncu maddesine göre hiçbir kişiye, aileye, zümreye ve sınıfa ayrıcalık tanınamazdı. Pardon! Bu milletvekilleri ve bürokratlar için geçerli değil…

Anayasanın 2 nci maddesi devletin vasıflarını sıralarken devletin Adalet anlayışı içinde olmasını bir zorunluluk olarak saymaktadır. Yani devlet yapacağı her işlem ve tasarrufta adaletli davranmak zorundadır. Bu husus; SGDP’ de, çalışan emeklilere ödenmeyen 100 TL’ de ve emekli maaşlarında da aranması gereken zorunlu bir unsurdur. Anayasanın 55 nci maddesi “ücret adaletinden” bahsetmektedir. Emeklilerin aldıkları maaş daha önceden çalıştıklarının karşılığı olduğuna göre emeklilerin maaşlarında da devlet adil olmak zorundadır. Bu anayasadan kaynaklanan bir zorunluluktur. Çıkarılacak kanunlar anayasadaki temel ilkelere aykırı olmamalıdır. 

Bir yanda aynı ordudan emekli olmuş subayı yüzde seksen doksanla emekli edeceksin, diğer yanda ise astsubayını yüzde kırkbeş ile… Sorarım size, bu adalet mi? Emekli astsubay istediğinde “bütçenin yetersizliğini” gerekçe göstereceksin. Diğerleri istediğinde ise ses çıkarmayacaksın. Böyle sosyal devlet olur mu?

Sofrada varsa herkes tok olmalı yoksa herkes o sofradan aç kalkmalıdır. 

Ancak bütçenin yetersizliğine rağmen emekli yarbayına, albayına, generaline açacaksın torbanın ağzını, astsubaya gelince bütçe müsait değil diyeceksin. Ya siz kimi kandırıyorsunuz? Sizler adalet duygusunu kaybetmişsiniz. Adalet duygusunu kaybeden de “baki kalmaz bu âlemde…” Adalet sarsılınca; “ne mülk kalır ne de iktidar…” 

Adaleti sağlamak istiyorsan, yarbay emekli olduğunda çalıştığının yüzde kaçını alıyorsa, emekli astsubayına da aynısını vereceksin. “Statü hukuku”, bilmem ne hukuku gibi “kallavi” deyimlerle adaletsizliği gizlemeye çalışmak bu toplumla alay etmektir. 

Her türlü adaletsizliğe rağmen adalet duygusunu kaybetmemiş yetkililere sesleniyorum: 

Bu toplumda sosyal barışı sağlamak istiyorsanız öncelikle adaleti tesis edin. Adalet, ekmekten sudan daha elzem, olmazsa olmazdır. Herkese lazımdır. Hatta bir zaman gelir size de lazım olur…


av mali arslan1

Av. Mehmet Ali Tayanç

 TEMAD Konya Dis.Krl.Üyesi

 m.a.tayanchotmail.com

  0 505 829 1377

 

 

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 7012 defa Son Düzenlenme Cuma, 05 Haziran 2015 14:10

Yorumlar   

0 #1 CEMAL KIYI 05-06-2015 14:34
Çok güzel bir yazı olmuş kaleminize sağlık. Bilgi olsun diye yazıyorum. Yarbay la assubayın emekli maaşları aynıdır. aradaki fark sadece görev ve makam tazminatı farkıdır. Görev ve makam tazminatları emeklilikte de devam etmektedir. Assubaya verilecek olan yan ödeme, tsk tazminatı vs gibi diğer tazminatlar emekliliğe yansımadığı için emeklilere hiçbir faydası olmayacağından biz emekliler olarak emeklilere de yansıyan makam ve görev tazminatını almamız gerekmektedir.
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile