All for Joomla All for Webmasters
Pazartesi, 25 Mayıs 2015 13:12

OYAK 55'inci Olağan Genel Kurulu Milli Savunma Bakanı, Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür'ün konuşmaları. Özel

Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

OYAK 55'inci Olağan Genel Kurulu Milli Savunma Bakanı, Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür'ün Konuşmaları

21.05.2015

MİLLİ SAVUNMA BAKANI SAYIN İSMET YILMAZ’IN AÇILIŞ, İBRA VE KAPANIŞ KONUŞMALARI

Açılış Konuşması

Genel Kurulun Sayın Üyeleri, Değerli Konuklar,

Ordu Yardımlaşma Kurumunun 55’inci Olağan Genel Kurul Toplantısını açarken hepinizi sevgi ve saygıyla selamlarım.

Zor şartlar altında görev yapan üyelerinin emeklilik dönemlerinde daha iyi hayat şartlarına sahip olmaları amacıyla kurulan OYAK, sürekli artan oranlarda yardım ve hizmetlerini yerine getirirken, gelecek nesillere karşı da sorumlulukları olduğu bilinci içerisinde, temelde “bireysel eşitlik” ve “kaynakların katılımcılara adil dağılımı” prensipleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdürmektedir.

Türkiye’nin ilk ve en büyük “tamamlayıcı mesleki emeklilik fonu” olan OYAK’ın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da örnek bir model olacağına yürekten inanmaktayım.

OYAK bir yandan sosyal güvenlik ilkelerinin gereklerini yerine getirirken diğer yandan yaptığı yatırımlarla ülke ekonomisine ciddi katkılar sağlamakta, tüm faaliyetlerinde aktüeryal dengeyi uzun vadeli bir bakış açısıyla ve öncelikle gözetmektedir.

Sayın Üyeler,

Kurul üyesi olarak yaptığınız tüm çalışmalar, aldığınız kararlar OYAK’ın strateji ve hedeflerinin belirlenmesinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu kararlarla temsil ettiğiniz diğer üyelerin birikimlerini çoğaltmaya, var olan hizmetleri bireysel eşitlik ilkesi çerçevesinde en adil biçimde dağıtmaya özen gösterdiğinizi biliyorum.

OYAK, yurdun dört bir yanında büyük bir özveriyle görev yapan üyelerine, iyi ve kötü günlerinde verdiği destekle bir “yaşam ortağı” olduğunu kanıtlamıştır. Yıllardır süregelen bu yaşam ortaklığının bundan sonra da durmaksızın devam edeceğine ve hep ileriye gideceğine olan inancım tamdır.

Ordu Yardımlaşma Kurumu’nun 55’inci Genel Kurulu’nda alınacak kararların üyelerimiz için hayırlı olmasını diler; Genel Kurul’un Değerli Üyelerini, Sayın Konuklarımızı bu düşüncelerle saygıyla selamlarım.

İbra Konuşması

Teşekkür ediyorum. Böylelikle hem Yönetim Kurulumuz hem de Denetleme Kurulu ibra edilmiştir; [Yönetim ve Denetleme Kurulları oy birliği ile ibra edilmiştir] teşekkür ediyorum. Oy birliğiyle çıkmasından da memnunum. Gerçekten, bir şeyi kıyaslarken, çevreye de bakmak lazım, sırf kendimize değil. Aynı şeyi Türkiye için de söylüyoruz. Türkiye’nin çevresindeki ülkelere bakın, Suriye’si var, Irak’ı var, Libya’sı var, Yemen’i var, hatta Yunanistan’ı var, nasıl yönetildiği… En son emekli maaşlarının ödenmesinin durdurulması diye bir haber var.  Bizde, Koç Holding var, Sabancı Holding var, bir de bizim OYAK var. Tüm bunlara bakıldığında, Yönetim Kurulunun da, Denetleme Kurulunun da görevini hakkıyla yerine getirdiğine ben de inanıyorum; hem çalışanları hem de Genel Kurulumuzu tebrik ediyorum.

Kapanış Konuşması

Genel Kurulumuzun Sayın Üyeleri, Değerli Misafirlerimiz;

Gündemin son maddesi “kapanış”tır. Bu kapanışla ilgili gerçekten gurur duydum. Ben, her zaman çok net, açık, özü-sözü bir olan birisiyim. Keşke, Türkiye’de OYAK gibi 100 tane şirket olsa, başka şirkete gerek yok. Türkiye’nin bütün toplamış olduğu vergiler toplanmış olur, doğru mudur?

Dolayısıyla, bu açık bir başarı, açık bir gurur…  Başarı Türkiye’ye artı değer, katma değer sağlamışsa bu da Türkiye’nin başarısıdır. Bunu sağlayan herkese, hem üyelerimize, hem burada, Genel Kurul’da görevli olanlara, hem de onların vermiş oldukları çerçeve doğrultusunda, talimat doğrultusunda görevlerini yapan Yönetim Kurulu’na, Denetleme Kurulu’na ve onlar tarafından belirlenen bütün yöneticilere huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

OYAK, üyelerinin birikimlerine katkıda bulunma çabalarını, iyi bir yaşam ortağı olma misyonunu kurulduğundan bu yana başarıyla daha da ileri taşımaktadır. 

Özgün bir model olan OYAK’ın diğer kurumlara da örnek olmasını temenni ediyorum. 

Türkiye’nin en büyük eksikliği tasarruf eksikliğidir. Yabancı sermayeye niçin ihtiyacımız var? Kendi yatırımlarımızı kendi öz kaynaklarımızla finanse edebilir yeterliğe ulaşmadık. Bu sadece bizim için değil, Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’le beraber NATO Zirvesi’nde Chicago’ya gittiğimizde, Chicago’nun, biz “valisi” diyoruz ama onlar devlet başkanıdır yani, Chicago’nun Devlet Başkanı, öyle, Amerika’nın değil, Chicago’nun, “Türk yatırımcılarını Chicago’ya bekliyoruz.” dedi. Yani, dünyanın süper gücü yabancı yatırımcıyı Chicago’ya bekliyor. Dolayısıyla, Türkiye’nin de yabancı yatırıma ihtiyacı var. Niçin? Kendi yatırımlarını finanse edemediği için. 

İşte, bu OYAK, tasarrufu artırmak için ve yine, gerek Osman Bey [Osman OKYAY - Genel Kurul Üyesi] gerek Mustafa Bey’in de [Mustafa SARILAR - Genel Kurul Üyesi] söylediği gibi, Türkiye’nin mutlaka, olmazsa olmazı, hizmet sektörüyle değil, sanayisiyle ayakta tutacak, krizleri en kısa zamanda atlatabilecek sektörü de sanayi sektörü. İşte, ben OYAK’a, bu sanayi sektörümüzü diri tuttuğu için, ayakta tuttuğu için, ileri götürdüğü için bir kez daha teşekkür ediyorum. Tüm kurumlarımızın da OYAK’a destek olmaları gerektiğine inanıyorum.

Yurt dışında gelişmiş ülkelerde de OYAK benzeri birçok örnekler olduğunu biliyoruz. En son, Afrika’dan geldiler. Gabon Savunma Bakanıyla görüştük, “Biliyoruz ki sizde çok başarılı bir uygulama var. OYAK benzerini biz de kendimiz kurmak istiyoruz.” dediler. Yani, dışarıdaki ülkelere de örnek olmuş mudur? Olmuştur. Dolayısıyla, biz de, elemanlarınızı gönderirseniz gereken her türlü teknik bilgi yapılır, tecrübe paylaşımı yapılır; yok, eğer siz göndermezseniz de bizi davet ederseniz, bizim de size katkımız olur, biz de elemanlarımızı göndeririz, bu konuda size gereken tecrübe paylaşımında bulunuruz dedik.

Gönlümüzden geçen, ülkemizde tüm çalışanların da benzer mesleki emeklilik fonları olsun. Üyelerinin tasarruflarının uzun vadeli ve istihdam yaratan büyük yatırımlara dönüştürebilsin. Dolayısıyla çalışanlarımız da emekliliklerinde daha iyi bir getiri ve yaşama sahip olabilsinler. 

OYAK, Türkiye’de bu anlamda, hakikaten, öncü ve örnek bir modeldir. 

Genel Kurul’da paylaşmış olduğunuz yapıcı ve yol gösterici tüm görüş, öneri ve eleştiriler, gelecek yıllarda OYAK’ın hizmet kalitesinin artmasına, dolayısıyla daha başarılı, daha etkin bir kurum olmasına katkıda bulunacaktır. 

Genel Kurulumuzda alınan kararların Kurumun geleceğini şekillendireceği gibi, gücünü artıracağı da aşikârdır. 

OYAK, üyelerine, kurulduğundan beri yasal yardım ve sosyal hizmetleri, sürekli artan oranlarda ve üyeleri arasında rütbe, sınıf, statü farkı gözetmeden, bireysel eşitlik prensipleri çerçevesinde sunmaktadır. 

OYAK’ın, kuşkusuz, önümüzdeki dönemlerde de üzerine düşen her türlü görevi, üstün hizmet anlayışı içinde, ülkemize ve üyelerine karşı sorumluluklarının bilincinde, gelişmiş ülkelerdeki benzer kuruluşlar çizgisinde ve çalışmalarını geleceğe güvenle bakma yolunda daha da yoğunlaştırarak, sizlerin desteğiyle, başarıyla yerine getireceğine olan inancım da tamdır.

Bugün yapılan 55’inci Olağan Genel Kurulumuzda alınan karar ve dile getirilen temennilerin üyelerimize, Kurumumuza ve ülkemize yararlı olmasını diliyorum. 

55’inci Olağan Genel Kurul toplantısını kapatmadan önce bu başarılı sonuçların elde edilmesinde profesyonel yönetim anlayışıyla büyük katkıları olan, başta Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Korgeneral Sayın Hasan MEMİŞOĞLU’na ve Genel Müdür Sayın Coşkun ULUSOY’a, OYAK Yönetim ve Denetleme Kurulları ile OYAK yönetici ve çalışanlarına huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Ayrıca, bu Genel Kurul çalışmasında bana yardımcı olan siz Genel Kurul Üyelerine...  Beklentimizden çok daha iyi sürede bitti. Bu, gidişattan memnuniyetimizi gösteriyor demektir. Çünkü, en iyi yönetim, varlığını belli ettirmeyen yönetimdir. Varlığını belli ettirmeyen yönetimler boşuna zaman harcamaz. İşte, biz de Genel Kurul Üyelerimizin de zamanını fazla harcamadık.

Genel Kurul Üyelerine, konuklara ve emeği geçen personele bir kez daha teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Nice başarılı Genel Kurullarda, inşallah, hep beraber bir arada oluruz diyorum.

OYAK YÖNETİM KURULU BAŞKANI (E) KORGENERAL SAYIN HASAN MEMİŞOĞLU’NUN KONUŞMASI

Sayın Başkanım, Değerli Üyeler; 

55’inci Olağan Genel Kurul Toplantısı’na hoş geldiniz.

OYAK Yönetim Kurulu adına sizleri en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. 

Değerli Üyeler, 

Konuşmamın başlangıcında, dünyadaki ekonomik duruma baktığımızda, küresel kriz sonrasında yıllardır süregelen ekonomik durgunluk, ağırlıklı olarak ABD ekonomisinde yaşanan canlanma nedeniyle 2014 yılında bir toparlanma eğilimi gösterse de, Euro bölgesindeki durgunluk ve gelişmekte olan ülkelerdeki büyümenin hız kesmesi nedeniyle düşük büyüme oranlarının halen sürmekte olduğu görülmektedir.

ABD’nin büyüme performansındaki iyileşme küresel büyümeye olumlu bir katkı sağlarken, bu iyileşmeye bağlı olarak Amerikan Merkez Bankası’nın 2014 yılı Ocak ayından itibaren varlık alımını kademeli olarak azaltmaya başlaması ve Ekim ayı itibarıyla da tamamen sonlandırması, özellikle yüksek enflasyon ve cari açık sorunu yaşayan gelişmekte olan ülkelerin ekonomik performansı üzerinde büyük oranda belirleyici olmuştur. 

Ayrıca, küresel piyasalarda son dönemde artan oynaklığın etkileri Türkiye ekonomisinde de gözlenmiştir. Petrol başta olmak üzere enerji ve hammadde fiyatlarında yaşanan düşüşün ekonomiye olan olumlu etkisi ve para politikasındaki sıkı duruşa rağmen, iç ve dış talepteki zayıflama büyümeye olumsuz yansımıştır.

Bu ortamda OYAK, yüksek öngörü gücünün yanı sıra, strateji geliştirme ve profesyonel yönetim ekibi ile geleceğini öngördüğü küresel finansal krizin başlangıcından itibaren doğru zamanda doğru kararları hayata geçirerek kısa, orta ve uzun vadeli sürdürülebilirliğini bir kez daha kanıtlamıştır. 

Değerli Üyeler, 

OYAK’ın kuruluş amacı; malum olduğu üzere, istedikleri zaman görevden ayrılma imkânları olmayan, çok sık yer değiştirme durumları yüzünden hayatlarını yeterince planlayamayan üyelerinin geleceklerine maddi açıdan daha güvenle bakmalarını sağlamaktır. 

Bu amaçla OYAK; finansal ve şirket yatırımları yaparak ve onları günün koşulları çerçevesinde sürekli gözden geçirerek yüksek nema vermek suretiyle üyelerinin emeklilikte alacakları yardımları artırmaya, üyelere sunulan hizmetleri geliştirmeye ve mükemmelleştirmeye çalışmaktadır. 

OYAK, misyon ve vizyonu doğrultusunda üyelerini tasarrufa teşvik ederek, onların küçük birikimleriyle oluşan büyük fonların uzun vadeli yatırımlara yönelmesini sağlayarak, Türkiye ekonomisi için de katma değer yaratan bir kuruluştur.

Değerli Üyeler, 

2013 sonunda 280,573 olan daimi üye sayımız 2014 yılı sonunda 291,618’e ulaşmıştır. Üyelerimizin %45.5’i kendi istekleri ile OYAK’a üye olmuştur. Ayrıca 98,692 üyemiz yine kendi isteği ile Konut Ön Biriktirim Fonu’nun üyesidir. Fonun kurulduğu tarihten itibaren 122,502 üyemiz ise bu sistemden konut edinerek veya vefat nedeniyle birikimlerini alarak ayrılmışlardır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu ve ilişkili mali mevzuat düzenlemeleri kapsamında OYAK’ın finansal tabloları 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren, Uluslararası Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartları ile Uyumlu, Türkiye Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartları çerçevesinde konsolide bazda hazırlanmaktadır. 

Bu çerçevede, üye nemasına esas teşkil edecek teknik tablolarda da, OYAK ve Grup şirketleri tek bir kuruluş gibi değerlendirilerek oluşturulan konsolide finansal tablolar baz alınmaktadır.  

2014 yılında, üye birikimlerine enflasyonun üzerinde ve en az %13 mertebelerinde bir nema vermeyi hedeflemiştik. Hal böyle iken, planlananın çok üzerinde bir getiri oranı ile 2014 yılını kapattığımızı memnuniyetle belirtmek isterim.

Kurulunuzun onayına sunulan teknik tablolarda; OYAK Grubu’nun konsolide net varlığı 19.8 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Bu tablolarda yer alan teknik faiz dahil 2 milyar 948 milyon TL’lik toplam dağıtıma esas kaynağın dağıtımına yönelik Kurulunuzca karar alınması halinde, üye birikimlerine, %8.2 olan 2014 yılı enflasyon oranının 2 katından fazla olmak üzere %17.2 oranında katkı sağlanmış olacaktır. Bir puan için 170.8 milyon TL net gelir gerektiği dikkate alınırsa, %17.2’lik nemanın, içinde bulunulan ortamda başarılı bir sonuç olduğu değerlendirilmektedir. 

Değerli Üyeler,

Diğer taraftan, OYAK nemasına en çok katkı sağlayan yatırım kalemlerinden biri finansal yatırımlardır. OYAK, 2014 yılında da ekonomik konjonktür çerçevesinde finansal yatırım gelirlerini, alınan doğru pozisyonlar ile ve çeşitli finansal yatırım araçlarını kullanarak artırmaya ve kur değişimlerine karşı korumaya çalışmıştır. Ayrıca, Grup şirketlerinin mali durumları ve finansal pozisyonları da sürekli izlenerek konsolide bazda en çok katkıyı sağlayacak pozisyonlar alınmaktadır. 

Öte yandan, OYAK’ın nemaya katkı sağlayan diğer önemli kalem, yatırım stratejileri çerçevesinde yapılan şirket yatırımlarıdır. Bu kapsamda, 2014 yılında şirket portföyünde iyileştirme ve güncelleme çalışmaları yapılmış, yeni yatırım fırsatları değerlendirilmiş, portföye yeni şirketler katılırken, OYAK yatırım kriterlerine uymayan şirketler de portföyden çıkarılmıştır.

Bu anlamda OYAK, kurumsal stratejisi kapsamında sanayi yatırımlarına büyük önem vermekte ve sanayi yatırımlarını, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına ve ekonomik büyümesine katkı yaptığı temel alan olarak kabul etmektedir. 

Bu çerçevede, çeşitli tiplerde çimento üreten, yıllık klinker üretim kapasitesi 1.8 milyon ton (Türkiye kapasitesinin %2.59’u) ve çimento öğütme kapasitesi 3 milyon ton (Türkiye kapasitesinin %2.64’ü) olan Denizli Çimento ve %100 ortağı olduğu Modern Beton 2014 yılı Kasım ayında OYAK Grubu’na katılmıştır. 

2012 yılında OYAK Girişim’e devredilen TUKAŞ, Genel Kurul kararları doğrultusunda 2014 yılı Ekim ayında satılmış, satışa ilişkin diğer tüm çalışmalar 31 Aralık 2014 tarihi itibarıyla bitirilerek süreç tamamlanmıştır.

OYAK Yatırım’ın alt şirketi olarak 2013 yılı sonunda kurulan OYAK Portföy Yönetimi, Sermaye Piyasası Kurulu’ndan faaliyet izni ile gerekli yetki belgelerini alarak 2014 yılı başında faaliyete geçmiştir.

Bilindiği üzere, OYAK İnşaat’ın %25 hissesi Sosyal Güvenlik Kurumu’na aittir. Söz konusu bu %25 hissenin özelleştirme kapsamında satışına yönelik 2014 yılı Temmuz ayında yapılan ihaleyi OYAK kazanmış olup gerekli prosedürlerin tamamlanmasından sonra hisse devrinin 2015 yılında gerçekleşmesi beklenmektedir.

Diğer taraftan, OYAK ve Grup şirketlerinin sigorta işlemlerinin daha etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamak maksadıyla, Sigortacılık Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde münhasıran sigorta acenteliği yapmak üzere 2013 yılı Aralık ayında ATAER’in %100 iştiraki ile OSİAT Sigorta Acentelik Hizmetleri A.Ş. kurulmuş ve 2014 yılı başında faaliyete geçmiştir. 

Aynı zamanda, Türkiye Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartları gereği finansal tablolarını yabancı para birimi cinsinden hazırlama zorunluluğu bulunan Grup şirketlerimiz; OYAK Renault, Akdeniz Kimya ve Akdeniz Kimyasal şirketlerindeki OYAK’a ait hisselerin, yine yabancı para cinsinden raporlama yapan ATAER’e devredilmesine yönelik süreç devam etmektedir. 

Bu arada, her fırsatta değindiğim üzere, OYAK’ın iştirak yatırımı yapmasının önemine bir kez daha dikkat çekmek istiyorum. Geçmişten günümüze doğru baktığımızda OYAK’ın yaptığı şirket yatırımlarının nemaya azaltıcı bir etkisinin olmadığı, bilakis, yatırımı takip eden yıllarda şirketlerden sağlanan getirilerin nemanın ve dolayısıyla üye birikimlerinin yıllar içerisinde artmasına büyük katkılar sağladığı görülmektedir. Esasen her yıl üye sayısı artan OYAK’ın gelecek yıllarda da benzer şekilde nema verebilmesi için kârlı yatırımlar aynı zamanda bir zorunluluktur. 

Değerli Üyeler, 

Bugün itibarıyla, OYAK Grubu’nda demir-çelik, çimento-beton, otomotiv, kimya, enerji, lojistik, finansal ve diğer hizmetler gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren 24’ü doğrudan, 46’sı dolaylı olmak üzere toplam 70 şirket bulunmaktadır.

Bunlardan ERDEMİR Grubu, sektörde yurt içi ve yurt dışı piyasalara yönelik 2014 yılı başındaki olumsuz beklentilerin yıl içerisinde realize olmasına rağmen, bu gelişmeleri titizlikle takip ederek ve kendi lehine çevirerek, yılı, beklentilerin üzerinde olumlu finansal sonuçlarla tamamlamıştır. 

Bu Grubumuz, dünyanın en iyi çelik üreticileri sıralamasında, 2014 yılı Haziran ayı itibarıyla, bir önceki değerlendirmeye göre 5 sıra birden yükselerek 10’uncu sırada yer almıştır. 2013 yılı ham çelik üretim miktarları dikkate alındığında ERDEMİR, Avrupa Birliği (AB) içindeki şirketler arasında 3’üncü sıradadır. Türkiye’de ise, 2014 yılı yassı çelik satışında %35’lik pazar payı ile açık ara liderliğini sürdürmektedir.

Çimento alanına gelince: 

OYAK Grubu çimento şirketleri; özellikle Ortadoğu’da yaşanan siyasi krizin etkileri ve satış bölgelerinde ortaya çıkan yeni kapasiteler nedeniyle rekabetin artmasına karşın, 2014 yılında yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirdikleri rekabetçi satış politikası ile yüksek bir performans göstermiş ve 2014 yılını da, geçmiş yıllarda olduğu gibi,  kapasite ve pazar lideri olarak tamamlamıştır. 

2014 yılında 11.4 milyon ton çimento üreten şirketlerimiz, pazarın %16’lık kısmını elinde bulundurmaktadır.  

2014 yılı Aralık ayı itibariyle Borsa İstanbul’da işlem gören toplam 17 çimento şirketi arasındaki 5 şirketimiz, net kâr marjı sıralamasında ilk 5 sırada, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) sıralamasında ise 1, 2, 3, 4 ve 6’ncı sıralarda yer almıştır. 

Otomotiv sektörüne gelince: 

OYAK Grubu otomotiv sektöründe; üretici olarak OYAK Renault ve pazarlama-satış alanında MAİS ile başarısını 2014 yılında da sürdürmüştür. 

2014 yıl sonu itibarıyla OYAK Renault tarafından 318,200 adet otomobil üretimi gerçekleştirilmiştir. 

Şirketin otomobil ihracatındaki payı ise %44.3 olmuştur. 

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 2014 yılı Mayıs ayında açıklamış olduğu “2013 yılı ilk 1,000 ihracatçı firma” listesinde 3.52 milyar ABD doları ihracat tutarı ile OYAK Renault, Türkiye genel sıralamasında 3’üncü, sektör sıralamasında ise  2’nci sırada yer almıştır. 

MAİS tarafından ise bu dönemde 133,200 adet otomobil ve hafif ticari araç satışı gerçekleştirilmiştir. 

MAİS, “Renault” markası ile 2014 yılında binek otomobil satışlarında %15.3 pazar payı ile pazar lideri olmuştur. 

Dacia markası dahil edildiğinde pazar payı %20 seviyelerine ulaşmıştır. 

Şirketin binek ve hafif ticari araç toplam pazar payı ise %17.3 olmuştur. 

Söz konusu veriler dikkate alındığında Renault, binek otomobil satışında 2014 yılını lider olarak tamamlamıştır. 

MAİS’in ürün gamında yer alan modellerden Fluence, 2014 yılında ülkemizde en çok satılan binek otomobil modeli olmuştur.

Enerji alanında ise,  OYAK Grubu’nun iştiraki olan İskenderun’daki İSKEN Elektrik Santrali, bugün itibarıyla 1,320 MW kapasitesi ile Türkiye’nin yıllık elektrik ihtiyacının yaklaşık %4’ünü karşılamaktadır. Ayrıca, aynı bölgede İSKEN’in yarısı kapasitesinde yapımı planlanan AYAS Enerji yatırımına ilişkin çalışmalar sürdürülmektedir.

Diğer bir faaliyet alanımız olan “Kimya” konusuna  gelince: 

Bu sektörde faaliyet gösteren Akdeniz Kimya ve 2013 yılında satın alınan Chemson Grubu şirketleri ile OYAK, polimer katkı maddeleri arasında önemli bir yer tutan ve PVC mamul üretiminde vazgeçilmez unsur olan PVC stabilizatörleri alanında dünya pazarında önemli bir konuma ulaşmıştır. 

Bu kapsamda; Türkiye’deki stabilizatör tüketiminin %80’i Akdeniz Kimya, %4’ü Chemson tarafından olmak üzere %84’ü şirketlerimizce karşılanmaktadır.  

Bu iki şirket aynı zamanda dünyaya hitap eden şirketlerdir. 

Bunlardan Akdeniz Kimya 90’ın üzerinde ülkeye ihracat yapmakta, Chemson Grubu satışlarının ise %44’ü Avrupa’ya, %33’ü Kuzey ve Güney Amerika’ya yapılmaktadır.

Bu genel bilgiler ışığında; 

Her biri sektöründe önemli bir yere sahip olan Grup şirketlerimizin 2014 yılındaki ihracatı 3.9 milyar dolara ulaşmış, Türkiye’nin 2014 yılı toplam ihracatının %2.46’sı OYAK Grubu şirketlerince sağlanmıştır. 

Diğer yandan, 2014 yılında OYAK Grubu olarak, Türkiye’de ödenen tüm vergilerin 3.7 milyar TL’sini (Türkiye’nin toplam vergi gelirlerinin %1.04’ü), toplam kurumlar vergisinin ise yaklaşık %1.14’ünü (367 milyon TL) ödemiş bulunuyoruz. 

Ayrıca OYAK, gerçekleştirdiği yatırımlar ile istihdama da katkı sağlamakta olup OYAK ve Grup şirketlerinde yaklaşık 28 bin insanın istihdam ediliyor olmasından büyük bir mutluluk duymaktayız. 

Şimdi, önem verdiğimiz bir farklı konuya değinmek istiyorum:

Bugün dünyanın en önemli sorunlarından biri çevreyi korumak ve iklim değişikliği ile mücadeledir. Biz de kurumsal sosyal sorumluluğun ötesinde iş yapış şeklimizin bir yansıması olarak bu mücadele kapsamında dünya çapında yürütülmekte olan çalışmalara katkıda bulunmayı görev edinmiş bulunmaktayız. 

Bu doğrultuda, iştirak portföyümüzü oluşturan ve aralarında coğrafyamızın en büyük sanayi kuruluşlarının da yer aldığı şirketlerimizde sürdürülebilirliği gözetmekte ve en üst seviyede sahiplenmekteyiz. 

Aynı kapsamda, insana yaraşır çalışma ortamlarının devamlılığını, iş sağlığını ve güvenliğini son derece önemli ve öncelikli konular  olarak kabul ediyor ve bu hususta Grubumuzda yürütülmekte olan çalışmaları yakından izliyor ve teşvik ediyoruz.

Değerli Üyeler,

Yasal yardımlar konusuna gelince:  

OYAK, 2014 yılında da Kanun’da yazılı olan yasal yardımların yanında borç verme, konut kredisi gibi sosyal hizmetlerini de Genel Kurul kararları doğrultusunda yapmaya devam etmiştir.

Bu kapsamda, üyelerimizin en önemli önceliklerinden biri konut sahibi olabilmektir. Bu nedenle üyelerin konut sahibi olabilmelerine imkânlar ölçüsünde katkı sağlamak Kurum’un önem ve öncelik verdiği bir husustur. Bu çerçevede Kurum, piyasanın her zaman altında olan faiz oranı uygulamaları, konut üretimi, Konut Ön Biriktirim Fonu ve Kurum dışı kaynaklı alternatif konut kredisi uygulamalarıyla üyelerinin konut edinmelerini sürekli desteklemektedir.

Bu meyanda; 

2014 yılında Eryaman 2. Etap 344 konut inşaatı tamamlanmış ve Temmuz ayı içerisinde hak sahiplerine teslim edilmiştir. 

İzmir Buca’da iki etap halinde inşa edilecek konut projesi’nin 1. Etabını oluşturan 272 konutun 2013 yılında başlayan inşaatı halen devam etmektedir. Söz konusu konutların bu yılın Ekim ayında hak sahiplerine teslim edilmesi planlanmıştır.

Ayrıca yine Buca’da 522 konuttan oluşan 2. Etabın ise 2 faz olarak inşa edilmesi planlanmıştır. Bu çerçevede, 1. Faz 291 konutun inşaatına bu yılın Ocak ayında başlanmıştır. Tahsis işlemlerinin Haziran ayında tamamlanması ve Ocak 2017 döneminde konutların hak sahiplerine teslim edilmesi öngörülmektedir. 2. Etap 2. Faz 231 konut inşaatına ise 2016 yılı Ocak ayında başlanması planlanmıştır.

Diğer taraftan, konut arsası temini çalışmaları kapsamında 2013 yılı içerisinde Ankara – Sincan Yenikent’te 95,477 m2 yüzölçümlü yaklaşık 1,250 konutluk 3 adet parselin alımı gerçekleştirilmiştir. Yine aynı bölgede 2014 yılı Ekim ayında 63,684 m2 yüzölçümlü yaklaşık 850 konutluk 2 adet parsel daha alınmıştır.  Bu bölgede konut inşaatı konusu Genel Kurul sonrasında değerlendirilecektir. 

İstanbul’da da konut arsası temin çalışmaları sürdürülmektedir. 

Konut kredisi konusuna gelince: 

2014 yılı sonu itibarıyla toplam konut kredileri 878 üye için 100.8 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Kurum kaynaklı konut kredisi hizmeti devam ederken başlangıçta OYAK üyeleri için iki banka  ile yürütülen alternatif konut kredisi hizmetine halihazırda 6 banka ile devam edilmektedir. 2014 yılında bu hizmetten 1,743 üye yararlanmış ve toplam 149.7 milyon TL kredi kullanmıştır. 

Borç verme konusuna gelince: 

2014 yılı sonu itibarıyla toplam Kurum kaynaklı borç verme 26,841 üye için 177.7 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. 

Bildiğiniz gibi Kurum kaynaklı borç verme hizmetinin yanı sıra 2000 yılından itibaren Vakıfbank aracılığıyla borç verme hizmetine de devam edilmektedir. Vakıfbank aracılığıyla üyelerin kullanımına sunulan kredi uygulamasında 2014 yılı sonu itibarıyla 40,165 üye kredisi açık olup bakiyesi 324.6 milyon TL’dir. 

Diğer Hizmetler’e gelince: 

Konut Ön Biriktirim Fonu’nda 2014 yılı sonu itibarıyla üye sayısı, daha önce de arz ettiğim üzere 98,692, yıllık gelir oranı ise %11.6 olmuştur. 

Bağışa Dayalı Emekli Geliri Sistemi’nde ise, 2014 yılı sonu itibarıyla iştirakçi sayısı 4,962, yıllık gelir oranı %12.3 olarak gerçekleşmiştir. 

Konut Ön Biriktirim Fonu ve Bağışa Dayalı Emekli Geliri Sistemi’nde fon mevcutları; vadeli mevduat, hazine bonosu, devlet tahvili ve benzeri alternatif yatırım araçlarında değerlendirilmektedir. Bu sebeple, içerisinde iştirak yatırım geliri olmadığından bu fonların getiri oranları OYAK nema oranından farklılık gösterebilmektedir. Ancak 2014 yılında da bu fonların getirisi, enflasyonun ve banka faizi, yatırım fonları gibi çeşitli yatırım araçlarının “net getirilerinden” daha yüksek olmuştur. 

Değerli Üyeler, 

Açıklık, şeffaflık ve hesap verebilirlik politikamız gereği olarak, üyelerimizi bilgilendirme, sorularını cevaplama ve kendimizi daha iyi anlatabilme konusuna da çok önem veriyoruz. Bu kapsamda; OYAK web sitesi, mobil uygulaması, çağrı merkezi, sesli yanıt sistemi gibi alternatif iletişim kanallarının etkin kullanımıyla üyelerin yararlanabileceği yardım ve hizmetleri tanıtıcı gerekli bilgilendirmeler yapılmasının yanı sıra, çeşitli iletişim kanalları vasıtasıyla da üyelerle iletişim sağlanmaktadır. 

2014 yılında, bu iletişim kanallarından çoğunluğu yasal yardımlar ve sosyal hizmetler konusunda olmak üzere yaklaşık 14 milyon adet iletişim gerçekleştirilmiştir.

Yine geçen yıl, OYAK ve Genelkurmay Başkanlığı’nın koordinasyonunda Kuvvet karargâhları, askeri okullar ile asgari Tugay düzeyindeki birliklerde bulunan personele yönelik 75 merkezde OYAK tanıtım konferansı verilmiş ve konferanslara 19,200 üye ve askeri öğrenci katılmıştır. 

2015 yılında da OYAK’ı tanıtıcı seri konferanslara devam edilmektedir.

Değerli Üyeler, 

OYAK, üyelerinin geleceklerine maddi açıdan daha güvenle bakmalarını sağlamak amacıyla, bildiğiniz üzere, 1961 yılından beri faaliyetlerini, kuruluş yılları dahil devletten, hiçbir kurum veya kuruluştan herhangi bir katkı almaksızın sadece üye ödemeleriyle sürdürmektedir. 

OYAK, uzun vadede hayatta kalabilmeyi ve sağlıklı bir biçimde büyümeyi başarabilmiş, dünyada da önemi gittikçe daha iyi kavranan tamamlayıcı mesleki emeklilik fonlarının ülkemizdeki tek başarılı örneğidir. Temennimiz OYAK gibi kuruluşların ülkemizde çoğalması ve diğer tüm çalışan grupların da geleceğe güvenle bakabilmesidir. Bu sayede ülke ekonomisinin ihtiyacı olan tasarruf açığının kapanması ve ekonominin desteklenmesi de sağlanacaktır. 

Bu maksatla OYAK, tamamlayıcı emeklilik sistemlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara katkı sağlamaya hazır olduğunu her platformda ifade etmiştir. Bu amaçla, mesleki emeklilik fonlarını  konu alan  çalışmalar desteklenmektedir. 

Bu çerçevede, seçkin akademisyenler tarafından hazırlanan, tarafımızdan da OYAK’a ait açık bilgilerle desteklenen “Tamamlayıcı Emeklilikte Bir Başarı Öyküsü OYAK” adlı kitap, İş Bankası Kültür Yayınları tarafından bastırılmıştır.

Bu meyanda ayrıca Kurumumuzca hazırlanan ve akademisyenlerden de katkı alınan OYAK’ın 54 yıllık gelişimini anlatan tarihçe çalışmasının ilk on yıllık bölümünü anlatan birinci cildi tamamlanmıştır.

Değinmek istediğim diğer bir konu da zaman zaman gündeme gelen OYAK’ın denetimidir.

OYAK’ın faaliyetleri yasal denetimlerin dışında, hiçbir yasal zorunluluk olmamakla birlikte, 2000 yılından itibaren dünyanın en büyük bağımsız denetim firmaları tarafından denetlenmektedir. 2014 yılı konsolide sonuçları da bağımsız dış denetimden geçmiş olup Kurulunuza da sunulmuştur. Bağımsız denetim firmasının her yıl olduğu gibi bu yıl da olumsuz bir görüşünün olmaması bizler açısından memnuniyet vericidir. 

Bu kapsamda, yıllık performansımız uluslararası standartlarda bağımsız denetimden geçerken, çalışmalarımız uluslararası derecelendirme şirketleri tarafından da değerlendirilmekte; portföyümüzde yer alan halka açık şirketlerimizde yürütülen faaliyetlerde ise; hissedar değerinin sürekli geliştirilmesi ve sermaye piyasalarını düzenleyen mevzuata tam uyum hedeflenmektedir.

OYAK’ın görünen bu başarısının altında, kuşkusuz gerek kendi faaliyetlerinde gerekse Grup şirketlerinde kurumsal yönetime, şeffaflığa, yasalara uyuma ve hesap verebilirliğe verdiği önem yatmaktadır.

Bildiğiniz gibi, OYAK politikalarının oluşturulmasında, OYAK Yasası’nın yanı sıra, Genel Kurul kararları önemli bir yer tutmaktadır. 54’üncü Genel Kurul’da alınan kararlardan uygulamaya konulması gerekenler hemen yürürlüğe konmuş, incelenmesi istenen husus hakkında hazırlanan rapor ise Kurulunuzun görüş ve değerlendirmelerine sunulmuştur. 

Değerli Üyeler, 

Burada değinmek istediğim bir diğer husus Kamu İhale Kurulu’nun, Kurul Başkanı’nın muhalefet şerhine rağmen oy çokluğu ile aldığı ve OYAK’ın, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 2’nci maddesinin (a) bendi uyarınca Kanun kapsamında bulunduğuna ilişkin Nisan 2010 tarihli kararıdır. Kararın iptali için yasal yollara başvurulmuş olup, dava halen Danıştay aşamasında devam etmektedir 

Önemli gördüğüm ve değinmek istediğim bir diğer hukuki konumuz ise,  Mart 2012’den itibaren vergi denetçileri tarafından denetlenen OYAK’a gönderilen vergi/ceza ihbarnameleridir. Konu, Danıştay kararları, uzman kişi ve kuruluşların OYAK’ın haklılığını öngören görüşleri de dikkate alınarak yargıya taşınmıştır. Bu davaların bir kısmı ilk derece mahkeme aşamasında OYAK lehine sonuçlanmış olup hâlihazırda temyiz aşamasındadır, bazı davalar ise devam etmektedir.  

Değerli Üyeler, 

OYAK, kuruluşundan itibaren, yaşanan önemli krizlere rağmen üyelerine sunduğu yardım ve hizmetleri eksiksiz yerine getirmiş, sahip olduğu profesyonel yönetim anlayışıyla ağırlıklı olarak finansal ve iştirak yatırımlarından oluşan varlıklarını hızlı ve doğru kararlar alarak, sadece bugünü değil gelecekteki üyelerini de düşünerek en verimli alanlarda değerlendirmiş, her zaman yasalara ve kurallara uymuş, “bireysel eşitlik” ve “kaynakların adil dağılımı” prensiplerinden hiç kopmamış ve bütün bunlar başarıyı beraberinde getirmiştir. Şüphesiz bu başarının elde edilmesinde, geçmişteki tüm yöneticilerimizin ve çalışanlarımızın da katkısı büyüktür. 

2014 yılı göstergeleri de, takdir Kurulunuzun olmak üzere, bir başarıyı işaret etmektedir. Bu başarının yönetimsel bir başarı olduğu, bu başarıda geçmiş yönetici ve çalışanlarımızın mirası üzerinde özverili ve becerili çalışmaları ile her biri üstün nitelikli mevcut yönetim ekibimiz ile çalışanlarımızın büyük katkısı olduğu açıktır. Bu vesile ile müsaadenizle kendilerine takdir ve teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. 

Bu meyanda, açık ve şeffaf yönetimimiz, hedef odaklı politikalarımız, yetkin çalışanlarımız ve zamanında doğru kararlar alan profesyonel ekibimizle, 2014 yılında elde edilen bu başarının bir tesadüf olmadığı düşüncesi ile yönetici ve tüm çalışan arkadaşlarımın 2015 yılında da üye birikimlerinin enflasyonun olumsuz etkisinden korunmasına olanak sağlayacak azami nemanın kazanılması, yardım ve hizmetler yerine getirilirken mümkün olan en üst seviyede üye memnuniyetinin sağlanması ana hedefimiz doğrultusunda aynı başarıyı göstereceğine bütün kalbimle inanıyorum. 

Sayın Başkanım, Değerli Üyeler; 

Konuşmamı bitirmeden önce, başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını, Hakkın rahmetine kavuşmuş ve şehit olmuş bütün üyelerimizi ve OYAK’a kuruluşundan bu yana emeği geçenlerden ebediyete intikal etmiş olanları rahmet, minnet ve şükranla anıyor, hayatta olanlara ise sağlıklı uzun ömürler diliyorum. 

Ayrıca, bizi daima destekleyen ve her zaman yanımızda hissettiğimiz Sayın Genelkurmay Başkanımıza, Genel Kurul Üyemiz olarak OYAK’ın sorunlarına sahip çıkan ve destek veren Sayın Bakanımıza, Sayın İkinci Başkanımıza ve çalışmalarından ötürü tüm Genel Kurul Üyelerine teşekkürü bir borç biliyorum. 

Bu vesileyle, uyum içerisinde başarılı hizmetler yapan Yönetim ve Denetim Kurulu Üyelerine, başta Genel Müdürümüz olmak üzere Kurum’un tüm çalışanlarına teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum. 

Son olarak, OYAK’ın, üyelerimizin gelecekleri için önemli bir teminat olduğu bilinci ve inancıyla, 55’inci Genel Kurul’un bütün üyelerimize, ülkemize ve milletimize fayda getirmesi dileğiyle, saygılar sunuyorum. 

OYAK GENEL MÜDÜRÜ DR. SAYIN Ş.COŞKUN ULUSOY’UN KONUŞMASI

Sayın Bakanım, Sayın Komutanım, Sayın Başkanım, Değerli Üyeler, Kıymetli Arkadaşlarım;

Günaydın… Hepinize güzel, sağlıklı bir gün diliyorum.

Burada iki haftadır yürütmekte olduğumuz Genel Kurul çalışmalarımızın sonuna geldik. Bu çalışmalardan evvel, bir hafta boyunca da Temsilciler Kurulu çalışmalarımızı sürdürdük. 

Bu çalışmalar sırasında burada toplanan arkadaşlarımıza çok çeşitli bilgiler sunduk. Dolayısıyla bugün sunacağım bilgilerin birçoğunu zaten biliyorsunuz, fakat bu toplantı ayrıca bizim 300 bine yaklaşan üyelerimizle bir iletişim fırsatı olarak da görülmelidir. Burada verilen bilgiler, burada gündeme getirilen konular mecmualarda basılarak bütün üyelerimize iletilmekte, ayrıca internet ortamında da kendilerine ulaştırılmaktadır. Dolayısıyla burada, yapılan çalışmaları özetleyen, daha çok üyelerimizin ilgi duyduğunu düşündüğümüz bazı hususlara, müsaadenizle, değineceğim. 

Bu arada, burada bulunan üyelerimizin her birine, bu iki haftalık süre boyunca tam 3,202 sayfalık bilgi sunduk. Bunlar, çeşitli belgeler, kitapçıklar, ayrıca hazırlanmış sunumlar şeklinde oldu. Bu 3,202 sayfalık bilgiye ilaveten de kendilerine 400 sayfa tutan iki kitap sunduk, incelemeleri için takdirlerine getirdik. 

Bu çok yüksek sayıda sayfalarda toplanan bilginin belki bir toplantı için fazla olduğu düşünülebilir. OYAK’ın Genel Kurul toplantıları iki hafta sürüyor. Normalde, ticari kuruluşların Genel Kurul toplantıları birkaç saatte biter. Biz iki hafta boyunca tartışıyoruz. Ayrıca, şeffaflık ve bilgi edindirme politikamız çerçevesinde, her türlü bilgiyi yalnız burada çalışan arkadaşlarımıza değil, gelecek nesillere de aktarmamız gerektiğini düşünüyoruz. 

Türkiye’de kurumsal hafıza yaratmadaki çalışmaların, tarihten gelen çizgiye bakarsak, biraz zayıf olduğu düşünülebilir. Biz, kendi Kurumumuzda ilerideki yıllara bazı bilgileri salimen ve doğru şekilde aktarabilmek istiyoruz. Dolayısıyla, “Neyi yaptık, nasıl yaptık, niçin yaptık, hangi şartlar altında nasıl kararlar aldık?” bunları detaylarıyla yazdık. Bugün bahsettiğim bu 3 bin sayfa birçok üniversitede, hakikaten, öğretilebilecek ders konusu olabilir. Ayrıca, bunların içindeki birçok bilgi, eğer bir gün Türkiye’de, diyelim ki polisler için, öğretmenler için ve böyle benzer meslek grupları için OYAK benzeri kuruluşlar kurulursa onlara da yol gösterecek, ışık tutacak bilgiler olarak düşünülmelidir. 

    Müsaadenizle, Yönetim Kurulu Başkanımızın gündeme getirdiği ve üyelerimizin de büyük dikkatle izlediği bir husustan başlamak istiyorum: 2014 neticelerini görüyorsunuz. Bizim üyelerimizin üzerinde olan, yani sermayesi olmayan, bütün sermayesi üyelerinin üzerine kayıtlı olan OYAK’ın net varlık değeri, görüldüğü gibi, 19.8 milyar TL’dir. 

Slide01


Bizim, teknik açıdan “Toplam Dağıtıma Esas Kaynak” olarak nitelendirdiğimiz, üyelerimizin “Nema” diye ifade ettiği, yeni TTK’nın “Toplam Kapsamlı Gelir” olarak belittiği bu seneki kazancımız 2 milyar 948 milyon TL’dir. “2.9 küsur milyar” derken, buçuğu da koyarsanız 3 milyar TL mertebesinde bir getiri sağladık. 

Bunun nema oranı olarak ifadesi %17.2’dir. “Nema” ve “Nema Oranı” terimleri bu Kurumda yıllar içinde geliştirilmiş terimler. “Nema”dan sonra “Oran” demek fazla geliyor Türkçede ama, böyle yerleşmiş bu Kurumda ve biz de böyle sürdürüyoruz. Yönetim Kurulu Başkanımızın da vurguladığı gibi, nema oranı olan %17.2 enflasyonun 2 mislinden daha fazla.

Peki, “17.2” neyi ifade ediyor? Belirttiğim gibi, 17.2’nin arkasında 2 milyar 948 milyon TL yatıyor. Peki, bu nasıl hesaplandı? En basit şekliyle, 2014 yılına başladığımızda, üyelerimizin üzerinde olan “rezerv” dediğimiz bir imkân vardı. Buna “kaynak” deyin, “sermaye” deyin. Bu rakam ayrılan üyelerle azaldı, katılan üyelerle arttı, ama yıl içinde biz ortalama bir kaynağı, bir rezervi kullanarak bu bahsettiğim nemayı üretebildik. Dolayısıyla yıl içinde kazandığımız 2 milyar 948 milyon TL’yi, ortalama rezervimiz olan 17.1 milyar TL’ye böldüğümüzde; bize nema oranı olan %17.2’yi verdi. 

Peki, Türkiye toplumu açısından bu oran, hepimizin hep gündeme getirdiği, üyelerimizin gündeme getirdiği bu oran neyi ifade ediyor? Dediğim gibi, arkasında yatan rakam 3 milyar TL’ye yakın. Peki, o zaman gelin kendimizi toplumda benzer çalışmalar yürüten, kazançlar sağlayan diğer holdinglerle, kuruluşlarla kıyaslayalım da nerede olduğumuzu görelim, üyelerimiz de görsünler. 

Gördüğünüz gibi, “Toplam Getiri” diye bir kavram kullanıyoruz nemayı tespit etmek için biz burada. Ama, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun verdiği format içinde, bilanço formatında, gelir-gider hesabı formatında bir konsept var: “Toplam Kapsamlı Gelir” diyor. Bütün o formlara bakın, en alt satıra inin, “Toplam Kapsamlı Gelir” diyor. Bu “Toplam Kapsamlı Gelir”de de salt ana ortaklığa ait rakam ayrıca belirtiliyor. Çünkü bütün bu tip Grupların ortaklıkları var. Ortaklar alacağını aldıktan sonra toplam kapsamlı gelirden ana ortaklığa kalan rakam nedir? Bu rakam incelenmeli.

Dolayısıyla şimdi, Türkiye’nin önde gelen holdinglerine bakalım. Bunlardan birine A Holding diğerine B Holding diyelim. Toplam getirisi A Holding’in 2.8 milyar TL. (Hatırlayın, bizimki 2.9 milyar TL idi). İncelemeye devam edelim... Biz “Konsolide Net Pozisyon” diyoruz, piyasada “özkaynak” diyorlar, “sermaye” diyorlar. Gördüğünüz gibi, 20 milyar TL mertebesinde. Konsolide varlıkları, kendilerinin ve ortaklarının üzerinde olan bütün şirketleri bir araya getirip de ölçülen konsolide varlıkları ise 64 milyar TL mertebesinde.

Slide02

 

A Holdinge  baktık, B Holdinge de bakalım: Onların da toplam getirisi, yani bu Türk Ticaret Kanunu’nun formatları içinde “Toplam Kapsamlı Gelir” ifadesiyle konulan rakamı nedir? 2 milyar 495 milyon TL, yani 2.5 milyar TL mertebesinde. Özkaynakları -sermayesi diyelim-  ise gördüğünüz gibi, 19 milyar 177 milyon TL. “Konsolide Varlıklar”ı çok yüksek. Toplam 230.5 Milyar TL mertebesinde. Bunun içinde epey ortaklıklar da var.

Slide03 


Şimdi, OYAK’ınkine bakalım, zaten sizlere sunmuştuk: OYAK’ın toplam getirisi, yani neması, 2 milyar 948 milyon TL. Biz bunu “%17.2” oranıyla ifade ediyoruz. Üyelerimizin de hep takip ettiği rakam bu. Bizim konsolide net pozisyon, yani bütün üyelerimizin üzerinde bulunan rakam, bizlerin kullandığı, yıl sonu itibarıyla “özkaynak” seviyesi ise 19 milyar 750 milyon TL. Konsolide varlıklarımız da 45 milyar TL.

 Slide04

    Peki, 3 bilgiyi de yan yana koyup karşılaştıralım. Bu %17.2 olan nema oranının, 2 milyar 950 milyon TL mertebesinde olan toplam nemamızın ülkemizdeki diğer büyük kuruluşlarla olan karşılaştırmasını yan yana koyarak görelim. Gördüğünüz gibi, bizim bu yıl içinde sağladığımız toplam getiri, A Holding ve B Holding tarafından elde edilen rakamın fevkindedir. 


Slide05 

Bizim özkaynaklarımız, yıllar içinde sürdürdüğümüz çalışmalarla, gördüğünüz gibi, artık A Holding’in ve B Holding’in sermaye, özkaynak seviyelerine ulaşmıştır. Konsolide varlıklarımız, diğer yandan her ikisinden de düşüktür. Ama biz bu konsolide varlıklarla, daha iyi neticeler aldık. Diğer bir ifadeyle, “çalıştırdığımız”, üretimde kullandığımız, gelir sağladığımız bu kaynakların tutarı, gördüğünüz gibi, her ikisinden de daha az. Bu ne demektir? Hep benim yıllardır söylediğim gibi ifade edeyim: Bizim bahçemiz en küçük ama en fazla meyveyi biz topluyoruz.

Şimdi, bazen üyelerimiz bu nema oranına bakarak çeşitli yorumlar yapabiliyorlar. Biz de inceleyelim: Burada gördüğünüz gibi, kare içinde, %17.2’nin hesaplanmasını gösterdim. Şimdi, çeşitli mahfillerde, ortamlarda, yazışmalarda şöyle deniliyor: “%30’dan aşağı olmamalı.” Peki %30 olması için -bu seneyi örnek alalım- bizim kazancımızın ne olması lazımdı? 5 milyar 125 milyon TL. Bu tutar A Holding ile B Holding’in getirilerinin toplamına eşit. Bizim 17 milyar 82 milyon TL ile  bu 5 milyar TL’yi nasıl kazanacağımızı düşünmek lazım. Mümkün olup olmadığını da iyi değerlendirmek lazım. 


 Slide06

Evvelsi gün başka yerde okudum, “hayır” diyor, “%50’den düşük sağlanan, az sağlanan nema bizim paralarımızın eriyip gitmesidir.” O zaman %50 nemayı sağlamak için 17 milyar TL mertebesinde olan imkânlarımızla, “sermayemizle”, net pozisyonumuzla bizim bir sene içinde 8.5 milyar TL kazanmamız lazım. 8.5 milyar TL A Holding’in, B Holding’in ve OYAK’ın, yani en önde gelen üç büyük kuruluşun, toplam kazancından daha fazla. Türkiye’nin bu şartlarda böyle bir gelir üretme imkânı yok ve öyle bir şey de şu an mümkün değil. 

Biz bu bahsettiğim 2 milyar 950 milyon TL’yi yahut 2.95 milyar TL mertebesindeki kazancımızı, gördüğünüz gibi, oldukça dengeli bir çerçevede yarattık. Finansal yatırımlardan elde ettiğimiz gelirler 965 milyon TL mertebesinde; şirket ve hisse yatırımlarından elde ettiğimiz 1.4 milyar TL mertebesinde; gayrimenkul yatırımlarından 448 milyon TL elde ettik; diğer gelirlerimiz 165 milyon TL mertebesinde; hepsini toplarsanız 2.95 milyar TL’lik bir nemamız veya “toplam dağıtıma esas kaynağımız” veya mevzuattaki terimle, “toplam kapsamlı gelirimiz” ortaya çıkıyor. 

Burada, yine, üyelerimizi ilgilendiren bazı nema oranlarını tekrar takdirinize getirdim. Bunları sizlere yazılı olarak dağıtacağız. Yıl içinde ayrıca referans olarak kullanmak isteyebilirsiniz diye, her sene elde ettiğimiz toplam getiriyi, her sene o getiriyi elde etmek için kullandığımız kaynağı, yani ortalama rezervimizi belirttim. Burada nema oranlarını, birinin diğerine bölünmesiyle ortaya çıkan nema oranlarını görüyorsunuz, enflasyonu görüyorsunuz. Enflasyonun ne kadar üzerinde getiriler sağlayabildiğimize de burada işaret etmeye çalıştım. Bu çerçevede Türkiye’nin gücünü, pazarının imkânlarını ve ortamı da unutmamak lazım. 


 Slide07

Üye varlıklarımıza bakabiliriz: Bizler ilk olarak 2000 yılının ortasında göreve gelmiştik. O zaman varlıklar 600 küsur -şimdiki parayla ifade edeyim- milyon TL mertebesindeydi. Şimdi ise 20 milyar TL’ye doğru gitmiş bulunuyoruz. Yıllar içinde, tabii, enflasyonun etkisi var. Ama enflasyonun etkisini çıkartsanız da artış 7 misliden fazladır. Onu da burada görüyoruz.


Slide08

Size ilaveten şöyle bir sunum yapayım: Olayı, ifade açısından mümkün olduğu kadar basite indirgemeye çalıştım. 2000 yılında bizim 100 liramız olsaydı ve bunu sırf enflasyon kadar artırabilseydik, 15 yıllık dönemde varacağımız nokta 857 lira olacaktı; ama biz kümülatif bir şekilde, enflasyonun da fevkinde kazançlar sağlayarak, o kazançları yeniden değerlendirerek, gördüğünüz gibi, 5,864 liralık bir rakama ulaştık. Dolayısıyla enflasyonun çok fevkinde, yani 7 misline yakın bir kazancı yıllar içinde üretebildik.

 Slide09

Bazı üyelerimiz, gene, merak ediyorlar: Ee, peki OYAK böyle kazanıyor, peki “BES” diye yeni bir oluşum var, “BES’e karşı biz neredeyiz?” diye soruyorlar. 


Slide10 

2004’ten beri, gördüğünüz gibi, yansıya BES’in çeşitli ölçülerini (“BES” dediğimiz, Bireysel Emeklilik Sistemi’dir) bu dönemde en yüksek getiriyi sağlayan hisse senedi fonunu ve uluslararası fonunu koyduk. Onun yanında TÜFE’nin artışını koyduk, bir de OYAK’ın kazançlarını koyduk. Yukarıda gördüğünüz kırmızı çizgi yani OYAK çizgisi BES’in fevkinde, çok fevkinde kazançlar sağlayabildiğimizi gösteriyor.

Bu arada, belki evvelsi gün görüp merak etmişsinizdir, 13 Mayıs Çarşamba günü bir gazetede şöyle bir yazı çıktı: Dikkatinizi çekti mi, bilmiyorum; Hürriyet Gazetesi Çarşamba günkü sayıda “Emeklilik fonları %280 kazandırdı.” diyor. Ne kadar zamanda? 11 senede. İçinde yazılar var. 2 tane genel müdürün görüşlerini koymuşlar. Rakamlar pek birbirini tutmuyor, ama mertebeler aynı. Bakın, ilgili şirketin Genel Müdürlerinden birinin verdiği rakamlar şu: “Enflasyon şu kadar oldu” diyor, “işte %280 kazandırdı, ama reel getiri %75’ti” diyor. OYAK’ın rakamlarına aynı dönem için, aynı hesaplama yöntemiyle bakılırsa, onlar %280 dediği zaman, biz %886’lık bir kazanç sağlamışız. Yani, OYAK için, eğer bir gün böyle bir manşet koyulacaksa, emeklilik fonları değil, “OYAK fonları %886 kazandırdı” demeleri lazım. 


 Slide11

 Diğer tarafta, diğer şirketin Genel Müdürünün de aynı mealde bir beyanatı var. Onların rakamı da, %280 demiyor da %287 diyor, bizimki gene %886. O reel getiriyi %71 olarak hesaplamış, buna tekabül eden bizim rakamımız ise %327. Bunu da takdirlerinize sunuyorum. Türkiye’nin şartlarında, herhalde, OYAK’ın elden gelen her şeyi yaptığını düşünmemiz lazım. 

Bunlar, bütün üyelerimizin dikkatle takip ettiği, bizim de her sene burada gündeme getirdiğimiz bir husus. Böylelikle, bütün üyelerimize bu bilginin akmasını sağlamak istiyoruz. İşte 2000 yılında, tabii fiyatlar ve ücretler değişikti, kazançlar değişikti, onu da kabul etmekle birlikte, bunların nominal rakamlar olduğunu vurgulamakla birlikte tekrar sunuyoruz. Gördüğünüz gibi, 31 yıllık bir Albayımızla 31 yıllık bir Kıdemli Başçavuşumuzun yıllar içinde aldıkları emeklilik yardımları… Bunlar, her biri için, isimler elimizde var, bunlar  hesaplanmış afaki rakamlar değil, fiilen verilen rakamlardır. 


 Slide12

Ayrıca, bu rakamlar veriliyor. Peki, “biz de yıllar içinde para verdik, o yıllardaki parayla şimdiki para aynı mı?” denebilir. Değil, ama o yıllarda verdiğiniz para o yıllarda çalıştırıldı, neticede her yıl toplanan rakamlar da o yıllarda kazanıldı. Sonuçta bütün yıllar içinde verilen rakamları toplayın, sol tarafta –aşağıdaki slaytta- gördüğünüz “nominal aidatlar” yer alıyor; bizim de o nominal aidatlar karşılığında OYAK olarak verdiğimiz rakamlar Türkiye şartlarında gene de yüksek. Ayrıca, devletin ödediği emeklilik yardımıyla karşılaştırırsanız ciddi bir fark göreceksiniz. Bu yüzden bazı emekli bürokratlar bunları da gündeme getirebildiler. Benim de onlara o zaman söylediğim, hani kamyonların arkasında yazıyor ya Anadolu yollarında, “gölge etme ne olur, siz de kurun sizin de olur, buyurun yapın beyler” demiş idim. Yapılmasını, hakikaten, gönülden istiyorum. 


Slide13 

Üye sayılarımızı burada sizlerin takdirine sunuyoruz: 300 bine doğru gidiyoruz. Yönetim Kurulu Başkanı’mızın da vurguladığı gibi, neredeyse üyelerimizin yarısı kendi takdirleriyle ve kararlarıyla üye olmuş arkadaşlarımız. Ama geri dönüp bakarsak, 2000 yılında 178 bin üyemiz, 15 sene sonra, 300 bine doğru gitmekte. Bu herhalde OYAK’ın faydasının daha iyi anlaşıldığını göstermektedir diye düşünüyorum.


 Slide14

Burada da, üyeler tarafından bize bazen şöyle yorumlar geldiğini görüyorum: “Ee, tabii, gürül gürül her ay para geliyor, siz de bunları çalıştırıyorsunuz.” Ben de diyorum: “Doğru, gürül gürül para geliyor, ama gürül gürül de para çıkıyor ve gördüğünüz gibi, çıkmakta olan para her yıl daha da artmakta.” Şu anda gelen-giden dengemizde negatif bir gelişme var. Çünkü üyelerimizin gelirleri yeterli seviyede artmıyor, bizim onlara sağladığımız imkânlar dolayısıyla çıkışlar artıyor, ama öyle veya böyle yatırım kazançlarıyla karşıladığımız negatif fark her sene artıyor. Bu, bizim her sene daha fazla kazanmamız, daha başka alanlara gitmemiz, yeniliklerin peşinde koşmamız ve olduğumuz yerde kalmamamız demektir.

 Slide15

Şimdi, bütün bu çerçeve içinde, dediğim gibi, biz yatırımlarımızı iki alanda yürütüyoruz. Finansal alanda yaptığımız yatırımlar, ama bir yanda da şirket satın alarak, yani hisse senedi satın alarak, piyasada, borsada oynayarak değil, doğrudan hisselerini satın alıp onları daha etkin çalıştırarak yürüttüğümüz iştiraklerimiz var. 2014’e ait, bu hususdaki bilgileri konuşmamın başında vermiştim.

Türkiye’deki iştiraklerimizi burada sizlere göstermeye çalıştım. Türkiye’de biz 29 ilde, 89 ilçede faaliyette bulunuyoruz ve yıllardır hep Türkiye’ye kapalı kaldık. Biliyorsunuz, bizim ratingimizi, biz 2004 yılında ilk ratingimizi yaptırtmıştık. İlk ratingimizden sonra birçok başka benzer holdingler de takip etti bizi, onlar da yaptırıyor, herkesin de yaptırtması lazım, ama kendimizi karşılaştırmaya çalıştığımız birçok holdingin hâlâ daha rating yaptırmadığını da görüyoruz. Bu arada, bizim ratingimiz devletin bir üstünde olan, -çok az görülen-, çok yüksek bir seviyede.


Slide16 

Peki, ama bunların en çok bize yönelttiği tenkit nedir, bu rating’ler yapılırken: “İyi, güzel ama, Türkiye’ye sıkışıp kaldınız, Türkiye ekonomisi kadar iyisiniz, Türkiye ekonomisinin bütün risklerine açıksınız.” Bir anlamda doğru. Çünkü, biz madem bir portföy yönetiyoruz, hem sektörler arasında “diversifikasyon” yani farklılaştırma yapmamız lazım. İlaveten coğrafi alanda da farklılaştırma yapmamız lazım. Diğer yandan, bunu bir ileriye götürüp, ülkeler arasında, dünya seviyesinde de farklılaştırma yaratmamız lazım. 

Dolayısıyla şu an itibarıyla dünyadaki OYAK’ın durumu bu. 

 Slide17

2000 yılında bunlar düşünülmüyordu, ama hep inançlı, kararlı ve vazgeçmediğimiz politikalar bizi buraya getirdi. Şu anda biz 16 ülkede faaliyet gösteriyoruz, 10 ayrı para biriminde muhasebe tutuyoruz. 16 ülkenin mevzuatını, vergisel mevzuatını, yönetimsel mevzuatını takip ediyoruz. 10 ayrı para biriminde muhasebe tutmak demek, bütün bunların arasındaki kur farklarını yönetmek demek. Çeşitli opsiyonlar, forward’lar, futurelar, hedging’ler yaparak bu 10 para birimini de yönetiyoruz. 

Bu paralardan, bugün mesela dolarımız var diyelim. Biz zaten krizin çıkacağını değerlendirerek dolar varlıklarımız, dolar vecibelerimizden fazla olarak, yani “long dolar pozisyonuyla” girdik bu krizlere. Ama yarın dolar değeri yarı yarıya düşse, biz TL olarak sizlere bilgi verdiğimiz için sonuçtaki değer de aniden düşer. Yani,  dolar aynı dolar ama, değeri, TL ile ifade edilen değeri düşebilir. Bunlara karşı da biz günde milyarlarca liralık operasyonlar yürütebiliyoruz.

Şimdi, esas vizyonumuzun varacağı esas nokta, yani bizim uzun yıllardır sürdürdüğümüz çalışmalarda varmak istediğimiz noktalardan biri, muhtemelen, bu sene bitmeden varacağımız nokta olacak. Gördüğünüz gibi, eğer planlarımızı gerçekleştirebilirsek 2000 yılında çıktığımız yolculuk bizi şu noktaya götürecek. Belki de 20 ülkede ve 56 noktada üretim faaliyeti sürdürüyor olacağız. Buralarda olmamız demek, o ülkelere bizim çocuklarımızın, çalışanlarımızın gitmesi, oralarda yetişmesi, öğrenmesi ve oralarda bizim de bir söz sahibi olmamız demek. Ufak çaplarda başlayacağımız bu girişimler önümüzdeki dönemlerde artarak sürecek. Ama ilk adımları atmazsak, biz oralarda çok ciddi faaliyetlerde bulunamayız, oraların bilgisini edinemeyiz. Diğer Türk girişimcileri nasıl dünyaya yayılıyorlarsa, OYAK’ın da daha organize ve daha güçlü bir şekilde bu 20 ülkeye de çıkmasında fayda görüyoruz. Böylelikle portföy dengemizi de koruyabileceğimize inanıyoruz.


 Slide18

Mesela, şu gördüğünüz haritanın oluşabilmesi, neticelerin doğması için, 16 aydır diyeyim, hemen hemen 2014’ün başında başlayan çalışmalarımız sırasında 1,085 tane şirket inceledik. Bunların içine girip 25’i üzerinde detaylı bilgi aldık. Ondan sonra, “bilgi odaları” diyorlar, 7’sinin bilgi odasına girdik, bazı teklifler verdik. Bu nevi çalışmalarımız sürüyor, sürecek. Çünkü, bu çalışmaların sürmemesi demek, bizim dünyada OYAK benzeri şirketlerin yaptığı çalışmaların gerisinde kalmamız demek. 

Biz bu çizgilerden, dünyanın gittiği çizgilerden ayrılmadan cesaretle ve bilgiyle benzerlerini yapabilmeliyiz. Onlar bizim ülkemize gelip faaliyetlerde bulunabiliyorlarsa bizim de o ülkelerde faaliyette bulunmamız lazım ki, ilerde dünyanın yeni düzeninde yerimizi alabilelim.

Efendim, “dünyada OYAK benzeri kuruluşlar yok” diyorlar. Hayır, dünyada OYAK benzeri birçok kuruluşlar var. Şu gösterdiğim kalın rapor Avrupa Topluluğu’nun danışman firması tarafından

 Slide19

hazırlandı, biz bir tek cümle, kelime koymadık içine. Bunlar dünyadaki bütün emeklilik fonlarının ne olduğunu, hangi kurallarla yönetildiğini, hangisinin mecburi, hangisinin mecburi olmadığını gösteriyor ve bunların içinde birçoğunda da, bizde olduğu gibi, ordu mensuplarının emeklilik fonları var. 

Burada, daha evvel hepimizin konuştuğu, fakat üyelerimize tekrar tekrar hatırlatmakta fayda gördüğümüz bazı unsurlar var: Birer kelimeyle, birer cümleyle geçeceğim. 


 Slide20

Malumunuz, OYAK, iddia edildiği gibi bir darbenin sonucunda kurulmuş değildir. Bir anlamda, 1911 yılında kurulan “Askeri İkraz Sandığının” devamıdır, 205 sayılı kanunun geçici 1. maddesinde bu açıktır. Kurum bu haliyle 1961 yılında kurulmuştur. OYAK’ın kuruluş çalışmaları 50’li yılların ortasında başlamıştır, 1961’de nihayete ermiştir. 

Ayrıca, OYAK, hep söylediğimiz gibi, özel hukuk hükümlerine tabi olduğu açıkça belirtilen, mali ve idari bakımında özerk, tüzel kişiliği haiz bir kuruluştur. Kanun böyle diyor. Fakat hâlâ bizi kamu hukukuna tabi tutma girişimleri, -Yönetim Kurulu Başkanımızın da belirttiği gibi-, devam ediyor. 

OYAK bir tamamlayıcı emeklilik fonu. Gelişmiş, ileri demokrasilerde, bütün ülkelerde var, bizde de 1961’den beri bir örneği var. Biz de Avrupa Mesleki Emeklilik Federasyonu’na 2003 yılında katıldık, sürdürüyoruz, etkin çalışmalarımız var. 

 Slide21

Bunlar hepimizin bildiği, “OYAK nedir?” diye söylediğimiz hususlar. OYAK’ın kendine ait bir parası yok, sermayesi yok. Sermayesi mevcut üyelerimizin, hepinizin bugüne kadar yaptığınız ortak tasarruflarıdır. Ayrıca yüksek toplamlı vergiler ödüyoruz. 


 Slide22

Biz “yediemin” olarak bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz. OYAK, Silahlı Kuvvetlerin bir parçası değildir, bu Kanunda açık, zaten söylüyoruz. Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları ile ilgili 3046 sayılı Kanun’da biz yer almıyoruz. 

Bunun dışında, özel bütçeli bir kuruluş değiliz, bütçeden pay alan bir kuruluş değiliz, 5018 sayılı Kanun’da bu açık, bütçeden pay almıyoruz. 

Bunlar hep sık sık gündeme getirdiğimiz ve bazen kamuoyuna da hatırlatmakta fayda görmeye devam ettiğimiz hususlar. Yıllardır söylüyoruz, ama bazı ters niyetliler bunları duymazlıktan geliyor, ama biz bıkmadan bunları ifade etmeye devam ediyoruz. 

OYAK’ı değerlendirirken burada sunduğum hususlara dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bunları zaten burada olan üyelerimiz yıllar içinde duydular, biliyorlar, ama ben dergiye gireceği için, yeni birçok üyemiz bunları ilk defa göreceği için koymakta yarar gördüğüm için buraya da yansıttım.


 Slide23

Bundan sonra bir tek konuya değinerek sözlerimi bitirmek istiyorum. Ben ve arkadaşlarım OYAK’ta 2000 yılının ortasında göreve başladık. Göreve başladıktan hemen sonra, birkaç hafta içinde dış denetim firmalarını buraya soktuk. 2000 yılı sonunda tekrar dış denetimi getirdik. O yıllarda dış denetim mecburi değildi. Dış denetim 2 sene evvel mecburi oldu. Biz 2000 yılında, yani Türkiye’den 13 sene evvel bunu burada mecburi kıldık. Birçok reorganizasyonlar yaptık. O zaman gündeme gelmeyen hususları getirdik, milletlerarası seviyede ratingleri başlattık. Şimdi artık yavaş yavaş bütün dünya ratinge doğru gidiyor, yoksa yüksek tutarlarda kredi alınamıyor. Bu ratingler sayesinde büyük krediler alıp, onları kullanarak, işte Erdemir’i aldık. Bu arada, sağlıklı olmadığını düşündüğümüz bankamızı başka bankayla destekleyerek, onu da sonra satarak üyelerimize ciddi bir kazanç sağladık, ileri yıllara bir baz oluşturduk. O bazı şimdi kullanarak devam ediyoruz. Bunun üzerine, “efendim, bankayı Erdemir’i almak için sattılar” dediler. Bu doğru değil. Banka’yı Erdemir’i aldıktan daha sonra sattık. O zamanlar bankayı satarak elde ettiğimiz kaynaklar hâlâ elimizde, çünkü o kaynakları daha güzel kullanıp, çok daha ucuza borçlandığımız için aradaki farktan da arbitraj yaparak ilerleyebiliyoruz. Ratingimiz ve dolayısıyla kredi alma imkânlarımız çok iyi durumda. Yeni düzenlemelere doğru gidiyoruz, yeni atılımlar peşindeyiz. Yurt dışına açılmamız o yıllardan gelen bu çizginin sonudur. Biz bunları ısrarla ve dikkatle sürdüreceğiz. 

Geçmişi anlattığım kadar, üyelerimizin merak ettiği hususlardan, geleceğe yönelik olarak da bunları söyleme ihtiyacını duydum. Çünkü bundan sonraki perspektifimiz nedir? Bundan sonraki perspektifimiz dünyada da belirli çizgide oynayabilen, dünyanın her yerinde olan, oralarda da söz sahibi olma yolunda adımlar atan bir şirket olmaktır.

Takdirlerinize sunuyorum. Hizmetleri geçen bütün Kurullara, kişilere ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Saygılarımla.

 

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 5904 defa Son Düzenlenme Cuma, 29 Mayıs 2015 16:28

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile