All for Joomla All for Webmasters
Cumartesi, 17 Aralık 2016 16:17

FETÖ’ye geçen silah ve mühimmatlar hala kayıp. Asubaylar “Endişeliyiz!”

Öğeyi Oyla
(1 Oyla)
Milliyet köşe yazarı Tunca Bengin bugünkü yazısında 15 Temmuz darbe girişimi esnasında TSK envanterinden FETÖ terör örgütüne geçen ve bugüne kadar nerede olduğu konusunda bilgi alınamayan kayıp silah ve mühimmatı sorguluyor. Yazısında TEMAD Genel Başkanı Ahmet Keser’in de kaygılarını ve uyarılarını dile getiriyor.
 
İşte o yazı;
15 Temmuz’un silahları ne oldu?
 
Darbe girişimde ele geçirilen silahlar arasında MG3, biksi, doçka gibi ağır silahların yanı sıra HK33, G1, G3, kalaşnikof, glock, MP5 ile bunlara ait çok sayıda mühimmat, yangın çıkarma ve zırh delici özelliği olan 25 milimetrelik top mermileri vardı. Asker kılığındaki FETÖ’cüler tarafından kullanılan bu silahlar tasnif ve balistik incelemelerin ardından Silahlı Kuvvetler’e teslim edilecekti. Dolayısıyla, kayıp silah iddiaları ve boyutu da (varsa) netleşecekti. Çünkü envanter konusunda çok hassas olan TSK’da her bir silahın, merminin seri numaralarıyla tek tek kaydı mevcut, dahası bunlar birilerinin, özellikle de astsubayların üzerine zimmetli... Yani silahların kışlaya dönüşünden sonra basit bir karşılaştırma işlemiyle kafa karıştıran pek çok soruya yanıt bulmak çok kolay...
 
Peki, bu yönde ‘FETÖ’den 40 bin kişi tutuklandı’ gibi somut bir gelişme var mı? Dün bu soruyu Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Genel Başkanı Ahmet Keser’e yönelttim. Olmadığını belirten Keser, “Bu yüzden üstünde zimmet bulunan astsubaylar çok rahatsız” dedi. Nedenlerini de şöyle sıraladı:  
 
“Ordudaki tanklar, toplar, silahlar, askerin su matarası hatta ayağındaki bot ve çoraplar dahi astsubaylara zimmetlidir. Depo kapıları kırılarak, tehdit- ikna ya da operasyon gerekçesiyle alınıp darbe girişiminde kullanılan bu silahlar da astsubaylara zimmetliydi ve bunların bir kısmı kışlaya geri dönmedi.
 
FETÖ’cüler diyelim ki 300 tane silah aldı, bunun 200’ünü götürdü başkasına verdi ya da sakladı, o gece de kullanılan 100 tanesine el konuldu. Peki, öbür 200 tanesi nerede?
 
Bir başka sorun da sarf işleminin nasıl yapılacağı... Örneğin Meclis’e atılan füzenin, merminin zimmeti astsubayda Peki, bunların sarfı nasıl yapılacak? Falanca pilot şu füzeyi Meclis’e attı diye düzenleyebilir misiniz? Silah kaybolduysa ne yapacaksınız? Mühimmat atılmadığı halde atıldı görünüyorsa ne yapacaksınız? Bilemezsiniz ki nereden sayacaksınız?..
 
Üstünde zimmet olan astsubaylar ‘bu zimmeti nasıl teslim edeceğim, tayinim çıkar gidersem nasıl takip edeceğim ya da yıllar sonra bir yerde, sıkıntılı ortamda kullanılırsa benim durumum ne olacak’ diye endişe içinde.”
 
Tehlike geçmedi
 
Ülkenin en tepesinden sokaktaki insana kadar herkesin dillendirdiği “Darbe tehlikesi henüz geçmedi” görüşüne katılan Keser’in buna dönük gerekçeleri de şunlardı:
 
“TSK’dan, Emniyet’ten atılan FETÖ’cülerin çoğu istihbarat harekât, özel kuvvetler konusunda profesyonel adamlar. Bir kısmı tutuklandı, diğerleri görevden uzaklaştırıldı. Yani şu anda dışarıda birbirleriyle henüz buluşmamış bir sivil profesyonel ordu var. Bunları bir sistem yarın bir gün sokak karıştığında bir araya getirirse ya da sokağı karıştırma amaçlı bir araya getirirse devlet bunlarla nasıl baş edecek?
 
Bunlar eskiden sistemin içerisindeydi, FETÖ’cü deniliyordu, takip edilebiliyordu. Zaten onun da ne kadar takip edildiği ortada. Üstelik sadece takip etmek yetmiyor, kontrol altında tutmak gerekiyor. Peki, gönderilen bu insanlar nasıl kontrol edilecek? Yani tehlike geçmiş değil.
 
Yaşanan sosyal sıkıntıları bu söylediğimiz grup kurcalayabilir, yönlendirebilir. Dolayısıyla, ‘bunlar attık, devlette değiller’ yetmez, çünkü hepsi sokaktalar. Hafızasını silemeyeceğinize ya da inancını ortadan kaldıramayacağınıza göre ya farklı bir uygulamayla bunları nötralize edip harekât kabiliyetini ortadan kaldıracaksınız ya da ikna edeceksiniz. Böylesine zorluklar var....”
 

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 9982 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile