All for Joomla All for Webmasters
Perşembe, 11 Ağustos 2016 23:50

“Hulusi Akar’ın rehin alınması olayı Özgür Örs olayı ile benzerdir”

Öğeyi Oyla
(2 oy)
Avukat M.Erkan Akkuş, Asubay Özgür Örs için AYİM’e yeni talep ve beyanda bulundu.
“Darbe girişiminde Hulusi Akar’ın rehin alınması olayı emsaldir. Ayrıca, Asubay Örs’e ilişik kesme kararı verenler FETÖ mensubu olmaktan dolayı tutukludurlar.”
 
Kilis’teki 1’inci Hudut Alayı 2’nci Hudut Tabur Komutanlığı’nda görevli Asubay Özgür Örs, kaçakçıları takip ederken Suriye tarafına geçince, IŞİD militanları tarafından 1 Ocak 2015 tarihinde rehin alınmıştı. Olayın ardından devreye giren MİT, Asubay Örs’ü kaçırılışının 4’üncü gününde IŞİD’in elinden kurtarmıştı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Astsubay Örs’ün Türkiye’ye getirildiğini Twitter hesabından duyurmuştu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise Astsubay Özgür Örs’ün eşini telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini iletmişti.
 
Olaydan sonra Asubay Örs “yabancı ülke terör örgütleri tarafından alıkonulduğu, ulusal ve uluslararası basındaki yansımalar nedeniyle örgütlerin propagandasına malzeme verdiği, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve TSK’nın itibarına zarar verdiği” iddiasıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Burada verilen karar ile resen emekliliğe sevk edilerek TSK ile ilişkisi kesilmişti.
 
Asubay camiasında da tepkiyle karşılanan bu durumun iptali için TEMAD Genel Başkanlığı Hukuk Komisyon Başkanı Avukat Mehmet Erkan Akkuş, Asubay Özgür Örs’ün avukatlığını üstlenerek hukuk mücadelesine devam ediyor.
 
Avukat Akkuş, 11 Ağustos 2016 tarihinde AYİM’e yeni bir talep ve beyanda bulunarak Asubay Örs’e uygulanan ayırma işleminin iptalini istedi. AYİM’e sunulan beyanda; 15 Temmuz darbe girişiminde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın FETÖ terör örgütünün elemanları cuntacılar tarafından rehin alınması olayı ile, Asubay Özgür Örs’ün rehin alınması olayının benzerliğine dikkat çekti. Ayrıca ilişik kesme kararını veren Yüksek Disiplin Kurulu Üyeleri hakkında, FETÖ mensubu olmak iddiası ile soruşturma açılmış olması, bazılarının tutuklanmış olmasını gerekçesine ekledi.
 
AYİM’e sunulan EK belge ;
 
DAVACI                    : Özgür Örs
VEKİLİ                       : Avukat Mehmet Erkan Akkuş
DAVALI                     : Milli Savunma Bakanlığı
TALEP KONUSU          : Müvekkil hakkında devam eden hukuki süreç ile ilgili ilave beyanlarımızdan ibarettir.
 
AÇIKLAMALAR
 
1.         Müvekkil, 2004 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde Uzman Çavuş statüsünde görevine başlamıştır. Başarılı meslek hayatı bulunan müvekkil, Muvazzaf Astsubaylık Sınavını kazanmış ve ASTASAK Kursu ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Piyade Okulu Astsubay Temel Kursunu üçüncü sırada tamamlayarak başarılı meslek geçmişine bir yenisini eklemiştir. Meslek hayatı boyunca mükemmel tam sicili olan müvekkilin, altmışa yakın takdiri bulunmakta olup hiçbir disiplin cezası da bulunmamaktadır.
 
2.         Müvekkil, görevine devam ettiği süreçte 01 Ocak 2015 tarihli bir görevi esnasında IŞİD (DAEŞ) adı ile anılan terör örgütü mensuplarınca zorla alıkonulmuş ve Suriye topraklarına kaçırılmıştır. Olayın gerçekleşmesinden 4 gün sonra müvekkil, Milli İstihbarat Teşkilatı görevlilerince teslim alınmış ve vatan topraklarına getirilmiştir. Mevcut durum dolayısıyla psikolojik ve fiziki olarak müthiş derecede zarar gören müvekkil, bu olanlar yetmezmiş gibi üzerine bir de ifadesi alınarak “Hizmete Engel Davranışta Bulunmak” disiplinsizliğinden K.K.K.lığı Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilerek “Yabancı devlet terör unsurlarınca alıkonulmuş olmanın, ulusal ve uluslar arası basında yer almasının, terör örgütünün propaganda malzemesi olduğu, bu vesile ile TSK’nın itibarının zedelendiği” gerekçesiyle “TSK’dan Ayırma Cezası” ile cezalandırılmıştır.
 
3.         Müvekkil hakkındaki 09 Temmuz 2015 tarihinde “İptal” talebiyle gönderdiğimiz dilekçemizdeki hususları tekrar ediyoruz. Ancak ülkemizin içerisinde bulunduğu mevcut durum ile ilgili lde izaha değer bir takım konuları ifade etme gereği duymaktayız. Müvekkil hakkında bu haksız ve genel hukuk kuralları ile bağdaşmayan ilişik kesme kararını veren Yüksek Disiplin Kurulu Üyeleri hakkında, FETÖ mensubu olmak iddiası ile soruşturma açılmış ve hatta tutuklamalar dahi olmuştur. Yani karar mercii konumunda olan bu kişilerin, kötü niyetli olarak hareket etmiş olabilecekleri açık bir gerçektir. Silahlı Kuvvetlerden Ayırma kararı üzerine ise müvekkilin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ilişiği kesilmiştir. Bu idari işlem üzerine yukarıda izah ettiğimiz üzere, 09 Temmuz 2015 tarihinde idari işlemin iptali talebiyle müvekkil adına tarafımızca “Yürütmeyi Durdurma” talepli “İptal Davası” açılmış ancak AYİM 1’nci Dairesi tarafından “Yürütmenin Durdurulması İstemine Ret” kararı verilmiştir.
 
4. Müvekkilin, “TSK’dan Ayırma Cezası” ile ilgili gerekçeye yukarıda yer verilmiştir. Bu durumun, müvekkilin hayatındaki olumsuzluklara ilave olumsuzluk kattığı ve genel hukuk kuralları ile hakkaniyete aykırı bir hadise olduğu açık bir biçimde ortadadır. Bunu en yakın bir örnekle açıklama ihtiyacı hasıl olmuştur. 15 Temmuz 2016 tarihinde, şerefli Türk Ordusu’nun içerisine sızmış yurtdışı kaynaklı FETÖ üyelerinin oluşturduğu bir cunta tarafından, hain bir planla Darbe Kalkışması gerçekleşmiş, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kurulmuş demokratik toplum düzeni vatansever halkımız, kolluk kuvvetleri ile gerçek vatansever TSK personeli tarafından engellenmiştir. Birçok şehit verdiğimiz bu üzücü hadisede, Komuta Kademesi’nde yer alan hatta Genelkurmay Başkanı’mızın da içerisinde olduğu bir çok rütbeli personel, hain cuntacılar tarafından esir alınmış ve görevlerini gereği gibi yerine getirmeleri engellenmiştir. Sürecin ilerleyen kısımlarında, bizleri de çok mutlu ettiği üzere bu esaretten kurtulmuşlar ve görevleri başına geçip vatan için ter dökmeye devam etmişlerdir. Bu hadiseyi izahtaki amacımız, müvekkil Özgür Örs’ün yaşadığı olayla olan benzerlik ve bağlantıdır. Örneğin Genelkurmay Başkanı Org.Hulusi AKAR, yıllardır yanında olan yaveri tarafından esir alınmış ve gayet tabii olduğu üzere esaretten kurtulmadan sonra görevine devam etmiştir. Dahası yaşanan bu olay, hem ulusal hem de uluslar arası medyada büyük yankı uyandırmış ve neredeyse tüm dünya haberlerine konu edilmiştir. Yani mevcut turumdaki olay dolayısıyla da bu doğru uygulamaya katılıyor, müvekkil Özgür ÖRS’ün mesleğine iadesine karar verilmesini ve iptal istemimizin kabulünü tekrar talep ediyoruz.
 
5. Halihazırda müvekkil hakkında devam eden hukuki süreç ile ilgili, yukarıda kısaca izah ettiğimiz ve dosya safahatından anlaşılacak bilgiler haricinde göz önünde bulundurulması gereken bir başka konu da, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilmeye çalışılan hain plana dahil FETÖ üyelerinin, ülkemizin bir çok kurumunda olduğu gibi ne yazık ki bağımsız olan ve adalete en önemli hizmeti yapan mahkemelerimize kadar sızmış olduğu ve hakkaniyete aykırı kararların verilmişi olduğunun çok yüksek ihtimal olarak belirdiği gerçeğidir.
 
HUKUKİ NEDENLER
 
1602 Sayılı Kanun ile diğer ilgili mevzuat
 
NETİCE VE TALEP
 
Yukarıda izah ettiğimiz nedenlerle, hakkında soruşturma yürütülen ve hatta tutuklanan üyelerin bulunduğu gerçeği göz önüne alınarak “İptal” talebimizin kabulunü ve hakkaniyet gereği, ayırma işleminin iptalini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 11.08.2016
 
Davacı Vekili
Avukat Mehmet Erkan Akkuş

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 11815 defa Son Düzenlenme Perşembe, 11 Ağustos 2016 23:59

You have no rights to post comments