All for Joomla All for Webmasters
Pazar, 24 Temmuz 2016 13:10

Kemal Asubay: Askerlerim evlatlarım bir oyun var sizi kullanacaklar...

Öğeyi Oyla
(5 oy)

Kuleli Askeri Lisesi Lisesi Emniyet ve Muhafaza, Hizmet ve Ulaştırma Bölükleri'nde görevli erler, 15 Temmuz darbe gecesi, İstanbul'da olayların başladığı Çengelköy'de neler yaşandığını anlattı.

15 Temmuz gecesi yaşananlar ortaya çıktıkça kışlalarda hain darbecilere karşı kahramanca direnen TSK mensuplarının öykülerini  de öğreniyoruz.

Kuleli Askeri Lisesinde görevli erler kendilerinin kandırılarak bu alçak girişime nasıl alet edildiklerini anlattı. Okul Komutanı dâhil bir Erleri halka karşı silah kullanmaya zorlayanların yanında bu girişime karşı çıkan Asubay Kemal Vurgun’un öyküsü de ifadelere yansıdı.

"Askerlerimi yem ettirmem" deyip yüzbaşına silah doğrultan Astsubay Kemal

Kısa dönem erlerden Nazım Usta da, terhisi için saat saydığını ve kendisi gibi terhisine az kalan erlerle birlikte zimmetlerini teslim ettikleri için aşağı inmeyip koğuşta kaldıklarını anlatarak, "Kuleli sınırları dışına hiç çıkmadım. Sonra haber gönderdiler, 'herkes gelsin' diye. Teslim etmemiz gereken kamuflajları giyip elime bir silah aldım. Aykut astsubay bizi nizamiyeye gönderdi. Silahım boştu. Öğrencilerden birkaç metre sağda oturduk bekledik. Hem askerler hem de polisler vardı. Ben halen tatbikat olarak düşünüyordum çünkü şarjörler boştu." dedi.

Koğuşa su getirmeye giderken saat 23.00 sularında televizyona baktığını ve daha önce darbe olduğunu duyduğunu aktaran Usta, şunları söyledi:

kemal vurgun"Ancak televizyondan bakınca olmadığını düşündüm. Sonra bize mühimmat verdiler, nizamiyeye geri döndük. Nizamiyede bizi mühimmat almaya gönderen bölük komutanı Samet yüzbaşına, Astsubay Kemal Vurgun, 'Siz kimden emir alıyorsunuz, siz 3-5 vatan haini emir almışsınız, ben bu askerleri yem ettirmem' dedi. Bölük komutanı da, 'askerler emrediyorum, benimle gelin' dedi. Ben haberlerde Genelkurmay ve 1. Ordu'nun onaylamadığını gördüm. Kemal Vurgun'un yanında 3 asker vardı. Bu askerler Kemal astsubay ile birlikte birlik içerisindeydiler. Aralarında çatışma çıktı ve silahlar çekildi. Kemal astsubayın silah doğrulttuğu kişi Samet yüzbaşıydı. Sonradan ismini bilmediğim bir yarbay gelmişti. Kemal astsubay, 'benimle gelin' deyince onunla gittik. 'Dağılın' diye bir ses geldi. Oradan uzaklaşmaya başladık. Birbirimizi kaybettik. Sabaha kadar er gazinosuna gelerek bekledik. Kapıları kilitledik."

"Evlatlarım, bir oyun var, sizi kullanacaklar"

Er Sezgin Yarış da, "tatbikat var" dendiği için aşağı indiklerini. halı sahanın orada rütbelilerin olduğu yere gittiklerini belirterek, "Rütbelilerden Furkan Aydın, Kemal Vurgun, Aykut Satmaz ve Gökhan Ceren vardı. Bize, 'helikopter için tenteleri sökmemiz' söylendi. Helikopter gelince kim bindi kim indi görmedik." diye konuştu.

Bölük çavuşu olduğu için Aykut Satmaz'ın kendisinden, 'askerleri saat 22.00'den sonra Samet yüzbaşının yanına götürmesini' istediğini ve yaklaşık 10 dakika sonra okul komutanı Mürsel Çıkrıkçı'nın bir polisi dövdüğünü gördüğünü anlatan Yarış, şöyle devam etti:

"Bunu görüp şaşırdım, 'nasıl tatbikat' diye düşündüm. Samet yüzbaşıya soracaktım ama bulamadım. Birkaç asker gelerek, 'Kemal astsubay bize darbe olacak dedi, Kemal astsubay ile mühimmat alıp geleceğiz, siz de yanımıza geçin' dedi. 15 dakika kadar sonra 30 yaşlarında olan Kemal astsubay bize, 'Askerlerim, evlatlarım, bir oyun var, sizi kullanacaklar. Oyunlarına oyuncak olmayın, beni takip edin' dedi. Sonra Samet yüzbaşı geldi, 'dinlemeyin' dedi. Sonra Kemal astsubay, 'Samet sen karışma' diyerek tartışmaya başladılar. Başka rütbeliler de geldi. Kemal astsubay, 'Allah'ıma kitabıma hepinizi vururum, çocukları bırakın. Siz bir örgütün itliğini mi yapıyorsunuz?' diye söyledi. Kemal astsubay silahını çekince, arkasına geçtik ve biz de rütbelilere karşı silah doğrulttuk.

Biz sonrasında korkup yanımızda bulunan arkadaşlarla, toplam 16 kişiydik sanırım bölük bölgesine doğru kaçtık. Hatırlamadığım kişiler de vardı, saklanma pozisyonuna geçtik. Saat 02.00 sularında bu olaylar olmuştu. 02.15 sularında ben, Umut Akyol başçavuşu arayıp Samet yüzbaşı ve Kemal astsubay arasındaki olayı anlattım. O da bana, 'Kemal'i dinle, çok dikkatli olun, oradan sakın ayrılmayın' diye söyledi. Biz gidip bir ağacın altında yattık ama uyumadık. Uçak sesleri, silah sesleri, bağırma sesleri geliyordu. Umut başçavuşun arayıp söylemesi üzerine, sabaha kadar Furkan Aygın'ın odasına gidip saklandık. Onun yanında da bir er vardı. Sabah saat 07.00'ye kadar hiç çıkmadık. Şafak ve Samet yüzbaşıyı gördüm, 'silahları toplamamızı' söylediler. Arkadaşım Kurtuluş'un şehit olduğunu da duyduğumda bunlara, 'bu olanların burada kalmayacağını, herkese anlatacağımı' söyledim, bana bir şey yapmadılar. Bu yüzbaşıları da polisler aldılar. Sonrasında biz de teslim olduk."

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 39963 defa Son Düzenlenme Pazartesi, 25 Temmuz 2016 17:59

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile