All for Joomla All for Webmasters
Salı, 05 Nisan 2016 16:21

MSB Komisyon Tutanaklarında Asubay Sorunları

Öğeyi Oyla
(5 oy)

TBMM MSB Komisyon Tutanaklarında TSK Personelinin Sorunları

31 Mart 2016 Günü Toplanan TBMM MSB Komisyonunda Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin sorunları ile ilgili ilginç diyaloglar yaşandı. Bilindiği gibi MSB Komisyonunda 17.02.2016 ve 24.02.2016 tarihlerinde yapılan toplantılarda CHP ve MHP’li Komisyon üyelerinin ısrarları sonucu özellikle Asubay sorunları ile ilgili MSB’den brifing alınması, bugüne kadar verilmiş olan tüm tekliflerin komisyona istenmesi gibi prensip karaları alınmıştı. Sitemizde “Siyasiler Asubay Haklarının Neresinde” Başlıklı makalede bu tutanakları değerlendirmiştik. 

Gelinen noktada bu anlamda bir çalışma yapılmadığı gibi AKP’li komisyon üyelerince Komisyonun bu tür çalışmalar yapmasına gerek olmadığı yönündeki beyanları dikkat çekti.

Bunun yanında TSK Personelinin ve emeklilerinin temsilcisi olan STK'ları komisyonda dineyelim önerisi yapıldı. 

Komisyon tutanakların geniş bir özetini aşağıda aynen yayınlıyoruz.

MURAT BAKAN (İzmir) – Sayın Başkan, sayın arkadaşlar, merhaba. Biz bu konuyu geçen toplantıda, önceki toplantıda, ben her toplantıda gündeme getiriyorum. Hem uzmanlar, uzman erbaşlar hem uzman jandarmalar hem astsubaylar, bir de buna askerî sivil memurlar eklendi. Biliyorsunuz, bir önceki bomba patladığında servis aracında çok sayıda askerî sivil memur şehit oldu, hayatını kaybetti. Onlar da Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesi için çalışıyor. Bunların çok ciddi sorunları var. Yani, bunları sadece bir gündem maddesi oluşturup -Komisyon üyeleri olarak her şeyi müzakere ediyoruz, ziyaretler yapıyoruz, konuşuyoruz- bunları niye müzakere etmiyoruz? Şehit olan bunalar.

 KAMİL AYDIN (Erzurum) – Sanki öyle bir karar aldık.

MURAT BAKAN (İzmir) – Burada konuştuk, herkes de tamam dedi ama buna yönelik bir şey olmadı. Bunun yine buradan bir konsensüs çıkacak şekilde iktidar partisi… “Biz muhalefet olarak yapalım.” demiyoruz, hep beraber yapalım, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin sorunlarını konuşalım. Yapamayacağımız bir şey varsa, eğer Genelkurmayında Millî Savunma Bakanına muvafakat etmediği, onlar da açıklasınlar bize, gizli toplantı yapalım gerekirse, bu insanların sorunlarını çözelim, çığ gibi büyüyor. Şu an belediyelerde ben tahmin ediyorum on binlerce uzman erbaş, uzman jandarma, astsubay belediyelere müracaat etmiş geçmek için. Şimdi, bunların çalışırken moralinin, motivasyonunun yüksek olması lazım. Şehit olduktan sonra hatırlamanın bir anlamı yok, yaşarken özlük haklarıyla ilgili düzeltebileceğimiz şeyler varsa bunları düzeltelim. Ufak tefek bir şey bile, şurada bir konuşma, umut bile orada büyük bir yankı yapıyor. Burada ben tüm arkadaşların bu konuda hemfikir olduğunu, burada hazırun olan arkadaşların hemfikir olduğunu düşünüyorum. Lütfen, siz öncülük edin, bu işi bir gündeme getirelim, hepsinin sorunlarını konuşalım. Yapabileceğimizi şu aşamada yapalım, Maliye Bakanlığı da bu konuda şey yapsın. Hani olmayacak biri işi biz isteyelim noktasında değiliz. devletimizin olanakları el verdiği ölçüde biz uzman erbaşımızın, uzman jandarmamızın, askerî sivil memurumuzun, astsubayımızın problemlerini çözelim. Biz bunun için buradayız, ben bunun için girdim Millî Savunma Komisyonuna ama uluslararası anlaşmaları da geçirelim elbet ama en önemlisi bu şu an.

BAŞKAN – Evet teşekkür ediyoruz.

KAMİL AYDIN (Erzurum) – Sayın Başkan, bir takviye yapabilir miyim?

BAŞKAN – Buyurun Kamil Bey.

KAMİL AYDIN (Erzurum) – Aslında bütün grup temsilcilerine bu tür şikâyetler geldi ve zaman buna araştırma önergesi verdik, kanun teklifi şeklinde verdik ama bir bölük pörçüklük arz etti bugüne kadar. Sanıyorum, sayın milletvekilim daha önceki toplantılarda da gündeme getirince biz de böyle hep birlikte dedik ki tali Komisyon olarak en azından manevi sorumluluğumuzu yerine getirmek açısından, biz üzerimize düşeni yapıp şöyle genel, teferruata inmeden –onlar asıl komisyonların işidir, Maliyenin işidir- biz en azında bu konuda birazcık… Çünkü bize çok talep geliyor. Bu Komisyonu çok aktif, böyle yetkileri çok yüksek bir komisyon gibi algılayıp sürekli bizi bu bağlamda tabiri caizse “taciz” ediyorlar ve sevinerek biz de onlara ses vermeye çalıyoruz. En azından biz ana başlıklar altında yani o hiyerarşik yapıyı en aşağıdan en en yukarıya kadar, subayları da ilave ederek, nedir sorunları, bunu bir şeye alıp tali komisyon olarak listeleyip kendi düşüncelerimizle bu bağlamda yapılması gereken iyileştirmeleri de birkaç ana başlıkta ifade edip bir üst komisyon aktarırsak en azından bizim o sorumluluk noktasında onlara cevabımız olur, onların yüzüne bakacak bir hâlimiz olur diye düşünüyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Efendim, bu konuda veya başka bir konuda söz almak isteyen var mı? Buyurun Mustafa Bey.

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Konya) – Sayın Başkanım, söz değil ama ben de katkı sunmak istiyorum.

Bu konuşuldu daha önce, zatıaliniz de uygun gördünüz, arkadaşların da bir itirazı yok. Bence bir sonraki toplantı gündemin e alıp hepimiz de hazırlanarak gelip… Yani burada devleti zora düşürmek, şunu kayırmak, bunu kayırmak değil ama sanıyorum hepimize, dokuz aydır milletvekiliyiz, sayısız uzman jandarma, kamu kurumlarında görev almak isteyen, az önce Mazlum Bey’in işaret ettiği gibi sürenin yedi yıla uzatılması nedeniyle sorun yaşayanlar var. Tabii ki uzmanlıktan veya işte astsubaylıktan ayrılanların hepsini kamuda istihdam edecek imkân vardır yoktur bilmiyorum ama mesela astsubayların ciddi sorunları var, müstafi subayların çok ciddi sorunları var. Yani, adam on yıl, on beş yıl üniforma giymiş, istifaen ayrılmış, şimdi on beş yıllık giymiş olduğu üniformanın karşılığı olarak hiçbir şeyden yararlanamıyor. Bu ve buna benzer. Bunları eğer siz ve diğer Komisyon üyelerimiz de uygu n görürse hakikaten bir toplantı gündemine getirelim ve bu Komisyonun görüşü olarak ilgili birimlere zatıaliniz aracılığıyla ulaştıralım yani.

BAŞKAN – Evet, çok teşekkür ediyorum. Başka söz almak isteyen yoksa ben şunu söyleyeyim: Bize de… Buyurun efendim.

DURSUN ÇİÇEK (İstanbul) – Aynı konuda hem sendika hem dernekleriyle irtibatlarımız oldu, temaslarımız oldu. Talepleri çok somut. Tabii, Millî Savunma Komisyonunun da bu konuda öncülük etmesi hedef kitle açısından çok önemli. Tarafları da toplantıya çağırabiliriz çünkü örgütlüler, onları da dinleyebiliriz. Dolayısıyla, bu konuyu gündeme taşımak herhâlde bizim vicdani görevimiz diye düşünüyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Evet, teşekkür ediyorum Sayın Çiçek. Şimdi, bu konuda Komisyon Başkanı olarak, Komisyon olarak Komisyon Başkanlığına da gelen çok sayıda mektup var, talep var, sendikalar var. Hatta bir hayli de örgütlüler. Benim cep telefonlarımı bulmuşlar –ki İnternette var, açık- telefona sürekli mesaj yağıyor. Bir de bedelli askerlik isteyenler var. İşte 15-25 yaşında sürekli bir şey var. Doğrusu bana gelenleri, adıma gelenleri ben hep Bakanlığa gönderiyorum. Yani çünkü bu işle ilgili sorumlu Bakanlığımız var, Millî Savunma Bakanlığımız var. Bir yazıyla Bakanlığa gönderdim şimdiye kadar.

Bunları tabii ki konuşalım, buna kayıtsız, sessiz kalacak halimiz yok, konuşalım. İsterseniz şöyle yapalım: Her bir Komisyon üyemize gelen talepleri toplayalım, bildirelim.

Mahmut Bey siz onu şey yapın.

Mahmut Bey bizim Komisyon uzmanımız. Size gelenleri Mahmut Bey’e iletelim, bir tasnif edelim, bir araya gelelim bakalım ne yapılabilir ne yapılamaz ve bunu da topluca Bakanlığımıza göndeririz. Çünkü, bizim Komisyon olarak hani kanun yapma şeyimiz yok, biz gelen tasarıları görüşmek durumundayız. Biz değerlendireceğiz çünkü Millî Savunma Komisyonuyuz. Bu konuda icracı Bakanlığımız var, Bakanlığımıza göndeririz, onlar da Genelkurmayla irtibat kurarlar, çalışırlar ve derler ki: “Şunları yapıyoruz, bunları yapamıyoruz; yapamıyoruz, şu yüzden yapamıyoruz, yapıyoruz, şundan yapıyoruz.” Bir pozitif katkı vermek isteriz Komisyon olarak.

Buyurun efendim.

*****

BAŞKAN – Yok, toplama, sonuçta sekretarya…

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Konya) – Örneğin uzman çavuşlarla ilgili sorun belli, sözleşmelilerle belli, sivil memurlarla ilgili sorun belli, astsubaylarınki belli, müstafi subaylarınki belli. Yani, bunların hepsiyle ilgili bir çalışma yapıp bunu da sizin aracılığınızla bakanlığa iletelim. Olabilen olur ama en azından Millî Savunma Komisyonunun gündemine böylece taşımız oluruz.

BAŞKAN – O zaman, Mahmut Bey bizim Komisyon uzmanımız, varsa ona, yoksa bu toplantıya geldiğimizde şey yaparız, burada söyleriz.

DURSUN ÇİÇEK (İstanbul) – Başkanım, bir de yöntem de öneriyim, ondan sonra Millî Savunmanın görüşünü alalım isterseniz.

******

NİHAT ÖZTÜRK (Muğla) – Yani, şunun için soruyorum bunu: Seçim bölgemde sordular “Ağabey sen Millî Savunma Komisyonundasın, bu kadın asker meselesi…” Bayanlar soruyor bana bunu. Eşim sordu, kaç yaşında alacaklar, nasıl gidecek? Vekillerimin söylediği şey doğru, ortada bir bilgi kirliliğini sahada biz de yaşıyoruz. Yani kendi içimizde, kapalı yalnız… Yani, basına kapalı bir ortamda detayları öğrenmek istiyorum. Mesela ben de öğrenmek istiyorum. Bana geliyorlar, astsubaylar “Bizim problemimiz var.” diye geliyorlar ama sorduğumuz zaman farklı şey çıkıyor karşımıza. Olayları öğrenme açısından bence kapalı bir toplantının, basına kapalı toplantının faydalı olacağını ben de düşünüyorum açıkçası konulara vâkıf olma açısından.

*****

DURSUN ÇİÇEK (İstanbul) – Yöntem olarak bir öneri getirmek istiyorum, o konuda da Millî Savunma temsilcileri görüş verebilir.

Şimdi, bir hafta sonra -yani hazırlık açısından- önümüzdeki hafta değil de ondan sonraki perşembeye uzmanlar, sivil memurlar, astsubaylar ve subaylar olmak üzere dört grup var. Onların da, özellikle emeklilerin temsil edildiği güçlü sivil toplum örgütleri var. O temsilcileri buraya çağırıp Millî Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının temsilcilerinin önünde onları dinlesek.

BAŞKAN – Onlarla hep görüştüm ben.

DURSUN ÇİÇEK (İstanbul) – Ama orada kendilerini bir ifade etsinler, psikolojik olarak değer verildiklerini hissetsinler. Komisyonda bize de güç katar diye düşünüyoruz.

BAŞKAN – İnanır mısınız her talebe karşılık görüştüm yani, hepsiyle görüştüm.

DURSUN ÇİÇEK (İstanbul) – İşte onlar gelip burada…

BAŞKAN – Sayın vekilim aradı, birazdan görüşeceğiz yani, bir grupla birazdan görüşeceğiz. Ama temsilcilerini göndersinler, 100 kişiyi nasıl kabul edeceğiz?

DURSUN ÇİÇEK (İstanbul) – 3’er kişi gelsin. 4 grup, 12 kişi eder yani.

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Konya) – Belki şey olabilir Sayın Başkanım, her derneğin başkanını davet edebiliriz, böyle 4, 5 tane falan, çok fazla değil. Onlar da görüşlerinin alındığı gibi bir düşünceye sahip olurlar, bilgi almak anlamında.

DURSUN ÇİÇEK (İstanbul) – Bilgi almak, onore etmek Komisyonda…

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Konya) – Yani sorunları bizim aktarmamızdansa onların aktarması…

BAŞKAN – O zaman yöntemi konuşuruz. Murat Albayım, bu konuda ne diyorsunuz?

MURAT BAKAN (İzmir) – Başkanım, bir şey ekleyim ben. Böyle bir şey yapacaksak bu toplantıya Millî Savunma Bakanımızı da davet edersek. Millî Savunma Bakanımız da gelsin. Türk Silahlı Kuvvetler personelinin konusu konuşulacak Komisyonda, o da burada olursa biz mutluluk duyarız.

BAŞKAN – Murat Bey, biz ilk aşamada ne yapacağımıza bakalım, Bakanımıza sonra...

MURAT BAKAN (İzmir) – Ya da Bakanımızı ziyaret edelim, bu konuyla ilgili istişare ettiğimiz konuları kendisiyle paylaşalım. Yani, işi neticelendirmek açısından söylüyorum.

BAŞKAN – Şöyle, önce biz bir konuşalım da hangi konular var bir tespit edelim, biriksin, çıksın, o tespitten sonra o toplantının sonunda yöntemi de şey yaparız. Deriz ki: “Tespitler bunlar.” çağırılması gerekenler var veya yoktur, Bakana gitmek gerekiyordur, gerekmiyordur, onu o toplantıda konuşalım ama önce bir toparlayalım.

Bu sorunları burada tartışmanın bir anlamı yok!

 

MEHMET DEMİR (Kırıkkale) – Sayın Başkanım, toplumdaki bu astsubaylar, bu uzman çavuşlar konusunda sizlerin, bizlerin haberdar olduğu gibi, muhalefete geldiği gibi tabii ki bizlere de geliyor. Ama şunu da gözardı etmeyelim: Bu meselelerden hem Savunma Bakanımızın hem Başbakanımızın haberi var çünkü bunlar da toplum içinde yaşayan insanlar, toplumun derdini bilen insanlar. Onun için, bunların bildiği bir konuyu da kendi konumuz olmamasına rağmen burada tartışmanın bir anlamı olduğunu düşünmüyorum ben.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Evet, teşekkür ederim, sağ olun. Buyurun Kamil Bey.

KAMİL AYDIN (Erzurum) – Yani, tenzih ediyorum ama ben katılmıyorum. Yani, Komisyonun görevi… Şimdi, Türkiye’nin bütün sorunların biliyorlar, o zaman hiç komisyonlara gerek yok, hiçbir şeyi dile getirmeyelim, hatta Meclise de gerek yok.

MEHMET DEMİR (Kırıkkale) – Komisyonun görevi nedir? Gelen konuları değerlendirmek, yeni bir konu ihdas etmek değil ki.

KAMİL AYDIN (Erzurum) – Şimdi, bakın, Meclis çatısı altında bir tüzel yapımız var, bizden insanların beklentileri var, müthiş bir iş bölümü var. Evet, Bakan, Başbakan ve bakanlarımızın görev ve sorumlulukları belli, bizim de görev ve sorumluluklarımız belli. Biz, millî savunma bağlamlı bizi ilgilendiren paydaşların her türlü sıkıntılarına burada kulaklarımızı kabartmak zorundayız. Hatta onların işini kolaylaştırmak adına bunu söylüyorum ben. Onların önüne somut, reel, uygulanabilir teklif ve önerilerimizi götürelim, takdir onlarındır efendim. En azından manevi sorumluluktan ben kurtulmak istiyorum, açıkça söylüyorum çünkü bu konuda hakikaten büyük vebal altındayız. En alt kademeden en üst kademeye kadar ve hepsinin inanın temsil organizasyonu var. O bağlamda yöntemi nasıl tartışırsak öyle kararlaştırırız diyorum.

MAZLUM NURLU (Manisa) – Gerçekten çok büyük manevi baskı iklimi içerisindeyiz.

MURAT BAKAN (İzmir) – Başkanım, ben çok üzüldüm milletvekili arkadaşımın söylediğine. Buradaki herkes yasama organının bir üyesi, siz de üyesisiniz. Biz yasama organında oy kullanıyoruz ve ihtisas Komisyonuyuz, Millî Savunma Komisyonu üyesi, ihtisas Komisyonu. Biz, Sayın Başbakana da, Sayın Cumhurbaşkanına da, Sayın Bakana da burada ihtisas Komisyonu üyesi olarak bir şeyi müzakere edip bilgimizi söyleyebilmeliyiz. “Onlar her şeyi bilir.” Böyle anlayış olur mu? “Her şeyi Başbakanımız bilir, bize gerek yok.”

MAZLUM NURLU (Manisa) – Başbakan olması bizim görüşmemizi engellemez.

MURAT BAKAN (İzmir) – Sayın Vekilim, bakın, bizim yaptığımız görevin şerefi, haysiyeti burada yaptığımız konuşmadır, yaptığımız müzakeredir, orada kullandığımız oydur. Dolayısıyla, eğer siz böyle düşünüyorsanız bizim burada olmamızın hiçbir kıymeti harbiyesi yok.

MEHMET DEMİR (Kırıkkale) – Hayır, bakın, şunu iyi anlamamız lazım: Bu Komisyonun görevi nedir? Gelen teklifleri asli olarak, tali olarak değerlendirmek, doğru mu? Şimdi yeni bir tartışma açıyorsunuz siz.

MURAT BAKAN (İzmir) – Biz tartışma açmıyoruz, bu memleketin…

NİHAT ÖZTÜRK (Muğla) – Başkanım, Vekilim de kendi fikrini söylüyor.

MURAT BAKAN (İzmir) – Biz de kendi fikrimizi söylüyoruz.

BAŞKAN – Buyurun efendim.

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Konya) – Muhterem Vekilin söylediği aslında teorik olarak doğru bir şey. Teorik olarak bizim herhangi bir yasa önermemiz, bir karar talep etmemiz mümkün değil tabii ama burada Komisyon olarak muhalefet milletvekillerine olduğu gibi iktidar milletvekillerine, Sayın Başkanımıza da bir sürü talep geliyor. Elbette bu talepler Sayın Başbakana da gidiyordur. Yani, benim Twitter sayfama veya Face sayfama nasıl bedelli askerlik için bu kadar talep geliyorsa muhtemelen Başbakana da gidiyordur. Ama şimdi yani lütfen burada böyle bir konuda bile iktidar-muhalefet ayrımı içinde olmayalım. Yani, bizim buradaki amacımız, birincisi: Bize bu talepleri ileten seçmen yurttaşların talepleriyle ilgilendiğimizi gösterme k. İkincisi: Bu insanlar dernekleşmişler. O derneklerin sorumlularını, başkanlarını şuraya çağırsak, 5 derneğin başkanını, onlar dertlerini anlatsa, gidip de üyelerine dese ki “Ya, şu gün Millî Savunma Komisyonunun toplantısına katıldık, iktidar-muhalefet bizi dinledi, bunları da Millî Savunma Bakanlığına aktaracağını söyledi.” Buradan Millî Savunma Bakanlığına veya Başbakana bir eksi çıkmaz. Yani, sonuçta zaten devletin imkanları ölçüsünde yapılacaktır. Örneğin, bedelli askerlik konusu Genelkurmayla görüşülecektir, eğer mümkünse çıkacaktır, değilse çıkmayacaktır. O bakımdan yani bence böyle bir toplantının yapılması yararlı olur Sayın Başkan.

BAŞKAN – Evet, çok çok teşekkür ediyorum.

Sayın Murat Yaman, bu konuda bir açıklamanız olacak mı?

MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞI KANUNLAR VE KARARLAR DAİRESİ BAŞKANI HÂKİM ALBAY MURAT YAMAN – Sayın Başkanım, biraz önce sayın vekillerimizin ifade ettiği kesimlerin talepleri tabii ki Bakanlık olarak bize de geliyor, sizin aracılığınızla da bize de geldi. Bu talepler içerisinde idari kararlarla çözülebilecek konular var, kanun değişiklikleri gerektiren konular var. Kanun değişikliklerinin de iki ayağı var, birinci ayağı sadece Türk Silahlı Kuvvetlerini ve Millî Savunma Bakanlığını ilgilendiren değişiklikler, çok büyük bir bölümüyse özellikle Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını ilgilendiren bölümü var. Şimdi, bizim elimizde bu kesimlerin özlük haklarının veya diğer haklarının iyileştirilmesi veya geliştirilmesine yönelik taslaklar var, biz bir bölümüne çalışıyoruz zaten. Yöntem konusu Komisyonumuzun takdirlerine maruzdur, o konuda bir şey deme şansım yok. Bize iletirseniz, eğer bizim elimizde olmayan veya bizim atladığımız, bize bugüne kadar iletilmemiş herhangi bir talep varsa biz seve seve bunları çalışmaya, Genelkurmay Başkanlığıyla ve Bakanlığımızın ilgili birimleriyle paylaşmaya hazırız.

Bayan askerler konusunda Millî Savunma Bakanlığı tarafından basın açıklaması yapıldı. Bu konuda Bakanlığımızın herhangi bir çalışması yok, basındaki haberler gerçeği yansıtmamaktadır.

Bedelli konusunda da bir önceki toplantıda ifade ettim, Bakanlık olarak herhangi bir çalışmamız bulunmamaktadır.

Arz ederim.

BAŞKAN – Evet, çok çok teşekkür ediyorum. O zaman şöyle diyelim: Yani, mümkünse gelen talepleri Mahmut Bey, uzmanımız toplasın, yok olmuyorsa bir sonraki toplantıda bunları ayrı bir toplantıda konuşalım. Bir liste çıkaralım, o listeyi Bakanlığımıza arz edelim çünkü onlar çalışmayı yapıyor, topluyor, derliyor.

Evet çok çok teşekkür ediyorum.

MUSTAFA HÜSNÜ BOZKURT (Konya) – Sayın Başkanım, eğer uygun görürseniz dernek başkanlarını davet etmemiz inanın hem sizi hem bizi hem de o derneklerde örgütlenmiş olan o yurttaşları hem de hâlen görevde olup belki güneydoğuda, belki başka yerlerde kelle koltukta şehit olma pahasına görev yapanları rahatlatır. Bunu değerlendirin.

BAŞKAN – Tamam, tamam, ilk toplantıda bunu yönteme bağlayalım.

Efendim çok çok teşekkür ediyorum.

Toplantımız bitmiştir.

Kapanma Saati :11.53

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 8723 defa Son Düzenlenme Salı, 05 Nisan 2016 16:52

You have no rights to post comments