All for Joomla All for Webmasters
Cuma, 03 Temmuz 2015 23:26

TEMAD Hukuk Kom. Bşk. Av. Mehmet Erkan AKKUŞ ile söyleşi

Öğeyi Oyla
(50 oy)
“asubay olarak yaşayıp asubay olarak öleceğim”i biliyorum
B

aşarı öyküleri bölümümüzün konuğu, TEMAD Hukuk Komisyonu Başkanı, Avukat Mehmet Erkan Akkuş. Sn. Akkuş'u Asubayın olduğu ve hukuki sorun yaşadığı her yerde, her an görebilirsiniz. Yoğun koşuşturmacası içinde söyleşi talebimizi kırmayıp sorularımızı içtenlikle yanıtladı. Sizleri Sn. Mehmet Erkan Akkuş ile gerçekleştirdiğimiz keyifli söyleşi ile baş başa bırakıyoruz...

1EMEKLİ ASUBAYLAR : SAYIN ERKAN AKKUŞ HUKUK, BİZİM MESELELERİMİZ ARASINDA ÖNEMLİ YERİ OLAN CİDDİ BİR BAŞLIK. BUNUN YASAMA TARAFI İÇİN ELBETTE DEMOKRATİK BİR BASKI UNSURU OLARAK, TEMAD ÇALIŞMALARINI YAPIYOR ANCAK UYGULAMADA İLK AĞIZDA AKLIMA GELEN “TESUD DAVASI” , “ŞIRNAK DAVASI” , “ŞAHFIRAT DAVASI” VE “IŞID’IN REHİN ALDIĞI ASUBAYIN DAVASI” OLMAK ÜZERE TEMAD HUKUK KOMİSYONU OLARAK TEMAD TARİHİNDE GÖRÜLMEMİŞ RİSKLER ALDINIZ, BAŞARILARA İMZA ATTINIZ. TÜM CAMİANIN HUKUKA OLAN İNANCINI AKLINIZLA, CESARETİNİZLE VE ÇALIŞKANLIĞINIZLA YENİDEN İNŞA ETTİNİZ. BÜTÜN BU DAVALAR İLE DİĞER ÇALIŞMALARINIZDAN BAHSEDECEĞİZ ANCAK ÖNCELİKLE SİTEMİZ OKUYUCULARINA KENDİNİZİ TANITIR MISINIZ?

  • 11MEHMET ERKAN AKKUŞ : İnsanın kendisini anlatması zordur derler ama Ben yine de deneyeceğim. 23.10.1980 tarihinde, Adana’da dünyaya gelmişim. Babam askerde olduğu için yirmi yaşındaki anam, evin geçimini sağlamak amacıyla yevmiyeli ırgatlık yapıyor ve bir yandan da ablamla bana bakıyormuş. Tek göz odalı evimizden gide gele, İlk ve Orta Öğretimi Adana’da okudum. Daha sonra Balıkesir Teknik Astsubay Hazırlama Okulu’nu kazandım. 12 Eylül 1995 tarihinde hazırlamaya savunmasız bir şekilde babam tarafından teslim edildim. Aynı gün, akşam saat: 21.20 ‘de koğuş yat emri üzerine artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını anlayacaktım. Bu emir, benimle birlikte yaklaşık bin kişilik kader arkadaşlarıma verilmişti. Sorgusuz sualsiz uyumamız isteniyordu. Verilen emre inat, o tarihten sonra ruhen hiçbir zaman uyuyamadım, uyumadım.3

  • Daha sonra, Asubay Hazırlama günlerim başladı. Okulun futbol takımında ve okulun kulübü olan Kara Gücü’nde futbol oynadım. İlk disiplin cezamı, koğuş nöbetçi öğrencisiyken nöbetçi subayın yatağını yapma emrine itaat etmediğim için almıştım. Bu ceza, benim gurur nişanımdır.

  • Kara Havacılık Okulu Astsubay Sınıf Okulu’na kendi tercihim ile 1998 yılında başladım. 30.08.1999 tarihinde 2de uçak helikopter teknisyeni Asubay Çavuş olarak Malatya’ da göreve başladım.

  • 1999-2004 yılları arası Malatya’da, 2004-2013 yılları arası Ankara’da görev yapmama rağmen, helikopter teknisyeni olduğumdan, doğu ve güneydoğunun her yerinde geçici olarak görev yaptım. Sayısını unutacak seviyede oda ve göz hapsi cezası aldım. Jandarma Lojistik Komutanlığı Disiplin Cezaevi’nde, zaman zaman tatil yaptım.

    E.A. : “BANA OLDUKÇA MİSAFİRPERVER (!) DAVRANDILAR” DİYEBİLİRSİNİZ O ZAMAN.

  • M.E.A : Elbette hem de fazlasıyla. Üstelik bu misafirperverlik konsepti içinde tam pansiyon, her şey dâhildi. Hakkımda görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, emre itaatsizlikte ısrar gibi suçlardan, suç dosyaları hazırlanıp Askeri Mahkeme’ye sevk edildim. Hiçbirinden de mahkûm olmadım.

  • 2007 yılında, birlik içerisindeki halı sahada rezervasyon hakkımızı gasp etmek isteyen bir pilot binbaşının “Şerefsizlik yapma lan, şerefsiz!” hakaretine maruz kaldım. Bu olay sebebiyle şikâyetçi olup Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde manevi tazminat davası açtım. Bu davada, olaya yaklaşık altmışa yakın Asubay şahit olmasına rağmen, iki Asubay tanıklık etmiştir. Birçok Asubay da (binbaşı hakaretini kabul etmesine rağmen) binbaşının hakaret etmediği yönünde tanıklık etmişlerdir. Bu davayı kazandık, parayı icra yoluyla tahsil ettik. Daha sonra birlikte, tepsiyle baklava dağıttık.

  • Meslek hayatım boyunca çalışkan ve başarılı bir astsubay olmama rağmen, amirlerim tarafından istenmeyen bir personeldim.1 Bu sebeple çok sayıda birlik içi tayin gördüm ve mahkemelik olduğum kişilerin emrine dahi atanmışlığım vardır. Kara Havacılık Komutanı tümgeneral için bile şikâyet dilekçemi sakladığından dolayı suç duyurusunda bulunmuştum. Gözümü budaktan sakınmıyor, gücümün yettiği kadar haksızlığa ve adaletsizliğe dur demek için elimden geleni yapıyordum. Bu mücadelemin mükâfatı, maalesef ve her seferinde oda ve göz hapsi olarak tarafıma dönüyordu.

  • Görevim esnasında birçok operasyona katıldım. Sayısız vatan evladı, kollarımda şehit olmuştur.2013 yılında zorunlu hizmetin on yıla düşmesinden sonra Türk Silahlı Kuvvetlerinden istifa yoluyla ayrıldım.2001 yılında üniversite sınavına girdim. Soruların tamamına yakınını yapmış olmama rağmen 28 Şubat kararları sonrası İmam Hatip Liseleri ile birlikte Asubay hazırlama okullarının da meslek lisesi statüsüne alınması nedeniyle tercih ettiğim hukuk fakültesi alanı dışında kaldı. Türkiye’deki her üniversitenin hukuk fakültelerini kazanacak puanı almama rağmen orta öğretim başarı puanı adaletsizliğinden, puanım ancak Yakın Doğu Üniversitesi’nin burslu bölümüne yetti. Bu yönümle de yaşıtım birçok hazırlama mezunu asubay gibi 28 Şubat mağduruyum.

  • Hukuk fakültesini bitirdikten sonra Çankaya Üniversitesi Kamu Hukuku ana bilim dalında yüksek lisans yaptım. Adil yargılama bakımından Askeri Ceza Yargısı konusunda tez çalışması yaptım. Şu an hukuk dalında doktora ve felsefede lisans eğitimim devam etmektedir.

    E.A. : BİLDİĞİNİZ GİBİ TSK, ÜNİVERSİTE BİTİREN ASUBAYLARIN BAZILARINI BİTİRDİKLERİ ÜNİVERSİTE İLE İLGİLİ ALANLARDA SUBAY İHTİYACINI KARŞILAMAK ÜZERE İSTİHDAM EDİYOR. ÖRNEĞİN TURİZM BÖLÜMÜNÜ BİTİREN BİRİNİ İKMAL SUBAYI YAPARAK SOSYAL TESİLERLE İLGİLİ ALANLARDA İSTİHDAM EDEBİLİYOR. HATTA BİR TABİP ALBAY ABDURRAHMAN BAKIR ÖRNEĞİ VAR. ASUBAY İKEN TIP FAKÜLTESİ BİTİREN VE SUBAY NASBEDİLEREK TABİB OLARAK GÖREVLENDİRİLEN BİR MESLEKTAŞIMIZ. KENDİSİNİN ÇEŞİTLİ ASKER HASTANELERİNDE BAŞTABİPLİK YAPTIĞINI BİLİYORUZ. ANCAK HUKUK FAKÜLTESİNİ BİTİREN ASUBAYLAR “BU GERÇEĞİ YAŞAYAN BİRİ OLARAK“ SİZCE NİÇİN BU ALANDA İSTİHDAM EDİLMEZ VE DIŞ KAYNAKTAN SUBAY ALINIR?

  • M.E. A. : Öncelikle asubaylıktan subaylığa geçiş hakkı tanıyan sınavlardaki yıllık kontenjan çok yetersizdir. Dahası çoğu zaman da bu yetersiz kontenjanlar doldurulmuyor bile. Çünkü adaylar, çok sert ve özel hayatı sorgulayan bir mülakata tabi tutuluyor. Mülakatı da anlamış değilim. Çünkü belli bir yeterlilik ve temsil etme kabiliyeti var demek ki zaten asubay olarak nasıp edilmiş. Bir amirler tarafından doldurulan subay nitelik formu var ki, insan kaderinin iki dudak arasında olduğunun düpedüz ispatıdır.

  • Mevzuata göre, Askeri Hâkimlik temini 1963 yılında çıkarılan 357 Sayılı Askeri Hâkimlik Yasasının 2’nci maddesine göre yapılır. Bu yasadaki özel şarta göre harp okulu mezunu muvazzaf subaylar ve dış kaynaktan temin edilen subaylar hukuk fakültesi bitirmeleri halinde Askeri Hâkim olarak nasıp edilir.

  • Bunun yanında aynı kanunun 3’üncü maddesine göre “üsteğmenlik rütbesinin en çok ikinci yılında bulunan ve kıtada en az iki yıl hizmet görmüş olan muharip sınıf subaylardan istekli bulunanlar, üniversitelerce aranıyorsa, hukuk fakültelerinin giriş sınavlarını veya testlerini kazandıkları takdirde, en çok; Türkiye'deki hukuk fakültelerinin öğrenim sürelerinden bir yıl fazla süre ile izinli sayılarak hukuk öğrenimi yapmak üzere bu fakültelere gönderilirler.”

  • Bu madde de kör gözüne parmak sokmak oluyor. Bu yasanın Anayasa’ya aykırı olduğu, defalarca defi yolu ile Anayasa Mahkemesi’ne AYİM üzerinden gönderilmek istenmiştir. Çünkü başka usul yolu yok. AYİM, hukuk mezunu olmayan muvazzaf üyeleri ile davacı asubayların taleplerini, “Anayasa aykırılık iddiasında ciddi değil denilerek” reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuruda da yasanın iptali istenemediği için hukuken tüm yollar statükonun kalın duvarları ile kapalıdır.

  • Bize göre bu durumu aşmanın yegâne yolu yasal değişiklik yapılmasıdır. Bu da, bir milyonluk camianın Meclis’te etkin temsili ile olur. Her şey bir yana şahsen ben Askeri Hâkim kürsüsünde bir gün dahi oturamam. Öyle bir hevesim hiç olmadı.

  • Ancak Askeri Yargıda kökten bir devrim yapılması gerekiyor. Biz Askeri Hâkim yapılmadığımız için değil, Askeri Mahkemeleri kapatmak için istifa ettik. Bunu başaramadan ölürsem gözüm açık giderim.

    E.A. : BİZE TSK’DAN İLİŞİĞİNİZİ KESMENİZ SONRASI TEMAD İLE OLAN KURDUĞUNUZ ORGANİK BAĞDAN, HUKUK KOMİSYONUNA GELİŞİNİZDEN VE DAVANIN BİR PARÇASI OLMA SÜRECİNİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ?

  • M.E. A. : 12 Eylül 1995 yılından beri davanın içerisindeyim. Bireysel mücadelemi TEMAD aracılığıyla örgütlü mücadeleye dönüştürdüm. Muvazzaf asubay olarak görev yaparken de aktif olarak TEMAD hareketinin içerisinde yer aldım. İstifa anlık verilmiş bir karar değildi. Bu sürecin sonunda, 12 Eylül 1995 gecesinin sabahında aldığım bir karardı. Askeri okulla birlikte on sekiz yıl bu hareketin bayraktarlığını yaptım.

  • Hem zümreme hem de aileme daha fazla katkı yapacağını düşündüğüm için muvazzaflıktan ayrıldım. Ama hala asubayım.80 Benim inancıma göre asubaylar öğrencisi, muvazzafı ve emeklisi dâhil bir bütündür; asubaylık bir anlayış ve yaşam biçimidir.

  • Genel Başkanım Ahmet KESER, tarafıma duyduğu güven neticesinde, hukuk komisyonunu kurmamı istedi. Bunun üzerine bu görevi şeref olarak addedip hukuk komisyonunu kurduk. Komisyon üyelerimizin tamamı, gönüllü olarak ve maddi menfaat beklemeden özveriyle görev yapmaktadırlar.

    E.A. : SİZE GÖRE TEMAD GENEL BAŞKANLIĞI’NIN HUKUK BAŞLIĞI ALTINDA TOPLANAN SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI NELERDİR?

  • M.E.A : Öncelikle hukuk komisyonumuzun görevlerinden ve çalışma prensiplerinden kısaca bahsetmek istiyorum. Hukuk komisyonu olarak, derneğimizin genel merkezinin ve şubelerinin hukuki menfaatlerini korumak, bu yolda tüm yasal yollara başvurmak ve derneğimizi hukuki yönden savunmak tüzüğümüzden aldığımız asli görevimizdir. Bunun yanında, asubay sınıfı ve kimliği ile ilgili ilkesel sorunları ve statü gereği yaşanan mağduriyet sorunlarını çözüme kavuşturmayı ve bu sorunlar hakkında etkin bir hukuk mücadelesinde bulunmayı kendimize görev addettik.

  • Türkiye’de yaklaşık yüz bin tane asubay varsa yüz bin tane de sorun vardır. Asubayların tamamı, meslek hayatlarının bir bölümünde ve ya tamamında hukuksuzluğa maruz kaldıkları kanısındadırlar. Ben ilke olarak, hukuksuzlukla mücadelenin bireyde sınıf bilincinin oluşması ve hak arama özgüveninin yerleşmesiyle ancak mümkün olabileceğine inanıyorum. Elbette yüz bin asubay için yüz bin hukukçu tahsis edilemez. Bu bağlamda yetkin hukuki bilgiyle donanmış, hak arama özgürlüğüne ve özgüvenine sahip ve sınıf aidiyeti duygusu yerleşmiş asubaylar çözüm yolundaki en önemli adımdır.

    E.A. : BAŞKANIM, KOMİSYONUNUZUN SİZ GÖREVE GELDİKTEN SONRAKİ FAALİYETLERİNDEN BAHSEDER MİSİNİZ?

  • M.E.A. : Bizden önce komisyonda görev yapanların camiaya verdikleri hizmetler çok kutsaldır, hepsine çok teşekkür ediyoruz.5 Bununla birlikte, göreve geldiğimiz günden bugüne mücadeleye yeni bir bakış açısı getirdiğimizi düşünüyoruz. Bunun yanında, sorunun olduğu her yere mesafe tanımadan ulaştık. Öncelikle, sosyal medyadan ve sırça köşkten oturup ahkâm kesmedik. Vicdanımızın sesi gereği, haklıdan yana olup gittiğimiz her yerde insana dokunduk. Çok büyük ilgi ve coşkuyla karşılandık. Göreve geldikten sonra takip ettiğimiz bazı davalar şunlardır:

  • 1. Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği tüzel kişi olarak, Diyarbakır’da eşinin yanında pazar yerinde şehit edilen Necdet Aydoğdu’nun soruşturma dosyasına müdahil oldu. Bu husus Türkiye’de bir ilktir. Dernek tüzel kişiliği, Ceza Muhakemesi Usul Kanunu’nun verdiği yetkileri, faillerin bulunması adına kullanmaktadır.

  • 232. TEMAD ve TESUD kurulmadan önce Türkiye Muharipler Derneği adı altında emekli subay ve astsubaylardan oluşan bir dernek vardı. Bu derneğin yönetim kurulu, emekli subaylardan seçilirmiş. Bu dernek, Askeri Dernekler Yasası’na göre, kendisini lav ederken üzerindeki kayıtlı gayrimenkullerin tamamını, o tarihte tüzel kişiliği oluşmamış Emekli Subaylar Derneği’ne hukuka ve hakkaniyete ayrı bir şekilde devretmiştir. Açmış olduğumuz dava ile değeri otuz milyon lirayı bulan gayrimenkullerin tamamına tedbir koydurduk ve bu devir işleminin dayanağı olan kararı iptal ettirdik. Dava şu an Yargıtay’da temyiz aşamasındadır.

  • 3. Başörtüsü sebebiyle, askeri kimlik kartı verilmeyen ve askeri kimlik kartı olmadığı için de tahsisli askeri lojmana giremeyen asubay eşi için TSK akıllı kart yönergesinin ilgili maddesinin iptalini istedik. Davayı kazanarak tüm TSK üyelerini ve onların ailelerini emsal niteliğinde bir karar aldık.

  • 4. Görev esnasında IŞİD tarafından kaçırılan Özgür ÖRS asubayın ve ŞAH FIRAT Operasyonunda şehit olan Halit AVCI asubayın ailesinin vekâletini üstlenmiş bulunmaktayız. Tek suçu aldığı emirler doğrultusunda IŞİD ile mücadele etmek olan Özgür ÖRS, kurtulup vatana döndüğünde, bir kahraman olarak karşılanmış ancak sonrasında bu sebeple meslekten atılmıştır.

    E.A. : ÖZGÜR ÖRS MESELESİ CAMİA İÇİNDE BÜYÜK BİR İNFİAL YARATTI. BU ARKADAŞIMIZ İÇİN HERŞEY BİTTİ DİYEBİLİR MİYİZ?

  • M.E.A. : Biz TEMAD olarak Özgür Örs kardeşimizin bahse konu suçlamaya maruz kalmasından itibaren yanında olduk. Bu bir52 idari tasarruftur. Başvuracağımız Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve sonrasında bireysel başvuru hakkımız olan Anayasa Mahkemesi olmak üzere iç hukuk yolları bulunmaktadır. Haklılığımıza inanıyoruz ve iç-dış tüm hukuk yollarını kullanacağız.

  • 5. TSK konut yönergesinin adaletsizliği için ve 2014 yargılama kararnamesiyle alınan istirahatler sebebiyle maaştan yapılan kesintilerin iptali için dava açmış bulunmaktayız. Her iki davayı da Askeri Yüksek İdare Mahkemesi reddetmiştir. Her iki dava için de Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmış ve her ikisinin de sonucu beklenmektedir.

  • 6. Şüpheli intihar vakalarının araştırılmasını, asubayların bireysel olarak yaşadığı amir şiddeti ve hakareti soruşturmalarını ve davalarını, Kıbrıs ve Şırnak başta olmak, üzere takip ettik. Olumlu sonuçlar aldığımız dosyalar vardır. Bu mücadelemiz ile de meslektaşlarımızda bireysel hak arama güveninin oluşmasına çalıştık.

  • 7. Ödemiş'te bir cinayet zanlısını yakalamak için görev yaparken, zanlı tarafından şehit edilen J. Asb. Emrah Ünalan ailesinin vekilliğini yapıyoruz. Zanlı hala yakalanamadı. Yakalanması için yürütülen soruşturma da aktif rol alıyoruz.

  • 8. Çiğli Hava Üssü’nde görevi olmamasına bir firmaya ihale edilmiş olmasına rağmen emirle gizli kamera montaj işini yaparken asma tavandan düşerek şehit olan Hava Asb. Gökhan Yıldırım’ın ailesinin vekiliyiz. Savcılık soruşturmasında aktif rol alıp, bu emri verenler ile gerekli emniyet tedbiri almayanların kanun önünde hesap vermesi için mücadele ediyoruz.

  • Bunlar çok acı örnekler; “bir garip öldü deyip soğuk su ile yumasınlar artık biz varız” demek istiyoruz.

  • Şunu ayrıca belirtmek istiyorum. Biz bu davalara hukuk komisyonu başkanı, avukat olduğumuz için değil önce insan olduğumuz için bakıyoruz. Bu bizim için bir görev değil, insani bir sorumluluk. Zira hukuk komisyonu başkanı olmasak da vicdanımızın sesine göre hareket ederdik, bundan kimsenin şüphesi olmasın.

    E.A : SAYIN AKKUŞ BİLDİĞİMİZ KADARIYLA HUKUK BÜRONUZ SULTAN İKİNCİ ABDÜLHAMİT’İN VARİSLERİNİN DE AVUKATLIĞINI YÜRÜTÜYOR. BU DAVA HAKKINDA DA KISACA BİLGİ VERİR MİSİNİZ?

  • 16M.E.A. : Sultan 2. Abdülhamit 1918 yılında vefat ettikten sonra, Misak-ı Milli sınırları içinde ve dışında çok sayıda gayrimenkul mirasçılarına miras olarak kalmıştır. Bu gayrimenkullerin tamamı Sultan 2. Abdülhamit‘in kişisel birikimi ve maaşı ile elde edilmiş gayrimenkullerdir. 1924 yılında çıkan yasayla, padişahların adına kayıtlı gayrimenkuller kamulaştırılmıştır. Tarihi şartlar göz önüne alındığında savaş yaralarını sarmaya çalışan genç cumhuriyet için kamu yararı gereği çıkarılmış doğru bir yasadır. Yalnız, yasanın uygulaması yanlış yapılmıştır. Kamulaştırılan malların mülkiyeti, ölüm gerçekleştiği için kendiliğinden murisin mirasçılarına geçer.

  • Müvekkillerimiz, ekonomik açıdan dünyanın en büyük miras davasında yurtdışındaki gayrimenkuller için devletle uzlaşmıştır. Bu anlamda, Musul, Kerkük, Filistin, Yunanistan’da bulunan gayrimenkullerin değerinin Türkiye’ye kazandırılması için devletten destek istemektedirler. Bu dava, mülkiyet hakkının ihlali anlamında Türkiye’mizin milli davasıdır.

    E.A. : TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ İLE TEMAD’IN ORTAKLAŞA DÜZENLEDİĞİ “TSK’DA MOBİNG VE İNTİHARLAR” KONULU SEMPOZUMUN DÜZENLENMESİNDE ÇOK BÜYÜK EMEKLERİNİZİN OLDUĞUNU BİLİYORUZ. SEMPOZYUMA OLAN İLGİ ÇOK BÜYÜK OLDU. TOPLUM VE DEVLET NEZDİNDE FARKINDALIK YARATMASI BAĞLAMINDA UMDUĞUMUZ YA DA HEDEFLEDİĞİMİZ SONUCU ELDE EDEBİLDİĞİMİZİ SÖYLEYEBİLİR MİSİNİZ? BU TÜRDEN PANEL VE SEMPOZYUMLARI SORUNLARIMIZA DİKKAT ÇEKMEK İÇİN BİR YÖNTEM OLARAK KULLANMAYA DEVAM ETMELİ MİYİZ?

  • 1M.E.A. :  Türkiye Barolar Birliği ile düzenlediğimiz sempozyum, yoğun engellemelere rağmen, konusu açısından ve derneğimiz açısından bir ilktir. Son olmayacaktır da. Bu sempozyumdan beklenen amaca ulaşılmıştır ve farkındalık yaratılmıştır. Sempozyumda da bahsettiğim gibi; mevcut askeri kanunlarla Türk Silahlı Kuvvetleri’nde mobbinge karşı mücadele etmek imkânsızdır. Mobbing ile etkin mücadele etmek için bu sempozyumda da bir nebze olsun bunu yaptık. Bundan sonra yasal düzenleme ve kitlesel etkinlerle desteklenecek mücadele gerekmektedir.

  • Hukuk komisyonu olarak benzer konularda ilgili otoritelerle beraber söyleşi, konferans, panel ve sempozyumlar düzenlemeye devam edeceğiz.

    E.A. : TSK’NIN CEZA VE İDARİ YARGISI GÖZ ÖNÜNE ALINDIĞINDA SAĞLIKLI BİR HUKUK REJİMİNDEN BAHSEDEBİLİR MİYİZ? DÜNYADAKİ ÖRNEKLERİYLE MUKAYESE EDİLDİĞİNDE BU KONUDAKİ KARNEMİZİ BİR HUKUK ADAMI OLARAK DEĞERLENDİREBİLİR MİSİNİZ?

  • M.E.A. : Bu konuda sitemizde, iki adet makalemiz yayınlanmıştır. Özetleyecek olursak dünyada eşi benzeri olmayan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin, çift başlı yargıyı önlemek adına anayasal düzenlemeyle acilen kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Askeri Ceza Yargısının da Anglosakson ülkelerindeki emsalleri gibi bağımsızlığa kavuşması gerekmektedir. Askeri Yargıyı kışla dışına çıkarmak ve onu Adli Yargı içerisinde Özel İhtisas Mahkemesi sıfatıyla teşkilatlandırmak, adil yargılama hakkı bakımından zorunludur.

    E.A. : SİZİN MASADA DÜŞÜNCE VE STRATEJİ ÜRETEN YÖNÜNÜZÜ BİLİYORUZ ANCAK SİZ AYNI ZAMANDA BİR SAHA ADAMISINIZ VE TÜRKİYE GENELİNDE TEMAD ŞUBELERİYLE OLAN TEMASLARINIZI İLGİYLE TAKİP EDİYORUZ. BU BAĞLAMDA YERELDE TEMAD’A OLAN İLGİ İLE TEMAD’IN YERELDEKİ DURUMUNA İLİŞKİN BİR KAÇ SÖZ SÖYLEYEBİLİR MİSİNİZ?

  • M.E.A. : TEMAD ailesi, Asubay Meslek Yüksek Okulu öğrencisinden muvazzafına, müstafisinden emeklisine bir bütündür. Bu yapıya zarar verecek, mücadele azmini düşürecek davranış ve söylemlerden kaçınmalıyız. Genç meslektaşlarımız, derneğimize ve hukuk komisyonumuza güven duymaktadırlar.

    E.A. : GENELKURMAY BAŞKANLIĞI’NIN SON BİR KAÇ YILDIR İDARİ BİR TASARRUF OLARAK EMEKLİ PERSONELE YÖNELİK UYGULAMAYA KOYDUĞU “SOSYAL TESİSLERE GİRİŞ YASAĞI”NA İLİŞKİN NE SÖYLEYEBİLİRSİNİZ? YASAĞA MARUZ KALAN MESLEKTAŞLARIMIZIN HAKLARINI ARAMA NOKTASINDA YAPMIŞ OLDUKLARI BAŞVURULARA KARŞI ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ’NİN VERDİĞİ KARARLARI HUKUK DAİRESİNDE NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

  • M.E.A. : Askeri Yüksek İdare Mahkemesi bu davaların tamamına yakınını gerekçesiz olarak reddetmiştir. Bunun üzerine yeni bir strateji geliştirdik. Bu yasaklamalar askeri hizmetten kaynaklanmadığı gibi asker kişiler sorumlu da değildir. Bu sebeple kılavuz dava olarak; sitemiz yazarlarından Şükrü IRBIK Bey’in davasını genel İdari Yargıda açmış bulunmaktayız. Açmış olduğumuz bu dava, ilk incelemeden geçmiş ve davanın esasına girilmiştir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi bu konudaki bir kararını da bireysel başvuruyla Anayasa Mahkemesine taşımış bulunmaktayız.

    E.A. : SİZİ YAKINDAN TANIYANLAR EDEBİYAT VE FELSEFEYE OLAN İLGİNİZİ BİLİYOR. BALZAC’IN; “ESİN ALDIĞIM TEMEL METİN FRANSIZ YASALARIDIR” ŞEKLİNDEKİ SÖZLERİNİ DE HATIRLAYARAK, BİR HUKUKÇUDA BULUNMASI GEREKEN TEMEL NİTELİKLERDEN BAHİSLE ÖZELLİKLE KENDİNİ HUKUK ALANINDA GELİŞTİRMEYE HEVESLİ GENÇ MESLEKTAŞLARIMIZA ÖNERİLERİNİZ NELERDİR?

  • M.E.A. : Elbette hukuk, bir felsefesi olan ve toplumsal bir uzlaşı ürünü olması gerektiğinden bahisle asgari yurttaşın anlayabileceği bir dil üzerinden temellenmelidir. Ancak bu, hukukun kullanacağı dilin zenginliğine asla halel getirmemelidir. Bu anlamda iyi bir hukukçunun iyi bir felsefe okuyucusu, iyi bir edebiyat takipçisi ve en önemlisi iyi bir vicdan sahibi olması gerektiğine inanırım. Ama yine de bu konuda öneri verecek kadar kendimi otorite görmediğimi söylemek zorundayım. Biz, avukatlık bir meslek olsa da, her zaman bir hukukçu mantığıyla hareket etmeye çalışıyoruz.

  • İçinden çıkmış olduğum camianın sorunlarına, ekonomik kaygıyla yaklaşmıyoruz. Bunun nedeni miras, gayrimenkul, tazminat gibi farklı hukuk dallarındaki büyük ölçekli davalarımızın ve çalışmalarımızın bize verdiği maddi rahatlıktır.

  • Bot bağlayıp kep taktığımda, kafa kâğıdıma göre on iki yaşındaydım. Öncesini ise çocuktum, hayal meyal hatırlıyorum. On sekiz yıllık muvazzaf asubaylık yaşantım bireysel mücadelelerle geçti. TEMAD çatısı altında bu mücadeleyi örgütlü hale getirdik. Duruşmalarda da cübbemi, bir milyonluk camia adına giyiyorum. Bir milyonluk camianın gücünü ve desteğini muhataplarımın yüzünden okuyabiliyorum. Hayat bize ne sürprizler hazırlar bilemem ama “asubay olarak yaşayıp asubay olarak öleceğim”i biliyorum...

    E.A. : SİTEMİZ HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZ NEDİR? ASUBAY TOPLUMUNA DAHA FAYDALI OLABİLMEK ADINA ÖNERİLERİNİZ VAR MI?

  • M.E.A. : Yatay sürtüşme, kişisel ihtiraslar, ağza alınmayacak nitelemeler ve suçlamaların kimseye faydası olmadığı gibi bunlar mücadele gücümüze de zarar veriyor. Dahası bu durum, özellikle genç arkadaşlarımızı umutsuzluğa sevk edip, toplumumuzdan uzaklaşmalarına neden oluyor. Bu anlamda, nitelikli ve düzeyli konuların ele alındığı sitemizin camiaya yeni bir bakış açısı ve yeni bir soluk getirdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bu sitede yazılıp çizilenlerin, tarihe birer not düşme misyonu olduğu düşünülürse, gönüllülük esasına göre çorbada tuzu bulunan ve emeği geçen herkes, kutsal bir görev icra etmekteler. Bu camiaya olan aşkınız hiç bitmesin; çünkü aşkınız platonik değil...

    E.A. : CAMİAMIZA DUYDUĞUMUZ AŞKIN KARŞILIK BULMASI GERÇEKTEN BİZİ DE MUTLU EDİYOR, TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK TEMAD VE ASUBAY TOPLUMUNA YÖNELİK BİR MESAJINIZ VAR MI?

  • M.E.A. : Çıkmış olduğumuz zor, meşakkatli tamamen gönüllülük isteyen bir yoldur. Yoldaşlarımızın Bizi, Facebook hesabımızdan takip etmeleri farkındalık yaratacaktır. Çünkü sayfamızda camiamızla ilgili güncel ve genel sorunlar, bu sorunlarla mücadele yolları hakkında bilgilendirme yapıyoruz.

    E.A. : SAYIN BAŞKANIM SORULARIMIZA VERDİĞİNİZ İÇTEN VE SAMİMİ YANITLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDER, BAŞARILAR DİLERİZ.?

  • M.E.A. : Biz de, kendimizi ifade etmemiz için bize tanıdığınız bu imkândan dolayı teşekkür ederiz. Çalışmalarınız ilgiyle takip ediyoruz ve başarılar diliyoruz.

Söyleşi : Halil Ergenli, Mustafa C. Sadakoğlu

Kapak Resmi : Mustafa AYTAR

RESİM GALERİSİ

ASUBAY MEHMET ERKAN AKKUŞ

AVUKAT MEHMET ERKAN AKKUŞ

TEMAD VE MEHMET ERKAN AKKUŞ

DAVALAR

HAYATIN İÇİNDEN

 

 

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 13474 defa Son Düzenlenme Cuma, 03 Temmuz 2015 23:53

Yorumlar   

0 #14 ERKAN 28-04-2016 03:29
ALLAHINA KURBAN
Alıntı
0 #13 Kemal 15-07-2015 13:40
Oncelikle bugune kadar ki calismalariniz icin sizi tebrik ederim.Her zaman haklinin ve dogrunun yaninda oldugunuz ve de olacaginiz icin sizinle gurur duyuyoruz.Basarilarinizin katlanarak devam etmesi en buyuk arzumuzdur... Sevgiler Saygilar...
Alıntı
0 #12 Mesut Mavituna 12-07-2015 22:20
Yazıyı büyük bir ilgi ile okudum. Azmi ve mücadele gücü ile tam bir Anadolu çocuğu olduğunu gördüm. Özellikle ekmeğini yediği Assubaylık Mesleğine, ömrünün sonuna kadar kendini adadığını görmek ve camiası için bu kadar içtenlikle mücadelesine devam eden değerli kardeşimiz. Avukat Mehmet Erkan AKKUŞ'a, bu düşüncesinden ve desteklerinden dolayı şükran ve teşekkürlerimi sunar. Kendisinin ve ekibinin başarılarının devamını dilerim. Camiamız her zaman sizlere müteşekkir kalacaktır. Sevgi ve Saygılarımla
Alıntı
0 #11 Yaşar Yavuz Erol 04-07-2015 13:03
Herzaman adını duyduğumda gururlandığım kişi.olarak Sn. Mehmet Erkan AKKUŞ bir ÜTOPYA ' yı gerçekleştirdi. Hemde tüm adaletsizliklere karşı DİMDİK ayakta durarak. İnanın şu an yazdığım kelimeleri bile seçerek yazıyorum.(kendisine olan saygı-sevgimden) . Hukuk ve felsefe üzerine şuan devam eden eğitim lerinide bitirince muhteşemliğin bir çıt üzerine çıkacağına eminim. Rutin bir hayatı hiçbir zaman kabul etmedi haklı direnişini hiçbir zaman bırakmadı TEMAD hukuk komisyon başkanı olarak TEMAD'a bu kararlılığıyla çokşey katacağında adım gibi eminim. Saygılarımı sunar başarılar dilerim.
Alıntı
0 #10 Orhan Özbakar 04-07-2015 12:50
Asb. camiasından gelen bir hukukçu bir kişi olarak, Asb.ların bütün sorunlarına hakim ve sorumlu kişiliğinizi ve şu ana kadar ele aldığınız bütün davalardaki başarılarınızı övünçle kutlarım. Siz asb. lığın Türkiye tarihinde bir gelişim önderi olarak anılacaksınız, başarı dileklerimle....
Alıntı
0 #9 Engin Aşlakcı 04-07-2015 11:24
Assubayların hakkını daha bu mesleğe girdiğinde savunacağın adaletsizliğe karşı dimdik ayakta durup hala assubayım diyeceğin 1995 senesinden belliymiş bu söyleşide kendini insanlara tanıtmak ve hangi davanın peşinde olduğunu öğrenmek için isabetli olmuş emeklerin hiç bir zaman boşa gitmesin Yürekli insan hayatının geri kalanında daha güzel başarılar elde etmen dileği ile
Alıntı
0 #8 Mahmut Deniz 04-07-2015 10:59
Erkan abi, şu röportajla resmen seni yeniden tanidim vallahi. Sen balikesire gittiginde ben cocuktum o arada tabii ki uzun yillar gorusemeyince de kacirdik mevzuları. Allah yolunu acik etsin abi insallah seni daha iyi yerlerde gorecegimizden suphemiz yok. Gururumuzsun..
Alıntı
0 #7 Mustafa deniz 04-07-2015 10:36
7 sinde neyse 70 nde de ayni derlerya laf yerini bulmus cocuklugunu bildigim degerli arkadasim Mehmet Erkan Akkuş yaradilisinda haksizliga goz yummayan biri olarak dunyaya gelmis ve bunuda hayatinin heraninda dile getirmis yalanlarla kazanmaktansa dogrularla kaybetmeyi goze alarak Allah katinda kendine guzel bir mekan kazanacagini elbette biliyordu yaptiklari karsisinda hic bir karsilik beklemeden zalimlere karsi savasan guzel temiz insan bu ulkenin senin gibi adamlara ihtiyaci Allah yardimcin olsun...
Alıntı
0 #6 ZEKI KENTEL 04-07-2015 03:24
(1930............)

ALLAHIMA COK SUKUR SON YOLCULUGUMA CIKMADAN BU SOYLESIYI OKUMAYI NASIP ETTI..... BU SAYFADA ISMI GECENLERI BENDEN SONRA GELENLERI TUM KARDESLERIMI OPUYORUM...... ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN SONSUZ MUTLULUKLAR BASARILAR SIZLERIN OLSUN SELAMLAR
Alıntı
0 #5 Muttalip ÖDEMİŞ 04-07-2015 01:22
İşte örnek bir dava adamı.Bizim camiamızda böyle cevherler oldukça bizim sırtımızı kimse yere getiremez.Yeter ki biz kim olduğumuzu bilelim.Ne yapabileceğimizi görelim.Sayın Erkan AKKUŞ'un bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum.Allah yolumuzu açık etsin.
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile