All for Joomla All for Webmasters
Pazartesi, 12 Haziran 2017 11:46

E.Jandarma Asubay, Başarılı İş Adamı Zeynel Abidin Kandemir ile söyleşi

Öğeyi Oyla
(8 oy)
Başarı öykülerimizin bu bölümünde konuğumuz (E) Jandarma Asubayı,başarılı bir iş adamı Zeynel Abidin Kandemir. O’nu, son yıllarda TEMAD’ı, sosyal medyada asubay camiasını, özellikle de 2012’de ivme kazanan ve PES hareketi olarak adlandırılan mücadeleyi takip edenler gayet iyi tanıyorlar. Biz kendisiyle yaptığımız sıradışı bir söyleşiyi ve samimi yanıtlarını burada yayınlayarak daha fazla tanıtmak ve başarılarını sizlere de aktarmak istedik.
 
 
Emekli Asubaylar org    : Sayın Zeynel Abidin Kandemir. Sizi camia içinde tanımayan yoktur ama “kendinizi yeniden tanıtır mısınız?” diye sorsak,  neler söylersiniz?
 
Zeynel Abidin Kandemir: 1972 Elazığ doğumluyum. Baba tarafım Kırklareli -Trakya, anne tarafım Kırşehir yani Anadolu… Ankara’da büyüdüm ama büyümek miydi eziyet miydi anlamadım…
 
9 yaşındaydım babamı kaybettiğimde… Babamdan bana kalan 4,5 yaşında bir kız kardeş ve bir de anacığım…
 
Sokakta simit, çekirdek, lunaparkta çiğköfte, dondurma satarak, kimyon, karabiber, nohut tarlalarına gündeliğe giderek geçti çocukluğum...
 
14 yaşında girdiğim Jandarma Astsubay Hazırlama Okulundan 4 sene sonra mezun oldum.
 
Hayatımın kurtuluş ve dönüm noktasıydı o an…Sonrası hepimizin başında, biliyorsunuz işte J

Malatya – Adıyaman -…...- Manisa – Şırnak - Ankara ve zaman geldi, malulen mezun olduk teşkilattan…

Bu arada peşin peşin çok değerli meslektaşlarımıza bir kaç şey söylemek isterim.

Bilindiği üzere ‘Astsubaylar ordunun bel kemiği, omurgası’dır.


Gemileri yüzdüren, uçakları uçuran, tankları yürüten, orduları savaşta ve barışta her zaman ayakta tutan bizleriz. İcra edenler, icra edenleriz biz…

Her biriniz bildikleriniz ve yapabildiklerinizle mutlaka bir değersiniz ama lütfen değerinizin farkında olun…

Emin olunuz ki aldığımız mesleki ve teorik eğitimlerle, yıllarca mesleğimizde pratikte yaşayarak içimize sindirmişiz ya… İşte bu özel sektörde çok yok…

 

Sahip olduğunuz devlet terbiyesi, iş disiplini ve ahlakı, göreve kendinizi vakfetmeniz özel sektörde hemen hiç yok… 

E.A.        : Sayın Kandemir, 2012 yılında başlayan ve şu an geldiğimiz noktada camiamızın haklarının bir kısmının alınmasında büyük katkısı olan PES Hareketi zamanında, PES T-Shortlerini gündeme getiren kişisiniz. Nasıl oldu bu konu? O girişiminizden dolayı para kazandınız mı? Diğer yandan camiaya bir katkısı oldu mu bu faaliyetinizin? Bize anlatır mısınız?
 
pes dedik 1 pes dedik 2

 

Z.A.K.    : İsterseniz konuya sadece PES Tişörtleri olarak değil de biraz geniş bir perspektiften bakalım ve okuyanlardan da peşinen bir özür dileyeyim ve anlatayım.

Eşimin babası 65’li Kara Muhabere Ekrem Irmak… Sürekli olarak; “Zeynel TEMAD’a neden gitmiyorsun?  Gitmek gerek, kopmamak gerek” diye söylenir dururdu.

Ben de her seferinde; “emekli olduğumda gittiğimi, oradaki muhasibin bir çay bile söylemeyi bırakın “ver 25 TL, ver  2 resim, şu formu doldurun, bırakın!” demesiyle şaşkına döndüğümü anlattım durdum hep…

Bir zaman sonra da o anladı kırgınlığımı… Kendisi, sürekli olarak dernek faaliyetlerini anlattı, dinledim ama ilgilenmedim. Onun amacı farkında olmamı sağlamaktı ama belki de ben algılayamadım.

Bir dönem işlerimin, piyasanın genel durumundan da kaynaklı olarak pek tadı tuzu yoktu. Kızılay’da bir yere gidecektim.  Otopark problem, “halk otobüsü ile geçeyim” dedim. Yanımdaki yolcu gazete okuyordu.
 
Gazeteye gözüm ilişti:
 
“EMEKLİ ASTSUBAY, EVİNDE AÇLIKTAN ÖLÜ BULUNDU”  şeklinde bir başlık vardı.

Gözlerim doldu, gideceğim yerden vazgeçip direkt TEMAD’a gittim.

Hışımla girdim içeri, maksadım sormak, anlamaktı. Hatta ters bir cevap alırsam da kavga etmeyi de göze almıştım. Eğer karşıma çıkan Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Binici Ağabey olmasaydı, hele bir de pervasız ve küstah bir şekilde konuşsaydı benimle, kesin bodoslama dalardım inanın.

“Siz nesiniz? “
 
“Ne işe yararsınız?”
 
“Adam evinde ölü bulunmuş, yazıktır, günahtır, hiç mi bir yakını yoktu?”
 
“Sizin neden haberiniz yoktu?” diye bağıra bağıra sordum bütün soruları yüzlerine karşı… Yüksel Abi ve ben ikimiz de çocuk gibi ağlamaya başladık.

“Hiç kimsesi yokmuş bak, biz de yokmuşuz, adamdaki asalete bak, acından ölmüş ama kimseden bir dilim ekmek istememiş… Oysa çevresinde tanınan ve sevilen bir ihtiyarmış…” diye devam ettim.

Ben sordukça o hep; “daha yeni seçildiklerini, projelerini, yapacaklarını” falan anlattı durdu.
 
İkimiz de ağlamaktan tükenmişiz, hani çok ağladıktan sonra iç çekerek durursun ve bunu engelleyemezsiniz ya, işte öyle olduk biz de… O anlatmaya devam ediyordu.
 
Baktım hakikaten yeni seçilmişler, projeleri var, bir şeyler yapmak istiyorlar, yapacak gibi duruyorlar en azından.
 
Sayın Genel Başkan Ahmet KESER geldiler, çay sohbet falan derken hoooop bir baktık haftada 1-3-5-7 gün oradayım. J Nasıl oldu bilemedim, bir girdap gibi içine çekiverdi beni…
 
Yüksel Abi’nin projeleri ve yapmak istedikleri harikulade ve gerçekten ihtiyaç duyulan ve camiaya hedef, anlam ve boyut katacak projelerdi. Düşünen ve üreten bir beyin olarak projeyi geliştirmek çok zor olmayacaktır takdir edersiniz. Bir baktık davanın içindeyiz, gidiyoruz bir yerlere…

eylem 1
Ciddi bir farkındalık sinerjisi yakalanmış, tüm operasyonel faaliyetlerin aksındayım.
 
Şirket imkânları, tedarikçiler, eşim, çocuklarım, çalışanlarım, atölyem, kısaca beni tanıyan, beni bilen herkes bir şekilde mücadeleye direkt ya da endirekt destek veriyorlar.
 
O dönemde kendim 140 kiloyum ve kendi  işlerime ek olarak bedenen ve beynen de çalışıyorum.
 
“Şu yapılacak” deniyor, “onu şöyle de yapabiliriz” diyorum ya da başka biri, başka bir şey söylüyor, neye karar verilirse ben kendi atölye ya da sanayi imkânları ile en ucuz ve uygun şekilde yapılmasını sağlıyorum.
 
Harala-gürele gidiyoruz. PES Tişörtleri, PES Şapkaları, PES El Pankartları, Üye Kayıt Sistemi (şu anda sadece kimlik kartları basılıyor ama başladığımız günden bu yana oluşan datanın büyüklüğünü anlatamam)
 
Anlayacağınız bu işten çok para kazandım çooook.  J

Sağ olsun TEMAD. PES şapka ve tişörtlerini yapmasaydık bugünlere gelemezdik.  J
 zeynel temad
Şu hususu da mutlaka vurgulamam lazım.
 
Bir dönem içinde bulunduğum, alınan kararların altında imzam varken ve üstelik çok kritik kararların altında imzam varken bu karar ve planlar da Ahmet ve Yüksel Başkanlarımın istekli duruşları ve önerileriyle harekete geçirilmiş eylem planlarıyken, şimdi kalkıp anafor yaratmak, tersine motor yapmak bana ve benim gibi düşünen hiçbir şerefli kişiye yakışmaz.

Yanlışlar yapılmış olabilir ama belki o dönemin heyecanı belki yönetimdeki arkadaşların kişisel parlama hırsı uğruna camiayı kullanmaları, bizi kandırmalarıydı belki…

Eğrisiyle, doğrusuyla ‘EVET BİZ YAPTIK’…

Başka ne denilebilir ki?
 
Sanki profesyonel ve bu işler için eğitim almış insanlarız da, kalkıyor kendi meslektaşlarımız bize düşmanca tavır içine giriyorlar. Ne yalan söyleyeyim çoğu şeyden soğuttular beni.

E.A. :
Evet PES Tişörtleriyle ilgili olan ve ironi içeren cevabınızdan insanlar mutlaka bir çıkarım yapacaklardır. O tarihte girişilen bir takım polemiklere de okkalı bir cevap oldu cevabınız sanırım. O zamanın en yakından takipçisi olan birisi olarak bu konuda neler yaptığınızı neler yaşadığınızı, nasıl bir çabanın içinde olduğunuzu sanırım en iyi bilenlerdenim.  Katkılarınız için teşekkür ediyorum. 

TEMAD Genel Merkezinde bir dönem Genel Başkan Yardımcılığı yaptınız. O dönemle ilgili olarak da bir şeyler söyler misiniz? O görevleri yapanların bir “nemalanma” ile karşılaştıkları vaki midir, bu görevlerin kişilerin özel durumlarına, sosyal, kültürel, ekonomik vs. katkı yaptığı oluyor mu?

Z.A.K.: Bak Ağabeyim, “nemalanma” çok ilginç bir ifade… Ne maksatla sorduğunuzu biliyorum. Allah şahittir ki ben herhangi bir şekilde nemalanıldığına şahit olmadım, görmedim, duymadım. Böyle bir şey olamaz ki zaten… Hepsi Başçavuş, bunlar çalmaya, çırpmaya tenezzül etmez, kimseyi de bu yönde kıpırdatmaz . J Sonra o kadar  kişi içinde yani şu kadar Yönetim Kurulu, bu kadar Denetim Kurulu, Disiplin Kurulu, evrak kayıt kuyut v.s nasıl olacak bu nemalanma?

Yönetim Kurullarında görev yapan arkadaşların hiçbirinin bir nemalanma gibi bir şansı olamaz.
 
Sadece mülki zevata, mahalli idareye yakın olmalarından dolayı, TEMAD İl-İlçe Başkanı olmaları hasebiyle (arkasındaki gücü – çokluğu ve yetenekli insan gücünü herkes biliyor) makamlarının büyüklüğünden gelen sosyal networkleri gelişir mesela.
 
Haricinde aile hayatı felç, kendi akrabasının düğününe-cenazesine gidemeyip üyenin cenazesine-düğününe koşan Başkanlarımızı ve ekiplerini tanıyorum ben.
 
pes dedik 4 pes dedik 3

 

E.A.        : Çok doğru söylüyorsunuz. O görevi henüz bırakan birisi olarak o konuların en yakın şahidiyim şahsen. Mesleki konularla ilgili son sözlerinizi alıp, iş hayatınıza dönelim.
 
Z.A.K.: Geçenlerde bir yerde röportajda sordular. “Başka yapmak istediğiniz bir şey var mı?” diye.
 
Ben sordum bunu gerçekten bilmek istiyor musunuz? Ve yeterince zamanınız var mı? Röportajı yapan kız afalladı “nasıl yani?” modunda boş bir bakış. J Öyle bir soru sordunuz ki ben şimdi bunu sana 3 gün 24 saat anlatsam bitiremem dedim. Sizin soru da öyle oldu abi.  J

E.A. : Sayın Kandemir, siz bir Jandarma Assubayı iken, malulen emekli olup iş hayatına atıldınız. Soruyu fazla uzatmadan sözü size bırakıyorum. Nasıl başladınız? Hangi zorluklarla karşılaştınız? Kazanıyor musunuz? Yoksa sadece zevkinizden mi yapıyorsunuz? Buyurun...
 
Z.A.K.:   Ben 2 tane kredi kartıyla Ankara’da bir iş hanının 9 m2 bir ofisinde başladım ticarete.
 
Emekli olurken ne sermayem, ne evim-barkım, ne babadan fabrikam, ne de anamdan bağım-bostanım yoktu. Hoş şimdi de yok, sorun değil. Ben sadece vahameti tespit için arz ettim.  J
Eşim ve 2 çocuğumdan ve hayallerimden başka hiçbir şeyim yoktu kısaca...
 
Çok çalıştık, güzel şeyler yaptık, battık-çıktık, ne bileyim hayat işte.

Sivil hayattaki insanların bizim gibi olmadığını anlamam çok uzun sürmedi. Kötüsü bizden beter, iyisi arş-ı ala…
 
ANKARA’da Ar-Ge Merkezi ve Üretim… Kayseri – Mardin – İzmir  ve İstanbul üretim merkezlerini açmayı planlıyoruz.
 
Çekirdek 5, tüm kadrom 42 kişi… Yani KONYA…  J


teskilat

Çekirdek kadro 5 kişiden oluşmak üzere, tüm kadromuz, projeye göre yatay genişlemeye ve dikey çıkışa müsait, geliştirilebilir yapıda, TSK kökenli, eğitimi, branşı konusunda ihtisas sahibi insanlardan oluşmaktadır.

Ekibin büyük çoğunluğu Emniyet ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin içinden gelen emekli - gazi asker ve polisler, silah ve mesai arkadaşlarımdır…
 
En az 30 yıllık mesleki tanışıklığımız olan, birbirini tanıyan ve birbirine gönülden bağlı insanlar…
 
Yeteneklerine, yetkinliklerine, mesleki birikimlerine ve eğitimlerine uygun olarak, askeri ve polis teşkilatlarının ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz ürünlerin, ‘YERLİ SANAYİ, MİLLİ GÜÇ’  mantığı ile güncel ve yerel ihtiyaçlara uygun imovatif ürünler geliştirilmesi yönünde Ar-Ge projeleri yapıyoruz.
 
Elhamdülillah kazanıyoruz tabii ki, bu çark kolay dönmüyor elbette.
 
Ama bizim peşinden koştuğumuz kazanmaktan çok daha başka şeyler…

calisanlar 1

E.A.:  Halen görevde olan arkadaşlarımıza, yeni emekli olan arkadaşlarımıza emeklilik dönemlerinde iş kurma planları yapanlara tavsiyeleriniz neler olabilir? Onların piyasadaki “aç kurtların” eline düşmemeleri için uyarılarınız var mı?
 
Z.A.K.: Bizler TSK’daki görevimiz sırasında emekli olunca yapacağımız işlerin de hayalini kurarız hep. Kimimiz pembe panjurlu, bahçeli ev hayalleri, kimimiz ticaret konusu ile ilgili yani zengin olmayla ilgili hayaller kurarız. Kimimiz emekli olur olmaz nizamiyede sıraya geçmiş bizi bekleyen ve 5.000 bin TL maaşla hemen iş verecek insanların olduğunu zannederiz. Ama emekli olup gerçeklerle baş başa kaldığımızda, ne bizi bekleyenin, ne de varlığımızdan haberdar olanın varlığını göremeyince ayaklarımız yere basmaya ve gerçeği kabullenmeye başlarız. Ben emekli olan meslektaşlarımın bu konularda çok dikkatli olmalarını ve emekli olduktan sonra iş hayatına atılmanın "40 yaşından sonra saz çalmaya benzediğini” söylemek isterim. Başaranlar var mı? Elbette var. Bin kişide sadece bir kişi başarabiliyor. O da kolay olmuyor tabi.
 
E.A.: İş hayatınızda belirlediğiniz hedefleriniz mutlaka vardır. Nereye kadar gitmek istiyorsunuz? Bu arada bir de ana başlıklar halinde hangi tür ürünler iş alanınıza giriyor isim isim saymanız ve şöyle genel bir bilgi vermeniz mümkün mü? Tabi ihtiyaçlarını temin ettiğiniz hedef kitle kurum ve kuruluşları da söylerseniz kafalarda daha net bir görüntü oluşacaktır mutlaka.
 
 
Z.A.K.: Ben hedefimi birkaç cümle ile aktarayım.  ANKARA’da Ar-Ge Merkezi ve Üretim… Kayseri – Mardin – İzmir ve İstanbul üretim merkezlerini açmayı planlıyoruz. Bundan başka ben meslektaşlarıma yönelik bir çalışmanın içine girmeyi planlıyorum. Tabi bu konuda meslektaşlarımın da istekli olmaları gerekiyor. Üretim objelerimizi gösteren şu broşür sanırım sorunuzun bir kısmını karşılar diye düşünüyorum.
 

urun yelpazesi


 
Şöyle izah etmeye çalışayım;

zeynel proje

TEMAD Şubelerinin finansal anlamda güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Oralar hepimizin gelip-çayını kahvesini bedava içtiği, bir araya gelmekten mutlu olacağı yerler olmalı.
 
Şube Başkanı, protokole bir çiçek-çelenk göndermek için bunun finansmanını nereden karşılayacağını düşünerek geçirmemeli vaktini.

Kira, elektrik, su, v.b. temel harcamalar üye aidatlarına bağlı olmaktan çıkarılmalı. Ben kendi cebinden şubeyi finanse eden Ağabeylerimizi biliyorum.
 
TEMAD  işte 100 kadar şubesi, 50.000 Üyesi,  80-90 bin kadar kadar muvazzaf üye adayı personeli ile büyük bir camiadır…
 
Hatta bir kısım meslektaşlarımız ya aktif ticaretin içinde ya iyi şartlarda emekli olmuş ya da şu anda “çalışan insan” konumundalar.
 
Büyük çoğunluğu ise  fakr-u zaruret içinde sürdürüyorlar yaşamlarını.
 
En büyük eğlencesi, lüksü şubeye gelmek ve çay içmek.  Ne bileyim ben, belki bir devresi ile karşılaşmak arzusu?
 
Benim en büyük referansım kendi meslek büyüklerimdir.
 
İsteyen şubeye, istediği kadar broşür göndereceğiz. Belirttiğim hedef kitlelerine şubeler broşür dağıtacaklar ve bizim öğrettiğimiz şekilde firmayı tanıtacaklar. Bir video sunum hazırlatıp sunacağız ve cep telefonlarından karşılarındaki kişiye izletecekler bu videoyu.
 
Her şubenin ayrı bir kodu olacak ve kimlere broşür verdiklerini sisteme girdikleri verilerden takip ederek, iletişim kurulan yerle (müşteri) - şubeyi sistem üzerinde ilişkilendireceğiz.
 
Teknik detaylar için ikmalci.com adresinden bize ulaşmaları halinde çok daha net bilgi sunulabilecek kendilerine.

Tüm üretim, sevkiyat, muhasebat, müşteri ilişkileri her şey sistem üzerinden yapılıyor, izlenebiliyor olacak…

Şeffaf ve dürüst bir sistem kısaca…
 
Değer yaratacağını, katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Şubeler kendilerine sürekli bir bağışçı kazanmış olacaklar ve bu projeye destek veren tüm şubelerin bir aylık çay-şeker-kahve ihtiyacı gibi giderleri de firmamızca bila bedel karşılanacaktır.
 
E.A. : Özel hayatınızla ilgili olarak çok güzel bir profil çiziyorsunuz. Bizlere örnek teşkil edebilecek, ya da aile saadetinin temel taşları olabilecek hususlarda bir şeyler söylemek ister misiniz? İş hayatınızda aile fertlerinizin rolü nedir?
 zeynel 3 aile
Z.A.K.: Ailem herkesin olduğu gibi benim de ilk önceliğimdir. Tabi ki onlar için de ben öyleyim. Biz birlikte başardık.
 
E.A.: Sayın Zeynel Abidin Kandemir. Emekliasubaylar.org sitemizi mutlaka takip ediyorsunuzdur. Sitemizin yayın konsepti ve içeriği ile ilgili olarak neler söyleyebilirsiniz, bizlere tavsiyeleriniz var mı? 
 
Z.A.K.: Sevgili Ağabeyim, iş yoğunluğumdan dolayı 7/24 bu konuları izleyemiyorum ancak, iki yıl gibi kısa bir süre önce yayına giren emekliasubaylar.org sitesi, meslektaşlarımıza hatta meslektaş olmayanlarımıza, emniyet teşkilatındaki görevlilere ve hatta diğer bütün sivil takipçilere de çok faydalı haberler, destekler veriyor. Mesela Köşe yazarları çok kaliteli insanlar. Dolayısıyla bilgilendirici, düşündürücü, sorgulayıcı yazılar yazıyorlar. Sadece mesleki değil aktüel konularda da çalışmalar yapıyorlar. Mesela Hukuk Köşesinde on binlerce kişi özlük haklarıyla ilgili bilgiler ediniyorlar ve yayınlanan  içtihadi kararlardan faydalanıp, geçmişte uğradıkları maddi ya da manevi haksızlıklar konusunda davalar açıyorlar, kazanımlar elde ediyorlar.  Yazar meslektaşlarımız ve diğer sanat dallarıyla ilgilenen arkadaşlarımız hem kendi meslektaşlarımızla hem de kamuoyuyla tanıştırıyorlar, kitapları tanıtılıyor. Şu yaptığınız iş mesela, benimle  ve diğer bir çok insanla röportajlar vasıtasıyla insanlara bir şeyler ulaştırma çabası bile çok saygın bir faaliyettir. Ben bu yüzden böylesi yayın organlarına destek olunması tarafındayım.
 
Hem bu vazifeyi yapan arkadaşlarımızın yani sizlerin hiçbir maddi beklentisi olmadan, bu işten bir para kazanmadan sırf mesleki saygıdan kaynaklı böyle hizmetleri veriyor olmanızdan daha büyük bir olay olabilir mi? Üstelik takip edebildiğim kadarıyla, hem hizmet ediyor hem de bazı seviyesizliklere de muhatap oluyor bunları göğüslemeye çalışıyorsunuz.  Artık bunların aşılması gerekiyor.
 
Ben emekliasubaylar.org sitemizin değerli yönetimine ve takipçilerine teşekkür ediyor, saygıyla eğiliyorum yaptıkları işin önünde.
 
Bana bu fırsatı verdiğiniz için de ayrıca teşekkür ediyorum.
 
E.A.: Keşke şu soruyu da sorsaydınız diyebileceğiniz ve sizin cevap vermenizi istediğiniz hususlar varsa bunları da alabiliriz. Buyurun.
 
Z.A.K.:    Tüm emekli olacak kardeşlerim. 

Emekli ve oyak ikramiyelerinize çoluğun-çocuğun rızkı, ailenin sigortası gözüyle bakın ve hiç yok saymalısınız.
Lütfen emminize, dayınıza, arkadaşınıza güvenip hiç kimseye paranızı kaptırmayın.

Öyle bir para yok, aklınızdan silin…


Lütfen iyimser tümevarımlarla çok yaz tatili kıvamında hayaller kurmayın… Baharı var kışı var!

Eviniz, arabanız var, yenge de emekli, çocuklar üniversiteyi bitirdi diyelim, henüz bu paraları tüketmediyseniz (!) bile daha bunun düğünü vaaar, torun torba merasimi vaaar, var, var, var…

Yaş geçiyor unutmayın, sağlık problemleri de başlayacak, şu anda çok rahat yapabildiğiniz bir çok şeyi yapamıyor olacağız…!

Çalışmak mı? Şu yataktan bir çıkabilseydim eğer diye düşüneceğimiz günler kapıda... 

Bir yıl ailenizle vakit geçirin ve onlara zaman ayırın, hayatlarının geri kalanlarında ne yapmak istediklerini anlayın ve bunu ailece irdeleyin.

Ortak akıl nereye götürüyorsa ailece ilk defa nerede yaşayacağınıza karar vermenin özgürlüğünü yaşayın ve bunu mutlaka yapın lütfen. İşte bu gerçek emekliliği başladığı ilk andır…

Sonra başlayın yerleşeceğiniz yerin tarihi, kültürel, sosyal, demografik yapısını incelemeye.

Ne yapılır? Ne iş daha gelişkin? Binlerce soru çıkartılıp cevaplanabilir.

Önemli olan bunlardan bir tanesine yoğunlaşmak.

Biliyorsunuz mutlaka ama yerleşmeden önce gidin sokaklarında gezin bir hafta, berberinde manavında bakkalında vakit geçirin.

Ve ne iş yapacağınıza bakın, evde kahvede pineklemek üzerine bir hayat kurgunuz olmasın ne olur…

Bu milletin rızkı ile bu devletin bize bellettiklerini, emekli olduk diye kafamızdan atamayız, bu memleketin geleceği için hiç olmazsa bildiklerimizi en az 2 kişiye öğretmeli hatta yapmalıyız.

Ben bu noktada bazı prensiplerden bahsedeyim o zaman:

 
1.  KÖKLER          : Kim olduğunuz, nereden geldiğiniz çok önemli. Sıfırdan zirveye tırmananlar, mütevazı bir mirası imparatorluğa çevirenler ya da bir kahramanlık hikâyesi olanlar çok şanslı. Yoksa da zararsız bir tanesini siz de yazın.
 
2.  KİMLİĞİNİZ  : Para kazanmak dışında varoluş sebebiniz, ne olduğunuz, ne için mücadele ettiğiniz. Sosyal amaçlı idealist yaklaşımlar müthiş hüsnükabul görüyor. Yoksa muteber bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi yapmak lazım.
 
3.  KİŞİLİĞİNİZ   : Bu mücadeleyi kime, neye, hangi yerleşik anlayışa karşı verdiğiniz. Mücadeleci, özgür bir ruh sempati oluşturuyor. Pazarı baskılamış bir markaya karşı verilen cesurca mücadele sempati topluyor.
 
4.  BAŞARINIZ    : Mücadeleyi kazandığında hangi hayali gerçekleştireceğinizi dillendirin. Unutmayın hedefe ulaştığınızda tüketicinize vaat ettiğiniz dünyayı eksiksiz sunmalısınız. Müşterileriniz başarınızda katkısı olduğunu düşünmeli.
 
5.  YOLDAŞLARINIZ: Mücadeleyi verirken kimlerle kol kola girdiğiniz önemli. Bu noktada itibar en önemli kaldıraç. İtibarlı yol arkadaşları hızınızı artırır, geniş kitlelerce kabulünüzü sağlar.

zeynel 6 tayyar yildirim

 

 

       E.A.: Eyvallah Sayın Kandemir, Değerli Meslektaşım… Kıymetli zamanınızı bize ayırdığınız için size çok teşekkür ediyoruz. Hem özel hayatınızda, hem iş hayatınızda size; sağlık, huzur, mutluluk ve başarı diliyoruz.
 

 

Röportajı Hazırlayan: Tayyar Yıldırım

 

 

İDEF 2017 Fuarında kendisi ile yapılan söyleşiyi burayı TIKLAYARAK izleyebilirsiniz.

 

play k

 

 

Ek Bilgi

  • Facebook Yorum:
    Share on Myspace
Okunma 7731 defa Son Düzenlenme Salı, 13 Haziran 2017 17:28

Yorumlar   

+4 #3 Mahmut Taymaz 13-06-2017 22:56
Temad sevdalısı kardeşim herşeyi açık açık anlatmış ve önemli olan yeni emekli arkadaşlarımızın da bunları dikkate alması. Her başarı kolay elde edilmez bu zahmet ancak olayın kahramanları bilir. Bu söyleşi için ayrıca site yöneticisine de teşekkür ederiz.
Alıntı
+1 #2 HASIP SARIGÖZ 12-06-2017 23:20
Sevgili kardeşimiz Zeynel Abidin Kandemir'in başarılarının artarak devam etmesini gönülden dilerim.
Alıntı
+9 #1 Mustafa C Sadakoğlu 12-06-2017 20:49
Sevgili meslektaşımızı daha yakından tanıma fırsatı sunduğu için Sn Yıldırım'a müteşekkiriz. Kim olursak olalım, neye sahip olursak olalım camiamıza, Temad'a arkamızı dönmeyeceğiz. Elimizden gelen katkıyı esirgemeyeceğiz. Derneğimize üye olacağız. Almadan vereceğiz. Derneğimizin bizleri temsil ile seçilmiş meslektaşlarımıza delilsiz/kanıtsız ithamlarda bulunmayacağız. Bunları "biatçı" ya da "nemacı" filan olduğumuz için değil meslektaşlarımıza saygımızdan yapacağız. Gerisi laf-ü güzaf. Gerisi çöp. Selamlar, saygılar.
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile